|
Alevi-Bektaşi yazınında önemli bir yeri, yaygın bir ünü bulunmasına karşın Yemininin yaşamı konusunda güvenilir nitelikte bilgi yoktur. Yemini, Alevi anlayışının yedi büyük ozanından biri sayılır (Nesimi, Hatayi, Fuzuli, Pir Sultan, Kul Himmet, Virani).
|
Şiirlerinde koyu bir Alevi-Bektaşi inancını dile getiren, özellikle Oniki imam'a gönülden bağlılığını açıklayan bir içerik vardır. Yemini'nin ünü daha çok illerdedir, kırsal kesimde pek yaygın değildir. Bu da dilinin divan geleneğini sürdürmesinden, ürünlerini kolay anlaşılamayan bir anlatımla ortaya koymasından dolayıdır. O da, öteki divan geleneğine bağlı, Alevi-Bektaşi ozanları gibi kırsal kesim insanlarına açık değildir. Şiirlerinde, yer yer, Hurufilik'e eğilimli bir özellik görülür, sözcüklerin arkasında insan-tan-rı birliğinin yazılarla (harflerle) açıklanabileceği inancı belirir.
Suretin nakşında gördüm fazl-ı ism-i a'zamı
Zülf-ü kaş-ü kirpiğindedir Süleyman hatemi
dizeleriyle başlayan gazeli, onun, Hurufilik'e yatkın bir anlatımı benimsediğini gösteriyor.
Limaallah'ın makamı vech-i Fazlullah imiş
Limenilmülk'ün lisanı nutk-i Fazlullah imiş
diye başlayan şiirinde Fazlullah Hurufi'nin izini sürdüğü, onun düşüncelerinden esinlendiğini açıklığa kavuşmaktadır. Bu inanç varlık birliği görüşünün başka bir açıklanışıdır. Yemini'nin böyle bir yolu seçmesinde başlıca etken yaşadığı çevre olsa gerek. Elimizde bulunan şiirleri de Bektaşilikle ilgili yazma dergilerde dağınık biçimdedir. Tezkirelerde de adı görülmemektedir, bunun nedenini açıklamak güçtür bizim için.
Gerdiş-i çarh-ı felek seyran-ı aşk
Cümle eşya tabi-i ferman-ı aşk
Ayn-ü şin-ü kaf-ı Hak vechindedir
Hüsnünü gören olur kurban-ı aşk
Dizelerinin bulunduğu gazelinde “aşk”ın etkinliği, özelliğini, niteliklerini açıklarken Yunus Emre’nin görüşlerine katılır, “aşk”ı arınmanın, olgunlaşmanın, ölümsüzlüğe ulaşmanın yolu sayar. Onun “ayn”, “şin”, “kaf” dediği Arap yazısının okunuş biçimi olup “aşk” sözcüğünü oluşturur.
|