75. Mezmur
Müzik şefi için - "Yok Etme"
makamında -
Asaf'ın mezmuru - İlahi
BÖLÜM 75
Mez.75: 1 Sana şükrederiz,
ey Tanrı,
Şükrederiz, çünkü sen yakınsın*fe*,
Harikaların bunu gösterir.
D
Not 75:1 "Sen yakınsın": İbranice "Adın yakındır".
Mez.75:
2 "Belirlediğim zaman gelince,
Doğrulukla yargılayacağım" diyor
Tanrı,
Mez.75: 3 "Yeryüzü altüst olunca üzerindekilerle,
Ben pekiştireceğim
onun direklerini. *
Mez.75: 4 Övünenlere, 'Övünmeyin artık! dedim;
Kötülere,
'Kaldırmayın başınızı*ff*!
Mez.75: 5 Kaldırmayın başınızı*ff*!
Tepeden
konuşmayın!"
D Not 75:4,5 "Başınızı": İbranice "Boynuzunuzu"
(Boynuz güç simgesidir).
Mez.75: 6 Çünkü ne doğudan, ne batıdan,
Ne
de çöldeki dağlardan doğar yargı.
Mez.75: 7 Yargıç ancak Tanrı'dır,
Birini alçaltır, birini yükseltir.
Mez.75: 8 RAB elinde dolu bir kâse* tutuyor,
Köpüklü, baharat karıştırılmış şarap döküyor;
Yeryüzünün bütün kötüleri
Tortusuna dek yalayıp onu içiyor.
Mez.75: 9 Bense sürekli duyuracağım bunu,
Yakup'un Tanrısı'nı ilahilerle öveceğim:
Mez.75: 10 "Kıracağım kötülerin
bütün gücünü,
Doğruların gücüyse yükseltilecek."
76. Mezmur
Müzik
şefi için - Telli sazlarla - Asaf'ın mezmuru - İlahi
BÖLÜM 76
Mez.76:
1 Yahuda'da Tanrı bilinir,
İsrail'de adı uludur;
Mez.76: 2 Konutu Şalem'dedir*fg*,
Yaşadığı yer Siyon'da.
D Not 76:2 "Şalem", yani "Yeruşalim".
Mez.76:
3 Orada kırdı alevli okları,
Kalkanı, kılıcı, savaş silahlarını. *
Mez.76:
4 Işıl ışıl parıldıyorsun,
Avı bol dağlardan daha görkemli.
Mez.76:
5 Yağmaya uğradı yiğitler,
Uykularına daldılar,
En güçlüleri bile elini
kıpırdatamaz oldu.
Mez.76: 6 Ey Yakup'un Tanrısı, sen kükreyince,
Atlarla
atlılar son uykularına daldılar.
Mez.76: 7 Yalnız sensin korkulması gereken,
Öfkelenince kim durabilir karşında?
Mez.76: 8 Yargını göklerden açıkladın,
Yeryüzü korkup sessizliğe büründü,
Mez.76: 9 Ey Tanrı, sen yargılamaya,
Ülkedeki mazlumları kurtarmaya kalkınca.
Mez.76: 10 İnsanların gazabı bile
sana övgüler doğuruyor,
Gazabından kurtulanları çevrene topluyorsun.
Mez.76:
11 Adaklar adayın Tanrı'nız RAB'be,
Yerine getirin adaklarınızı,
Armağanlar
sunun korkulması gereken Tanrı'ya,
Bütün çevresindekiler.
Mez.76: 12
RAB önderlerin soluğunu keser,
Korku salar yeryüzü krallarına.
77. Mezmur
Müzik
Şefi Yedutun için - Asaf'ın mezmuru
BÖLÜM 77
Mez.77: 1 Yüksek sesle
Tanrı'ya yakarıyorum,
Haykırıyorum beni duysun diye.
Mez.77: 2 Sıkıntılı
günümde Rab'be yönelir,
Gece hiç durmadan ellerimi açarım,
Gönlüm avunmaz
bir türlü.
Mez.77: 3 Tanrı'yı anımsayınca inlerim,
Düşündükçe içim daralır.
*
Mez.77: 4 Açık tutuyorsun göz kapaklarımı,
Sıkıntıdan konuşamıyorum.
Mez.77:
5 Geçmiş günleri,
Yıllar öncesini düşünüyorum.
Mez.77: 6 Gece ilahilerimi
anacağım,
Kendi kendimle konuşacağım,
İnceden inceye soracağım:
Mez.77:
7 "Rab sonsuza dek mi bizi reddedecek?
Lütfunu bir daha göstermeyecek
mi?
Mez.77: 8 Sevgisi sonsuza dek mi yok oldu?
Sözü geçerli değil mi
artık?
Mez.77: 9 Tanrı unuttu mu acımayı?
Sevecenliğinin yerini öfke
mi aldı?"
Mez.77: 10 Sonra kendi kendime, "İşte benim derdim
bu!" dedim,
"Yüceler Yücesi gücünü göstermiyor artık."
Mez.77:
11 RAB'bin işlerini anacağım,
Evet, geçmişteki harikalarını anacağım.
Mez.77:
12 Yaptıkları üzerinde derin derin düşüneceğim,
Bütün işlerinin üzerinde dikkatle
duracağım.
Mez.77: 13 Ey Tanrı, yolun kutsaldır!
Hangi ilah Tanrı kadar
uludur?
Mez.77: 14 Harikalar yaratan Tanrı sensin,
Halklar arasında
gücünü gösterdin.
Mez.77: 15 Güçlü bileğinle kendi halkını,
Yakup ve
Yusuf oğullarını kurtardın.
Mez.77: 16 Sular seni görünce, ey Tanrı,
Sular seni görünce çalkalandı,
Enginler titredi.
Mez.77: 17 Bulutlar
suyunu boşalttı,
Gökler gürledi,
Her yanda okların uçuştu.
Mez.77:
18 Kasırgada gürleyişin duyuldu,
Şimşekler dünyayı aydınlattı,
Yer titreyip
sarsıldı.
Mez.77: 19 Kendine denizde,
Derin sularda yollar açtın,
Ama ayak izlerin belli değildi.
Mez.77: 20 Musa ve Harun'un eliyle
Halkını
bir sürü gibi güttün.
78. Mezmur
Asaf'ın Maskili
BÖLÜM 78
Mez.78:
1 Dinle, ey halkım, öğrettiklerimi,
Kulak ver ağzımdan çıkan sözlere.
Mez.78:
2 Özdeyişlerle söze başlayacağım,
Eski sırları anlatacağım,
Mez.78:
3 Duyduğumuzu, bildiğimizi,
Atalarımızın bize anlattığını.
Mez.78: 4
Torunlarından bunları gizlemeyeceğiz;
RAB'bin övgüye değer işlerini,
Gücünü,
yaptığı harikaları
Gelecek kuşağa duyuracağız.
Mez.78: 5 RAB Yakup soyuna
koşullar bildirdi,
İsrail'e yasa koydu.
Bunları çocuklarına öğretsinler
diye
Atalarımıza buyruk verdi.
Mez.78: 6 Öyle ki, gelecek kuşak, yeni
doğacak çocuklar bilsinler,
Onlar da kendi çocuklarına anlatsınlar,
Mez.78:
7 Tanrı'ya güven duysunlar,
Tanrı'nın yaptıklarını unutmasınlar,
O'nun
buyruklarını yerine getirsinler;
Mez.78: 8 Ataları gibi inatçı, başkaldırıcı,
Yüreği kararsız,
Tanrı'ya sadakatsiz bir kuşak olmasınlar.
Mez.78: 9
Oklarla, yaylarla kuşanmış Efrayimoğulları
Savaş günü sırtlarını döndüler.
Mez.78:
10 Tanrı'nın antlaşmasına uymadılar,
O'nun yasasına göre yaşamayı reddettiler.
Mez.78:
11 Unuttular O'nun işlerini,
Kendilerine gösterdiği harikaları.
Mez.78:
12 Mısır'da, Soan*fh* bölgesinde
Tanrı harikalar yapmıştı atalarının önünde.
D
Not 78:12 "Soan": Tanis olduğu sanılıyor.
Mez.78: 13 Denizi yarıp
geçirmişti onları,
Bir duvar gibi ayakta tutmuştu suları.
Mez.78: 14
Gündüz bulutla,
Gece ateş ışığıyla onlara yol göstermişti.
Mez.78: 15
Çölde kayaları yarmış,
Sanki dipsiz kaynaklardan
Onlara kana kana su içirmişti.
Mez.78:
16 Kayadan akarsular fışkırtmış,
Suları ırmak gibi akıtmıştı.
Mez.78:
17 Ama onlar çölde Yüceler Yücesi'ne başkaldırarak
Günah işlemeye devam ettiler.
Mez.78:
18 Canlarının çektiği yiyeceği isteyerek
İçlerinde Tanrı'yı denediler.
Mez.78:
19 "Tanrı çölde sofra kurabilir mi?" diyerek,
Tanrı'ya karşı konuştular.
Mez.78:
20 "Bak, kayaya vurunca sular fışkırdı,
Dereler taştı.
Peki, ekmek
de verebilir mi,
Et sağlayabilir mi halkına?"
Mez.78: 21 RAB bunu
duyunca çok öfkelendi,
Yakup'a ateş püskürdü,
Öfkesi tırmandı İsrail'e
karşı;
Mez.78: 22 Çünkü Tanrı'ya inanmıyorlardı,
O'nun kurtarıcılığına
güvenmiyorlardı.
Mez.78: 23 Yine de RAB buyruk verdi bulutlara,
Kapaklarını
açtı göklerin;
Mez.78: 24 Man* yağdırdı onları beslemek için,
Göksel
tahıl verdi onlara.
Mez.78: 25 Meleklerin*fı* ekmeğini yedi her biri,
Doyasıya yiyecek gönderdi onlara.
D Not 78:25 "Meleklerin" ya da
"Güçlülerin".
Mez.78: 26 Doğu rüzgarını estirdi göklerde,
Gücüyle güney rüzgarına yol gösterdi.
Mez.78: 27 Toz gibi et yağdırdı başlarına,
Deniz kumu kadar kuş;
Mez.78: 28 Ordugahlarının ortasına,
Konakladıkları
yerin çevresine düşürdü.
Mez.78: 29 Yediler, tıka basa doydular,
İsteklerini
yerine getirdi Tanrı.
Mez.78: 30 Ancak onlar isteklerine doymadan,
Daha
ağızları doluyken,
Mez.78: 31 Tanrı'nın öfkesi parladı üzerlerine.
En
güçlülerini öldürdü,
Yere serdi İsrail yiğitlerini.
Mez.78: 32 Yine
de günah işlemeye devam ettiler,
O'nun harikalarına inanmadılar.
Mez.78:
33 Bu yüzden Tanrı onların günlerini boşluk,
Yıllarını dehşet içinde bitirdi.
Mez.78:
34 Tanrı onları öldürdükçe O'na yönelmeye,
İstekle O'nu yeniden aramaya başlıyorlardı.
Mez.78:
35 Tanrı'nın kayaları olduğunu,
Yüce Tanrı'nın kurtarıcıları olduğunu anımsıyorlardı.
Mez.78:
36 Oysa ağızlarıyla O'na yaltaklanıyor,
Dilleriyle yalan söylüyorlardı.
Mez.78:
37 O'na yürekten bağlı değillerdi,
Antlaşmasına sadık kalmadılar.
Mez.78:
38 Yine de Tanrı sevecendi,
Suçlarını bağışlıyor, onları yok etmiyordu;
Çok kez öfkesini tuttu,
Bütün gazabını göstermedi.
Mez.78: 39 Onların
yalnızca insan olduğunu anımsadı,
Geçip giden, dönmeyen bir rüzgar gibi.
Mez.78:
40 Çölde kaç kez O'na başkaldırdılar,
Issız yerlerde O'nu gücendirdiler!
Mez.78:
41 Defalarca denediler Tanrı'yı,
İncittiler İsrail'in Kutsalı'nı.
Mez.78:
42 Anımsamadılar O'nun güçlü elini,
Kendilerini düşmandan kurtardığı günü,
Mez.78:
43 Mısır'da gösterdiği belirtileri,
Soan bölgesinde yaptığı şaşılası işleri.
Mez.78:
44 Mısır'ın kanallarını kana çevirdi,
Sularını içemediler.
Mez.78: 45
Gönderdiği at sinekleri yedi halkı,
Gönderdiği kurbağalar yok etti ülkeyi.
Mez.78:
46 Ekinlerini tırtıllara,
Emeklerinin ürününü çekirgelere verdi.
Mez.78:
47 Asmalarını doluyla,
Yabanıl incir ağaçlarını iri dolu taneleriyle yok etti.
Mez.78:
48 Büyükbaş hayvanlarını kırgına,
Küçükbaş hayvanlarını yıldırıma teslim etti.
Mez.78:
49 Üzerlerine kızgın öfkesini,
Gazap, hışım, bela
Ve bir alay kötülük
meleği gönderdi.
Mez.78: 50 Yol verdi öfkesine,
Canlarını ölümden esirgemedi,
Onları salgın hastalığın pençesine düşürdü.
Mez.78: 51 Mısır'da bütün ilk
doğanları,
Ham'ın çadırlarında bütün ilk çocukları vurdu.
Mez.78: 52
Kendi halkını davar gibi götürdü,
Çölde onları bir sürü gibi güttü.
Mez.78:
53 Onlara güvenlik içinde yol gösterdi, korkmadılar;
Düşmanlarınıysa deniz
yuttu.
Mez.78: 54 Böylece onları kendi kutsal topraklarının sınırına,
Sağ elinin kazandığı dağlık bölgeye getirdi.
Mez.78: 55 Önlerinden ulusları
kovdu,
Mülk olarak topraklarını
İsrail oymakları arasında bölüştürdü.
Halkını konutlarına yerleştirdi.
Mez.78: 56 Ama onlar yüce Tanrı'yı denediler,
O'na başkaldırdılar,
Koşullarına uymadılar.
Mez.78: 57 Döneklik edip
ataları gibi ihanet ettiler,
Güvenilmez bir yay gibi bozuk çıktılar.
Mez.78:
58 Puta taptıkları yerlerle O'nu kızdırdılar,
Putlarıyla O'nu kıskandırdılar.
Mez.78:
59 Tanrı bunları duyunca çok öfkelendi,
İsrail'i büsbütün reddetti.
Mez.78:
60 İnsanlar arasında kurduğu çadırı,
Şilo'daki konutunu terk etti.
Mez.78:
61 Kudretini*fi* tutsaklığa,
Görkemini*fi* düşman eline teslim etti.
D
Not 78:61 Bu ayette geçen "Kudret" ve "Görkem" sözcükleri
Antlaşma
Sandığı'nı kastetmektedir.
Mez.78: 62 Halkını kılıç önüne sürdü,
Öfkesini
kendi halkından çıkardı.
Mez.78: 63 Gençlerini ateş yuttu,
Kızlarına
düğün türküsü söylenmez oldu.
Mez.78: 64 Kâhinleri* kılıç altında öldü,
Dul kadınları ağlayamadı.
Mez.78: 65 O zaman Rab uykudan uyanır gibi,
Şarabın rehavetinden ayılan bir yiğit gibi oldu.
Mez.78: 66 Düşmanlarını
püskürttü,
Onları sonsuz utanca boğdu.
Mez.78: 67 Tanrı Yusuf soyunu
reddetti,
Efrayim oymağını seçmedi;
Mez.78: 68 Ancak Yahuda oymağını,
Sevdiği Siyon Dağı'nı seçti.
Mez.78: 69 Tapınağını doruklar gibi,
Sonsuzluk
için kurduğu yeryüzü gibi yaptı.
Mez.78: 70 Kulu Davut'u seçti,
Onu
koyun ağılından aldı.
Mez.78: 71 Halkı Yakup'u, kendi halkı İsrail'i gütmek
için,
Onu yavru kuzuların ardından getirdi.
Mez.78: 72 Böylece Davut
onlara dürüstçe çobanlık etti,
Becerikli elleriyle onlara yol gösterdi.
79.
Mezmur
Asaf'ın mezmuru
BÖLÜM 79
Mez.79: 1 Ey Tanrı, uluslar senin
yurduna saldırdı,
Kutsal tapınağını kirletti,
Yeruşalim'i taş yığınına
çevirdi.
Mez.79: 2 Kullarının ölülerini yem olarak yırtıcı kuşlara,
Sadık kullarının etini yabanıl hayvanlara verdiler.
Mez.79: 3 Kanlarını
su gibi akıttılar Yeruşalim'in çevresine,
Onları gömecek kimse yok.
Mez.79:
4 Komşularımıza yüzkarası,
Çevremizdekilere eğlence ve oyuncak olduk.
Mez.79:
5 Ne zamana dek, ya RAB?
Sonsuza dek mi sürecek öfken,
Alev gibi yanan
kıskançlığın?
Mez.79: 6 Öfkeni seni tanımayan ulusların,
Adını anmayan
ülkelerin üzerine dök.
Mez.79: 7 Çünkü onlar Yakup soyunu yiyip bitirdiler,
Yurdunu viraneye çevirdiler.
Mez.79: 8 Atalarımızın suçlarını artık önümüze
sürme,
Sevecenliğini hemen göster bize,
Çünkü tükendikçe tükendik.
Mez.79:
9 Yardım et bize yüce adın uğruna, ey bizi kurtaran Tanrı,
Kurtar bizi adın
uğruna, bağışla günahlarımızı!
Mez.79: 10 Niçin uluslar, "Nerede onların
Tanrısı?" diye konuşsun,
Kullarının dökülen kanının öcünü alacağını bilsinler,
Gözlerimizle bunu görelim!
Mez.79: 11 Tutsakların iniltisi senin katına
erişsin,
Koru büyük gücünle ölüme mahkûm olanları.
Mez.79: 12 Komşularımızın
sana ettikleri hakareti
Yedi kat iade et bağırlarına, ya Rab!
Mez.79:
13 Bizler, kendi halkın, otlağının koyunları
Sonsuza dek şükredeceğiz sana,
Kuşaklar boyunca övgülerini dilimizden düşürmeyeceğiz.
80. Mezmur
Müzik
şefi için - "Zambaklar Antlaşması" makamında - Asaf'ın mezmuru
BÖLÜM 80
Mez.80: 1 Kulak ver, ey İsrail'in çobanı,
Ey Yusuf'u bir sürü gibi
güden,
Keruvlar* arasında taht kuran,
Saç ışığını,
Mez.80: 2 Efrayim,
Benyamin, Manaşşe önünde
Uyandır gücünü,
Gel, kurtar bizi!
Mez.80:
3 Bizi eski halimize kavuştur, ey Tanrı,
Yüzünün ışığıyla aydınlat, kurtulalım!
Mez.80:
4 Ya RAB, Her Şeye Egemen Tanrı,
Ne zamana dek halkının dualarına ateş püsküreceksin?
Mez.80:
5 Onlara ekmek yerine gözyaşı verdin,
Ölçekler dolusu gözyaşı içirdin.
Mez.80:
6 Kavga nedeni ettin bizi komşularımıza,
Düşmanlarımız alay ediyor bizimle.
Mez.80:
7 Bizi eski halimize kavuştur,
Ey Her Şeye Egemen Tanrı,
Yüzünün ışığıyla
aydınlat, kurtulalım!
Mez.80: 8 Mısır'dan bir asma çubuğu getirdin,
Ulusları kovup onu diktin.
Mez.80: 9 Onun için toprağı hazırladın,
Kök
saldı, bütün ülkeye yayıldı.
Mez.80: 10 Gölgesi dağları,
Dalları koca
sedir ağaçlarını kapladı.
Mez.80: 11 Sürgünleri Akdeniz'e,
Filizleri
Fırat'a dek uzandı.
Mez.80: 12 Niçin yıktın bağın duvarlarını?
Yoldan
geçen herkes üzümünü koparıyor,
Mez.80: 13 Orman domuzları onu yoluyor,
Yabanıl hayvanlar onunla besleniyor.
Mez.80: 14 Ey Her Şeye Egemen Tanrı,
ne olur, dön bize!
Göklerden bak ve gör,
İlgilen bu asmayla.
Mez.80:
15 İlgilen sağ elinin diktiği filizle,
Kendine seçtiğin oğulla!
Mez.80:
16 Asman kesilmiş, yakılmış,
Öfkeli bakışların yok etsin düşmanlarını!
Mez.80:
17 Elin, sağ kolun olan adamın üzerinde,
Kendine seçtiğin insanın üzerinde
olsun!
Mez.80: 18 O zaman senden asla ayrılmayacağız;
Yaşam ver bize,
adını analım!
Mez.80: 19 Ya RAB, ey Her Şeye Egemen Tanrı,
Bizi eski
halimize kavuştur,
Yüzünün ışığıyla aydınlat, kurtulalım!
81. Mezmur
Müzik
şefi için - Gittit üzerine - Asaf'ın mezmuru
BÖLÜM 81
Mez.81: 1 Sevincinizi
dile getirin gücümüz olan Tanrı'ya,
Sevinç çığlıkları atın Yakup'un Tanrısı'na!
Mez.81:
2 Çalgıya başlayın, tef çalın,
Tatlı sesli lir ve çenk çınlatın.
Mez.81:
3 Yeni Ay'da, dolunayda,
Boru çalın bayram günümüzde.
Mez.81: 4 Çünkü
bu İsrail için bir kuraldır,
Yakup'un Tanrısı'nın ilkesidir.
Mez.81:
5 Tanrı Mısır'a karşı yürüdüğünde,
Yusuf soyuna koydu bu koşulu.
Orada
tanımadığım bir ses işittim:
Mez.81: 6 "Sırtındaki yükü kaldırdım,
Ellerin küfeden kurtuldu" diyordu,
Mez.81: 7 "Sıkıntıya düşünce
seslendin, seni kurtardım,
Gök gürlemesinin ardından sana yanıt verdim,
Meriva*fj* sularında seni sınadım. *
D Not 81:7 "Meriva": "Çıkışma"
anlamına gelir (bkz. Çık.17:7).
