MEZMURLAR (ZEBUR) DEVAMI


75. Mezmur
Müzik şefi için - "Yok Etme" makamında -
Asaf'ın mezmuru - İlahi

BÖLÜM 75

Mez.75: 1 Sana şükrederiz, ey Tanrı,
Şükrederiz, çünkü sen yakınsın*fe*,
Harikaların bunu gösterir.
D Not 75:1 "Sen yakınsın": İbranice "Adın yakındır".

Mez.75: 2 "Belirlediğim zaman gelince,
Doğrulukla yargılayacağım" diyor Tanrı,

Mez.75: 3 "Yeryüzü altüst olunca üzerindekilerle,
Ben pekiştireceğim onun direklerini. *

Mez.75: 4 Övünenlere, 'Övünmeyin artık! dedim;
Kötülere, 'Kaldırmayın başınızı*ff*!

Mez.75: 5 Kaldırmayın başınızı*ff*!
Tepeden konuşmayın!"
D Not 75:4,5 "Başınızı": İbranice "Boynuzunuzu" (Boynuz güç simgesidir).

Mez.75: 6 Çünkü ne doğudan, ne batıdan,
Ne de çöldeki dağlardan doğar yargı.

Mez.75: 7 Yargıç ancak Tanrı'dır,
Birini alçaltır, birini yükseltir.

Mez.75: 8 RAB elinde dolu bir kâse* tutuyor,
Köpüklü, baharat karıştırılmış şarap döküyor;
Yeryüzünün bütün kötüleri
Tortusuna dek yalayıp onu içiyor.

Mez.75: 9 Bense sürekli duyuracağım bunu,
Yakup'un Tanrısı'nı ilahilerle öveceğim:

Mez.75: 10 "Kıracağım kötülerin bütün gücünü,
Doğruların gücüyse yükseltilecek."

76. Mezmur
Müzik şefi için - Telli sazlarla - Asaf'ın mezmuru - İlahi

BÖLÜM 76

Mez.76: 1 Yahuda'da Tanrı bilinir,
İsrail'de adı uludur;

Mez.76: 2 Konutu Şalem'dedir*fg*,
Yaşadığı yer Siyon'da.
D Not 76:2 "Şalem", yani "Yeruşalim".

Mez.76: 3 Orada kırdı alevli okları,
Kalkanı, kılıcı, savaş silahlarını. *

Mez.76: 4 Işıl ışıl parıldıyorsun,
Avı bol dağlardan daha görkemli.

Mez.76: 5 Yağmaya uğradı yiğitler,
Uykularına daldılar,
En güçlüleri bile elini kıpırdatamaz oldu.

Mez.76: 6 Ey Yakup'un Tanrısı, sen kükreyince,
Atlarla atlılar son uykularına daldılar.

Mez.76: 7 Yalnız sensin korkulması gereken,
Öfkelenince kim durabilir karşında?

Mez.76: 8 Yargını göklerden açıkladın,
Yeryüzü korkup sessizliğe büründü,

Mez.76: 9 Ey Tanrı, sen yargılamaya,
Ülkedeki mazlumları kurtarmaya kalkınca.

Mez.76: 10 İnsanların gazabı bile sana övgüler doğuruyor,
Gazabından kurtulanları çevrene topluyorsun.

Mez.76: 11 Adaklar adayın Tanrı'nız RAB'be,
Yerine getirin adaklarınızı,
Armağanlar sunun korkulması gereken Tanrı'ya,
Bütün çevresindekiler.

Mez.76: 12 RAB önderlerin soluğunu keser,
Korku salar yeryüzü krallarına.

77. Mezmur
Müzik Şefi Yedutun için - Asaf'ın mezmuru

BÖLÜM 77

Mez.77: 1 Yüksek sesle Tanrı'ya yakarıyorum,
Haykırıyorum beni duysun diye.

Mez.77: 2 Sıkıntılı günümde Rab'be yönelir,
Gece hiç durmadan ellerimi açarım,
Gönlüm avunmaz bir türlü.

Mez.77: 3 Tanrı'yı anımsayınca inlerim,
Düşündükçe içim daralır. *

Mez.77: 4 Açık tutuyorsun göz kapaklarımı,
Sıkıntıdan konuşamıyorum.

Mez.77: 5 Geçmiş günleri,
Yıllar öncesini düşünüyorum.

