Pir Selçuk

Dost ve Muhiplerin Fotoğraf Galerisine ulaşmak için lütfen tıklayınız

 

Anket

Sitemizi-Beğendiniz mi?
Çok Güzel
Güzel
iyi
Eksik

Faydalı Linkler

Telefon Rehberi
Telefon Faturası
T.C. Kimlik No
Vergi Kimlik No
Resmi Gazete
Son Depremler
Askerlik Yoklaması
Bağkur Durumunuz
Canlı Trafik Durum
Uçak Seferleri
_blank

Mevlana

 

Mevlâna’nın Alevi olup olmadığı hep tartışılmıştır. Bizce Mevlâna Alevidir! Hatta diyebiliriz ki, Anadolu’daki Aleviliğin gelişmesinde, yaygınlaşmasında katkıları olmuştur. Mevlâna, bazı kişilerce anlaşılmamakta ya da yarım yamalak
Bu yanlışlığın temelinde Mevlevilik kurumunun çoğu zaman iktidarlardan yana tavır almasından kaynaklanmaktadır. Ama gözden kaçan ya da bilinçli bir şekilde gözlerden ırak tutulmaya çalışılan Mevlâna’nın düşünceleri, felsefesidir. Çünkü bu felsefe ve anlayış, değil iktidar ile uğraşmayı dünya malı ile bile uğraşmamakta, insanın manevi sorunlarına eğilmekte, varlık sorununa cevaplar vermekte. Böylece de insanın iç dünyasıyla ilgilenmekte ve iç bünyeyi kirden arındırmaya davet etmektedir. Şu gerçeği de dile getirmek lâzım; Mevlevilik, Mevlâna’dan çok sonra kurumlaşmıştır. Dolayısıyla Mevlevilik kurumlaşınca da onun yöneticileri sistem ile iyi geçinmeye çalışmışlar, sistemin kendilerine sağladığı olanaklardan yararlanmışlardır. Bunun Mevlâna’nın düşüncesi ile ilgisinin olduğunun, onun felsefesinin ortayolcu olduğunu böylelikle de onun adına kurumlaşanların böyle davrandığını söyleyenler yanılmaktalar.



“Kim olursan ol

gel.

Yüz bin kere tövbe

etsen ve yüz bin kere

tövbeni bozmuş olsan da

gel.”

Böylesi bir düşünceye sahip ulu bir şahsiyetin, iktidar diye bir sorunu olduğunu söylemek en hafif deyimle utanmazlıktır. Nasıl ki Hacı Bektaş, Bektaşi dergâhını idare edenlerin sorumlusu sayılmazsa, Mevlâna’dan çok sonraları onun adına dergâh kuranlar, iktidarlar ile haşır neşir olmuşlarsa bunda Mevlâna’nın ne sorumluluğu var? Doğrudur. Mevlevilik adına hareket edenlerden bazıları iktidar ile ilişkiler geliştirmişlerdir. Hatta bu yüzden olsa gerek Mevlevilik, Bektaşilik gibi kitleselleşmemiştir. Ama bunun sorumlusu Mevlâna’nın düşünceleri asla değildi.

Mevlâna, düşünce, inanç itibariyle kesinlikle Alevidir. Mevlevilik özünden saptırılmış, iktidarlara hizmet eder hâle gelmiştir, o ayrı konu. Ama Mevlâna kesinlikle Ehlibeyt taraftarıdır. Bu, ne kadar gizlenmeye çalışılsa da açıktır. Bunu kısaca açıkladıktan sonra gelelim Mevlâna hazretlerinin yaşam öyküsüne:

Mevlâna Celalettin Rumi, 1207 yılında Afganistan’ın Belh kentinde doğmuştur. Mevlâna’nın babası, Bahaeddin Veled, ünlü bir bilgindi. 1218 yılında Moğol saldırıları üzerine Bahaeddin Veled, oğlu Celalettin ile Belh’ten ayrıldı. İran üzerinde çeşitli kentlerde bir süre kalarak Mekke’ye gidip hacı oldu. Hactan sonra Bağdat üzerinden Anadolu’ya geldi. 1228 yılında Konya’ya geldi ve burada Bahaeddin Veled müderrisliğe başladı. Bu dönemde Konya, Selçuklu Devleti’nin başşehri olarak en parlak dönemini yaşıyordu.