Mez.81: 8 "Dinle, ey halkım, seni uyarıyorum;
Ey İsrail, keşke beni dinlesen!
Mez.81: 9 Aranızda yabancı ilah olmasın,
Başka bir ilaha tapmayın!
Mez.81: 10 Seni Mısır'dan çıkaran
Tanrın RAB
benim.
Ağzını iyice aç, doldurayım!
Mez.81: 11 "Ama halkım sesimi
dinlemedi,
İsrail bana boyun eğmek istemedi.
Mez.81: 12 Ben de onları
inatçı yürekleriyle baş başa bıraktım,
Bildikleri gibi yaşasınlar diye.
Mez.81:
13 Keşke halkım beni dinleseydi,
İsrail yollarımda yürüseydi!
Mez.81:
14 Düşmanlarını hemen yere serer,
Hasımlarına el kaldırırdım!
Mez.81:
15 Benden nefret edenler bana boyun eğerdi,
Bu böyle sonsuza dek sürerdi.
Mez.81:
16 Oysa sizleri en iyi buğdayla besler,
Kayadan akan balla doyururdum."
82.
Mezmur
Asaf'ın mezmuru
BÖLÜM 82
Mez.82: 1 Tanrı yerini aldı tanrısal
kurulda*fk*,
Yargısını açıklıyor ilahların ortasında:
D Not 82:1 "Tanrısal
kurulda" ya da "Yargıçlar topluluğunda".
Mez.82: 2 "Ne
zamana dek haksız karar verecek,
Kötüleri kayıracaksınız? *
Mez.82:
3 Zayıfın, öksüzün davasını savunun,
Mazlumun, yoksulun hakkını arayın.
Mez.82:
4 Zayıfı, düşkünü kurtarın,
Onları kötülerin elinden özgür kılın."
Mez.82:
5 Bilmiyor, anlamıyorlar,
Karanlıkta dolaşıyorlar.
Yeryüzünün temelleri
sarsılıyor.
Mez.82: 6 "'Siz ilahlarsınız diyorum,
'Yüceler Yücesi'nin
oğullarısınız hepiniz!
Mez.82: 7 Yine de insanlar gibi öleceksiniz,
Sıradan bir önder gibi düşeceksiniz!"
Mez.82: 8 Kalk, ey Tanrı, yargıla
yeryüzünü!
Çünkü bütün uluslar senindir.
83. Mezmur
İlahi - Asaf'ın
mezmuru
BÖLÜM 83
Mez.83: 1 Ey Tanrı, susma,
Sessiz, hareketsiz
kalma!
Mez.83: 2 Bak, düşmanların kargaşa çıkarıyor,
Senden nefret edenler
boy gösteriyor.
Mez.83: 3 Halkına karşı kurnazlık peşindeler,
Koruduğun
insanlara dolap çeviriyorlar.
Mez.83: 4 "Gelin, bu ulusun kökünü kazıyalım"
diyorlar,
"İsrail'in adı bir daha anılmasın!"
Mez.83: 5 Hepsi
sözbirliği etmiş, düzen kuruyor,
Sana karşı anlaşmaya vardı:
Mez.83:
6 Edomlular, İsmaililer,
Moavlılar, Hacerliler,
Mez.83: 7 Geval, Ammon,
Amalek,
Filist ve Sur halkı.
Mez.83: 8 Asur da onlara katıldı,
Lutoğulları'na
güç verdiler. *
Mez.83: 9 Onlara Midyan'a,
Kişon Vadisi'nde Sisera'ya
ve Yavin'e yaptığını yap:
Mez.83: 10 Onlar Eyn-Dor'da yok oldular,
Toprak
için gübreye döndüler.
Mez.83: 11 Onların soylularına Orev ve Zeev'e yaptığını,
Beylerine Zevah ve Salmunna'ya yaptığını yap.
Mez.83: 12 Onlar: "Gelin,
sahiplenelim
Tanrı'nın otlaklarını" demişlerdi.
Mez.83: 13 Ey Tanrım,
savrulan toza,
Rüzgarın sürüklediği saman çöpüne çevir onları!
Mez.83:
14 Orman yangını gibi,
Dağları tutuşturan alev gibi,
Mez.83: 15 Fırtınanla
kovala,
Kasırganla dehşete düşür onları!
Mez.83: 16 Utançla kapla yüzlerini,
Sana yönelsinler, ya RAB.
Mez.83: 17 Sonsuza dek utanç ve dehşet içinde
kalsınlar,
Rezil olup yok olsunlar.
Mez.83: 18 Senin adın RAB'dir,
Anlasınlar yalnız senin yeryüzüne egemen en yüce Tanrı
olduğunu.
84.
Mezmur
Müzik şefi için - Gittit üzerine - Korahoğulları'nın mezmuru
BÖLÜM 84
Mez.84: 1 Ey Her Şeye Egemen RAB,
Ne kadar severim konutunu!
Mez.84:
2 Canım senin avlularını özlüyor,
İçim çekiyor,
Yüreğim, bütün varlığım
Sana, yaşayan Tanrı'ya sevinçle haykırıyor.
Mez.84: 3 Kuşlar bile bir yuva,
Kırlangıç, yavrularını koyacak bir yer buldu
Senin sunaklarının yanında,
Ey Her Şeye Egemen RAB, Kralım ve Tanrım!
Mez.84: 4 Ne mutlu senin evinde
oturanlara,
Seni sürekli överler! *
Mez.84: 5 Ne mutlu gücünü senden
alan insana!
Aklı hep Siyon'u ziyaret etmekte.
Mez.84: 6 Baka Vadisi'nden
geçerken,
Pınar başına çevirirler orayı,
İlk yağmurlar orayı berekete
boğar.
Mez.84: 7 Gittikçe güçlenir,
Siyon'da Tanrı'nın huzuruna çıkarlar.
Mez.84:
8 Ya RAB, Her Şeye Egemen Tanrı, duamı dinle,
Kulak ver, ey Yakup'un Tanrısı!
Mez.84: 9 Ey Tanrı, kalkanımıza bak,
Meshettiğin* krala lütfet!
Mez.84:
10 Senin avlularında bir gün,
Başka yerdeki bin günden iyidir;
Kötülerin
çadırında yaşamaktansa,
Tanrım'ın evinin eşiğinde durmayı yeğlerim.
Mez.84:
11 Çünkü RAB Tanrı bir güneş, bir kalkandır.
Lütuf ve yücelik sağlar;
Dürüstçe yaşayanlardan hiçbir iyiliği esirgemez.
Mez.84: 12 Ey Her Şeye
Egemen RAB,
Ne mutlu sana güvenen insana!
85. Mezmur
Müzik şefi için
- Korahoğulları'nın mezmuru
BÖLÜM 85
Mez.85: 1 Ya RAB, ülkenden hoşnut
kaldın,
Yakup soyunu eski gönencine kavuşturdun.
Mez.85: 2 Halkının
suçlarını bağışladın,
Bütün günahlarını yok saydın. *
Mez.85: 3 Bütün
gazabını bir yana koydun,
Kızgın öfkenden vazgeçtin.
Mez.85: 4 Ey bizi
kurtaran Tanrı, bizi eski halimize getir,
Bize karşı öfkeni dindir!
Mez.85:
5 Sonsuza dek mi öfkeleneceksin bize?
Kuşaktan kuşağa mı sürdüreceksin öfkeni?
Mez.85:
6 Halkın sende sevinç bulsun diye
Bize yeniden yaşam vermeyecek misin?
Mez.85:
7 Ya RAB, sevgini göster bize,
Kurtarışını bağışla!
Mez.85: 8 Kulak
vereceğim RAB Tanrı'nın ne diyeceğine;
Halkına, sadık kullarına esenlik sözü
verecek,
Yeter ki, bir daha akılsızlık etmesinler.
Mez.85: 9 Evet, O
kendisinden korkanları kurtarmak üzeredir,
Görkemi ülkemizde yaşasın diye.
Mez.85:
10 Sevgiyle sadakat buluşacak,
Doğrulukla esenlik öpüşecek.
Mez.85:
11 Sadakat yerden bitecek,
Doğruluk gökten bakacak.
Mez.85: 12 Ve RAB
iyi olan neyse, onu verecek,
Toprağımızdan ürün fışkıracak.
Mez.85:
13 Doğruluk önüsıra yürüyecek,
Adımları için yol yapacak.
86. Mezmur
Davut'un
duası
BÖLÜM 86
Mez.86: 1 Kulak ver, ya RAB, yanıtla beni,
Çünkü
mazlum ve yoksulum.
Mez.86: 2 Koru canımı, çünkü senin sadık kulunum.
Ey Tanrım, kurtar sana güvenen kulunu!
Mez.86: 3 Acı bana, ya Rab,
Çünkü
gün boyu sana yakarıyorum.
Mez.86: 4 Sevindir kulunu, ya Rab,
Çünkü
dualarımı sana yükseltiyorum.
Mez.86: 5 Sen iyi ve bağışlayıcısın, ya Rab,
Sana yakaran herkese bol sevgi gösterirsin.
Mez.86: 6 Kulak ver duama, ya
RAB,
Yalvarışlarımı dikkate al!
Mez.86: 7 Sıkıntılı günümde sana yakarırım,
Çünkü yanıtlarsın beni.
Mez.86: 8 İlahlar arasında senin gibisi yok, ya
Rab,
Eşsizdir işlerin.
Mez.86: 9 Yarattığın bütün uluslar gelip
Sana tapınacaklar, ya Rab,
Adını yüceltecekler.
Mez.86: 10 Çünkü sen
ulusun, harikalar yaratırsın,
Tek Tanrı sensin.
Mez.86: 11 Ya RAB, yolunu
bana öğret,
Senin gerçeğine göre yürüyeyim,
Kararlı kıl beni, yalnız senin
adından korkayım.
Mez.86: 12 Ya Rab Tanrım, bütün yüreğimle sana şükredeceğim,
Adını sonsuza dek yücelteceğim.
Mez.86: 13 Çünkü bana sevgin büyüktür,
Canımı ölüler diyarının derinliklerinden sen kurtardın.
Mez.86: 14 Ey Tanrı,
küstahlar bana saldırıyor,
Zorbalar sürüsü, sana aldırmayanlar
Canımı
almak istiyor,
Mez.86: 15 Oysa sen, ya Rab,
Sevecen, lütfeden, tez öfkelenmeyen,
Sevgisi ve sadakati bol bir Tanrı'sın.
Mez.86: 16 Yönel bana, acı halime,
Kuluna kendi gücünü ver,
Kurtar hizmetçinin oğlunu.
Mez.86: 17 İyiliğinin
bir belirtisini göster bana;
Benden nefret edenler görüp utansın;
Çünkü
sen, ya RAB, bana yardım ettin,
Beni avuttun.
87. Mezmur
Korahoğulları'nın
mezmuru - İlahi
BÖLÜM 87
Mez.87: 1 RAB Siyon'u kutsal dağlar üzerine kurdu.
Mez.87: 2 Siyon'un kapılarını
Yakup soyunun bütün konutlarından
daha çok sever.
Mez.87: 3 Ey Tanrı kenti, senin için ne yüce sözler söylenir: *
Mez.87: 4 "Beni tanıyanlar arasında
Rahav*fl* ve Babil'i anacağım,
Filist'i, Sur'u, Kûş'u* da;
'Bu da Siyon'da doğdu diyeceğim."
87:4
"Rahav": Mısır'ı simgeliyor.
Mez.87: 5 Evet, Siyon için şöyle
denecek:
"Şu da orada doğmuş, bu da,
Yüceler Yücesi onu sarsılmaz
kılacak."
Mez.87: 6 RAB halkları kaydederken,
"Bu da Siyon'da
doğmuş" diye yazacak.
Mez.87: 7 Okuyucular, kavalcılar,
"Bütün
kaynaklarım sendedir!" diyecek.
88. Mezmur
Korahoğulları'nın mezmuru
- İlahi - Müzik şefi için - "Mahalat Leannot" makamında
Ezrahlı
Heman'ın Maskili
BÖLÜM 88
Mez.88: 1 Ya RAB, beni kurtaran Tanrı,
Gece gündüz sana yakarıyorum.
Mez.88: 2 Duam sana erişsin,
Kulak ver
yakarışıma.
Mez.88: 3 Çünkü sıkıntıya doydum,
Canım ölüler diyarına
yaklaştı.
Mez.88: 4 Ölüm çukuruna inenler arasında sayılıyorum,
Tükenmiş
gibiyim;
Mez.88: 5 Ölüler arasına atılmış,
Artık anımsamadığın,
İlginden yoksun,
Mezarda yatan cesetler gibiyim.
Mez.88: 6 Beni çukurun
dibine,
Karanlıklara, derinliklere attın.
Mez.88: 7 Öfken üzerime çöktü,
Dalga dalga kızgınlığınla beni ezdin. *
Mez.88: 8 Yakınlarımı benden uzaklaştırdın,
İğrenç kıldın beni gözlerinde.
Kapalı kaldım, çıkamıyorum.
Mez.88: 9
Üzüntüden gözlerimin feri sönüyor,
Her gün sana yakarıyorum, ya RAB,
Ellerimi
sana açıyorum.
Mez.88: 10 Harikalarını ölülere mi göstereceksin?
Ölüler
mi kalkıp seni övecek?
Mez.88: 11 Sevgin mezarda,
Sadakatin yıkım diyarında
duyurulur mu?
Mez.88: 12 Karanlıklarda harikaların,
Unutulmuşluk diyarında
doğruluğun bilinir mi?
Mez.88: 13 Ama ben, ya RAB, yardıma çağırıyorum seni,
Sabah duam sana varıyor.
Mez.88: 14 Niçin beni reddediyorsun, ya RAB,
Neden yüzünü benden gizliyorsun?
Mez.88: 15 Düşkünüm, gençliğimden beri
ölümle burun burunayım,
Dehşetlerinin altında tükendim.
Mez.88: 16 Şiddetli
gazabın üzerimden geçti,
Saçtığın dehşet beni yedi bitirdi.
Mez.88:
17 Bütün gün su gibi kuşattılar beni,
Çevremi tümüyle sardılar.
Mez.88:
18 Eşi dostu benden uzaklaştırdın,
Tek dostum karanlık kaldı.
89. Mezmur
Ezrahlı
Eytan'ın Maskili
BÖLÜM 89
Mez.89: 1 RAB'bin sevgisini sonsuza dek
ezgilerle öveceğim,
Sadakatini bütün kuşaklara bildireceğim.
Mez.89:
2 Sevgin sonsuza dek ayakta kalır diyeceğim,
Sadakatini gökler kadar kalıcı
kıldın.
Mez.89: 3 Dedin ki, "Seçtiğim adamla antlaşma yaptım,
Kulum
Davut'a şöyle ant içtim:
Mez.89: 4 'Soyunu sonsuza dek sürdüreceğim,
Tahtını kuşaklar boyunca sürekli kılacağım." *
Mez.89: 5 Ya RAB, gökler
över harikalarını,
Kutsallar topluluğunda övülür sadakatin.
Mez.89:
6 Çünkü göklerde RAB'be kim eş koşulur?
Kim benzer RAB'be ilahi varlıklar
arasında?
Mez.89: 7 Kutsallar topluluğunda Tanrı korku uyandırır,
Çevresindekilerin
hepsinden ulu ve müthiştir.
Mez.89: 8 Ya RAB, Her Şeye Egemen Tanrı,
Senin gibi güçlü RAB var mı?
Sadakatin çevreni sarar.
Mez.89: 9 Sen
kudurmuş denizler üzerinde egemenlik sürer,
Dalgalar kabardıkça onları dindirirsin.
Mez.89:
10 Sen Rahav'ı*fm* leş ezer gibi ezdin,
Güçlü kolunla düşmanlarını dağıttın.
D
Not 89:10 "Rahav": Deniz, deniz canavarı ya da Mısır gibi güçlü
düşmanları
kastediyor.
Mez.89: 11 Gökler senindir, yeryüzü de senin;
Dünyanın ve
içindeki her şeyin temelini sen attın.
Mez.89: 12 Kuzeyi, güneyi sen yarattın,
Tavor ve Hermon dağları
Sana sevincini dile getiriyor.
Mez.89: 13 Kolun
güçlüdür,
Elin kudretli, sağ elin yüce.
Mez.89: 14 Tahtın adalet ve
doğruluk üzerine kurulu,
Sevgi ve sadakat önünsıra gider.
Mez.89: 15
Ne mutlu sevinç çığlıkları atmasını bilen halka, ya RAB!
Yüzünün ışığında
yürürler.
Mez.89: 16 Gün boyu senin adınla sevinir,
Doğruluğunla yücelirler.
Mez.89:
17 Çünkü sen onların gücü ve yüceliğisin,
Lütfun sayesinde gücümüz artar.
Mez.89:
18 Kalkanımız RAB'be,
Kralımız İsrail'in Kutsalı'na aittir.
Mez.89:
19 Geçmişte bir görüm aracılığıyla,
Sadık kullarına şöyle dedin:
"Bir
yiğide yardım ettim,
Halkın içinden bir genci yükselttim.
Mez.89: 20
Kulum Davut'u buldum,
Kutsal yağımla onu meshettim*.
Mez.89: 21 Elim
ona destek olacak,
Kolum güç verecek.
Mez.89: 22 Düşman onu haraca bağlayamayacak*fn*,
Kötüler onu ezmeyecek.
D Not 89:22 "Haraca bağlayamayacak" ya da
"Aldatamayacak".
Mez.89: 23 Düşmanlarını onun önünde kıracağım,
Ondan nefret edenleri vuracağım.
Mez.89: 24 Sadakatim, sevgim ona destek
olacak,
Benim adımla gücü yükselecek.
Mez.89: 25 Sağ elini denizin,
Irmakların üzerine egemen kılacağım.
Mez.89: 26 'Babam sensin diye seslenecek
bana,
'Tanrım, kurtuluşumun kayası.
Mez.89: 27 Ben de onu ilk oğlum,
Dünyadaki kralların en yücesi kılacağım.
Mez.89: 28 Sonsuza dek ona sevgi
göstereceğim,
Onunla yaptığım antlaşma hiç bozulmayacak.
Mez.89: 29
Soyunu sonsuza dek,
Tahtını gökler durduğu sürece sürdüreceğim.
Mez.89:
30 "Çocukları yasamdan ayrılır,
İlkelerime göre yaşamazsa;
Mez.89:
31 Kurallarımı bozar,
Buyruklarıma uymazsa,
Mez.89: 32 İsyanlarını sopayla,
Suçlarını dayakla cezalandıracağım.
Mez.89: 33 Ama onu sevmekten vazgeçmeyecek,
Sadakatime sırt çevirmeyeceğim.
Mez.89: 34 Antlaşmamı bozmayacak,
Ağzımdan
çıkan sözü değiştirmeyeceğim.
Mez.89: 35 Bir kez kutsallığım üstüne ant
içtim,
Davut'a yalan söylemeyeceğim.
Mez.89: 36 Onun soyu sonsuza dek
sürecek,
Tahtı karşımda güneş gibi duracak,
Mez.89: 37 Göklerde güvenilir
bir tanık olan ay gibi
Sonsuza dek kalacak."
Mez.89: 38 Ama sen
reddettin, sırt çevirdin,
Çok öfkelendin meshettiğin* krala.
Mez.89:
39 Kulunla yaptığın antlaşmadan vazgeçtin,
Onun tacını yere atıp kirlettin.
Mez.89:
40 Yıktın bütün surlarını,
Viran ettin kalelerini.
Mez.89: 41 Yoldan
geçen herkes onu yağmaladı,
Yüzkarası oldu komşularına.
Mez.89: 42 Hasımlarının
sağ elini onun üstüne kaldırdın,
Bütün düşmanlarını sevindirdin.
Mez.89:
43 Kılıcının ağzını başka yöne çevirdin,
Savaşta ona yan çıkmadın.
Mez.89:
44 Görkemine son verdin,
Tahtını yere çaldın.
Mez.89: 45 Gençlik günlerini
kısalttın,
Onu utanca boğdun.
Mez.89: 46 Ne zamana dek, ya RAB?
Sonsuza dek mi gizleneceksin?
Ne zamana dek öfken alev alev yanacak?
Mez.89:
47 Anımsa ömrümün ne çabuk geçtiğini,
Ne boş yaratmışsın insanoğlunu!
Mez.89:
48 Var mı yaşayıp da ölümü görmeyen,
Ölüler diyarının pençesinden canını kurtaran?
Mez.89: 49 Ya Rab, nerede o eski sevgin?
Davut'a göstereceğine ant
içtiğin o sadık sevgin!
Mez.89: 50-51 Anımsa, ya Rab, kullarının nasıl rezil
olduğunu,
Bütün halkların hakaretini bağrımda nasıl taşıdığımı,
Düşmanlarının
hakaretini, ya RAB,
Meshettiğin kralın attığı adıma edilen hakaretleri.
Mez.89:
52 Sonsuza dek övgüler olsun RAB'be!
Amin! Amin!
4.KİTAP
90.
Mezmur
Tanrı adamı Musa'nın duası
BÖLÜM 90
Mez.90: 1 Ya Rab, barınak
oldun bize
Kuşaklar boyunca.
Mez.90: 2 Dağlar var olmadan,
Daha
evreni ve dünyayı yaratmadan,
Öncesizlikten sonsuzluğa dek Tanrı sensin.
Mez.90:
3 İnsanı toprağa döndürürsün,
"Ey insanoğulları, toprağa dönün!"
diyerek.
Mez.90: 4 Çünkü senin gözünde bin yıl
Geçmiş bir gün, dün gibi,
Bir gece nöbeti gibidir.
Mez.90: 5 İnsanları bir düş gibi siler, süpürürsün,
Sabah biten ot misali:
Mez.90: 6 Sabah filizlenir, büyür,
Akşam solar,
kurur.
Mez.90: 7 Eriyip bitiyoruz senin öfkenden,
Kızgınlığından dehşete
düşüyoruz.
Mez.90: 8 Suçlarımızı önüne,
Gizli günahlarımızı yüzünün
ışığına çıkardın.