Mez.77: 6 Gece ilahilerimi anacağım,
Kendi kendimle konuşacağım,
İnceden inceye soracağım:

Mez.77: 7 "Rab sonsuza dek mi bizi reddedecek?
Lütfunu bir daha göstermeyecek mi?

Mez.77: 8 Sevgisi sonsuza dek mi yok oldu?
Sözü geçerli değil mi artık?

Mez.77: 9 Tanrı unuttu mu acımayı?
Sevecenliğinin yerini öfke mi aldı?"

Mez.77: 10 Sonra kendi kendime, "İşte benim derdim bu!" dedim,
"Yüceler Yücesi gücünü göstermiyor artık."

Mez.77: 11 RAB'bin işlerini anacağım,
Evet, geçmişteki harikalarını anacağım.

Mez.77: 12 Yaptıkları üzerinde derin derin düşüneceğim,
Bütün işlerinin üzerinde dikkatle duracağım.

Mez.77: 13 Ey Tanrı, yolun kutsaldır!
Hangi ilah Tanrı kadar uludur?

Mez.77: 14 Harikalar yaratan Tanrı sensin,
Halklar arasında gücünü gösterdin.

Mez.77: 15 Güçlü bileğinle kendi halkını,
Yakup ve Yusuf oğullarını kurtardın.

Mez.77: 16 Sular seni görünce, ey Tanrı,
Sular seni görünce çalkalandı,
Enginler titredi.

Mez.77: 17 Bulutlar suyunu boşalttı,
Gökler gürledi,
Her yanda okların uçuştu.

Mez.77: 18 Kasırgada gürleyişin duyuldu,
Şimşekler dünyayı aydınlattı,
Yer titreyip sarsıldı.

Mez.77: 19 Kendine denizde,
Derin sularda yollar açtın,
Ama ayak izlerin belli değildi.

Mez.77: 20 Musa ve Harun'un eliyle
Halkını bir sürü gibi güttün.

78. Mezmur
Asaf'ın Maskili

BÖLÜM 78

Mez.78: 1 Dinle, ey halkım, öğrettiklerimi,
Kulak ver ağzımdan çıkan sözlere.

Mez.78: 2 Özdeyişlerle söze başlayacağım,
Eski sırları anlatacağım,

Mez.78: 3 Duyduğumuzu, bildiğimizi,
Atalarımızın bize anlattığını.

Mez.78: 4 Torunlarından bunları gizlemeyeceğiz;
RAB'bin övgüye değer işlerini,
Gücünü, yaptığı harikaları
Gelecek kuşağa duyuracağız.

Mez.78: 5 RAB Yakup soyuna koşullar bildirdi,
İsrail'e yasa koydu.
Bunları çocuklarına öğretsinler diye
Atalarımıza buyruk verdi.

Mez.78: 6 Öyle ki, gelecek kuşak, yeni doğacak çocuklar bilsinler,
Onlar da kendi çocuklarına anlatsınlar,

Mez.78: 7 Tanrı'ya güven duysunlar,
Tanrı'nın yaptıklarını unutmasınlar,
O'nun buyruklarını yerine getirsinler;

Mez.78: 8 Ataları gibi inatçı, başkaldırıcı,
Yüreği kararsız,
Tanrı'ya sadakatsiz bir kuşak olmasınlar.

Mez.78: 9 Oklarla, yaylarla kuşanmış Efrayimoğulları
Savaş günü sırtlarını döndüler.

Mez.78: 10 Tanrı'nın antlaşmasına uymadılar,
O'nun yasasına göre yaşamayı reddettiler.

Mez.78: 11 Unuttular O'nun işlerini,
Kendilerine gösterdiği harikaları.

Mez.78: 12 Mısır'da, Soan*fh* bölgesinde
Tanrı harikalar yapmıştı atalarının önünde.
D Not 78:12 "Soan": Tanis olduğu sanılıyor.

Mez.78: 13 Denizi yarıp geçirmişti onları,
Bir duvar gibi ayakta tutmuştu suları.

Mez.78: 14 Gündüz bulutla,
Gece ateş ışığıyla onlara yol göstermişti.

Mez.78: 15 Çölde kayaları yarmış,
Sanki dipsiz kaynaklardan
Onlara kana kana su içirmişti.

Mez.78: 16 Kayadan akarsular fışkırtmış,
Suları ırmak gibi akıtmıştı.

Mez.78: 17 Ama onlar çölde Yüceler Yücesi'ne başkaldırarak
Günah işlemeye devam ettiler.

