Alevi-Bektaşi yazınının ünlü, en yaygın birkaç ozanından biri olan Kul Himmet'in yaşamı konusunda bilgimiz yoktur denebilir. Bütün bilinenler onun 16. yüzyıl sonlarında yaşadığı, Pir Sultan Abdal'ın çevresinden yetiştiğidir. (A. Gölpınarlı Alevi-Bektaşi Nefesleri adlı yapıtında- sayfa: 15-bu ozanın 17. yüzyılda yaşadığını söylüyor). Düşünceleriyle ilgili bilgiler şiirlerinin açıklanışından çıkarılmaktadır. Alevi-Bektaşi yazınıyla bütün dergilerde, seçkilerde, araştırmalarda şiirlerinden örnekler alınan Kul Himmet'in güçlü bir söyleyişi, etkileyici bir anlatımı vardır. Şiirlerinde inişler, çıkışlar birbirini izler, kimi yerde olabildiğince derinleşir, kimi yerde sığ denecek nitelikte yüzeysellesin Bu çelişik durumlara karşın bütün şiirlerinde Ali'ye, soyuna duyulan sevgi ' etkinliğini gösterir.
Kul Himmet birçok Alevi-Bektaşi ozanını etkilemiş, özellikle duygusal konularda sürükleyici bir çekicilik göstermiştir. Onun şiirlerinden daha çok halk ozanları etkilenmiştir. Halk ozanları arasında Alevi-Bektaşi olmayanlar bile Kul Himmete yakınlık göstermiştir. Kendisi de Hatayi'den etkilenmiştir, açıkça.
Seyran edip bu âlemi gezerken
Uğradım gördüm bir bölük canlan
Cümlesinin erkânı bir yolu bir
Mevlâm bir nurdan yaratmış onları
Cümle bir mürşide demişler beli
Teşbihleri Allah Muhammed Ali
Meşrebi Hüseyni ismi Alevi
Muhammed Ali'ye çıkar yolları
Durakları irfan bağ ile bostan
Silinmiş kalpleri gümandan pastan
Cümlenin muradı bir fidan dosttan
Arı gibi sadalaşır ünleri
Sıratı nizamı bunda geçmişler
Varlık benlik binasını yıkmışlar
Al giymişler yas donundan çıkmışlar
Gece kadir gündüz bayram günleri
Kul Himmet'in Alevi-Bektaşi anlayışını içeren şiirinden alınan bu dörtlüklerin kimi kaynaklarda çok değişik olduğu görülüyor, bu da ozana duyulan ilgi sonucu, koşuklarının ağzından ağıza aktarılırken uğradığı değişme sonucudur.
Her sabah her sabah ötüşür kuşlar
Allah bir Muhammed Ali diyerek
Bülbüller gül için figana başlar
Allah bir Muhammed Ali diyerek
dizeleri Kul Himmet'in Allah-Muhammed-Ali üçlüsüyle vurgulanan Alevi-Bektaşi anlayışını açıklığa kavuşturuyor.
Gâhi bulut olup göğe ağarsın
Gâhi yağmur olup yere yağarsın
Ay mısın gün müsün gökten doğarsın
Ilgıt ılgıt esen yel Hacı Bektaş
dörtlüğünün bulunduğu koşuk çalgı eşliğinde tekkelerde, kahvelerde, toplantılarda söylenir. Kul Himmet, benimsediği tarikat ışığında beliren, insan sevgisini Hacı Bektaş Veli üzerinde yoğunlaştırarak nesnel duruma getiriyor, soyut bir varlığa, yalnızca düşünce ortamında yaşadığı söylenen bir sevgiliye yönetmiyor. O, tanrı kavramını bile "insanda" görünür duruma gelen bir varlığa dönüştürerek açıklıyor. Alevi-Bektaşi anlayışına göre bu tanrısal görünüşün en olgun Örneği Ali'nin nesnel varlığıdır, Ali en olgun, en yetkin insandır, tanrısal görünüşün onda belirmesi de bu özelliği nedeniyledir.
Gel berü gel berü iman edersen
Gelme hakkın değil güman edersen
Sırrın fercemandıri yan edersen
Zira halk içinde sırdır mahabbet
Bu her dem bahardır bunda kış olmaz
Öter bülbülleri dilleri durmaz
Kokusu dükenmez hiç rengi solmaz
Bir aceb bağ-u gülzardır mahabbet
Burada işlenen "mahabbet" daha çok Alevi-Bektaşi topluluğunda insanları birbirine yaklaştıran, barış, kardeşlik, yardımlaşma bg. toplumsal yaşamı İlgilendiren konularla bağlantılıdır, bu nedenle de soyut bir kavram değildir pek.
Aklım fikrim yâr. eyledim ben bana
Öğüt verdim deli gönül almadı
Bir kileciği var almış eline
Dünyayı içine koydum dolmadı
Alması farz imiş sünnettir selâm
Hak nurdan yaratmış yaz dedi kelâm
Bir çiçek yarattı ol rabbül-âlem
Anı kohulıyan mahrum kalmadı
Var bir pire eriş serseri gezme
Gözet gözün önün yolundan azma
Değme bir dükkâna yükünü çözme
Bunda çok bezergân işi kalmadı
Gençlik yaza benzer kocalık güze
Yüreğim başlıdır dertlerim taze
Boynun eğ de hizmet eyle üstaze
Şeytan benlik ile menzil almadı'
Kul Himmet'in deste gülü elinde
Dâima zikreder Hak'kı dilinde
Bir güzel sevmişim Hak'kın yolunda
Hayâli gönülden zail olmadı...
Alevi-Bektaşi anlayışını, duygularını işleyen bu koşukta öğütleyici bir düşüncenin yanı sıra aktöreye özgü uyanlar da vardır. Bu uyarılan tarikatın dışında kalan halk ozanlarında da görmekteyiz. Kul Himmet, başardı söyleyişiyle, Alevi-Bektaşi çevresi dışında gelişen halk şiirini de etkilemiştir.
|