Mez.90: 9 Gazabından kısalıyor günlerimiz,
Bir soluk
gibi tükeniyor yıllarımız.
Mez.90: 10 Ömrümüz yetmiş yıl sürüyor,
Bilemedin
seksen, o da sağlıklıysak;
En güzel yıllar da zahmetle, kederle geçiyor,
Çabucak bitiyor, uçup gidiyoruz.
Mez.90: 11 Kim bilir gazabının gücünü?
Çünkü öfken sana duyulan korku kadar güçlüdür.
Mez.90: 12 Bu yüzden günlerimizi
saymayı bize öğret ki,
Bilgelik kazanalım.
Mez.90: 13 Vazgeç, ya RAB!
Öfken ne zamana dek sürecek?
Acı kullarına!
Mez.90: 14 Sabah bizi sevginle
doyur,
Ömrümüz boyunca sevinçle haykıralım.
Mez.90: 15 Kaç gün bizi
sıkıntıya soktunsa,
Kaç yıl çile çektirdinse,
O kadar sevindir bizi.
Mez.90:
16 Yaptıkların kullarına,
Görkemin onların çocuklarına görünsün.
Mez.90:
17 Tanrımız Rab bizden hoşnut kalsın.
Ellerimizin emeğini boşa çıkarma.
Evet, ellerimizin emeğini boşa çıkarma.
91. Mezmur
BÖLÜM 91
Mez.91:
1 Yüceler Yücesi'nin barınağında oturan,
Her Şeye Gücü Yeten'in gölgesinde
barınır.
Mez.91: 2 "O benim sığınağım, kalemdir" derim RAB için,
"Tanrım'dır, O'na güvenirim."
Mez.91: 3 Çünkü O seni avcı tuzağından,
Ölümcül hastalıktan kurtarır.
Mez.91: 4 Seni kanatlarının altına alır,
Onların altına sığınırsın.
O'nun sadakati senin kalkanın, siperin olur.
Mez.91:
5-6 Ne gecenin dehşetinden korkarsın,
Ne gündüz uçan oktan,
Ne karanlıkta
dolaşan hastalıktan,
Ne de öğleyin yok eden kırgından.
Mez.91: 7 Yanında
bin kişi,
Sağında on bin kişi kırılsa bile,
Sana dokunmaz.
Mez.91:
8 Sen yalnız kendi gözlerinle seyredecek,
Kötülerin cezasını göreceksin.
Mez.91:
9 Sen RAB'bi kendine sığınak,
Yüceler Yücesi'ni konut edindiğin için,
Mez.91:
10 Başına kötülük gelmeyecek,
Çadırına felaket yaklaşmayacak.
Mez.91:
11 Çünkü Tanrı meleklerine buyruk verecek,
Gideceğin her yerde seni korusunlar
diye.
Mez.91: 12 Elleri üzerinde taşıyacaklar seni,
Ayağın bir taşa
çarpmasın diye.
Mez.91: 13 Aslanın, kobranın üzerine basıp geçeceksin,
Genç aslanı, yılanı çiğneyeceksin.
Mez.91: 14 "Beni sevdiği için
Onu kurtaracağım" diyor RAB,
"Beni iyi tanıdığı için
Ona kale
olacağım.
Mez.91: 15 Bana seslenince onu yanıtlayacağım,
Sıkıntıda onun
yanında olacağım,
Kurtarıp yücelteceğim onu.
Mez.91: 16 Onu uzun ömürle
doyuracak,
Ona kurtarışımı göstereceğim."
92. Mezmur
Mezmur
- Şabat Günü* için ilahi
BÖLÜM 92
Mez.92: 1-3 Ya RAB, sana şükretmek,
Ey Yüceler Yücesi, adını ilahilerle övmek,
Sabah sevgini,
Gece sadakatini,
On telli sazla, çenk ve lirle duyurmak ne güzel!
Mez.92: 4 Çünkü yaptıklarınla
beni sevindirdin, ya RAB,
Ellerinin işi karşısında sevinç ilahileri okuyorum.
Mez.92:
5 Yaptıkların ne büyüktür, ya RAB,
Düşüncelerin ne derin!
Mez.92: 6
Aptal insan bilemez,
Budala akıl erdiremez:
Mez.92: 7 Kötüler mantar
gibi bitse,
Suçlular pıtrak gibi açsa bile,
Bu onların sonsuza dek yok
oluşu demektir.
Mez.92: 8 Ama sen sonsuza dek yücesin, ya RAB.
Mez.92:
9 Ya RAB, düşmanların kesinlikle,
Evet, kesinlikle yok olacak,
Suç işleyen
herkes dağılacak.
Mez.92: 10 Beni yaban öküzü kadar güçlü kıldın,
Taze
zeytinyağını başıma döktün.
Mez.92: 11 Gözlerim düşmanlarımın bozgununu
gördü,
Kulaklarım bana saldıran kötülerin sonunu duydu.
Mez.92: 12 Doğru
insan hurma ağacı gibi serpilecek,
Lübnan sediri gibi yükselecek.
Mez.92:
13 RAB'bin evinde dikilmiş,
Tanrımız'ın avlularında serpilecek.
Mez.92:
14 Böyleleri yaşlanınca da meyve verecek,
Taptaze ve yeşil kalacaklar.
Mez.92:
15 "RAB doğrudur! Kayamdır benim!
O'nda haksızlık bulunmaz!" diye
duyuracaklar.
93. Mezmur
BÖLÜM 93
Mez.93: 1 RAB egemenlik sürüyor,
görkeme bürünmüş,
Kudret giyinip kuşanmış.
Dünya sağlam kurulmuş, sarsılmaz.
Mez.93:
2 Ya RAB, tahtın öteden beri kurulmuş,
Varlığın öncesizliğe uzanır.
Mez.93:
3 Denizler gürlüyor, ya RAB,
Denizler gümbür gümbür gürlüyor,
Denizler
dalgalarını çınlatıyor.
Mez.93: 4 Yücelerdeki RAB engin suların gürleyişinden,
Denizlerin azgın dalgalarından
Daha güçlüdür.
Mez.93: 5 Koşulların hep
geçerlidir;
Tapınağına kutsallık yaraşır
Sonsuza dek, ya RAB.
94. Mezmur
BÖLÜM 94
Mez.94: 1 Ya RAB, öç alıcı Tanrı,
Saç ışığını,
ey öç alıcı Tanrı!
Mez.94: 2 Kalk, ey yeryüzünün yargıcı,
Küstahlara
hak ettikleri cezayı ver!
Mez.94: 3 Kötüler ne zamana dek, ya RAB,
Ne
zamana dek sevinip coşacak?
Mez.94: 4 Ağızlarından küstahlık dökülüyor,
Suç işleyen herkes övünüyor.
Mez.94: 5 Halkını eziyorlar, ya RAB,
Kendi
halkına eziyet ediyorlar.
Mez.94: 6 Dulu, garibi boğazlıyor,
Öksüzleri
öldürüyorlar.
Mez.94: 7 "RAB görmez" diyorlar,
"Yakup'un
Tanrısı dikkat etmez."
Mez.94: 8 Ey halkın içindeki budalalar, dikkat
edin;
Ey aptallar, ne zaman akıllanacaksınız?
Mez.94: 9 Kulağı yaratan
işitmez mi?
Göze biçim veren görmez mi?
Mez.94: 10 Ulusları yola getiren
yargılamaz mı?
İnsanı eğiten bilmez mi?
Mez.94: 11 RAB insanın düşüncelerinin
Boş olduğunu bilir.
Mez.94: 12 Ne mutlu, ya RAB, yola getirdiğin,
Yasanı
öğrettiğin insana!
Mez.94: 13 Kötüler için çukur kazılıncaya dek,
Onu
sıkıntılı günlerden kurtarıp rahatlatırsın.
Mez.94: 14 Çünkü RAB halkını
reddetmez,
Kendi halkını terk etmez.
Mez.94: 15 Adalet yine doğruluk
üzerine kurulacak,
Yüreği temiz olan herkes ona uyacak.
Mez.94: 16 Kötülere
karşı beni kim savunacak?
Kim benim için suçlulara karşı duracak?
Mez.94:
17 RAB yardımcım olmasaydı,
Şimdiye dek sessizlik diyarına göçmüştüm bile.
Mez.94:
18 "Ayağım kayıyor" dediğimde,
Sevgin ayakta tutar beni, ya RAB.
Mez.94:
19 Kaygılar içimi sarınca,
Senin avutmaların gönlümü sevindirir.
Mez.94:
20 Yasaya dayanarak haksızlık yapan koltuk sahibi
Seninle bağdaşır mı?
Mez.94:
21 Onlar doğruya karşı birleşiyor,
Suçsuzu ölüme mahkûm ediyorlar.
Mez.94:
22 Ama RAB bana kale oldu,
Tanrım sığındığım kaya oldu.
Mez.94: 23 Tanrımız
RAB yaptıkları kötülüğü
Kendi başlarına getirecek,
Kötülükleri yüzünden
köklerini kurutacak,
Evet, köklerini kurutacak.
95. Mezmur
BÖLÜM 95
Mez.95: 1 Gelin, RAB'be sevinçle haykıralım,
Bizi kurtaran kayaya
sevinç çığlıkları atalım,
Mez.95: 2 Şükranla huzuruna çıkalım,
O'na
sevinç ilahileri yükseltelim!
Mez.95: 3 Çünkü RAB ulu Tanrı'dır,
Bütün
ilahların üstünde ulu kraldır.
Mez.95: 4 Yerin derinlikleri O'nun elindedir,
Dağların dorukları da O'nun.
Mez.95: 5 Deniz O'nundur, çünkü O yarattı,
Karaya da O'nun elleri biçim verdi.
Mez.95: 6 Gelin, tapınalım, eğilelim,
Bizi yaratan RAB'bin önünde diz çökelim.
Mez.95: 7 Çünkü O Tanrımız'dır,
Bizse O'nun otlağının halkı,
Elinin altındaki koyunlarız.
Bugün sesini
duyarsanız,
Mez.95: 8 Meriva'da*fo*, o gün çölde, Massa'da*fö* olduğu gibi,
Yüreklerinizi nasırlaştırmayın.
D Not 95:8 "Meriva": "Çıkışma"
anlamına gelir (bkz. Çık.17:7).
95:8 "Massa": "Deneme"
anlamına gelir (bkz. Çık.17:7).
Mez.95: 9 Yaptıklarımı görmelerine karşın,
Atalarınız orada beni sınayıp denediler.
Mez.95: 10 Kırk yıl o kuşaktan
hep iğrendim,
"Yüreği kötü yola sapan bir halktır" dedim,
"Yollarımı
bilmiyorlar."
Mez.95: 11 Bu yüzden öfkeyle ant içtim:
"Huzur
diyarıma*fp* asla girmeyecekler!"
D Not 95:11 "Huzur diyarıma",
yani "Vaat edilen toprağa"
(bkz. Say.14:26-35; İbr.4:1-7).
96.
Mezmur
(1Ta.16:23-33)
BÖLÜM 96
Mez.96: 1 Yeni bir ezgi söyleyin
RAB'be!
Ey bütün dünya, RAB'be ezgiler söyleyin!
Mez.96: 2 Ezgi söyleyin,
RAB'bin adını övün,
Her gün duyurun kurtarışını!
Mez.96: 3 Görkemini
uluslara,
Harikalarını bütün halklara anlatın!
Mez.96: 4 Çünkü RAB uludur,
yalnız O övgüye değer,
İlahlardan çok O'ndan korkulur.
Mez.96: 5 Halkların
bütün ilahları bir hiçtir,
Oysa gökleri yaratan RAB'dir.
Mez.96: 6 Yücelik,
ululuk O'nun huzurundadır,
Güç ve güzellik O'nun tapınağındadır.
Mez.96:
7 Ey bütün halklar, RAB'bi övün,
RAB'bin gücünü, yüceliğini övün,
Mez.96:
8 RAB'bin görkemini adına yaraşır biçimde övün,
Sunular getirip avlularına
girin!
Mez.96: 9 Kutsal giysiler içinde RAB'be tapının!
Titreyin O'nun
önünde, ey bütün yeryüzündekiler!
Mez.96: 10 Uluslara, "RAB egemenlik
sürüyor" deyin.
Dünya sağlam kurulmuş, sarsılmaz.
O halkları adaletle
yargılar.
Mez.96: 11 Sevinsin gökler, coşsun yeryüzü!
Gürlesin deniz
içindekilerle birlikte!
Mez.96: 12-13 Bayram etsin kırlar ve üzerindekiler!
O zaman RAB'bin önünde bütün orman ağaçları
Sevinçle haykıracak.
Çünkü
O geliyor!
Yeryüzünü yargılamaya geliyor.
Dünyayı adaletle,
Halkları
kendi gerçeğiyle yönetecek.
97. Mezmur
BÖLÜM 97
Mez.97: 1 RAB
egemenlik sürüyor, coşsun yeryüzü,
Bütün kıyı halkları sevinsin!
Mez.97:
2 Bulut ve zifiri karanlık sarmış çevresini,
Doğruluk ve adalettir tahtının
temeli.
Mez.97: 3 Ateş yürüyor O'nun önünde,
Düşmanlarını yakıyor çevrede.
Mez.97:
4 Şimşekleri dünyayı aydınlatır,
Yeryüzü görüp titrer.
Mez.97: 5 Dağlar
balmumu gibi erir,
RAB'bin, bütün yeryüzünün Rab'bi önünde.
Mez.97:
6 Gökler O'nun doğruluğunu duyurur,
Bütün halklar görkemini görür.
Mez.97:
7 Utansın puta tapanlar,
Değersiz putlarla övünenler!
RAB'be tapın, ey
bütün ilahlar!
Mez.97: 8 Siyon seviniyor yargılarını duyunca, ya RAB,
Yahuda kentleri coşuyor.
Mez.97: 9 Çünkü sensin, ya RAB, bütün yeryüzünün
en yücesi,
Bütün ilahların üstündesin, çok ulusun.
Mez.97: 10 Ey sizler,
RAB'bi sevenler, kötülükten tiksinin.
O sadık kullarının canını korur,
Onları kötülerin elinden kurtarır.
Mez.97: 11 Doğrulara ışık,
Temiz
yüreklilere sevinç saçar.
Mez.97: 12 Ey doğrular, RAB'de sevinç bulun,
Kutsallığını anarak O'na şükredin!
98. Mezmur
Mezmur
BÖLÜM 98
Mez.98:
1 Yeni bir ezgi söyleyin RAB'be.
Çünkü harikalar yaptı,
Zaferler kazandı
sağ eli ve kutsal koluyla.
Mez.98: 2 RAB ulusların gözü önüne serdi kurtarışını,
Zaferini bildirdi.
Mez.98: 3 İsrail halkına sevgisini,
Sadakatini anımsadı;
Tanrımız'ın zaferini gördü dünyanın dört bucağı.
Mez.98: 4 Sevinç çığlıkları
yükseltin RAB'be, ey yeryüzündekiler!
Sevinç ilahileriyle yeri göğü çınlatın!
Mez.98:
5 Lirle ezgiler sunun RAB'be,
Lir ve müzik eşliğinde!
Mez.98: 6 Boru
ve borazan eşliğinde
Sevinç çığlıkları atın Kral olan RAB'bin önünde.
Mez.98:
7 Gürlesin deniz ve içindekiler,
Gürlesin yeryüzü ve üzerindekiler.
Mez.98:
8-9 El çırpsın ırmaklar,
Sevinçle haykırsın dağlar
RAB'bin önünde!
Çünkü O geliyor
Yeryüzünü yönetmeye.
Dünyayı adaletle,
Halkları doğrulukla
yönetecek.
99. Mezmur
BÖLÜM 99
Mez.99: 1 RAB egemenlik sürüyor,
titresin halklar!
Keruvlar* arasında tahtına oturmuş,
Sarsılsın yeryüzü!
Mez.99:
2 RAB Siyon'da uludur,
Yücedir O, bütün halklara egemendir.
Mez.99:
3 Övsünler büyük, müthiş adını!
O kutsaldır.
Mez.99: 4 Ey adaleti seven
güçlü kral,
Eşitliği sen sağladın,
Yakup soyunda doğru ve adil olanı sen
yaptın.
Mez.99: 5 Yüceltin Tanrımız RAB'bi,
Ayaklarının taburesi önünde
tapının!
O kutsaldır.
Mez.99: 6 Musa'yla Harun O'nun kâhinlerindendi,
Samuel de O'na yakaranlar arasında.
RAB'be seslenirlerdi,
O da yanıtlardı.
Mez.99:
7 Bulut sütunu içinden onlarla konuştu,
Uydular O'nun buyruklarına,
Kendilerine
verdiği kurallara.
Mez.99: 8 Ya RAB Tanrımız, yanıt verdin onlara;
Bağışlayıcı
bir Tanrı oldun,
Ama yaptıkları kötülüğü cezasız bırakmadın.
Mez.99:
9 Tanrımız RAB'bi yüceltin,
Tapının O'na kutsal dağında!
Çünkü Tanrımız
RAB kutsaldır.
100. Mezmur
Mezmur - Şükretmek için
BÖLÜM 100
Mez.100: 1 Ey bütün dünya, RAB'be sevinç çığlıkları yükseltin!
Mez.100: 2 O'na neşeyle
kulluk edin,
Sevinç ezgileriyle çıkın huzuruna!
Mez.100: 3 Bilin ki
RAB Tanrı'dır.
Bizi yaratan O'dur, biz de O'nunuz*fr*,
O'nun halkı, otlağının
koyunlarıyız.
D Not 100:3 "Biz de O'nunuz" ya da "Kendimiz değil".
Mez.100:
4 Kapılarına şükranla,
Avlularına övgüyle girin!
Şükredin O'na, adına
övgüler sunun!
Mez.100: 5 Çünkü RAB iyidir,
Sevgisi sonsuzdur.
Sadakati
kuşaklar boyunca sürer.
101. Mezmur
Davut'un mezmuru
BÖLÜM 101
Mez.101:
1 Sevgini ve adaletini ezgilerle anacağım,
Seni ilahilerle öveceğim, ya RAB.
Mez.101:
2 Dürüst davranmaya özen göstereceğim,
Ne zaman geleceksin bana?
Temiz
bir yaşam süreceğim evimde,
Mez.101: 3 Önümde alçaklığa izin vermeyeceğim.
Tiksinirim döneklerin işinden,
Etkilemez beni.
Mez.101: 4 Uzak olsun
benden sapıklık,
Tanımak istemem kötülüğü.
Mez.101: 5 Yok ederim dostunu
gizlice çekiştireni,
Katlanamam tepeden bakan, gururlu insana.
Mez.101:
6 Gözüm ülkenin sadık insanları üzerinde olacak,
Yanımda oturmalarını isterim;
Bana dürüst yaşayan kişi hizmet edecek.
Mez.101: 7 Dolap çeviren evimde
oturmayacak,
Yalan söyleyen gözümün önünde durmayacak.
Mez.101: 8 Her
sabah ülkedeki kötüleri yok ederek
Bütün haksızları RAB'bin kentinden söküp
atacağım.
102. Mezmur
Zayıf düşünce derdini RAB'be döken mazlumun duası
BÖLÜM 102
Mez.102: 1 Ya RAB, duamı işit,
Yakarışım sana erişsin.
Mez.102:
2 Sıkıntılı günümde yüzünü benden gizleme,
Kulak ver sesime,
Seslenince
yanıt ver bana hemen.
Mez.102: 3 Çünkü günlerim duman gibi yok oluyor,
Kemiklerim ateş gibi yanıyor.
Mez.102: 4 Yüreğim kırgın yemiş ot gibi kurudu,
Ekmek yemeyi bile unuttum.
Mez.102: 5 Bir deri bir kemiğe döndüm
Acı
acı inlemekten.
Mez.102: 6 Issız yerlerdeki ishakkuşunu andırıyorum,
Viranelerdeki kukumav gibiyim.
Mez.102: 7 Gözüme uyku girmiyor,
Damda
yalnız kalmış bir kuş gibiyim.
Mez.102: 8 Düşmanlarım bütün gün bana hakaret
ediyor,
Bana dil uzatanlar adımı lanet için kullanıyor.
Mez.102: 9-10
Kızıp öfkelendiğin için
Külü ekmek gibi yiyor,
İçeceğime gözyaşı katıyorum.
Beni kaldırıp bir yana attın.
Mez.102: 11 Günlerim akşam uzayan gölge gibi
yitmekte,
Ot gibi sararmaktayım.
Mez.102: 12 Ama sen, sonsuza dek tahtında
oturursun, ya RAB,
Ünün kuşaklar boyu sürer.
Mez.102: 13 Kalkıp Siyon'a
sevecenlik göstereceksin,
Çünkü onu kayırmanın zamanıdır, beklenen zaman geldi.
Mez.102:
14 Kulların onun taşlarından hoşlanır,
Tozunu bile severler.
Mez.102:
15 Uluslar RAB'bin adından,
Yeryüzü kralları görkeminden korkacak.
Mez.102:
16 Çünkü RAB Siyon'u yeniden kuracak,
Görkem içinde görünecek.
Mez.102:
17 Yoksulların duasına kulak verecek,
Yalvarışlarını asla hor görmeyecek.
Mez.102:
18 Bunlar gelecek kuşak için yazılsın,
Öyle ki, henüz doğmamış insanlar
RAB'be övgüler sunsun.
Mez.102: 19 RAB yücelerdeki kutsal katından aşağı
baktı,
Göklerden yeryüzünü gözetledi,
Mez.102: 20 Tutsakların iniltisini
duymak,
Ölüm mahkûmlarını kurtarmak için.
Mez.102: 21-22 Böylece halklar
ve krallıklar
RAB'be tapınmak için toplanınca,
O'nun adı Siyon'da,
Övgüsü Yeruşalim'de duyurulacak.
Mez.102: 23 RAB gücümü kırdı yaşam yolunda,
Ömrümü kısalttı.
Mez.102: 24 "Ey Tanrım, ömrümün ortasında canımı alma!"
dedim.