Mez.78: 18 Canlarının çektiği yiyeceği isteyerek
İçlerinde Tanrı'yı denediler.

Mez.78: 19 "Tanrı çölde sofra kurabilir mi?" diyerek,
Tanrı'ya karşı konuştular.

Mez.78: 20 "Bak, kayaya vurunca sular fışkırdı,
Dereler taştı.
Peki, ekmek de verebilir mi,
Et sağlayabilir mi halkına?"

Mez.78: 21 RAB bunu duyunca çok öfkelendi,
Yakup'a ateş püskürdü,
Öfkesi tırmandı İsrail'e karşı;

Mez.78: 22 Çünkü Tanrı'ya inanmıyorlardı,
O'nun kurtarıcılığına güvenmiyorlardı.

Mez.78: 23 Yine de RAB buyruk verdi bulutlara,
Kapaklarını açtı göklerin;

Mez.78: 24 Man* yağdırdı onları beslemek için,
Göksel tahıl verdi onlara.

Mez.78: 25 Meleklerin*fı* ekmeğini yedi her biri,
Doyasıya yiyecek gönderdi onlara.
D Not 78:25 "Meleklerin" ya da "Güçlülerin".

Mez.78: 26 Doğu rüzgarını estirdi göklerde,
Gücüyle güney rüzgarına yol gösterdi.

Mez.78: 27 Toz gibi et yağdırdı başlarına,
Deniz kumu kadar kuş;

Mez.78: 28 Ordugahlarının ortasına,
Konakladıkları yerin çevresine düşürdü.

Mez.78: 29 Yediler, tıka basa doydular,
İsteklerini yerine getirdi Tanrı.

Mez.78: 30 Ancak onlar isteklerine doymadan,
Daha ağızları doluyken,

Mez.78: 31 Tanrı'nın öfkesi parladı üzerlerine.
En güçlülerini öldürdü,
Yere serdi İsrail yiğitlerini.

Mez.78: 32 Yine de günah işlemeye devam ettiler,
O'nun harikalarına inanmadılar.

Mez.78: 33 Bu yüzden Tanrı onların günlerini boşluk,
Yıllarını dehşet içinde bitirdi.

Mez.78: 34 Tanrı onları öldürdükçe O'na yönelmeye,
İstekle O'nu yeniden aramaya başlıyorlardı.

Mez.78: 35 Tanrı'nın kayaları olduğunu,
Yüce Tanrı'nın kurtarıcıları olduğunu anımsıyorlardı.

Mez.78: 36 Oysa ağızlarıyla O'na yaltaklanıyor,
Dilleriyle yalan söylüyorlardı.

Mez.78: 37 O'na yürekten bağlı değillerdi,
Antlaşmasına sadık kalmadılar.

Mez.78: 38 Yine de Tanrı sevecendi,
Suçlarını bağışlıyor, onları yok etmiyordu;
Çok kez öfkesini tuttu,
Bütün gazabını göstermedi.

Mez.78: 39 Onların yalnızca insan olduğunu anımsadı,
Geçip giden, dönmeyen bir rüzgar gibi.

Mez.78: 40 Çölde kaç kez O'na başkaldırdılar,
Issız yerlerde O'nu gücendirdiler!

Mez.78: 41 Defalarca denediler Tanrı'yı,
İncittiler İsrail'in Kutsalı'nı.

Mez.78: 42 Anımsamadılar O'nun güçlü elini,
Kendilerini düşmandan kurtardığı günü,

Mez.78: 43 Mısır'da gösterdiği belirtileri,
Soan bölgesinde yaptığı şaşılası işleri.

Mez.78: 44 Mısır'ın kanallarını kana çevirdi,
Sularını içemediler.

Mez.78: 45 Gönderdiği at sinekleri yedi halkı,
Gönderdiği kurbağalar yok etti ülkeyi.

Mez.78: 46 Ekinlerini tırtıllara,
Emeklerinin ürününü çekirgelere verdi.

Mez.78: 47 Asmalarını doluyla,
Yabanıl incir ağaçlarını iri dolu taneleriyle yok etti.

Mez.78: 48 Büyükbaş hayvanlarını kırgına,
Küçükbaş hayvanlarını yıldırıma teslim etti.

Mez.78: 49 Üzerlerine kızgın öfkesini,
Gazap, hışım, bela
Ve bir alay kötülük meleği gönderdi.