Mevlâna, en başta babası olmak üzere bir çok bilginden dersler almış, böylece bilgisini geliştirmişti. Mevlâna’yı tamamiyle tasavvufa yönelten kişi ise İranlı Şemsi Tebrizi’dir. 1244 yılından 1247 yılına kadar Konya’da kalan Şemsi Tebrizi ile Mevlâna günler süren tartışmalar ve sohbetler geliştiriyorlardı. 1247 yılında Şemsi Tebrizi, günümüze kadar çözülmeyen bir şekilde aniden ortadan yok oldu. Bu dönemden sonra Mevlâna daha çok iç benliğine kapandı. Mevlâna’nın yazılı eserleri de bu dönemden sonra ortaya çıktı. Mevlâna, öğretisinin temellerini anlatan Mesnevi adlı yapıtını yazdıktan sonra 1273 yılında Konya’da Hakka yürümüştür.

Mevlâna hazretleri üzerine çok şeyler söylenebilir. Mevlâna, Hacı Bektaş, Yunus Emre ile hemen hemen aynı dönemlerde yaşamıştır. Çeşitli vesileler ile Hacı Bektaş ile diyalogları olmuştur.

Çelişki gibi görünen bir hatırlatma daha yapalım. Mevlâna Alevidir. Bazıları Mevlâna’yı Ehli-Sünnet dairesi içinde görüyorlar. Bu doğru değil. Mevlevilik bütün deformasyonlara rağmen Ehli-Sünnet dairesi içinde yer almıyor. Mevlevilik, bir çok ortak nokta olmasına rağmen Alevi dairesi içinde de yer almıyor. Bu da daha önce belirttiğimiz gibi, Mevleviliği yayanların iktidar ile yakın ilişkide olmalarından kaynaklanıyor. Buna rağmen Mevleviler iktidarlara yaranamamışlardır. Şehirlilere yaranamadıkları gibi köylülere de yaranamamışlardır. Buna karşın örneğin Hacı Bektaş’ın tavrı nettir. O dergâhını küçük bir köyde kurmuştur.

Bütün bunların ışığında Mevlâna salt Alevilerin, Sünnilerin önderi değildir. Hacı Bektaş, Yunus Emre ve daha ismini sayamayacağımız erenler gibi Anadolu’daki bütün insanların önderidir.


 

Yazdır

Arkadaşına Gönder

Yorum Ekle

Diğer Başlıklar

· Kur Hüseyin Türbesi

· Gül Baba

· Atatürk İlkeleri

· Büyük Önder Mustafa Kemal Atatürk

· İmam Ali (Sayfa 2)

· İmam Ali

· Dergah Bahçesi

· Esma'ül Hüsna

· Kitap Bölümü

· Pir Selçuk Dede

· Garip Dede

· Hz. Fatımat’üz Zehra (a.s)

· Hz. Davud Hayatı

· Tevrat Ve Zebur

· Soy Seceresi (Sayfa-11)

· Soy Seceresi (Sayfa-10)

· Soy Seceresi (Sayfa-9)

· Soy Seceresi (Sayfa-8)

· Soy Seceresi (Sayfa-7)

· Soy Seceresi (Sayfa-6)

· Soy Seceresi (Sayfa-5)

· Soy Seceresi (Sayfa-4)

· Soy Seceresi (Sayfa-3)

· Soy Seceresi (Sayfa-2)

· Soy Seceresi

· Resim Galerisi

· Soy Seceresi (Sağ)

· Kerbela Olayı

· EHLİ-BEYT

· ALEVİLİK - BEKTAŞİLİK KAVRAMI

· Ahmet yesevi

· HACI BEKTAŞ VELİ

· HIZIR (A.S)

· Pir Sultan Abdal

· Musahiplik

· Fuzuli

· KARACAAHMET SULTAN

· NESİMİ İMAMEDDİN

· Başköylü Hasan Efendi

· Resim Albümü

· Düzgün Baba

· Seyyid Garip Musa Sultan

· HATAYİ ŞAH İSMAİL

· SEYYİD ALİ SULTAN

· KUL HİMMET

· SEHER ABDAL

· VİRANİ

· YEMİNİ

· BALIM SULTAN

· KAYGUSUZ ABDAL

· ABDAL MUSA

· Yunus Emre

· Aşık Veysel

· Aşık Mahsuni Şerif

· MUNZUR BABA

· Baba mansur ve Kureyş Baba

· Veysel Karani

   

BABA MANSUR KUR HUSEYİN SİTESİ
PİR SELÇUK DEDE

E-mail: toprak@babamansurkurhuseyin.com
Selçuk Dede Cep Tel: 0090 535 894 75 51
Ev Tel-Fax: 0090 426 213 68 67 Türkiye/Bingöl/Merkez