"Senin yılların kuşaklar boyu sürer!
Mez.102: 25 "Çok
önceden attın dünyanın temellerini,
Gökler de senin ellerinin yapıtıdır.
Mez.102:
26 Onlar yok olacak, ama sen kalıcısın.
Hepsi bir giysi gibi eskiyecek.
Onları bir kaftan gibi değiştireceksin,
Geçip gidecekler.
Mez.102: 27
Ama sen hep aynısın,
Yılların tükenmeyecek.
Mez.102: 28 Gözetiminde
yaşayacak kullarının çocukları,
Senin önünde duracak soyları."
103.
Mezmur
Davut'un mezmuru
BÖLÜM 103
Mez.103: 1 RAB'be övgüler sun,
ey gönlüm!
O'nun kutsal adına övgüler sun, ey bütün varlığım!
Mez.103:
2 RAB'be övgüler sun, ey canım!
İyiliklerinin hiçbirini unutma!
Mez.103:
3 Bütün suçlarını bağışlayan,
Bütün hastalıklarını iyileştiren,
Mez.103:
4 Canını ölüm çukurundan kurtaran,
Sana sevgi ve sevecenlik tacı giydiren,
Mez.103:
5 Yaşam boyu seni iyiliklerle doyuran O'dur,
Bu nedenle gençliğin kartalınki
gibi tazelenir.
Mez.103: 6 RAB bütün düşkünlere
Hak ve adalet sağlar.
Mez.103:
7 Kendi yöntemlerini Musa'ya,
İşlerini İsrailliler'e açıkladı.
Mez.103:
8 RAB sevecen ve lütfedendir,
Tez öfkelenmez, sevgisi engindir.
Mez.103:
9 Sürekli suçlamaz,
Öfkesini sonsuza dek sürdürmez.
Mez.103: 10 Bize
günahlarımıza göre davranmaz,
Suçlarımızın karşılığını vermez.
Mez.103:
11 Çünkü gökler yeryüzünden ne kadar yüksekse,
Kendisinden korkanlara karşı
sevgisi de o kadar büyüktür.
Mez.103: 12 Doğu batıdan ne kadar uzaksa,
O kadar uzaklaştırdı bizden isyanlarımızı.
Mez.103: 13 Bir baba çocuklarına
nasıl sevecen davranırsa,
RAB de kendisinden korkanlara öyle sevecen davranır.
Mez.103:
14 Çünkü mayamızı bilir,
Toprak olduğumuzu anımsar.
Mez.103: 15 İnsana
gelince, ota benzer ömrü,
Kır çiçeği gibi serpilir;
Mez.103: 16 Rüzgar
üzerine esince yok olur gider,
Bulunduğu yer onu tanımaz.
Mez.103: 17-18
Ama RAB kendisinden korkanları sonsuza dek sever,
Antlaşmasına uyan
Ve
buyruklarına uymayı anımsayan soylarına adil davranır.
Mez.103: 19 RAB tahtını
göklere kurmuştur,
O'nun egemenliği her yeri kapsar.
Mez.103: 20 RAB'be
övgüler sunun, ey sizler, O'nun melekleri,
O'nun sözünü dinleyen,
Söylediklerini
yerine getiren güç sahipleri!
Mez.103: 21 RAB'be övgüler sunun, ey sizler,
O'nun bütün göksel orduları,
İsteğini yerine getiren kulları!
Mez.103:
22 RAB'be övgüler sunun,
Ey O'nun egemen olduğu yerlerdeki bütün yaratıklar!
RAB'be övgüler sun, ey gönlüm!
104. Mezmur
BÖLÜM 104
Mez.104:
1 RAB'be övgüler sun, ey gönlüm!
Ya RAB Tanrım, ne ulusun!
Görkem ve yücelik
kuşanmışsın,
Mez.104: 2 Bir kaftana bürünür gibi ışığa bürünmüşsün.
Gökleri bir çadır gibi geren,
Mez.104: 3 Evini yukarıdaki sular üzerine
kuran,
Bulutları kendine savaş arabası yapan,
Rüzgarın kanatları üzerinde
gezen,
Mez.104: 4 Rüzgarları kendine haberci,
Yıldırımları hizmetkâr
eden sensin*fs*.
D Not 104:4 "Rüzgarları kendine haberci, yıldırımları
hizmetkâr eden sensin" ya da "Meleklerini rüzgarlar, hizmetkârlarını
ateş alevleri yapan sensin".
Mez.104: 5 Yeryüzünü temeller üzerine
kurdun,
Asla sarsılmasın diye.
Mez.104: 6 Engini ona bir giysi gibi
giydirdin,
Sular dağların üzerinde durdu.
Mez.104: 7 Sen kükreyince
sular kaçtı,
Göğü gürletince hemen çekildi.
Mez.104: 8 Dağları aşıp
derelere aktı,
Onlar için belirlediğin yerlere doğru.
Mez.104: 9 Bir
sınır koydun önlerine,
Geçmesinler, gelip yeryüzünü bir daha kaplamasınlar
diye.
Mez.104: 10 Vadilerde fışkırttığın pınarlar,
Dağların arasından
akar.
Mez.104: 11 Bütün kır hayvanlarını suvarır,
Yaban eşeklerinin
susuzluğunu giderirler.
Mez.104: 12 Kuşlar yanlarında yuva kurar,
Dalların
arasında ötüşürler.
Mez.104: 13 Gökteki evinden dağları sularsın,
Yeryüzü
işlerinin meyvesine doyar.
Mez.104: 14 Hayvanlar için ot,
İnsanların
yararı için bitkiler yetiştirirsin;
İnsanlar ekmeğini topraktan çıkarsın diye,
Mez.104:
15 Yüreklerini sevindiren şarabı,
Yüzlerini güldüren zeytinyağını,
Güçlerini
arttıran ekmeği hep sen verirsin.
Mez.104: 16 RAB'bin ağaçları,
Kendi
diktiği Lübnan sedirleri suya doyar.
Mez.104: 17 Kuşlar orada yuva yapar,
Leyleğin evi ise çamlardadır.
Mez.104: 18 Yüksek dağlar dağ keçilerinin
uğrağı,
Kayalar kaya tavşanlarının* sığınağıdır.
Mez.104: 19 Mevsimleri
göstersin diye ayı,
Batacağı zamanı bilen güneşi yarattın.
Mez.104:
20 Karartırsın ortalığı, gece olur,
Başlar kıpırdamaya orman hayvanları.
Mez.104:
21 Genç aslan av peşinde kükrer,
Tanrı'dan yiyecek ister.
Mez.104: 22
Güneş doğunca
İnlerine çekilir, yatarlar.
Mez.104: 23 İnsan işine gider,
Akşama dek çalışmak için.
Mez.104: 24 Ya RAB, ne çok eserin var!
Hepsini
bilgece yaptın;
Yeryüzü yarattıklarınla dolu.
Mez.104: 25 İşte uçsuz
bucaksız denizler,
İçinde kaynaşan sayısız canlılar,
Büyük küçük yaratıklar.
Mez.104:
26 Orada gemiler dolaşır,
İçinde oynaşsın diye yarattığın Livyatan* da orada.
Mez.104:
27 Hepsi seni bekliyor,
Yiyeceklerini zamanında veresin diye.
Mez.104:
28 Sen verince onlar toplar,
Sen elini açınca onlar iyiliğe doyar.
Mez.104:
29 Yüzünü gizleyince dehşete kapılırlar,
Soluklarını kesince ölüp toprak olurlar.
Mez.104:
30 Ruhun'u gönderince var olurlar,
Yeryüzüne yeni yaşam verirsin.
Mez.104:
31 RAB'bin görkemi sonsuza dek sürsün!
Sevinsin RAB yaptıklarıyla!
Mez.104:
32 O bakınca yeryüzü titrer,
O dokununca dağlar tüter.
Mez.104: 33 Ömrümce
RAB'be ezgiler söyleyecek,
Var oldukça Tanrım'ı ilahilerle öveceğim.
Mez.104:
34 Düşüncem ona hoş görünsün,
Sevincim RAB olsun!
Mez.104: 35 Tükensin
dünyadaki günahlılar,
Yok olsun artık kötüler!
RAB'be övgüler sun, ey
gönlüm!
RAB'be övgüler sunun!
105. Mezmur
(1Ta.16:8-22)
BÖLÜM 105
Mez.105: 1 RAB'be şükredin, O'na yakarın,
Halklara duyurun yaptıklarını!
Mez.105:
2 O'nu ezgilerle, ilahilerle övün,
Bütün harikalarını anlatın!
Mez.105:
3 Kutsal adıyla övünün,
Sevinsin RAB'be yönelenler!
Mez.105: 4 RAB'be
ve O'nun gücüne bakın,
Durmadan O'nun yüzünü arayın!
Mez.105: 5-6 Ey
sizler, kulu İbrahim'in soyu,
Seçtiği Yakupoğulları,
O'nun yaptığı harikaları,
Olağanüstü işlerini
Ve ağzından çıkan yargıları anımsayın!
Mez.105:
7 Tanrımız RAB O'dur,
Yargıları bütün yeryüzünü kapsar.
Mez.105: 8-9
O antlaşmasını,
Bin kuşak için verdiği sözü,
İbrahim'le yaptığı antlaşmayı,
İshak için içtiği andı sonsuza dek anımsar.
Mez.105: 10-11 "Hakkınıza
düşen mülk olarak
Kenan ülkesini size vereceğim" diyerek,
Bunu Yakup
için bir kural,
İsrail'le sonsuza dek geçerli bir antlaşma yaptı.
Mez.105:
12 O zaman bir avuç insandılar,
Sayıca az ve ülkeye yabancıydılar.
Mez.105:
13 Bir ulustan öbürüne,
Bir ülkeden ötekine dolaşıp durdular.
Mez.105:
14 RAB kimsenin onları ezmesine izin vermedi,
Onlar için kralları bile payladı:
Mez.105:
15 "Meshettiklerime* dokunmayın,
Peygamberlerime kötülük etmeyin!"
dedi.
Mez.105: 16 Ülkeye kıtlık gönderdi,
Bütün yiyeceklerini yok etti.
Mez.105:
17 Önlerinden bir adam göndermişti,
Köle olarak satılan Yusuf'tu bu.
Mez.105:
18 Zincir vurup incittiler ayaklarını,
Demir halka geçirdiler boynuna,
Mez.105:
19 Söyledikleri gerçekleşinceye dek,
RAB'bin sözü onu sınadı.
Mez.105:
20 Kral adam gönderip Yusuf'u salıverdi,
Halklara egemen olan onu özgür kıldı.
Mez.105:
21 Onu kendi sarayının efendisi,
Bütün varlığının sorumlusu yaptı;
Mez.105:
22 Önderlerini istediği gibi eğitsin,
İleri gelenlerine akıl versin diye.
Mez.105:
23 O zaman İsrail Mısır'a gitti,
Yakup Ham ülkesine yerleşti.
Mez.105:
24 RAB halkını alabildiğine çoğalttı,
Düşmanlarından sayıca arttırdı onları.
Mez.105:
25 Sonunda tutumunu değiştirdi düşmanlarının:
Halkından tiksindiler,
Kullarına
kurnazca davrandılar.
Mez.105: 26 Kulu Musa'yı,
Seçtiği Harun'u gönderdi
aralarına.
Mez.105: 27 Onlar gösterdiler RAB'bin belirtilerini,
Ham
ülkesinde şaşılası işlerini.
Mez.105: 28 Karanlık gönderip ülkeyi karanlığa
bürüdü RAB,
Çünkü Mısırlılar O'nun sözlerine karşı gelmişti.
Mez.105:
29 Kana çevirdi sularını,
Öldürdü balıklarını.
Mez.105: 30 Ülkede kurbağalar
kaynaştı
Krallarının odalarına kadar.
Mez.105: 31 RAB buyurunca sinek
sürüleri,
Sivrisinekler üşüştü ülkenin her yanına.
Mez.105: 32 Dolu
yağdırdı yağmur yerine,
Şimşekler çaktırdı ülkelerinde.
Mez.105: 33
Bağlarını, incir ağaçlarını vurdu,
Parçaladı ülkenin ağaçlarını.
Mez.105:
34 O buyurunca çekirgeler,
Sayısız yavrular kaynadı.
Mez.105: 35 Ülkenin
bütün bitkilerini yediler,
Toprağın ürününü yiyip bitirdiler.
Mez.105:
36 RAB ülkede ilk doğanların hepsini,
İlk çocuklarını öldürdü.
Mez.105:
37 İsrailliler'i ülkeden altın ve gümüşle çıkardı,
Oymaklarından tek kişi
bile tökezlemedi.
Mez.105: 38 Onlar gidince Mısır sevindi,
Çünkü İsrail
korkusu çökmüştü Mısır'ın üzerine.
Mez.105: 39 RAB bulutu bir örtü gibi
yaydı üzerlerine,
Gece ateş verdi yollarını aydınlatsın diye.
Mez.105:
40 İstediler, bıldırcın gönderdi,
Göksel ekmekle doyurdu karınlarını.
Mez.105:
41 Kayayı yardı, sular fışkırdı,
Çorak topraklarda bir ırmak gibi aktı.
Mez.105:
42 Çünkü kutsal sözünü,
Kulu İbrahim'e verdiği sözü anımsadı.
Mez.105:
43 Halkını sevinç içinde,
Seçtiklerini sevinç çığlıklarıyla ülkeden çıkardı.
Mez.105:
44 Ulusların topraklarını verdi onlara.
Halkların emeğini miras aldılar;
Mez.105:
45 Kurallarını yerine getirsinler,
Yasalarına uysunlar diye.
RAB'be övgüler
sunun!
106. Mezmur
(1Ta.16:34-36)
BÖLÜM 106
Mez.106: 1 Övgüler
sunun, RAB'be!
RAB'be şükredin, çünkü O iyidir,
Sevgisi sonsuzdur.
Mez.106:
2 RAB'bin büyük işlerini kim anlatabilir,
Kim O'na yeterince övgü sunabilir?
Mez.106:
3 Ne mutlu adalete uyanlara,
Sürekli doğru olanı yapanlara!
Mez.106:
4 Ya RAB, halkına lütfettiğinde anımsa beni,
Onları kurtardığında ilgilen
benimle.
Mez.106: 5 Öyle ki, seçtiklerinin gönencini göreyim,
Ulusunun
sevincini,
Kendi halkının kıvancını paylaşayım.
Mez.106: 6 Atalarımız
gibi biz de günah işledik,
Suç işledik, kötülük ettik.
Mez.106: 7 Atalarımız
Mısır'dayken
Yaptığın harikaları anlamadı,
Çok kez gösterdiğin sevgiyi
anımsamadı,
Denizde, Kızıldeniz'de* başkaldırdılar.
Mez.106: 8 Buna
karşın RAB gücünü göstermek için,
Adı uğruna kurtardı onları.
Mez.106:
9 Kızıldeniz'i azarladı, kurudu deniz,
Yürüdüler enginde O'nun öncülüğünde,
Çölde yürür gibi.
Mez.106: 10 Kendilerinden nefret edenlerin elinden aldı
onları,
Düşmanlarının pençesinden kurtardı.
Mez.106: 11 Sular yuttu
hasımlarını,
Hiçbiri kurtulmadı.
Mez.106: 12 O zaman atalarımız O'nun
sözlerine inandılar,
Ezgiler söyleyerek O'nu övdüler.
Mez.106: 13 Ne
var ki, RAB'bin yaptıklarını çabucak unuttular,
Öğüt vermesini beklemediler.
Mez.106:
14 Özlemle kıvrandılar çölde,
Tanrı'yı denediler ıssız yerlerde.
Mez.106:
15 Tanrı onlara istediklerini verdi,
Ama üzerlerine yıpratıcı bir hastalık
gönderdi.
Mez.106: 16 Onlar ordugahlarında Musa'yı,
RAB'bin kutsal kulu
Harun'u kıskanınca,
Mez.106: 17 Yer yarıldı ve Datan'ı yuttu,
Aviram'la
yandaşlarının üzerine kapandı.
Mez.106: 18 Ateş kavurdu onları izleyenleri,
Alev yaktı kötüleri.
Mez.106: 19 Bir buzağı heykeli yaptılar Horev'de,
Dökme bir puta tapındılar.
Mez.106: 20 Tanrı'nın yüceliğini,
Ot yiyen
öküz putuna değiştirdiler.
Mez.106: 21 Unuttular kendilerini kurtaran Tanrı'yı,
Mısır'da yaptığı büyük işleri,
Mez.106: 22 Ham ülkesinde yarattığı harikaları,
Kızıldeniz kıyısında yaptığı müthiş işleri.
Mez.106: 23 Bu yüzden onları
yok edeceğini söyledi Tanrı,
Ama seçkin kulu Musa O'nun önündeki gedikte durarak,
Yok edici öfkesinden vazgeçirdi O'nu.
Mez.106: 24 Ardından hor gördüler
güzelim ülkeyi,
Tanrı'nın verdiği söze inanmadılar.
Mez.106: 25 Çadırlarında
söylendiler,
Dinlemediler RAB'bin sesini.
Mez.106: 26-27 Bu yüzden RAB
elini kaldırdı
Ve çölde onları yere sereceğine,
Soylarını ulusların arasına
saçacağına,
Onları öteki ülkelere dağıtacağına ant içti.
Mez.106: 28
Sonra Baal-Peor'a bel bağladılar,
Ölülere sunulan kurbanları yediler.
Mez.106:
29 Öfkelendirdiler RAB'bi yaptıklarıyla,
Salgın hastalık çıktı aralarında.
Mez.106:
30 Ama Pinehas kalkıp araya girdi,
Felaketi önledi.
Mez.106: 31 Bu doğruluk
sayıldı ona,
Kuşaklar boyu, sonsuza dek sürecek bu.
Mez.106: 32 Yine
RAB'bi öfkelendirdiler Meriva suları yanında,
Musa'nın başına dert açıldı
onlar yüzünden;
Mez.106: 33 Çünkü onu sinirlendirdiler,
O da düşünmeden
konuştu.
Mez.106: 34 RAB'bin onlara buyurduğu gibi
Yok etmediler halkları,
Mez.106:
35 Tersine öteki uluslara karıştılar,
Onların törelerini öğrendiler.
Mez.106:
36 Putlarına taptılar,
Bu da onlara tuzak oldu.
Mez.106: 37 Oğullarını,
kızlarını
Cinlere kurban ettiler.
Mez.106: 38 Kenan putlarına kurban
olsun diye
Oğullarının, kızlarının kanını,
Suçsuzların kanını döktüler;
Ülke onların kanıyla kirlendi.
Mez.106: 39 Böylece yaptıklarıyla kirli sayıldılar,
Vefasız duruma düştüler töreleriyle.
Mez.106: 40 RAB'bin öfkesi parladı
halkına karşı,
Tiksindi kendi halkından.
Mez.106: 41 Onları ulusların
eline teslim etti.
Onlardan nefret edenler onlara egemen oldu.
Mez.106:
42 Düşmanları onları ezdi,
Boyun eğdirdi hepsine.
Mez.106: 43 RAB onları
birçok kez kurtardı,
Ama akılları fikirleri başkaldırmaktaydı
Ve alçaltıldılar
suçları yüzünden.
Mez.106: 44 RAB yine de ilgilendi sıkıntılarıyla
Yakarışlarını
duyunca.
Mez.106: 45 Antlaşmasını anımsadı onlar uğruna,
Eşsiz sevgisinden
ötürü vazgeçti yapacaklarından.
Mez.106: 46 Merhamet koydu onları tutsak alanların yüreğine.
Mez.106: 47 Kurtar bizi, ey Tanrımız RAB,
Topla
bizi ulusların arasından.
Kutsal adına şükredelim,
Yüceliğinle övünelim.
Mez.106:
48 Öncesizlikten sonsuza dek,
İsrail'in Tanrısı RAB'be övgüler olsun!
Bütün halk, "Amin!" desin.
RAB'be övgüler olsun!
5.KİTAP
107. Mezmur
BÖLÜM 107
Mez.107: 1 RAB'be şükredin, çünkü O iyidir,
Sevgisi
sonsuzdur.
Mez.107: 2 Böyle desin RAB'bin kurtardıkları,
Düşman pençesinden
özgür kıldıkları,
Mez.107: 3 Doğudan, batıdan, kuzeyden, güneyden*fş*,
Bütün ülkelerden topladıkları.
D Not 107:3 "Güneyden": İbranice "Denizden".
Mez.107:
4 Issız çöllerde dolaştılar,
Yerleşecekleri kente giden bir yol bulamadılar.
Mez.107:
5 Aç, susuz,
Sefil oldular.
Mez.107: 6 O zaman sıkıntı içinde RAB'be
yakardılar,
RAB kurtardı onları dertlerinden.
Mez.107: 7 Yerleşecekleri
bir kente varıncaya dek,
Onlara doğru yolda öncülük etti.
Mez.107: 8
Şükretsinler RAB'be sevgisi için,
İnsanlar yararına yaptığı harikalar için.
Mez.107:
9 Çünkü O susamış canın susuzluğunu giderir,
Aç canı iyiliklerle doyurur.
Mez.107:
10 Zincire vurulmuş, acıyla kıvranan tutsaklar,
Karanlıkta, zifiri karanlıkta
oturmuştu.
Mez.107: 11 Çünkü Tanrı'nın buyruklarına karşı çıkmışlardı,
Küçümsemişlerdi Yüceler Yücesi'nin öğüdünü.
Mez.107: 12 Ağır işlerle hayatı
onlara zehir etti,
Çöktüler, yardım eden olmadı.
Mez.107: 13 O zaman
sıkıntı içinde RAB'be yakardılar,
RAB kurtardı onları dertlerinden;
Mez.107:
14 Çıkardı karanlıktan, zifiri karanlıktan,
Kopardı zincirlerini.
Mez.107:
15 Şükretsinler RAB'be sevgisi için,
İnsanlar yararına yaptığı harikalar için!
Mez.107:
16 Çünkü tunç* kapıları kırdı,
Demir kapı kollarını parçaladı O.