Mez.78: 50 Yol verdi öfkesine,
Canlarını ölümden esirgemedi,
Onları salgın hastalığın pençesine düşürdü.

Mez.78: 51 Mısır'da bütün ilk doğanları,
Ham'ın çadırlarında bütün ilk çocukları vurdu.

Mez.78: 52 Kendi halkını davar gibi götürdü,
Çölde onları bir sürü gibi güttü.

Mez.78: 53 Onlara güvenlik içinde yol gösterdi, korkmadılar;
Düşmanlarınıysa deniz yuttu.

Mez.78: 54 Böylece onları kendi kutsal topraklarının sınırına,
Sağ elinin kazandığı dağlık bölgeye getirdi.

Mez.78: 55 Önlerinden ulusları kovdu,
Mülk olarak topraklarını
İsrail oymakları arasında bölüştürdü.
Halkını konutlarına yerleştirdi.

Mez.78: 56 Ama onlar yüce Tanrı'yı denediler,
O'na başkaldırdılar,
Koşullarına uymadılar.

Mez.78: 57 Döneklik edip ataları gibi ihanet ettiler,
Güvenilmez bir yay gibi bozuk çıktılar.

Mez.78: 58 Puta taptıkları yerlerle O'nu kızdırdılar,
Putlarıyla O'nu kıskandırdılar.

Mez.78: 59 Tanrı bunları duyunca çok öfkelendi,
İsrail'i büsbütün reddetti.

Mez.78: 60 İnsanlar arasında kurduğu çadırı,
Şilo'daki konutunu terk etti.

Mez.78: 61 Kudretini*fi* tutsaklığa,
Görkemini*fi* düşman eline teslim etti.
D Not 78:61 Bu ayette geçen "Kudret" ve "Görkem" sözcükleri
Antlaşma Sandığı'nı kastetmektedir.

Mez.78: 62 Halkını kılıç önüne sürdü,
Öfkesini kendi halkından çıkardı.

Mez.78: 63 Gençlerini ateş yuttu,
Kızlarına düğün türküsü söylenmez oldu.

Mez.78: 64 Kâhinleri* kılıç altında öldü,
Dul kadınları ağlayamadı.

Mez.78: 65 O zaman Rab uykudan uyanır gibi,
Şarabın rehavetinden ayılan bir yiğit gibi oldu.

Mez.78: 66 Düşmanlarını püskürttü,
Onları sonsuz utanca boğdu.

Mez.78: 67 Tanrı Yusuf soyunu reddetti,
Efrayim oymağını seçmedi;

Mez.78: 68 Ancak Yahuda oymağını,
Sevdiği Siyon Dağı'nı seçti.

Mez.78: 69 Tapınağını doruklar gibi,
Sonsuzluk için kurduğu yeryüzü gibi yaptı.

Mez.78: 70 Kulu Davut'u seçti,
Onu koyun ağılından aldı.

Mez.78: 71 Halkı Yakup'u, kendi halkı İsrail'i gütmek için,
Onu yavru kuzuların ardından getirdi.

Mez.78: 72 Böylece Davut onlara dürüstçe çobanlık etti,
Becerikli elleriyle onlara yol gösterdi.

79. Mezmur
Asaf'ın mezmuru

BÖLÜM 79

Mez.79: 1 Ey Tanrı, uluslar senin yurduna saldırdı,
Kutsal tapınağını kirletti,
Yeruşalim'i taş yığınına çevirdi.

Mez.79: 2 Kullarının ölülerini yem olarak yırtıcı kuşlara,
Sadık kullarının etini yabanıl hayvanlara verdiler.

Mez.79: 3 Kanlarını su gibi akıttılar Yeruşalim'in çevresine,
Onları gömecek kimse yok.

Mez.79: 4 Komşularımıza yüzkarası,
Çevremizdekilere eğlence ve oyuncak olduk.

Mez.79: 5 Ne zamana dek, ya RAB?
Sonsuza dek mi sürecek öfken,
Alev gibi yanan kıskançlığın?

Mez.79: 6 Öfkeni seni tanımayan ulusların,
Adını anmayan ülkelerin üzerine dök.

Mez.79: 7 Çünkü onlar Yakup soyunu yiyip bitirdiler,
Yurdunu viraneye çevirdiler.

Mez.79: 8 Atalarımızın suçlarını artık önümüze sürme,
Sevecenliğini hemen göster bize,
Çünkü tükendikçe tükendik.