Mez.107:
17 Cezalarını buldu aptallar,
Suçları, isyanları yüzünden.
Mez.107:
18 İğrenir olmuşlardı bütün yemeklerden,
Ölümün kapılarına yaklaşmışlardı.
Mez.107:
19 O zaman sıkıntı içinde RAB'be yakardılar,
RAB kurtardı onları dertlerinden.
Mez.107:
20 Sözünü gönderip iyileştirdi onları,
Kurtardı ölüm çukurundan.
Mez.107:
21 Şükretsinler RAB'be sevgisi için,
İnsanlar yararına yaptığı harikalar için!
Mez.107:
22 Şükran kurbanları sunsunlar
Ve sevinç çığlıklarıyla duyursunlar O'nun yaptıklarını!
Mez.107:
23 Gemilerle denize açılanlar,
Okyanuslarda iş yapanlar,
Mez.107: 24
RAB'bin işlerini,
Derinliklerde yaptığı harikaları gördüler.
Mez.107:
25 Çünkü O buyurunca şiddetli bir fırtına koptu,
Dalgalar şaha kalktı.
Mez.107:
26 Göklere yükselip diplere indi gemiler,
Sıkıntıdan canları burunlarına geldi
gemicilerin,
Mez.107: 27 Sarhoş gibi sallanıp sendelediler,
Ustalıkları
işe yaramadı.
Mez.107: 28 O zaman sıkıntı içinde RAB'be yakardılar,
RAB kurtardı onları dertlerinden.
Mez.107: 29 Fırtınayı limanlığa çevirdi,
Yatıştı dalgalar;
Mez.107: 30 Rahatlayınca sevindiler,
Diledikleri limana
götürdü RAB onları.
Mez.107: 31 Şükretsinler RAB'be sevgisi için,
İnsanlar
yararına yaptığı harikalar için!
Mez.107: 32 Yüceltsinler O'nu halk topluluğunda,
Övgüler sunsunlar ileri gelenlerin toplantısında.
Mez.107: 33 Irmakları
çöle çevirir,
Pınarları kurak toprağa,
Mez.107: 34 Verimli toprağı çorak
alana,
Orada yaşayanların kötülüğü yüzünden.
Mez.107: 35 Çölü su birikintisine
çevirir,
Kuru toprağı pınara.
Mez.107: 36 Açları yerleştirir oraya;
Oturacak bir kent kursunlar,
Mez.107: 37 Tarlalar ekip bağlar diksinler,
Bol ürün alsınlar diye.
Mez.107: 38 RAB'bin kutsamasıyla,
Çoğaldılar
alabildiğine,
Eksiltmedi hayvanlarını.
Mez.107: 39 Sonra azaldılar,
alçaldılar,
Baskı, sıkıntı ve acı yüzünden.
Mez.107: 40 RAB rezalet
saçtı soylular üzerine,
Yolu izi belirsiz bir çölde dolaştırdı onları.
Mez.107:
41 Ama yoksulu sefaletten kurtardı,
Davar sürüsü gibi çoğalttı ailelerini.
Mez.107:
42 Doğru insanlar görüp sevinecek,
Kötülerse ağzını kapayacak.
Mez.107:
43 Aklı olan bunları göz önünde tutsun,
RAB'bin sevgisini dikkate alsın.
108.
Mezmur
(Mez.57: 7-11; 60:5-12)
Ezgi - Davut'un mezmuru
BÖLÜM 108
Mez.108:
1 Kararlıyım, ey Tanrı,
Bütün varlığımla sana ezgiler, ilahiler söyleyeceğim!
Mez.108:
2 Uyan, ey lir, ey çenk,
Seheri ben uyandırayım!
Mez.108: 3 Halkların
arasında sana şükürler sunayım, ya RAB,
Ulusların arasında seni ilahilerle
öveyim.
Mez.108: 4 Çünkü sevgin göklere erişir,
Sadakatin gökyüzüne
ulaşır.
Mez.108: 5 Yüceliğini göster göklerin üstünde, ey Tanrı,
Görkemin
bütün yeryüzünü kaplasın!
Mez.108: 6 Kurtar bizi sağ elinle, yardım et,
Sevdiklerin özgürlüğe kavuşsun diye!
Mez.108: 7 Tanrı şöyle konuştu kutsal
yerinde:
"Şekem'i sevinçle bölüştürecek,
Sukkot Vadisi'ni ölçeceğim.
Mez.108:
8 Gilat benimdir, Manaşşe de benim,
Efrayim miğferim,
Yahuda asam.
Mez.108:
9 Moav yıkanma leğenim,
Edom'un üzerine çarığımı fırlatacağım*ft*,
Filist'e
zaferle haykıracağım."
D Not 108:9 "Çarığımı fırlatacağım":
Eski törelere göre çarığın
fırlatılması, bir yerin sahiplenilmesi anlamına
geliyordu.
Mez.108: 10 Kim beni surlu kente götürecek?
Kim bana Edom'a
kadar yol gösterecek?
Mez.108: 11 Ey Tanrı, sen bizi reddetmedin mi?
Ordularımıza öncülük etmiyor musun artık?
Mez.108: 12 Yardım et bize düşmana
karşı,
Çünkü boştur insan yardımı.
Mez.108: 13 Tanrı'yla zafer kazanırız,
O çiğner düşmanlarımızı.
109. Mezmur
Müzik şefi için - Davut'un mezmuru
BÖLÜM 109
Mez.109: 1 Ey övgüler sunduğum Tanrı,
Sessiz kalma!
Mez.109:
2 Çünkü kötüler, yalancılar
Bana karşı ağzını açtı,
Karalıyorlar beni.
Mez.109:
3 Nefret dolu sözlerle beni kuşatıp
Yok yere bana savaş açtılar.
Mez.109:
4 Sevgime karşılık bana düşman oldular,
Bense dua etmekteyim.
Mez.109:
5 İyiliğime kötülük,
Sevgime nefretle karşılık verdiler.
Mez.109: 6
Kötü bir adam koy düşmanın başına,
Sağında onu suçlayan biri dursun!
D
Not 109:6-19 Bazı uzmanlara göre bu ayetler Davut'un düşmanlarının konuşmasıdır.
Mez.109:
7 Yargılanınca suçlu çıksın,
Duası bile günah sayılsın!
Mez.109: 8 Ömrü
kısa olsun,
Görevini bir başkası üstlensin!
Mez.109: 9 Çocukları öksüz,
Karısı dul kalsın!
Mez.109: 10 Çocukları avare gezip dilensin,
Yıkık
evlerinden uzakta yiyecek arasın!
Mez.109: 11 Bütün malları tefecinin ağına
düşsün,
Emeğini yabancılar yağmalasın!
Mez.109: 12 Kimse ona sevgi göstermesin,
Öksüzlerine acıyan olmasın!
Mez.109: 13 Soyu kurusun,
Bir kuşak sonra
adı silinsin!
Mez.109: 14 Atalarının suçları RAB'bin önünde anılsın,
Annesinin günahı silinmesin!
Mez.109: 15 Günahları hep RAB'bin önünde dursun,
RAB anılarını yok etsin yeryüzünden!
Mez.109: 16 Çünkü düşmanım sevgi göstermeyi
düşünmedi,
Ölesiye baskı yaptı mazluma, yoksula,
Yüreği kırık insana.
Mez.109:
17 Sevdiği lanet başına gelsin!
Madem kutsamaktan hoşlanmıyor,
Uzak olsun
ondan kutsamak!
Mez.109: 18 Laneti bir giysi gibi giydi,
Su gibi içine,
yağ gibi kemiklerine işlesin lanet!
Mez.109: 19 Bir giysi gibi onu örtünsün,
Bir kuşak gibi hep onu sarsın!*fu*
Mez.109: 20 Düşmanlarıma, beni kötüleyenlere,
RAB böyle karşılık versin!
Mez.109: 21 Ama sen, ey Egemen RAB,
Adın
uğruna bana ilgi göster;
Kurtar beni, iyiliğin, sevgin uğruna!
Mez.109:
22 Çünkü düşkün ve yoksulum,
Yüreğim yaralı içimde.
Mez.109: 23 Batan
güneş gibi geçip gidiyorum,
Çekirge gibi silkilip atılıyorum.
Mez.109:
24 Dizlerim titriyor oruç* tutmaktan;
Bir deri bir kemiğe döndüm.
Mez.109:
25 Düşmanlarıma yüzkarası oldum;
Beni görünce kafalarını sallıyorlar!
Mez.109:
26 Yardım et bana, ya RAB Tanrım;
Kurtar beni sevgin uğruna!
Mez.109:
27 Bilsinler bu işte senin elin olduğunu,
Bunu senin yaptığını, ya RAB!
Mez.109:
28 Varsın lanet etsin onlar, sen kutsa beni,
Bana saldıranlar utanacak,
Ben kulunsa sevineceğim.
Mez.109: 29 Rezilliğe bürünsün beni suçlayanlar,
Kaftan giyer gibi utançlarıyla örtünsünler!
Mez.109: 30 RAB'be çok şükredeceğim,
Kalabalığın arasında O'na övgüler dizeceğim;
Mez.109: 31 Çünkü O yoksulun
sağında durur,
Onu yargılayanlardan kurtarmak için.
110. Mezmur
Davut'un
mezmuru
BÖLÜM 110
Mez.110: 1 RAB efendime:
"Ben düşmanlarını
ayaklarının altına serinceye dek*fü*
Sağımda otur" diyor.
D Not 110:1
"Ayaklarının altına serinceye dek": İbranice "Ayaklarına tabure
yapıncaya dek".
Mez.110: 2 RAB Siyon'dan uzatacak kudret asanı,
Düşmanlarının ortasında egemenlik sür!
Mez.110: 3 Savaşacağın gün
Gönüllü
gidecek askerlerin.
Seherin bağrından doğan çiy gibi
Kutsal giysiler içinde
Sana gelecek gençlerin.
Mez.110: 4 RAB ant içti, kararından dönmez:
"Melkisedek düzeni uyarınca
Sonsuza dek kâhinsin sen!" dedi.
Mez.110:
5 Rab senin sağındadır,
Kralları ezecek öfkelendiği gün.
Mez.110: 6
Ulusları yargılayacak, ortalığı cesetler dolduracak,
Dünyanın dört bucağında
başları ezecek.
Mez.110: 7 Yol kenarındaki dereden su içecek;
Bu yüzden
başını dik tutacak.
111. Mezmur
BÖLÜM 111
Mez.111: 1 Övgüler
sunun RAB'be!
Doğru insanların toplantısında,
Topluluk içinde,
Bütün
yüreğimle RAB'be şükredeceğim.
Mez.111: 2 RAB'bin işleri büyüktür,
Onlardan
zevk alanlar hep onları düşünür.
Mez.111: 3 O'nun yaptıkları yüce ve görkemlidir,
Doğruluğu sonsuza dek sürer.
Mez.111: 4 RAB unutulmayacak harikalar yaptı,
O sevecen ve lütfedendir.
Mez.111: 5 Kendisinden korkanları besler,
Antlaşmasını sonsuza dek anımsar.
Mez.111: 6 Ulusların topraklarını kendi
halkına vermekle
Gösterdi onlara işlerinin gücünü.
Mez.111: 7 Yaptığı
her işte sadık ve adildir,
Bütün koşulları güvenilirdir;
Mez.111: 8
Sonsuza dek sürer,
Sadakat ve doğrulukla yapılır.
Mez.111: 9 O halkının
kurtuluşunu sağladı,
Antlaşmasını sonsuza dek geçerli kıldı.
Adı kutsal
ve müthiştir.
Mez.111: 10 Bilgeliğin temeli RAB korkusudur,
O'nun kurallarını
yerine getiren herkes
Sağduyu sahibi olur.
O'na sonsuza dek övgü sunulur!
112. Mezmur
BÖLÜM 112
Mez.112: 1 Övgüler sunun RAB'be!
Ne mutlu RAB'den
korkan insana,
O'nun buyruklarından büyük zevk alana!
Mez.112: 2 Soyu
yeryüzünde güç kazanacak,
Doğruların kuşağı kutsanacak.
Mez.112: 3 Bolluk
ve zenginlik eksilmez evinden,
Sonsuza dek sürer doğruluğu.
Mez.112:
4 Karanlıkta ışık doğar dürüstler için,
Lütfeden, sevecen, doğru insanlar
için.
Mez.112: 5 Ne mutlu eli açık olan, ödünç veren,
İşlerini adaletle
yürüten insana!
Mez.112: 6 Asla sarsılmaz,
Sonsuza dek anılır doğru
insan.
Mez.112: 7 Kötü haberden korkmaz,
Yüreği sarsılmaz, RAB'be güvenir.
Mez.112:
8 Gözü pektir, korku nedir bilmez,
Sonunda düşmanlarının yenilgisini görür.
Mez.112:
9 Armağanlar dağıttı, yoksullara verdi;
Doğruluğu sonsuza dek kalıcıdır,
Gücü ve saygınlığı artar.
Mez.112: 10 Kötü kişi bunu görünce kudurur,
Dişlerini gıcırdatır, kendi kendini yer, bitirir.
Kötülerin dileği boşa çıkar.
113. Mezmur
BÖLÜM 113
Mez.113: 1 Övgüler sunun RAB'be!
Övgüler sunun,
ey RAB'bin kulları,
RAB'bin adına övgüler sunun!
Mez.113: 2 Şimdiden
sonsuza dek
RAB'bin adına şükürler olsun!
Mez.113: 3 Güneşin doğduğu
yerden battığı yere kadar
RAB'bin adına övgüler sunulmalı!
Mez.113:
4 RAB bütün uluslara egemendir,
Görkemi gökleri aşar.
Mez.113: 5 Var
mı Tanrımız RAB gibi,
Yücelerde oturan,
Mez.113: 6 Göklerde ve yeryüzünde
olanlara
Bakmak için eğilen?
Mez.113: 7 Düşkünü yerden kaldırır,
Yoksulu çöplükten çıkarır;
Mez.113: 8 Soylularla,
Halkının soylularıyla
birlikte oturtsun diye.
Mez.113: 9 Kısır kadını evde oturtur,
Çocuk
sahibi mutlu bir anne kılar.
RAB'be övgüler sunun!
114. Mezmur
BÖLÜM 114
Mez.114: 1 İsrail Mısır'dan çıktığında,
Yakup'un soyu yabancı dil
konuşan bir halktan ayrıldığında,
Mez.114: 2 Yahuda Rab'bin kutsal yeri
oldu,
İsrail de O'nun krallığı.
Mez.114: 3 Deniz olanı görüp geri çekildi,
Şeria Irmağı tersine aktı.
Mez.114: 4 Dağlar koç gibi,
Tepeler kuzu
gibi sıçradı.
Mez.114: 5 Ey deniz, sana ne oldu da kaçtın?
Ey Şeria,
neden tersine aktın?
Mez.114: 6 Ey dağlar, niçin koç gibi,
Ey tepeler,
niçin kuzu gibi sıçradınız?
Mez.114: 7-8 Titre, ey yeryüzü,
Kayayı havuza,
Çakmaktaşını pınara çeviren Rab'bin önünde,
Yakup'un Tanrısı'nın huzurunda.
115.
Mezmur
(Mez.135:13-20)
BÖLÜM 115
Mez.115: 1 Bizi değil, ya RAB,
bizi değil,
Sevgin ve sadakatin uğruna,
Kendi adını yücelt!
Mez.115:
2 Niçin uluslar:
"Hani, nerede onların Tanrısı?" desin.
Mez.115:
3 Bizim Tanrımız göklerdedir,
Ne isterse yapar.
Mez.115: 4 Oysa onların
putları altın ve gümüşten yapılmış,
İnsan elinin eseridir.
Mez.115:
5 Ağızları var, konuşmazlar,
Gözleri var, görmezler,
Mez.115: 6 Kulakları
var, duymazlar,
Burunları var, koku almazlar,
Mez.115: 7 Elleri var,
hissetmezler,
Ayakları var, yürümezler,
Boğazlarından ses çıkmaz.
Mez.115:
8 Onları yapan, onlara güvenen herkes
Onlar gibi olacak!
Mez.115: 9
Ey İsrail halkı, RAB'be güven,
O'dur yardımcınız ve kalkanınız!
Mez.115:
10 Ey Harun soyu, RAB'be güven,
O'dur yardımcınız ve kalkanınız!
Mez.115:
11 Ey RAB'den korkanlar, RAB'be güvenin,
O'dur yardımcınız ve kalkanınız!
Mez.115:
12 RAB bizi anımsayıp kutsayacak,
İsrail halkını,
Harun soyunu kutsayacak.
Mez.115:
13 Küçük, büyük,
Kendisinden korkan herkesi kutsayacak.
Mez.115: 14
RAB sizi,
Sizi ve çocuklarınızı çoğaltsın!
Mez.115: 15 Yeri göğü yaratan
RAB
Sizleri kutsasın.
Mez.115: 16 Göklerin öteleri RAB'bindir,
Ama
yeryüzünü insanlara vermiştir.
Mez.115: 17 Ölüler, sessizlik diyarına inenler,
RAB'be övgüler sunmaz;
Mez.115: 18 Biziz RAB'bi öven,
Şimdiden sonsuza
dek.
RAB'be övgüler sunun!
116. Mezmur
BÖLÜM 116
Mez.116:
1 RAB'bi seviyorum,
Çünkü O feryadımı duyar.
Mez.116: 2 Bana kulak verdiği
için,
Yaşadığım sürece O'na sesleneceğim.
Mez.116: 3 Ölüm iplerine dolaşmıştım,
Ölüler diyarının kâbusu yakama yapışmıştı,
Sıkıntıya, acıya gömülmüştüm.
Mez.116:
4 O zaman RAB'be yakardım,
"Aman, ya RAB, kurtar canımı!" dedim.
Mez.116:
5 RAB lütufkâr ve adildir,
Sevecendir Tanrımız.
Mez.116: 6 RAB saf insanları
korur,
Tükendiğim zaman beni kurtardı.
Mez.116: 7 Ey canım, yine huzura
kavuş,
Çünkü RAB sana iyilik etti.
Mez.116: 8 Sen, ya RAB, canımı ölümden,
Gözlerimi yaştan,
Ayaklarımı sürçmekten kurtardın.
Mez.116: 9 Yaşayanların
diyarında,
RAB'bin huzurunda yürüyeceğim.
Mez.116: 10 İman ettim,
"Büyük acı çekiyorum" dediğim zaman bile*fv*.
D Not 116:10 "İman
ettim, 'Büyük acı çekiyorum dediğim zaman bile" ya da "İman ettim, bu
nedenle konuştum. Büyük acı çekiyorum" (bkz. 2Ko.4:13).
Mez.116: 11
Şaşkınlık içinde,
"Bütün insanlar yalancı" dedim.
Mez.116:
12 Ne karşılık verebilirim RAB'be,
Bana yaptığı onca iyilik için?
Mez.116:
13 Kurtuluş sunusu olarak kadeh kaldırıp
RAB'be sesleneceğim.
Mez.116:
14 Bütün halkının önünde,
RAB'be adadıklarımı yerine getireceğim.
Mez.116:
15 RAB'bin gözünde değerlidir*fy*
Sadık kullarının ölümü.
D Not 116:15
"Değerlidir" ya da "Acıdır".
Mez.116: 16 Ya RAB, ben
gerçekten senin kulunum;
Kulun, hizmetçinin oğluyum,
Sen çözdün bağlarımı.
Mez.116:
17 Ya RAB, sana seslenecek,
Şükran kurbanı sunacağım.
Mez.116: 18 RAB'be
adadıklarımı yerine getireceğim
Bütün halkının önünde,
Mez.116: 19 RAB'bin
Tapınağı'nın avlularında,
Senin orta yerinde, ey Yeruşalim!
RAB'be övgüler
sunun!
117. Mezmur
BÖLÜM 117
Mez.117: 1 Ey bütün uluslar, RAB'be
övgüler sunun!
Ey bütün halklar, O'nu yüceltin!
Mez.117: 2 Çünkü bize
beslediği sevgi büyüktür,
RAB'bin sadakati sonsuza dek sürer.
RAB'be övgüler
sunun!
118. Mezmur
BÖLÜM 118
Mez.118: 1 RAB'be şükredin, çünkü
O iyidir,
Sevgisi sonsuzdur.
Mez.118: 2 "Sonsuzdur sevgisi!" desin İsrail halkı.
Mez.118: 3 "Sonsuzdur sevgisi!" desin Harun'un soyu.
Mez.118: 4 "Sonsuzdur sevgisi!" desin RAB'den korkanlar.
Mez.118:
5 Sıkıntı içinde RAB'be seslendim;
Yanıtladı, rahata kavuşturdu beni.
Mez.118:
6 RAB benden yana, korkmam;
İnsan bana ne yapabilir?
Mez.118: 7 RAB
benden yana, benim yardımcım,
Benden nefret edenlerin sonuna zaferle bakacağım.
Mez.118:
8 RAB'be sığınmak
İnsana güvenmekten iyidir.
Mez.118: 9 RAB'be sığınmak
Soylulara güvenmekten iyidir.
Mez.118: 10 Bütün uluslar beni kuşattı,
RAB'bin adıyla püskürttüm onları.
Mez.118: 11 Kuşattılar, sardılar beni,
RAB'bin adıyla püskürttüm onları.
Mez.118: 12 Arılar gibi sardılar beni,
Ama diken ateşi gibi sönüverdiler;
RAB'bin adıyla püskürttüm onları.
Mez.118:
13 İtilip kakıldım*fz*, düşmek üzereydim,
Ama RAB yardım etti bana.
D Not
118:13 Septuaginta, Süryanice "İtilip kakıldım", Masoretik metin "Beni
itip kaktın".
Mez.118: 14 RAB gücüm ve ezgimdir,
O kurtardı beni.
Mez.118:
15 Sevinç ve zafer çığlıkları
Çınlıyor doğruların çadırlarında:
"RAB'bin
sağ eli güçlü işler yapar!
Mez.118: 16 RAB'bin sağ eli üstündür,
RAB'bin
sağ eli güçlü işler yapar!"