Mez.79: 9 Yardım et bize yüce adın uğruna, ey bizi kurtaran Tanrı,
Kurtar bizi adın uğruna, bağışla günahlarımızı!

Mez.79: 10 Niçin uluslar, "Nerede onların Tanrısı?" diye konuşsun,
Kullarının dökülen kanının öcünü alacağını bilsinler,
Gözlerimizle bunu görelim!

Mez.79: 11 Tutsakların iniltisi senin katına erişsin,
Koru büyük gücünle ölüme mahkûm olanları.

Mez.79: 12 Komşularımızın sana ettikleri hakareti
Yedi kat iade et bağırlarına, ya Rab!

Mez.79: 13 Bizler, kendi halkın, otlağının koyunları
Sonsuza dek şükredeceğiz sana,
Kuşaklar boyunca övgülerini dilimizden düşürmeyeceğiz.

80. Mezmur
Müzik şefi için - "Zambaklar Antlaşması" makamında - Asaf'ın mezmuru

BÖLÜM 80

Mez.80: 1 Kulak ver, ey İsrail'in çobanı,
Ey Yusuf'u bir sürü gibi güden,
Keruvlar* arasında taht kuran,
Saç ışığını,

Mez.80: 2 Efrayim, Benyamin, Manaşşe önünde
Uyandır gücünü,
Gel, kurtar bizi!

Mez.80: 3 Bizi eski halimize kavuştur, ey Tanrı,
Yüzünün ışığıyla aydınlat, kurtulalım!

Mez.80: 4 Ya RAB, Her Şeye Egemen Tanrı,
Ne zamana dek halkının dualarına ateş püsküreceksin?

Mez.80: 5 Onlara ekmek yerine gözyaşı verdin,
Ölçekler dolusu gözyaşı içirdin.

Mez.80: 6 Kavga nedeni ettin bizi komşularımıza,
Düşmanlarımız alay ediyor bizimle.

Mez.80: 7 Bizi eski halimize kavuştur,
Ey Her Şeye Egemen Tanrı,
Yüzünün ışığıyla aydınlat, kurtulalım!

Mez.80: 8 Mısır'dan bir asma çubuğu getirdin,
Ulusları kovup onu diktin.

Mez.80: 9 Onun için toprağı hazırladın,
Kök saldı, bütün ülkeye yayıldı.

Mez.80: 10 Gölgesi dağları,
Dalları koca sedir ağaçlarını kapladı.

Mez.80: 11 Sürgünleri Akdeniz'e,
Filizleri Fırat'a dek uzandı.

Mez.80: 12 Niçin yıktın bağın duvarlarını?
Yoldan geçen herkes üzümünü koparıyor,

Mez.80: 13 Orman domuzları onu yoluyor,
Yabanıl hayvanlar onunla besleniyor.

Mez.80: 14 Ey Her Şeye Egemen Tanrı, ne olur, dön bize!
Göklerden bak ve gör,
İlgilen bu asmayla.

Mez.80: 15 İlgilen sağ elinin diktiği filizle,
Kendine seçtiğin oğulla!

Mez.80: 16 Asman kesilmiş, yakılmış,
Öfkeli bakışların yok etsin düşmanlarını!

Mez.80: 17 Elin, sağ kolun olan adamın üzerinde,
Kendine seçtiğin insanın üzerinde olsun!

Mez.80: 18 O zaman senden asla ayrılmayacağız;
Yaşam ver bize, adını analım!

Mez.80: 19 Ya RAB, ey Her Şeye Egemen Tanrı,
Bizi eski halimize kavuştur,
Yüzünün ışığıyla aydınlat, kurtulalım!

81. Mezmur
Müzik şefi için - Gittit üzerine - Asaf'ın mezmuru

BÖLÜM 81

Mez.81: 1 Sevincinizi dile getirin gücümüz olan Tanrı'ya,
Sevinç çığlıkları atın Yakup'un Tanrısı'na!

Mez.81: 2 Çalgıya başlayın, tef çalın,
Tatlı sesli lir ve çenk çınlatın.

Mez.81: 3 Yeni Ay'da, dolunayda,
Boru çalın bayram günümüzde.

Mez.81: 4 Çünkü bu İsrail için bir kuraldır,
Yakup'un Tanrısı'nın ilkesidir.

Mez.81: 5 Tanrı Mısır'a karşı yürüdüğünde,
Yusuf soyuna koydu bu koşulu.
Orada tanımadığım bir ses işittim:

Mez.81: 6 "Sırtındaki yükü kaldırdım,
Ellerin küfeden kurtuldu" diyordu,

Mez.81: 7 "Sıkıntıya düşünce seslendin, seni kurtardım,
Gök gürlemesinin ardından sana yanıt verdim,
Meriva*fj* sularında seni sınadım. *
D Not 81:7 "Meriva": "Çıkışma" anlamına gelir (bkz. Çık.17:7).

Mez.81: 8 "Dinle, ey halkım, seni uyarıyorum;
Ey İsrail, keşke beni dinlesen!

Mez.81: 9 Aranızda yabancı ilah olmasın,
Başka bir ilaha tapmayın!

Mez.81: 10 Seni Mısır'dan çıkaran
Tanrın RAB benim.
Ağzını iyice aç, doldurayım!

Mez.81: 11 "Ama halkım sesimi dinlemedi,
İsrail bana boyun eğmek istemedi.

Mez.81: 12 Ben de onları inatçı yürekleriyle baş başa bıraktım,
Bildikleri gibi yaşasınlar diye.

Mez.81: 13 Keşke halkım beni dinleseydi,
İsrail yollarımda yürüseydi!

Mez.81: 14 Düşmanlarını hemen yere serer,
Hasımlarına el kaldırırdım!

Mez.81: 15 Benden nefret edenler bana boyun eğerdi,
Bu böyle sonsuza dek sürerdi.

Mez.81: 16 Oysa sizleri en iyi buğdayla besler,
Kayadan akan balla doyururdum."

82. Mezmur
Asaf'ın mezmuru

BÖLÜM 82

Mez.82: 1 Tanrı yerini aldı tanrısal kurulda*fk*,
Yargısını açıklıyor ilahların ortasında:
D Not 82:1 "Tanrısal kurulda" ya da "Yargıçlar topluluğunda".

Mez.82: 2 "Ne zamana dek haksız karar verecek,
Kötüleri kayıracaksınız? *

Mez.82: 3 Zayıfın, öksüzün davasını savunun,
Mazlumun, yoksulun hakkını arayın.

Mez.82: 4 Zayıfı, düşkünü kurtarın,
Onları kötülerin elinden özgür kılın."

Mez.82: 5 Bilmiyor, anlamıyorlar,
Karanlıkta dolaşıyorlar.
Yeryüzünün temelleri sarsılıyor.

Mez.82: 6 "'Siz ilahlarsınız diyorum,
'Yüceler Yücesi'nin oğullarısınız hepiniz!

Mez.82: 7 Yine de insanlar gibi öleceksiniz,
Sıradan bir önder gibi düşeceksiniz!"

Mez.82: 8 Kalk, ey Tanrı, yargıla yeryüzünü!
Çünkü bütün uluslar senindir.

83. Mezmur
İlahi - Asaf'ın mezmuru

BÖLÜM 83

Mez.83: 1 Ey Tanrı, susma,
Sessiz, hareketsiz kalma!

Mez.83: 2 Bak, düşmanların kargaşa çıkarıyor,
Senden nefret edenler boy gösteriyor.

Mez.83: 3 Halkına karşı kurnazlık peşindeler,
Koruduğun insanlara dolap çeviriyorlar.

Mez.83: 4 "Gelin, bu ulusun kökünü kazıyalım" diyorlar,
"İsrail'in adı bir daha anılmasın!"

Mez.83: 5 Hepsi sözbirliği etmiş, düzen kuruyor,
Sana karşı anlaşmaya vardı:

Mez.83: 6 Edomlular, İsmaililer,
Moavlılar, Hacerliler,

Mez.83: 7 Geval, Ammon, Amalek,
Filist ve Sur halkı.

Mez.83: 8 Asur da onlara katıldı,
Lutoğulları'na güç verdiler. *

Mez.83: 9 Onlara Midyan'a,
Kişon Vadisi'nde Sisera'ya ve Yavin'e yaptığını yap:

Mez.83: 10 Onlar Eyn-Dor'da yok oldular,
Toprak için gübreye döndüler.

Mez.83: 11 Onların soylularına Orev ve Zeev'e yaptığını,
Beylerine Zevah ve Salmunna'ya yaptığını yap.