Mez.118: 17 Ölmeyecek, yaşayacağım,
RAB'bin yaptıklarını duyuracağım.
Mez.118: 18 RAB beni şiddetle yola getirdi,
Ama ölüme terk etmedi.
Mez.118: 19 Açın bana adalet kapılarını,
Girip
RAB'be şükredeyim.
Mez.118: 20 İşte budur RAB'bin kapısı!
Doğrular girebilir
oradan.
Mez.118: 21 Sana şükrederim, çünkü bana yanıt verdin,
Kurtarıcım
oldun.
Mez.118: 22 Yapıcıların reddettiği taş,
Köşenin baş taşı oldu.
Mez.118:
23 RAB'bin işidir bu,
Gözümüzde harika bir iş!
Mez.118: 24 Bugün RAB'bin
yarattığı gündür,
Onun için sevinip coşalım!
Mez.118: 25 Ne olur, ya
RAB, kurtar bizi,
Ne olur, başarılı kıl bizi!
Mez.118: 26 Kutsansın
RAB'bin adıyla gelen!
Kutsuyoruz sizi RAB'bin evinden.
Mez.118: 27 RAB
Tanrı'dır, aydınlattı bizi.
İplerle bağlayın bayram kurbanını*fa*,
İlerleyin
sunağın boynuzlarına kadar.
D Not 118:27 "İplerle bağlayın bayram kurbanını"
ya da "Elinizde
dallarla bayramı kutlayın".
Mez.118: 28 Tanrım
sensin, şükrederim sana,
Tanrım sensin, yüceltirim seni.
Mez.118: 29
RAB'be şükredin, çünkü O iyidir,
Sevgisi sonsuzdur.
119. Mezmur
(ALEF)*fb*
BÖLÜM 119
Mez.119: 1 Ne mutlu yolları temiz olanlara,
RAB'bin yasasına göre yaşayanlara!
D Not Alef, beyt, vb. sözcükleri İbrani
alfabesinin harfleridir.
119. Mezmur akrostiş biçimde yazılmış bir şiirdir.
Mez.119:
2 Ne mutlu O'nun öğütlerine uyanlara,
Bütün yüreğiyle O'na yönelenlere!
Mez.119:
3 Hiç haksızlık etmezler,
O'nun yolunda yürürler.
Mez.119: 4 Koyduğun
koşullara
Dikkatle uyulmasını buyurdun.
Mez.119: 5 Keşke kararlı olsam
Senin kurallarına uymakta!
Mez.119: 6 Hiç utanmayacağım,
Bütün buyruklarını
izledikçe.
Mez.119: 7 Şükredeceğim sana temiz yürekle,
Adil hükümlerini
öğrendikçe.
Mez.119: 8 Kurallarını yerine getireceğim,
Bırakma beni
hiçbir zaman!
(BEYT)
Mez.119: 9 Genç insan yolunu nasıl temiz tutar?
Senin sözünü tutmakla.
Mez.119: 10 Bütün yüreğimle sana yöneliyorum,
İzin verme buyruklarından sapmama!
Mez.119: 11 Aklımdan çıkarmam sözünü,
Sana karşı günah işlememek için.
Mez.119: 12 Övgüler olsun sana, ya RAB,
Bana kurallarını öğret.
Mez.119: 13 Ağzından çıkan bütün hükümleri
Dudaklarımla
yineliyorum.
Mez.119: 14 Sevinç duyuyorum öğütlerini izlerken,
Sanki
benim oluyor bütün hazineler.
Mez.119: 15 Koşullarını derin derin düşünüyorum,
Yollarını izlerken.
Mez.119: 16 Zevk alıyorum kurallarından,
Sözünü
unutmayacağım.
(GİMEL)
Mez.119: 17 Ben kuluna iyilik et ki yaşayayım,
Sözüne uyayım.
Mez.119: 18 Gözlerimi aç,
Yasandaki harikaları göreyim.
Mez.119:
19 Garibim bu dünyada,
Buyruklarını benden gizleme!
Mez.119: 20 İçim
tükeniyor,
Her an hükümlerini özlemekten.
Mez.119: 21 Buyruklarından
sapan
Lanetli küstahları azarlarsın.
Mez.119: 22 Uzaklaştır benden küçümsemeleri,
hakaretleri,
Çünkü öğütlerini tutuyorum.
Mez.119: 23 Önderler toplanıp
beni kötüleseler bile,
Ben kulun senin kurallarını derin derin düşüneceğim.
Mez.119:
24 Öğütlerin benim zevkimdir,
Bana akıl verirler.
(DALET)
Mez.119:
25 Toza toprağa serildim,
Sözün uyarınca yaşam ver bana.
Mez.119: 26
Yaptıklarımı açıkladım, beni yanıtladın;
Kurallarını öğret bana!
Mez.119:
27 Koşullarını anlamamı sağla ki,
Harikalarının üzerinde düşüneyim.
Mez.119:
28 İçim eriyor kederden,
Sözün uyarınca güçlendir beni!
Mez.119: 29
Yalan yoldan uzaklaştır,
Yasan uyarınca lütfet bana.
Mez.119: 30 Ben
sadakat yolunu seçtim,
Hükümlerini uygun gördüm.
Mez.119: 31 Öğütlerine
dört elle sarıldım, ya RAB,
Utandırma beni!
Mez.119: 32 İçime huzur
verdiğin için
Buyrukların doğrultusunda koşacağım.
(HE)
Mez.119:
33 Kurallarını nasıl izleyeceğimi öğret bana, ya RAB,
Öyle ki, onları sonuna
kadar izleyeyim.
Mez.119: 34 Anlamamı sağla, yasana uyayım,
Bütün yüreğimle
onu yerine getireyim.
Mez.119: 35 Buyrukların doğrultusunda yol göster bana,
Çünkü yolundan zevk alırım.
Mez.119: 36 Yüreğimi haksız kazanca değil,
Kendi öğütlerine yönelt.
Mez.119: 37 Gözlerimi boş şeylerden*fc* çevir,
Beni kendi yolunda yaşat.
D Not 119:37 "Boş şeylerden" ya da "Değersiz
putlardan".
Mez.119: 38 Senden korkulması için
Ben kuluna verdiğin
sözü yerine getir.
Mez.119: 39 Korktuğum hakaretten uzak tut beni,
Çünkü
senin ilkelerin iyidir.
Mez.119: 40 Çok özlüyorum senin koşullarını!
Beni doğruluğunun içinde yaşat!
(VAV)
Mez.119: 41 Bana sevgini göster,
ya RAB,
Sözün uyarınca kurtar beni!
Mez.119: 42 O zaman beni aşağılayanlara
Gereken yanıtı verebilirim,
Çünkü senin sözüne güvenirim.
Mez.119: 43
Gerçeğini ağzımdan düşürme,
Çünkü senin hükümlerine umut bağladım.
Mez.119:
44 Yasana sürekli,
Sonsuza dek uyacağım.
Mez.119: 45 Özgürce yürüyeceğim,
Çünkü senin koşullarına yöneldim ben.
Mez.119: 46 Kralların önünde senin
öğütlerinden söz edecek,
Utanç duymayacağım.
Mez.119: 47 Senin buyruklarından
zevk alıyor,
Onları seviyorum.
Mez.119: 48 Saygı ve sevgi duyuyorum
buyruklarına,
Derin derin düşünüyorum kurallarını.
(ZAYİN)
Mez.119:
49 Kuluna verdiğin sözü anımsa,
Bununla umut verdin bana.
Mez.119: 50
Acı çektiğimde beni avutan budur,
Sözün bana yaşam verir.
Mez.119: 51
Çok eğlendiler küstahlar benimle,
Yine de yasandan şaşmadım.
Mez.119:
52 Geçmişte verdiğin hükümleri anımsayınca,
Avundum, ya RAB.
Mez.119:
53 Çileden çıkıyorum,
Yasanı terk eden kötüler yüzünden.
Mez.119: 54
Senin kurallarındır ezgilerimin konusu,
Konuk olduğum bu dünyada.
Mez.119:
55 Gece adını anarım, ya RAB,
Yasana uyarım.
Mez.119: 56 Tek yaptığım,
Senin koşullarına uymak.
(HET)
Mez.119: 57 Benim payıma düşen sensin,
ya RAB,
Sözlerini yerine getireceğim, dedim.
Mez.119: 58 Bütün yüreğimle
sana yakardım.
Lütfet bana, sözün uyarınca.
Mez.119: 59 Tuttuğum yolları
düşündüm,
Senin öğütlerine göre adım attım.
Mez.119: 60 Buyruklarına
uymak için
Elimi çabuk tuttum, oyalanmadım.
Mez.119: 61 Kötülerin ipleri
beni sardı,
Yasanı unutmadım.
Mez.119: 62 Doğru hükümlerin için
Gece yarısı kalkıp sana şükrederim.
Mez.119: 63 Dostuyum bütün senden korkanların,
Koşullarına uyanların.
Mez.119: 64 Yeryüzü sevginle dolu, ya RAB,
Kurallarını
öğret bana!
(TET)
Mez.119: 65 Ya RAB, iyilik ettin kuluna,
Sözünü
tuttun.
Mez.119: 66 Bana sağduyu ve bilgi ver,
Çünkü inanıyorum buyruklarına.
Mez.119:
67 Acı çekmeden önce yoldan sapardım,
Ama şimdi sözüne uyuyorum.
Mez.119:
68 Sen iyisin, iyilik edersin;
Bana kurallarını öğret.
Mez.119: 69 Küstahlar
yalanlarla beni lekeledi,
Ama ben bütün yüreğimle senin koşullarına uyarım.
Mez.119:
70 Onların yüreği yağ bağladı,
Bense zevk alırım yasandan.
Mez.119:
71 İyi oldu acı çekmem;
Çünkü kurallarını öğreniyorum.
Mez.119: 72 Ağzından
çıkan yasa benim için
Binlerce altın ve gümüşten daha değerlidir.
(YOD)
Mez.119:
73 Senin ellerin beni yarattı, biçimlendirdi.
Anlamamı sağla ki buyruklarını
öğreneyim.
Mez.119: 74 Senden korkanlar beni görünce sevinsin,
Çünkü
senin sözüne umut bağladım.
Mez.119: 75 Biliyorum, ya RAB, hükümlerin adildir;
Bana acı çektirirken bile sadıksın.
Mez.119: 76 Ben kuluna verdiğin söz
uyarınca,
Sevgin beni avutsun.
Mez.119: 77 Sevecenlik göster bana, yaşayayım,
Çünkü yasandan zevk alıyorum.
Mez.119: 78 Utansın küstahlar beni yalan yere
suçladıkları için.
Bense senin koşullarını düşünüyorum.
Mez.119: 79
Bana dönsün senden korkanlar,
Öğütlerini bilenler.
Mez.119: 80 Yüreğim
kusursuz uysun kurallarına,
Öyle ki, utanç duymayayım.
(KAF)
Mez.119:
81 İçim tükeniyor senin kurtarışını özlerken,
Senin sözüne umut bağladım ben.
Mez.119:
82 Gözümün feri sönüyor söz verdiklerini beklemekten,
"Ne zaman avutacaksın
beni?" diye soruyorum.
Mez.119: 83 Dumandan kararmış tuluma döndüm,
Yine de unutmuyorum kurallarını.
Mez.119: 84 Daha ne kadar bekleyecek kulun?
Ne zaman yargılayacaksın bana zulmedenleri?
Mez.119: 85 Çukur kazdılar benim
için
Yasana uymayan küstahlar.
Mez.119: 86 Bütün buyrukların güvenilirdir;
Haksız yere zulmediyorlar, yardım et bana!
Mez.119: 87 Nerdeyse sileceklerdi
beni yeryüzünden,
Ama ben senin koşullarından ayrılmadım.
Mez.119: 88
Koru canımı sevgin uyarınca,
Tutayım ağzından çıkan öğütleri.
(LAMET)
Mez.119:
89 Ya RAB, sözün
Göklerde sonsuza dek duruyor.
Mez.119: 90 Sadakatin
kuşaklar boyu sürüyor,
Kurduğun yeryüzü sapasağlam duruyor.
Mez.119:
91 Bugün hükümlerin uyarınca ayakta duran her şey
Sana kulluk ediyor.
Mez.119:
92 Eğer yasan zevk kaynağım olmasaydı,
Çektiğim acılardan yok olurdum.
Mez.119:
93 Koşullarını asla unutmayacağım,
Çünkü onlarla bana yaşam verdin.
Mez.119:
94 Kurtar beni, çünkü seninim,
Senin koşullarına yöneldim.
Mez.119:
95 Kötüler beni yok etmeyi beklerken,
Ben senin öğütlerini inceliyorum.
Mez.119:
96 Kusursuz olan her şeyin bir sonu olduğunu gördüm,
Ama senin buyruğun sınır
tanımaz.
(MEM)
Mez.119: 97 Ne kadar severim yasanı!
Bütün gün
düşünürüm onun üzerinde.
Mez.119: 98 Buyrukların beni düşmanlarımdan bilge
kılar,
Çünkü her zaman aklımdadır onlar.
Mez.119: 99 Bütün öğretmenlerimden
daha akıllıyım,
Çünkü öğütlerin üzerinde düşünüyorum.
Mez.119: 100 Yaşlılardan
daha bilgeyim,
Çünkü senin koşullarına uyuyorum.
Mez.119: 101 Sakınırım
her kötü yoldan,
Senin sözünü tutmak için.
Mez.119: 102 Ayrılmam hükümlerinden,
Çünkü bana sen öğrettin.
Mez.119: 103 Ne tatlı geliyor verdiğin sözler damağıma,
Baldan tatlı geliyor ağzıma!
Mez.119: 104 Senin koşullarına uymakla bilgelik
kazanıyorum,
Bu yüzden nefret ediyorum her yanlış yoldan.
(NUN)
Mez.119:
105 Sözün adımlarım için çıra,
Yolum için ışıktır.
Mez.119: 106 Adil
hükümlerini izleyeceğime ant içtim,
Andımı tutacağım.
Mez.119: 107 Çok
sıkıntı çektim, ya RAB;
Koru hayatımı sözün uyarınca.
Mez.119: 108 Ağzımdan
çıkan içten övgüleri
Kabul et, ya RAB,
Bana hükümlerini öğret.
Mez.119:
109 Hayatım her an tehlikede,
Yine de unutmam yasanı.
Mez.119: 110 Kötüler
tuzak kurdu bana,
Yine de sapmadım senin koşullarından.
Mez.119: 111
Öğütlerin sonsuza dek mirasımdır,
Yüreğimin sevincidir onlar.
Mez.119:
112 Kararlıyım
Sonuna kadar senin kurallarına uymaya.
(SAMEK)
Mez.119:
113 Döneklerden tiksinir,
Senin yasanı severim.
Mez.119: 114 Sığınağım
ve kalkanım sensin,
Senin sözüne umut bağlarım.
Mez.119: 115 Ey kötüler,
benden uzak durun,
Tanrım'ın buyruklarını yerine getireyim.
Mez.119:
116 Sözün uyarınca destek ol bana, yaşam bulayım;
Umudumu boşa çıkarma!
Mez.119:
117 Sıkı tut beni, kurtulayım,
Her zaman kurallarını dikkate alayım.
Mez.119:
118 Kurallarından sapan herkesi reddedersin,
Çünkü onların hileleri boştur.
Mez.119:
119 Dünyadaki kötüleri cüruf gibi atarsın,
Bu yüzden severim senin öğütlerini.
Mez.119:
120 Bedenim ürperiyor dehşetinden,
Korkuyorum hükümlerinden.
(AYİN)
Mez.119:
121 Adil ve doğru olanı yaptım,
Gaddarların eline bırakma beni!
Mez.119:
122 Güven altına al kulunun mutluluğunu,
Baskı yapmasın bana küstahlar.
Mez.119:
123 Gözümün feri sönüyor,
Beni kurtarmanı,
Adil sözünü yerine getirmeni
beklemekten.
Mez.119: 124 Kuluna sevgin uyarınca davran,
Bana kurallarını
öğret.
Mez.119: 125 Ben senin kulunum, bana akıl ver ki,
Öğütlerini
anlayabileyim.
Mez.119: 126 Ya RAB, harekete geçmenin zamanıdır,
Yasanı
çiğniyorlar.
Mez.119: 127 Bu yüzden senin buyruklarını,
Altından, saf
altından daha çok seviyorum;
Mez.119: 128 Koyduğun koşulların hepsini doğru
buluyorum,
Her yanlış yoldan tiksiniyorum.
(PE)
Mez.119: 129 Harika
öğütlerin var,
Bu yüzden onlara candan uyuyorum.
Mez.119: 130 Sözlerinin
açıklanışı aydınlık saçar,
Saf insanlara akıl verir.
Mez.119: 131 Ağzım
açık, soluk soluğayım,
Çünkü buyruklarını özlüyorum.
Mez.119: 132 Bana
lütufla bak,
Adını sevenlere her zaman yaptığın gibi.
Mez.119: 133 Adımlarımı
pekiştir verdiğin söz uyarınca,
Hiçbir suç bana egemen olmasın.
Mez.119:
134 Kurtar beni insan baskısından,
Koşullarına uyabileyim.
Mez.119:
135 Yüzün aydınlık saçsın kulunun üzerine,
Kurallarını öğret bana.
Mez.119:
136 Oluk oluk yaş akıyor gözlerimden,
Çünkü uymuyorlar yasana.
(SADE)
Mez.119:
137 Sen adilsin, ya RAB,
Hükümlerin doğrudur.
Mez.119: 138 Buyurduğun
öğütler doğru
Ve tam güvenilirdir.
Mez.119: 139 Gayretim beni tüketti,
Çünkü düşmanlarım unuttu senin sözlerini.
Mez.119: 140 Sözün çok güvenilirdir,
Kulun onu sever.
Mez.119: 141 Önemsiz ve horlanan biriyim ben,
Ama koşullarını
unutmuyorum.
Mez.119: 142 Adaletin sonsuza dek doğrudur,
Yasan gerçektir.
Mez.119:
143 Sıkıntıya, darlığa düştüm,
Ama buyrukların benim zevkimdir.
Mez.119:
144 Öğütlerin sonsuza dek doğrudur;
Bana akıl ver ki, yaşayayım.
(KOF)
Mez.119:
145 Bütün yüreğimle haykırıyorum,
Yanıtla beni, ya RAB!
Senin kurallarına
uyacağım.
Mez.119: 146 Sana sesleniyorum,
Kurtar beni,
Öğütlerine
uyayım.
Mez.119: 147 Gün doğmadan kalkıp yardım dilerim,
Senin sözüne
umut bağladım.
Mez.119: 148 Verdiğin söz üzerinde düşüneyim diye,
Gece
boyunca uyku girmiyor gözüme.
Mez.119: 149 Sevgin uyarınca sesime kulak
ver,
Hükümlerin uyarınca, ya RAB, yaşam ver bana!
Mez.119: 150 Yaklaşıyor
kötülük ardınca koşanlar,
Yasandan uzaklaşıyorlar.
Mez.119: 151 Oysa
sen yakınsın, ya RAB,
Bütün buyrukların gerçektir.
Mez.119: 152 Çoktan
beri anladım
Öğütlerini sonsuza dek verdiğini.
(REŞ)
Mez.119:
153 Çektiğim sıkıntıyı gör, kurtar beni,
Çünkü yasanı unutmadım.
Mez.119:
154 Davamı savun, özgür kıl beni,
Sözün uyarınca koru canımı.
Mez.119:
155 Kurtuluş kötülerden uzaktır,
Çünkü senin kurallarına yönelmiyorlar.
Mez.119:
156 Çok sevecensin, ya RAB,
Hükümlerin uyarınca koru canımı.
Mez.119:
157 Bana zulmedenler, düşmanlarım çok,
Yine de sapmadım senin öğütlerinden.
Mez.119:
158 Tiksinerek bakıyorum hainlere,
Çünkü uymuyorlar senin sözüne.
Mez.119:
159 Bak, ne kadar seviyorum koşullarını,
Sevgin uyarınca, ya RAB, koru canımı.
Mez.119:
160 Sözlerinin temeli gerçektir,
Doğru hükümlerinin tümü sonsuza dek sürecektir.
(SİN ve ŞİN)
Mez.119: 161 Yok yere zulmediyor bana önderler,
Oysa yüreğim
senin sözünle titrer.
Mez.119: 162 Ganimet bulan biri gibi
Verdiğin
sözlerde sevinç bulurum.
Mez.119: 163 Tiksinir, iğrenirim yalandan,
Ama senin yasanı severim.
Mez.119: 164 Doğru hükümlerin için
Seni günde
yedi kez överim.
Mez.119: 165 Yasanı sevenler büyük esenlik bulur,
Hiçbir
şey sendeletmez onları.
Mez.119: 166 Ya RAB, kurtarışına umut bağlar,
Buyruklarını yerine getiririm.
Mez.119: 167 Öğütlerine candan uyar,
Onları çok severim.
Mez.119: 168 Öğütlerini, koşullarını uygularım,
Çünkü bütün davranışlarımı görürsün sen.
(TAV)
Mez.119: 169 Feryadım
sana erişsin, ya RAB,
Sözün uyarınca akıl ver bana!
Mez.119: 170 Yalvarışım
sana ulaşsın;
Verdiğin söz uyarınca kurtar beni!
Mez.119: 171 Dudaklarımdan
övgüler aksın,
Çünkü bana kurallarını öğretiyorsun.
Mez.119: 172 Dilimde
sözün ezgilere dönüşsün,
Çünkü bütün buyrukların doğrudur.
Mez.119:
173 Elin bana yardıma hazır olsun,
Çünkü senin koşullarını seçtim ben.
Mez.119:
174 Kurtarışını özlüyorum, ya RAB,
Yasan zevk kaynağımdır.
Mez.119:
175 Beni yaşat ki, sana övgüler sunayım,
Hükümlerin bana yardımcı olsun.
Mez.119:
176 Kaybolmuş koyun gibi avare dolaşıyordum;
Kulunu ara,
Çünkü buyruklarını
unutmadım ben.