Mez.83: 12 Onlar: "Gelin, sahiplenelim
Tanrı'nın otlaklarını" demişlerdi.

Mez.83: 13 Ey Tanrım, savrulan toza,
Rüzgarın sürüklediği saman çöpüne çevir onları!

Mez.83: 14 Orman yangını gibi,
Dağları tutuşturan alev gibi,

Mez.83: 15 Fırtınanla kovala,
Kasırganla dehşete düşür onları!

Mez.83: 16 Utançla kapla yüzlerini,
Sana yönelsinler, ya RAB.

Mez.83: 17 Sonsuza dek utanç ve dehşet içinde kalsınlar,
Rezil olup yok olsunlar.

Mez.83: 18 Senin adın RAB'dir,
Anlasınlar yalnız senin yeryüzüne egemen en yüce Tanrı
olduğunu.

84. Mezmur
Müzik şefi için - Gittit üzerine - Korahoğulları'nın mezmuru

BÖLÜM 84

Mez.84: 1 Ey Her Şeye Egemen RAB,
Ne kadar severim konutunu!

Mez.84: 2 Canım senin avlularını özlüyor,
İçim çekiyor,
Yüreğim, bütün varlığım
Sana, yaşayan Tanrı'ya sevinçle haykırıyor.

Mez.84: 3 Kuşlar bile bir yuva,
Kırlangıç, yavrularını koyacak bir yer buldu
Senin sunaklarının yanında,
Ey Her Şeye Egemen RAB, Kralım ve Tanrım!

Mez.84: 4 Ne mutlu senin evinde oturanlara,
Seni sürekli överler! *

Mez.84: 5 Ne mutlu gücünü senden alan insana!
Aklı hep Siyon'u ziyaret etmekte.

Mez.84: 6 Baka Vadisi'nden geçerken,
Pınar başına çevirirler orayı,
İlk yağmurlar orayı berekete boğar.

Mez.84: 7 Gittikçe güçlenir,
Siyon'da Tanrı'nın huzuruna çıkarlar.

Mez.84: 8 Ya RAB, Her Şeye Egemen Tanrı, duamı dinle,
Kulak ver, ey Yakup'un Tanrısı!

Mez.84: 9 Ey Tanrı, kalkanımıza bak,
Meshettiğin* krala lütfet!

Mez.84: 10 Senin avlularında bir gün,
Başka yerdeki bin günden iyidir;
Kötülerin çadırında yaşamaktansa,
Tanrım'ın evinin eşiğinde durmayı yeğlerim.

Mez.84: 11 Çünkü RAB Tanrı bir güneş, bir kalkandır.
Lütuf ve yücelik sağlar;
Dürüstçe yaşayanlardan hiçbir iyiliği esirgemez.

Mez.84: 12 Ey Her Şeye Egemen RAB,
Ne mutlu sana güvenen insana!

85. Mezmur
Müzik şefi için - Korahoğulları'nın mezmuru

BÖLÜM 85

Mez.85: 1 Ya RAB, ülkenden hoşnut kaldın,
Yakup soyunu eski gönencine kavuşturdun.

Mez.85: 2 Halkının suçlarını bağışladın,
Bütün günahlarını yok saydın. *

Mez.85: 3 Bütün gazabını bir yana koydun,
Kızgın öfkenden vazgeçtin.

Mez.85: 4 Ey bizi kurtaran Tanrı, bizi eski halimize getir,
Bize karşı öfkeni dindir!

Mez.85: 5 Sonsuza dek mi öfkeleneceksin bize?
Kuşaktan kuşağa mı sürdüreceksin öfkeni?

Mez.85: 6 Halkın sende sevinç bulsun diye
Bize yeniden yaşam vermeyecek misin?

Mez.85: 7 Ya RAB, sevgini göster bize,
Kurtarışını bağışla!

Mez.85: 8 Kulak vereceğim RAB Tanrı'nın ne diyeceğine;
Halkına, sadık kullarına esenlik sözü verecek,
Yeter ki, bir daha akılsızlık etmesinler.

Mez.85: 9 Evet, O kendisinden korkanları kurtarmak üzeredir,
Görkemi ülkemizde yaşasın diye.

Mez.85: 10 Sevgiyle sadakat buluşacak,
Doğrulukla esenlik öpüşecek.

Mez.85: 11 Sadakat yerden bitecek,
Doğruluk gökten bakacak.