120. Mezmur
Hac ilahisi*fç*
BÖLÜM 120
Mez.120:
1 Sıkıntıya düşünce RAB'be seslendim;
Yanıtladı beni.
Mez.120: 2 Ya
RAB, kurtar canımı yalancı dudaklardan,
Aldatıcı dillerden!
D Not "Hac
İlahisi": Fısıh, Hasat, Çardak bayramlarını kutlamak için Yeruşalim'e çıkarken
söylenen ezgi.
Mez.120: 3 Ey aldatıcı dil,
RAB ne verecek sana,
Daha ne verecek?
Mez.120: 4 Yiğidin sivri oklarıyla
Retem çalısından
alevli korlar!
Mez.120: 5 Vay bana, Meşek'te garip kaldım sanki,
Kedar
çadırları arasında oturdum.
Mez.120: 6 Fazla kaldım
Barıştan nefret
edenler arasında.
Mez.120: 7 Ben barış yanlısıyım,
Ama söze başladığımda,
Onlar savaşa kalkıyor!
121. Mezmur
Hac ilahisi
BÖLÜM 121
Mez.121:
1 Gözlerimi dağlara kaldırıyorum,
Nereden yardım gelecek?
Mez.121: 2
Yeri göğü yaratan
RAB'den gelecek yardım.
Mez.121: 3 O ayaklarının kaymasına
izin vermez,
Seni koruyan uyuklamaz.
Mez.121: 4 İsrail'in koruyucusu ne uyur ne uyuklar.
Mez.121: 5 Senin koruyucun RAB'dir,
O sağ yanında
sana gölgedir.
Mez.121: 6 Gündüz güneş,
Gece ay sana zarar vermez.
Mez.121:
7 RAB her kötülükten seni korur,
Esirger canını.
Mez.121: 8 Şimdiden
sonsuza dek
RAB koruyacak gidişini, gelişini.
122. Mezmur
Davut'un
hac ilahisi
BÖLÜM 122
Mez.122: 1 Bana: "RAB'bin evine gidelim"
dendikçe
Sevinirim.
Mez.122: 2 Ayaklarımız senin kapılarında,
Ey
Yeruşalim!
Mez.122: 3 Bitişik nizamda kurulmuş bir kenttir
Yeruşalim!
Mez.122:
4 Oymaklar çıkar oraya, RAB'bin oymakları,
İsrail'e verilen öğüt uyarınca,
RAB'bin adına şükretmek için.
Mez.122: 5 Çünkü orada yargı tahtları,
Davut soyunun tahtları kurulmuştur.
Mez.122: 6 Esenlik dileyin Yeruşalim'e:
"Huzur bulsun seni sevenler!
Mez.122: 7 Surlarına esenlik,
Saraylarına
huzur egemen olsun!"
Mez.122: 8 Kardeşlerim, dostlarım için,
"Esenlik
olsun sana!" derim.
Mez.122: 9 Tanrımız RAB'bin evi için
İyilik
dilerim sana.
123. Mezmur
Hac ilahisi
BÖLÜM 123
Mez.123:
1 Gözlerimi sana kaldırıyorum,
Ey göklerde taht kuran!
Mez.123: 2 Nasıl
kulların gözleri efendilerinin,
Hizmetçinin gözleri hanımının eline bakarsa,
Bizim gözlerimiz de RAB Tanrımız'a öyle bakar,
O bize acıyıncaya dek.
Mez.123:
3 Acı bize, ya RAB, acı;
Gördüğümüz hakaret yeter de artar.
Mez.123:
4 Rahat yaşayanların alayları,
Küstahların hakareti
Canımıza yetti.
124.
Mezmur
Davut'un hac ilahisi
BÖLÜM 124
Mez.124: 1 RAB bizden yana
olmasaydı,
Desin şimdi İsrail:
Mez.124: 2 RAB bizden yana olmasaydı,
İnsanlar bize saldırdığında,
Mez.124: 3 Diri diri yutarlardı bizi,
Öfkeleri
bize karşı alevlenince.
Mez.124: 4 Sular silip süpürürdü bizleri,
Seller
geçerdi üzerimizden.
Mez.124: 5 Kabaran sular
Aşardı başımızdan.
Mez.124:
6 Övgüler olsun
Bizi onların ağzına yem etmeyen RAB'be!
Mez.124: 7 Bir
kuş gibi
Kurtuldu canımız avcının tuzağından,
Kırıldı tuzak, kurtulduk.
Mez.124:
8 Yeri göğü yaratan
RAB'bin adı yardımcımızdır.
125. Mezmur
Hac ilahisi
BÖLÜM 125
Mez.125: 1 RAB'be güvenenler Siyon Dağı'na benzer,
Sarsılmaz, sonsuza
dek durur.
Mez.125: 2 Dağlar Yeruşalim'i nasıl kuşatmışsa,
RAB de halkını
öyle kuşatmıştır,
Şimdiden sonsuza dek.
Mez.125: 3 Kalmayacak kötülerin
asası,
Doğruların payına düşen toprakta,
Yoksa doğrular haksızlığa el
uzatabilir.
Mez.125: 4 İyilik et, ya RAB,
İyilere, yüreği temiz olanlara.
Mez.125:
5 Ama kendi halkından eğri yollara sapanları,
RAB kötü uluslarla birlikte
kovacak.
İsrail'e esenlik olsun!
126. Mezmur
Hac ilahisi
BÖLÜM 126
Mez.126: 1 RAB sürgünleri Siyon'a geri getirince*fd*,
Rüya gibi
geldi bize.
D Not 126:1 "RAB sürgünleri Siyon'a geri getirince" ya
da "RAB Siyon'u eski gönencine kavuşturunca".
Mez.126: 2 Ağzımız
gülüşlerle,
Dilimiz sevinç çığlıklarıyla doldu.
"RAB onlar için büyük
işler yaptı"
Diye konuşuldu uluslar arasında.
Mez.126: 3 RAB bizim
için büyük işler yaptı,
Sevinç doldu içimiz.
Mez.126: 4 Ya RAB, eski
gönencimize kavuştur bizi,
Negev'de suya kavuşan vadiler gibi.
Mez.126:
5 Gözyaşları içinde ekenler,
Sevinç çığlıklarıyla biçecek;
Mez.126:
6 Ağlayarak tohum çuvalını taşıyıp dolaşan,
Sevinç çığlıkları atarak demetlerle
dönecek.
127. Mezmur
Süleyman'ın hac ilahisi
BÖLÜM 127
Mez.127:
1 Evi RAB yapmazsa,
Yapıcılar boşuna didinir.
Kenti RAB korumazsa,
Bekçi boşuna bekler.
Mez.127: 2 Boşuna erken kalkıp
Geç yatıyorsunuz.
Ey zahmetle kazanılan ekmeği yiyenler,
RAB sevdiklerinin rahat uyumasını sağlar.
Mez.127:
3 Çocuklar RAB'bin verdiği bir armağandır,
Rahmin ürünü bir ödüldür.
Mez.127:
4 Yiğidin elinde nasılsa oklar,
Öyledir gençlikte doğan çocuklar.
Mez.127:
5 Ne mutlu ok kılıfı onlarla dolu insana!
Kent kapısında*fe* hasımlarıyla
tartışırken
Utanç duymayacaklar.
D Not 127:5 "Kent kapısında":
Eski zamanlarda mahkeme kent kapısında yapılırdı.
128. Mezmur
Hac ilahisi
BÖLÜM 128
Mez.128: 1 Ne mutlu RAB'den korkana,
O'nun yolunda yürüyene!
Mez.128:
2 Emeğinin ürününü yiyeceksin,
Mutlu ve başarılı olacaksın.
Mez.128:
3 Eşin evinde verimli bir asma gibi olacak;
Çocukların zeytin filizleri gibi
sofranın çevresinde.
Mez.128: 4 İşte RAB'den korkan kişi
Böyle kutsanacak.
Mez.128:
5 RAB seni Siyon'dan kutsasın!
Yeruşalim'in gönencini göresin,
Bütün yaşamın
boyunca!
Mez.128: 6 Çocuklarının çocuklarını göresin!
İsrail'e esenlik
olsun!
129. Mezmur
Hac ilahisi
BÖLÜM 129
Mez.129: 1 Gençliğimden
beri bana sık sık saldırdılar;
Şimdi söylesin İsrail:
Mez.129: 2 "Gençliğimden
beri bana sık sık saldırdılar,
Ama yenemediler beni.
Mez.129: 3 Çiftçiler
saban sürdüler sırtımda,
Upuzun iz bıraktılar."
Mez.129: 4 Ama
RAB adildir,
Kesti kötülerin bağlarını.
Mez.129: 5 Siyon'dan nefret
eden herkes
Utanç içinde geri çekilsin.
Mez.129: 6 Damlardaki ota,
Büyümeden kuruyan ota dönsünler.
Mez.129: 7 Orakçı avucunu,
Demetçi
kucağını dolduramaz onunla.
Mez.129: 8 Yoldan geçenler de,
"RAB
sizi kutsasın,
RAB'bin adıyla sizi kutsarız" demezler.
130. Mezmur
Hac
ilahisi
BÖLÜM 130
Mez.130: 1 Derinliklerden sana sesleniyorum, ya RAB,
Mez.130: 2 Sesimi işit, ya Rab,
Yalvarışıma iyi kulak ver!
Mez.130:
3 Ya RAB, sen suçların hesabını tutsan,
Kim ayakta kalabilir, ya Rab?
Mez.130:
4 Ama sen bağışlayıcısın,
Öyle ki senden korkulsun.
Mez.130: 5 RAB'bi
gözlüyorum,
Canım RAB'bi gözlüyor,
Umut bağlıyorum O'nun sözüne.
Mez.130:
6 Sabahı gözleyenlerden,
Evet, sabahı gözleyenlerden daha çok,
Canım Rab'bi
gözlüyor.
Mez.130: 7 Ey İsrail, RAB'be umut bağla!
Çünkü RAB'de sevgi,
Tam kurtuluş vardır.
Mez.130: 8 İsrail'i bütün suçlarından
Fidyeyle
O kurtaracaktır.
131. Mezmur
Davut'un hac ilahisi
BÖLÜM 131
Mez.131:
1 Ya RAB, yüreğimde gurur yok,
Gözüm yükseklerde değil.
Büyük işlerle,
Kendimi aşan harika işlerle uğraşmıyorum.
Mez.131: 2 Tersine, ana kucağında
sütten kesilmiş çocuk gibi,
Kendimi yatıştırıp huzur buldum,
Sütten kesilmiş
çocuğa döndüm.
Mez.131: 3 Ey İsrail, RAB'be umut bağla
Şimdiden sonsuza
dek!
132. Mezmur
(2Ta.6:41-42)
Hac ilahisi
BÖLÜM 132
Mez.132:
1-2 Ya RAB, Davut'un hatırı için,
Çektiği bütün zorlukları,
Sana nasıl
ant içtiğini,
Yakup'un güçlü Tanrısı'na adak adadığını anımsa:
Mez.132:
3 "Evime gitmeyeceğim,
Yatağıma uzanmayacağım,
Mez.132: 4 Gözlerime
uyku girmeyecek,
Göz kapaklarım kapanmayacak,
Mez.132: 5 RAB'be bir
yer,
Yakup'un güçlü Tanrısı'na bir konut buluncaya dek."
Mez.132:
6 Antlaşma Sandığı'nın* Efrata'da olduğunu duyduk,
Onu Yaar kırlarında bulduk.
Mez.132:
7 "RAB'bin konutuna gidelim,
Ayağının taburesi önünde tapınalım"
dedik.
Mez.132: 8 Çık, ya RAB, yaşayacağın yere,
Gücünü simgeleyen sandıkla
birlikte.
Mez.132: 9 Kâhinlerin doğruluğu kuşansın,
Sadık kulların sevinç
çığlıkları atsın.
Mez.132: 10 Kulun Davut'un hatırı için,
Meshettiğin*
krala yüz çevirme.
Mez.132: 11 RAB Davut'a kesin ant içti,
Andından
dönmez:
"Senin soyundan birini tahtına oturtacağım.
Mez.132: 12
Eğer oğulların antlaşmama,
Vereceğim öğütlere uyarlarsa,
Onların oğulları
da sonsuza dek
Senin tahtına oturacak."
Mez.132: 13 Çünkü RAB Siyon'u
seçti,
Onu konut edinmek istedi.
Mez.132: 14 "Sonsuza dek yaşayacağım
yer budur" dedi,
"Burada oturacağım, çünkü bunu kendim istedim.
Mez.132:
15 Çok bereketli kılacağım erzağını,
Yiyecekle doyuracağım yoksullarını.
Mez.132:
16 Kurtuluşla donatacağım kâhinlerini;
Hep sevinç ezgileri söyleyecek sadık
kulları.
Mez.132: 17 Burada Davut soyundan güçlü bir kral çıkaracağım,
Meshettiğim kralın soyunu
Işık olarak sürdüreceğim.
Mez.132: 18 Düşmanlarını
utanca bürüyeceğim,
Ama onun başındaki taç parıldayacak."
133.
Mezmur
Davut'un hac ilahisi
BÖLÜM 133
Mez.133: 1 Ne iyi, ne güzeldir,
Birlik içinde kardeşçe yaşamak!
Mez.133: 2 Başa sürülen değerli yağ gibi,
Sakaldan, Harun'un sakalından
Kaftanının yakasına dek inen yağ gibi.
Mez.133:
3 Hermon Dağı'na yağan çiy
Siyon dağlarına yağıyor sanki.
Çünkü RAB orada
bereketi,
Sonsuz yaşamı buyurdu.
134. Mezmur
Hac ilahisi
BÖLÜM 134
Mez.134: 1 Ey sizler, RAB'bin bütün kulları,
RAB'bin Tapınağı'nda
gece hizmet edenler,
O'na övgüler sunun!
Mez.134: 2 Ellerinizi kutsal
yere doğru kaldırıp
RAB'be övgüler sunun!
Mez.134: 3 Yeri göğü yaratan
RAB kutsasın sizi Siyon'dan.
135. Mezmur
(Mez.115: 4-11)
BÖLÜM 135
Mez.135: 1-2 RAB'be övgüler sunun!
RAB'bin adına övgüler sunun,
Ey RAB'bin kulları!
Ey sizler, RAB'bin Tapınağı'nda,
Tanrımız'ın Tapınağı'nın
avlularında hizmet edenler,
Övgüler sunun!
Mez.135: 3 RAB'be övgüler
sunun,
Çünkü RAB iyidir.
Adını ilahilerle övün,
Çünkü hoştur bu.
Mez.135:
4 RAB kendine Yakup soyunu,
Öz halkı olarak İsrail'i seçti.
Mez.135:
5 Biliyorum, RAB büyüktür,
Rabbimiz bütün ilahlardan üstündür.
Mez.135:
6 RAB ne isterse yapar,
Göklerde, yeryüzünde,
Denizlerde, bütün derinliklerde.
Mez.135:
7 Yeryüzünün dört bucağından bulutlar yükseltir,
Yağmur için şimşek çaktırır,
Ambarlarından rüzgar estirir.
Mez.135: 8 İnsanlardan hayvanlara dek
Mısır'da ilk doğanları öldürdü.
Mez.135: 9 Ey Mısır, senin orta yerinde,
Firavunla bütün görevlilerine
Belirtiler, şaşılası işler gösterdi.
Mez.135:
10 Birçok ulusu bozguna uğrattı,
Güçlü kralları öldürdü:
Mez.135: 11
Amorlu kral Sihon'u,
Başan Kralı Og'u,
Bütün Kenan krallarını.
Mez.135:
12 Topraklarını mülk,
Evet, mülk olarak halkı İsrail'e verdi.
Mez.135:
13 Ya RAB, adın sonsuza dek sürecek,
Bütün kuşaklar seni anacak.
Mez.135:
14 RAB halkını haklı çıkarır,
Kullarına acır.
Mez.135: 15 Ulusların
putları altın ve gümüşten yapılmış,
İnsan elinin eseridir.
Mez.135:
16 Ağızları var, konuşmazlar,
Gözleri var, görmezler,
Mez.135: 17 Kulakları
var, duymazlar,
Soluk alıp vermezler.
Mez.135: 18 Onları yapan, onlara
güvenen herkes
Onlar gibi olacak!
Mez.135: 19 Ey İsrail halkı, RAB'be
övgüler sun!
Ey Harun soyu, RAB'be övgüler sun!
Mez.135: 20 Ey Levi
soyu, RAB'be övgüler sun!
RAB'be övgüler sunun, ey RAB'den korkanlar!
Mez.135:
21 Yeruşalim'de oturan RAB'be
Siyon'dan övgüler sunulsun!
RAB'be övgüler
sunun!
136. Mezmur
BÖLÜM 136
Mez.136: 1 Şükredin RAB'be, çünkü
O iyidir,
Sevgisi sonsuzdur;
Mez.136: 2 Şükredin tanrılar Tanrısı'na,
Sevgisi
sonsuzdur;
Mez.136: 3 Şükredin rabler Rabbi'ne,
Sevgisi sonsuzdur;
Mez.136:
4 Büyük harikalar yapan tek varlığa,
Sevgisi sonsuzdur;
Mez.136: 5 Gökleri
bilgece yaratana,
Sevgisi sonsuzdur;
Mez.136: 6 Yeri sular üzerine yayana,
Sevgisi
sonsuzdur;
Mez.136: 7 Büyük ışıklar yaratana,
Sevgisi sonsuzdur;
Mez.136:
8 Gündüze egemen olsun diye güneşi,
Sevgisi sonsuzdur;
Mez.136: 9 Geceye
egemen olsun diye ayı ve yıldızları yaratana,
Sevgisi sonsuzdur;
Mez.136:
10 Mısır'da ilk doğanları öldürene,
Sevgisi sonsuzdur;
Mez.136: 11-12
Güçlü eli, kudretli koluyla
Sevgisi sonsuzdur;
İsrail'i Mısır'dan çıkarana,
Sevgisi
sonsuzdur;
Mez.136: 13 Kızıldeniz'i* ikiye bölene,
Sevgisi sonsuzdur;
Mez.136:
14 İsrail'i ortasından geçirene,
Sevgisi sonsuzdur;
Mez.136: 15 Firavunla
ordusunu Kızıldeniz'e dökene,
Sevgisi sonsuzdur;
Mez.136: 16 Kendi halkını
çölde yürütene,
Sevgisi sonsuzdur;
Mez.136: 17 Büyük kralları vurana,
Sevgisi
sonsuzdur;
Mez.136: 18 Güçlü kralları öldürene,
Sevgisi sonsuzdur;
Mez.136:
19 Amorlu kral Sihon'u,
Sevgisi sonsuzdur;
Mez.136: 20 Başan Kralı Og'u
öldürene,
Sevgisi sonsuzdur;
Mez.136: 21-22 Topraklarını mülk olarak,
Sevgisi
sonsuzdur;
Kulu İsrail'e mülk verene,
Sevgisi sonsuzdur;
Mez.136:
23 Düşkün günlerimizde bizi anımsayana,
Sevgisi sonsuzdur;
Mez.136: 24
Düşmanlarımızdan bizi kurtarana,
Sevgisi sonsuzdur;
Mez.136: 25 Bütün
canlılara yiyecek verene,
Sevgisi sonsuzdur;
Mez.136: 26 Şükredin Göklerin
Tanrısı'na,
Sevgisi sonsuzdur.
137. Mezmur
BÖLÜM 137
Mez.137:
1 Babil ırmakları kıyısında oturup
Siyon'u andıkça ağladık;
Mez.137:
2 Çevredeki kavaklara
Lirlerimizi astık.
Mez.137: 3 Çünkü orada bizi
tutsak edenler bizden ezgiler,
Bize zulmedenler bizden şenlik istiyor,
"Siyon ezgilerinden birini okuyun bize!" diyorlardı.
Mez.137:
4 Nasıl okuyabiliriz RAB'bin ezgisini
El toprağında?
Mez.137: 5 Ey Yeruşalim,
seni unutursam,
Sağ elim kurusun.
Mez.137: 6 Seni anmaz,
Yeruşalim'i
en büyük sevincimden üstün tutmazsam,
Dilim damağıma yapışsın!
Mez.137:
7 Yeruşalim'in düştüğü gün,
"Yıkın onu, yıkın temellerine kadar!"
Diyen Edomlular'ın tavrını anımsa, ya RAB.
Mez.137: 8 Ey sen, yıkılası Babil
kızı,
Bize yaptıklarını
Sana ödetecek olana ne mutlu!
Mez.137: 9
Ne mutlu senin yavrularını tutup
Kayalarda parçalayacak insana!
138.
Mezmur
Davut'un mezmuru
BÖLÜM 138
Mez.138: 1 Bütün yüreğimle sana
şükrederim, ya RAB,
İlahlar önünde seni ilahilerle överim.
Mez.138:
2 Kutsal tapınağına doğru eğilir,
Adına şükrederim,
Sevgin, sadakatin
için.
Çünkü adını ve sözünü her şeyden üstün tuttun.
Mez.138: 3 Seslendiğim
gün bana yanıt verdin,
İçime güç koydun, beni yüreklendirdin.
Mez.138:
4 Şükretsin sana, ya RAB, yeryüzü krallarının tümü,
Çünkü ağzından çıkan sözleri
işittiler.
Mez.138: 5 Yaptığın işleri ezgilerle övsünler, ya RAB,
Çünkü
çok yücesin.
Mez.138: 6 RAB yüksekse de,
Alçakgönüllüleri gözetir,
Küstahları uzaktan tanır.
Mez.138: 7 Sıkıntıya düşersem, canımı korur,
Düşmanlarımın öfkesine karşı el kaldırırsın,
Sağ elin beni kurtarır.
Mez.138:
8 Ya RAB, her şeyi yaparsın benim için.
Sevgin sonsuzdur, ya RAB,
Elinin
eserini bırakma!
139. Mezmur
Müzik şefi için - Davut'un mezmuru
BÖLÜM 139
Mez.139: 1 Ya RAB, sınayıp tanıdın beni.
Mez.139: 2 Oturup kalkışımı
bilirsin,
Niyetimi uzaktan anlarsın.
Mez.139: 3 Gittiğim yolu, yattığım
yeri inceden inceye elersin,
Bütün yaptıklarımdan haberin var.
Mez.139:
4 Daha sözü ağzıma almadan,
Söyleyeceğim her şeyi bilirsin, ya RAB.
Mez.139:
5 Beni çepeçevre kuşattın,
Elini üzerime koydun.
Mez.139: 6 Kaldıramam
böylesi bir bilgiyi,
Başa çıkamam, erişemem.
Mez.139: 7 Nereye gidebilirim
senin Ruhun'dan,
Nereye kaçabilirim huzurundan?
Mez.139: 8 Göklere çıksam,
oradasın,
Ölüler diyarına yatak sersem, yine oradasın.
Mez.139: 9 Seherin
kanatlarını alıp uçsam,
Denizin ötesine konsam,
Mez.139: 10 Orada bile
elin yol gösterir bana,
Sağ elin tutar beni.
Mez.139: 11 Desem ki, "Karanlık
beni kaplasın,
Çevremdeki aydınlık geceye dönsün."
Mez.139: 12
Karanlık bile karanlık sayılmaz senin için,
Gece, gündüz gibi ışıldar,
Karanlıkla aydınlık birdir senin için.
Mez.139: 13 İç varlığımı sen yarattın,
Annemin rahminde beni sen ördün.
Mez.139: 14 Sana övgüler sunarım,
Çünkü
müthiş ve harika yaratılmışım.
Ne harika işlerin var!
Bunu çok iyi bilirim.
Mez.139:
15 Gizli yerde yaratıldığımda,
Yerin derinliklerinde örüldüğümde,
Bedenim
senden gizli değildi.
Mez.139: 16 Henüz döl yatağındayken gözlerin gördü
beni;
Bana ayrılan günlerin hiçbiri gelmeden,
Hepsi senin kitabına yazılmıştı.
Mez.139:
17 Hakkımdaki düşüncelerin ne değerli, ey Tanrı,
Sayıları ne çok!
Mez.139:
18 Kum tanelerinden fazladır saymaya kalksam.
Uyanıyorum, hâlâ seninleyim.
Mez.139:
19 Ey Tanrı, keşke kötüleri öldürsen!
Ey eli kanlı insanlar, uzaklaşın benden!
Mez.139:
20 Çünkü senin için kötü konuşuyorlar,
Adını kötüye kullanıyor düşmanların.
Mez.139:
21 Ya RAB, nasıl tiksinmem senden tiksinenlerden?
Nasıl iğrenmem sana başkaldıranlardan?
Mez.139:
22 Onlardan tümüyle nefret ediyor,
Onları düşman sayıyorum.
Mez.139:
23 Ey Tanrı, yokla beni, tanı yüreğimi,
Sına beni, öğren kaygılarımı.
Mez.139:
24 Bak, seni gücendiren bir yönüm var mı,
Öncülük et bana sonsuz yaşam yolunda!
140.
Mezmur
Müzik şefi için - Davut'un mezmuru
BÖLÜM 140
Mez.140: 1
Ya RAB, kurtar beni kötü insandan,
Koru beni zorbadan.
Mez.140: 2 Onlar
yüreklerinde kötülük tasarlar,
Savaşı sürekli körükler,
Mez.140: 3 Yılan
gibi dillerini bilerler,
Engerek zehiri var dudaklarının altında. *
Mez.140:
4 Ya RAB, sakın beni kötünün elinden,
Koru beni zorbadan;
Bana çelme takmayı
tasarlıyorlar.
Mez.140: 5 Küstahlar benim için tuzak kurdu,
Haydutlar
ağ gerdi;
Yol kenarına kapan koydular benim için.
Mez.140: 6 Sana diyorum,
ya RAB: "Tanrım sensin."
Yalvarışıma kulak ver, ya RAB.
Mez.140:
7 Ey Egemen RAB, güçlü kurtarıcım,
Savaş gününde başımı korudun.
Mez.140:
8 Kötülerin dileklerini yerine getirme, ya RAB,
Tasarılarını ileri götürme!
Yoksa gurura kapılırlar.
Mez.140: 9 Beni kuşatanların başını,
Dudaklarından
dökülen fesat kaplasın.
Mez.140: 10 Kızgın korlar yağsın üzerlerine!
Ateşe, dipsiz çukurlara atılsınlar,
Bir daha kalkamasınlar.
Mez.140:
11 İftiracılara ülkede hayat kalmasın,
Felaket zorbaları amansızca avlasın.
Mez.140:
12 Biliyorum, RAB mazlumun davasını savunur,
Yoksulları haklı çıkarır.
Mez.140:
13 Kuşkusuz doğrular senin adına şükredecek,
Dürüstler senin huzurunda oturacak.
141.
Mezmur
Davut'un mezmuru
BÖLÜM 141
Mez.141: 1 Seni çağırıyorum,
ya RAB, yardımıma koş!
Sana yakarınca sesime kulak ver!
Mez.141: 2 Duam
önünde yükselen buhur gibi,
El açışım akşam sunusu gibi kabul görsün!
Mez.141:
3 Ya RAB, ağzıma bekçi koy,
Dudaklarımın kapısını koru!
Mez.141: 4 Yüreğim
kötülüğe eğilim göstermesin,
Suç işleyenlerin fesadına bulaşmayayım;
Onların
nefis yemeklerini tatmayayım.
Mez.141: 5 Doğru insan bana vursa, iyilik
sayılır,
Azarlasa, başa sürülen yağ gibidir,
Başım reddetmez onu.
Çünkü duam hep kötülere karşıdır.
Mez.141: 6 Önderleri kayalardan aşağı
atılınca,
Dinleyecekler tatlı sözlerimi.
Mez.141: 7 Sabanla sürülüp
yarılmış toprak gibi,
Saçılmış kemiklerimiz ölüler diyarının ağzına.
Mez.141:
8 Ancak gözlerim sende, ey Egemen RAB,
Sana sığınıyorum, beni savunmasız bırakma!
Mez.141:
9 Koru beni kurdukları tuzaktan,
Suç işleyenlerin kapanlarından.
Mez.141:
10 Ben güvenlik içinde geçip giderken,
Kendi ağlarına düşsün kötüler.
142.
Mezmur
Davut'un Maskili - Mağaradayken ettiği dua
BÖLÜM 142
Mez.142:
1 Yüksek sesle yakarıyorum RAB'be,
Yüksek sesle RAB'be yalvarıyorum.
Mez.142:
2 Önüne döküyorum yakınmalarımı,
Önünde anlatıyorum sıkıntılarımı.
Mez.142:
3 Bunalıma düştüğümde,
Gideceğim yolu sen bilirsin.
Tuzak kurdular yürüdüğüm
yola.
Mez.142: 4 Sağıma bak da gör,
Kimse saymıyor beni,
Sığınacak
yerim kalmadı,
Kimse aramıyor beni.
Mez.142: 5 Sana haykırıyorum, ya
RAB:
"Sığınağım,
Yaşadığımız bu dünyada nasibim sensin" diyorum.
Mez.142:
6 Haykırışıma kulak ver,
Çünkü çok çaresizim;
Kurtar beni ardıma düşenlerden,
Çünkü benden güçlüler.
Mez.142: 7 Çıkar beni zindandan,
Adına şükredeyim.
O zaman doğrular çevremi saracak,
Bana iyilik ettiğin için.
143. Mezmur
Davut'un
mezmuru
BÖLÜM 143
Mez.143: 1 Duamı işit, ya RAB,
Yalvarışlarıma
kulak ver!
Sadakatinle, doğruluğunla yanıtla beni!
Mez.143: 2 Kulunla
yargıya girme,
Çünkü hiçbir canlı senin karşında aklanmaz.
Mez.143:
3 Düşman beni kovalıyor,
Ezip yere seriyor.
Çoktan ölmüş olanlar gibi,
Beni karanlıklarda oturtuyor.
Mez.143: 4 Bu yüzden bunalıma düştüm,
Yüreğim perişan.
Mez.143: 5 Geçmiş günleri anıyor,
Bütün yaptıklarını
derin derin düşünüyor,
Ellerinin işine bakıp dalıyorum.
Mez.143: 6 Ellerimi
sana açıyorum,
Canım kurak toprak gibi sana susamış. *
Mez.143: 7 Çabuk
yanıtla beni, ya RAB,
Tükeniyorum.
Çevirme benden yüzünü,
Yoksa ölüm
çukuruna inen ölülere dönerim.
Mez.143: 8 Sabahları duyur bana sevgini,
Çünkü sana güveniyorum;
Bana gideceğim yolu bildir,
Çünkü duam sanadır.
Mez.143:
9 Düşmanlarımdan kurtar beni, ya RAB;
Sana sığınıyorum.
Mez.143: 10
Bana istemini yapmayı öğret,
Çünkü Tanrım'sın benim.
Senin iyi Ruhun
Düz yolda bana öncülük etsin!
Mez.143: 11 Ya RAB, adın uğruna yaşam ver
bana,
Doğruluğunla kurtar beni sıkıntıdan.
Mez.143: 12 Sevginden ötürü,
Öldür düşmanlarımı,
Yok et bütün hasımlarımı,
Çünkü senin kulunum ben.
144.
Mezmur
Davut'un mezmuru
BÖLÜM 144
Mez.144: 1 Ellerime vuruşmayı,
Parmaklarıma savaşmayı öğreten
Kayam RAB'be övgüler olsun!
Mez.144:
2 O'dur benim vefalı dostum, kalem,
Kurtarıcım, kulem,
Kalkanım, O'na
sığınırım;
O'dur halkları bana boyun eğdiren!
Mez.144: 3 Ya RAB, insan
ne ki, onu gözetesin,
İnsan soyu ne ki, onu düşünesin?
Mez.144: 4 İnsan
bir soluğu andırır,
Günleri geçici bir gölge gibidir.
Mez.144: 5 Ya
RAB, gökleri yar, aşağıya in,
Dokun dağlara, tütsünler.
Mez.144: 6 Şimşek
çaktır, dağıt düşmanı,
Savur oklarını, şaşkına çevir onları.
Mez.144:
7 Yukarıdan elini uzat, kurtar beni;
Çıkar derin sulardan,
Al eloğlunun
elinden.
Mez.144: 8 Onların ağzı yalan saçar,
Sağ ellerini kaldırır,
yalan yere ant içerler.
Mez.144: 9 Ey Tanrı, sana yeni bir ezgi söyleyeyim,
Seni on telli çenkle, ilahilerle öveyim.
Mez.144: 10 Sensin kralları zafere
ulaştıran,
Kulun Davut'u kötülük kılıcından kurtaran.
Mez.144: 11 Kurtar
beni, özgür kıl
Eloğlunun elinden.
Onların ağzı yalan saçar,
Sağ ellerini
kaldırır, yalan yere ant içerler.
Mez.144: 12 O zaman gençliğinde
Sağlıklı
yetişen fidan gibi olacak oğullarımız,
Sarayın oymalı sütunları gibi olacak
kızlarımız.
Mez.144: 13 Her türlü ürünle dolup taşacak ambarlarımız;
Binlerce, on binlerce yavrulayacak
Çayırlarda davarlarımız.
Mez.144:
14 Semiz olacak sığırlarımız;
Surlarımıza gedik açılmayacak,
İnsanlarımız
sürgün edilmeyecek,
Meydanlarımızda feryat duyulmayacak!
Mez.144: 15
Ne mutlu bunlara sahip olan halka!
Ne mutlu Tanrısı RAB olan halka!
145.
Mezmur
Davut'un övgü ilahisi
BÖLÜM 145
Mez.145: 1 Ey Tanrım, ey
Kral, seni yücelteceğim,
Adını sonsuza dek öveceğim.
Mez.145: 2 Seni
her gün övecek,
Adını sonsuza dek yücelteceğim.
Mez.145: 3 RAB büyüktür,
yalnız O övgüye yaraşıktır,
Akıl ermez büyüklüğüne.
Mez.145: 4 Yaptıkların
kuşaktan kuşağa şükranla anılacak,
Güçlü işlerin duyurulacak.
Mez.145:
5 Düşüneceğim harika işlerini,
İnsanlar büyüklüğünü, yüce görkemini konuşacak.
Mez.145:
6 Yaptığın müthiş işlerin gücünden söz edecekler,
Ben de senin büyüklüğünü
duyuracağım.
Mez.145: 7 Eşsiz iyiliğinin anılarını kutlayacak,
Sevinç
ezgileriyle övecekler doğruluğunu.
Mez.145: 8 RAB lütufkâr ve sevecendir,
Tez öfkelenmez, sevgisi engindir.
Mez.145: 9 RAB herkese iyi davranır,
Sevecenliği bütün yapıtlarını kapsar.
Mez.145: 10 Bütün yapıtların sana
şükreder, ya RAB,
Sadık kulların sana övgüler sunar.
Mez.145: 11 Krallığının
yüceliğini anlatır,
Kudretini konuşur;
Mez.145: 12 Herkes senin gücünü,
Krallığının yüce görkemini bilsin diye.
Mez.145: 13 Senin krallığın ebedi
krallıktır,
Egemenliğin kuşaklar boyunca sürer.
RAB verdiği bütün sözleri
tutar,
Her davranışı sadıktır.
Mez.145: 14 RAB her düşene destek olur,
İki büklüm olanları doğrultur.
Mez.145: 15 Herkesin umudu sende,
Onlara
yiyeceklerini zamanında veren sensin.
Mez.145: 16 Elini açar,
Bütün
canlıları doyurursun dilediklerince.
Mez.145: 17 RAB bütün davranışlarında
adil,
Yaptığı bütün işlerde sevecendir.
Mez.145: 18 RAB kendisine yakaran,
İçtenlikle yakaran herkese yakındır.
Mez.145: 19 Dileğini yerine getirir
kendisinden korkanların,
Feryatlarını işitir, onları kurtarır.
Mez.145:
20 RAB korur kendisini seven herkesi,
Yok eder kötülerin hepsini.
Mez.145:
21 RAB'be övgüler sunsun ağzım!
Bütün canlılar O'nun kutsal adına,
Sonsuza
dek övgüler dizsin.
146. Mezmur
BÖLÜM 146
Mez.146: 1 RAB'be
övgüler sunun!
Ey gönlüm, RAB'be övgüler sun.
Mez.146: 2 Yaşadıkça RAB'be
övgüler sunacak,
Var oldukça Tanrım'a ilahiler söyleyeceğim.
Mez.146:
3 Önderlere,
Sizi kurtaramayacak insanlara güvenmeyin.
Mez.146: 4 O
son soluğunu verince toprağa döner,
O gün tasarıları da biter.
Mez.146:
5 Ne mutlu yardımcısı Yakup'un Tanrısı olan insana,
Umudu Tanrısı RAB'de olana!
Mez.146:
6 Yeri göğü,
Denizi ve içindeki her şeyi yaratan,
Sonsuza dek sadık kalan,
Mez.146:
7 Ezilenlerin hakkını alan,
Açlara yiyecek sağlayan O'dur.
RAB tutsakları
özgür kılar,
Mez.146: 8 Körlerin gözünü açar,
İki büklüm olanları doğrultur,
Doğruları sever.
Mez.146: 9 RAB garipleri korur,
Öksüze, dul kadına
yardım eder,
Kötülerin yolunuysa saptırır.
Mez.146: 10 RAB Tanrın sonsuza
dek, ey Siyon,
Kuşaklar boyunca egemenlik sürecek.
RAB'be övgüler sunun!
147. Mezmur
BÖLÜM 147
Mez.147: 1 RAB'be övgüler sunun!
Ne güzel, ne
hoş Tanrımız'ı ilahilerle övmek!
O'na övgü yaraşır.
Mez.147: 2 RAB yeniden
kuruyor Yeruşalim'i,
Bir araya topluyor İsrail'in sürgünlerini.
Mez.147:
3 O kırık kalplileri iyileştirir,
Yaralarını sarar.
Mez.147: 4 Yıldızların
sayısını belirler,
Her birini adıyla çağırır.
Mez.147: 5 Rabbimiz büyük
ve çok güçlüdür,
Sınırsızdır anlayışı.
Mez.147: 6 RAB mazlumlara yardım
eder,
Kötüleri yere çalar.
Mez.147: 7 RAB'be şükran ezgileri okuyun,
Tanrımız'ı lirle, ilahilerle övün.
Mez.147: 8 O'dur gökleri bulutlarla kaplayan,
Yeryüzüne yağmur sağlayan,
Dağlarda ot bitiren.
Mez.147: 9 O yiyecek
sağlar hayvanlara,
Bağrışan kuzgun yavrularına.
Mez.147: 10 Ne atın
gücünden zevk alır,
Ne de insanın yiğitliğinden*fg* hoşlanır.
D Not 147:10
"Yiğitliğinden": İbranice "Bacaklarından".
Mez.147:
11 RAB kendisinden korkanlardan,
Sevgisine umut bağlayanlardan hoşlanır.
Mez.147:
12 RAB'bi yücelt, ey Yeruşalim!
Tanrın'a övgüler sun, ey Siyon!
Mez.147:
13 Çünkü senin kapılarının kol demirlerine güç katar,
İçindeki halkı kutsar.
Mez.147:
14 Sınırlarını esenlik içinde tutar,
Seni en iyi buğdayla doyurur.
Mez.147:
15 Yeryüzüne buyruğunu gönderir,
Sözü çarçabuk yayılır.
Mez.147: 16
Yapağı gibi kar yağdırır,
Kırağıyı kül gibi saçar.
Mez.147: 17 Aşağıya
iri iri dolu savurur,
Kim dayanabilir soğuğuna?
Mez.147: 18 Buyruk verir,
eritir buzları,
Rüzgarını estirir, sular akmaya başlar.
Mez.147: 19
Sözünü Yakup soyuna,
Kurallarını, ilkelerini İsrail'e bildirir.
Mez.147:
20 Başka hiçbir ulus için yapmadı bunu,
Onlar O'nun ilkelerini bilmezler.
RAB'be övgüler sunun!
148. Mezmur
BÖLÜM 148
Mez.148: 1 RAB'be
övgüler sunun!
Göklerden RAB'be övgüler sunun,
Yücelerde O'na övgüler
sunun!
Mez.148: 2 Ey bütün melekleri, O'na övgüler sunun,
Övgüler sunun
O'na, ey bütün göksel orduları!
Mez.148: 3 Ey güneş, ay, O'na övgüler sunun,
Övgüler sunun O'na, ey ışıldayan bütün yıldızlar!
Mez.148: 4 Ey göklerin
gökleri
Ve göklerin üstündeki sular,
O'na övgüler sunun!
Mez.148:
5 RAB'bin adına övgüler sunsunlar,
Çünkü O buyruk verince, var oldular;
Mez.148:
6 Bozulmayacak bir kural koyarak,
Onları sonsuza dek yerlerine oturttu.
Mez.148:
7 Yeryüzünden RAB'be övgüler sunun,
Ey deniz canavarları, bütün enginler,
Mez.148:
8 Şimşek, dolu, kar, bulutlar,
O'nun buyruğuna uyan fırtınalar,
Mez.148:
9 Dağlar, bütün tepeler,
Meyve ağaçları, sedir ağaçları,
Mez.148: 10
Yabanıl ve evcil hayvanlar,
Sürüngenler*, uçan kuşlar,
Mez.148: 11 Yeryüzünün
kralları, bütün halklar,
Önderler, yeryüzünün bütün yöneticileri,
Mez.148:
12 Delikanlılar, genç kızlar,
Yaşlılar, çocuklar!
Mez.148: 13 RAB'bin
adına övgüler sunsunlar,
Çünkü yalnız O'nun adı yücedir.
O'nun yüceliği
yerin göğün üstündedir.
Mez.148: 14 RAB kendi halkını güçlü kıldı,
Bütün
sadık kullarına,
Kendisine yakın olan halka,
İsrailliler'e ün kazandırdı.
RAB'be övgüler sunun!
149. Mezmur
BÖLÜM 149
Mez.149: 1 RAB'be
övgüler sunun!
RAB'be yeni bir ezgi söyleyin,
Sadık kullarının toplantısında
O'nu ezgilerle övün!
Mez.149: 2 İsrail Yaratıcısı'nda sevinç bulsun,
Siyon halkı Kralları'yla coşsun!
Mez.149: 3 Dans ederek övgüler sunsunlar
O'nun adına,
Tef ve lir çalarak O'nu ilahilerle övsünler!
Mez.149: 4
Çünkü RAB halkından hoşlanır,
Alçakgönüllüleri zafer tacıyla süsler.
Mez.149:
5 Bu onurla mutlu olsun sadık kulları,
Sevinç ezgileri okusunlar yataklarında!
Mez.149:
6 Ağızlarında Tanrı'ya yüce övgüler,
Ellerinde iki ağızlı kılıçla
Mez.149:
7 Uluslardan öç alsınlar,
Halkları cezalandırsınlar,
Mez.149: 8 Krallarını
zincire,
Soylularını prangaya vursunlar!
Mez.149: 9 Yazılan kararı onlara
uygulasınlar!
Bütün sadık kulları için onurdur bu.
RAB'be övgüler sunun!
150. Mezmur
BÖLÜM 150
Mez.150: 1 RAB'be övgüler sunun!
Kutsal yerde
Tanrı'ya övgüler sunun!
Gücünü gösteren göklerde övgüler sunun O'na!
Mez.150:
2 Övgüler sunun O'na güçlü işleri için!
Övgüler sunun O'na eşsiz büyüklüğüne
yaraşır biçimde!
Mez.150: 3 Boru çalarak O'na övgüler sunun!
Çenkle
ve lirle O'na övgüler sunun!
Mez.150: 4 Tef ve dansla O'na övgüler sunun!
Saz ve neyle O'na övgüler sunun!
Mez.150: 5 Zillerle O'na övgüler sunun!
Çınlayan zillerle O'na övgüler sunun!
Mez.150: 6 Bütün canlı varlıklar RAB'be
övgüler sunsun!
RAB'be övgüler sunun!