Mez.85: 12 Ve RAB iyi olan neyse, onu verecek,
Toprağımızdan ürün fışkıracak.

Mez.85: 13 Doğruluk önüsıra yürüyecek,
Adımları için yol yapacak.

86. Mezmur
Davut'un duası

BÖLÜM 86

Mez.86: 1 Kulak ver, ya RAB, yanıtla beni,
Çünkü mazlum ve yoksulum.

Mez.86: 2 Koru canımı, çünkü senin sadık kulunum.
Ey Tanrım, kurtar sana güvenen kulunu!

Mez.86: 3 Acı bana, ya Rab,
Çünkü gün boyu sana yakarıyorum.

Mez.86: 4 Sevindir kulunu, ya Rab,
Çünkü dualarımı sana yükseltiyorum.

Mez.86: 5 Sen iyi ve bağışlayıcısın, ya Rab,
Sana yakaran herkese bol sevgi gösterirsin.

Mez.86: 6 Kulak ver duama, ya RAB,
Yalvarışlarımı dikkate al!

Mez.86: 7 Sıkıntılı günümde sana yakarırım,
Çünkü yanıtlarsın beni.

Mez.86: 8 İlahlar arasında senin gibisi yok, ya Rab,
Eşsizdir işlerin.

Mez.86: 9 Yarattığın bütün uluslar gelip
Sana tapınacaklar, ya Rab,
Adını yüceltecekler.

Mez.86: 10 Çünkü sen ulusun, harikalar yaratırsın,
Tek Tanrı sensin.

Mez.86: 11 Ya RAB, yolunu bana öğret,
Senin gerçeğine göre yürüyeyim,
Kararlı kıl beni, yalnız senin adından korkayım.

Mez.86: 12 Ya Rab Tanrım, bütün yüreğimle sana şükredeceğim,
Adını sonsuza dek yücelteceğim.

Mez.86: 13 Çünkü bana sevgin büyüktür,
Canımı ölüler diyarının derinliklerinden sen kurtardın.

Mez.86: 14 Ey Tanrı, küstahlar bana saldırıyor,
Zorbalar sürüsü, sana aldırmayanlar
Canımı almak istiyor,

Mez.86: 15 Oysa sen, ya Rab,
Sevecen, lütfeden, tez öfkelenmeyen,
Sevgisi ve sadakati bol bir Tanrı'sın.

Mez.86: 16 Yönel bana, acı halime,
Kuluna kendi gücünü ver,
Kurtar hizmetçinin oğlunu.

Mez.86: 17 İyiliğinin bir belirtisini göster bana;
Benden nefret edenler görüp utansın;
Çünkü sen, ya RAB, bana yardım ettin,
Beni avuttun.

87. Mezmur
Korahoğulları'nın mezmuru - İlahi

BÖLÜM 87

Mez.87: 1 RAB Siyon'u kutsal dağlar üzerine kurdu.

Mez.87: 2 Siyon'un kapılarını
Yakup soyunun bütün konutlarından daha çok sever.

Mez.87: 3 Ey Tanrı kenti, senin için ne yüce sözler söylenir: *

Mez.87: 4 "Beni tanıyanlar arasında
Rahav*fl* ve Babil'i anacağım,
Filist'i, Sur'u, Kûş'u* da;
'Bu da Siyon'da doğdu diyeceğim."
87:4 "Rahav": Mısır'ı simgeliyor.

Mez.87: 5 Evet, Siyon için şöyle denecek:
"Şu da orada doğmuş, bu da,
Yüceler Yücesi onu sarsılmaz kılacak."

Mez.87: 6 RAB halkları kaydederken,
"Bu da Siyon'da doğmuş" diye yazacak.

Mez.87: 7 Okuyucular, kavalcılar,
"Bütün kaynaklarım sendedir!" diyecek.

88. Mezmur
Korahoğulları'nın mezmuru - İlahi - Müzik şefi için - "Mahalat Leannot" makamında
Ezrahlı Heman'ın Maskili

BÖLÜM 88

Mez.88: 1 Ya RAB, beni kurtaran Tanrı,
Gece gündüz sana yakarıyorum.

Mez.88: 2 Duam sana erişsin,
Kulak ver yakarışıma.

Mez.88: 3 Çünkü sıkıntıya doydum,
Canım ölüler diyarına yaklaştı.

Mez.88: 4 Ölüm çukuruna inenler arasında sayılıyorum,
Tükenmiş gibiyim;

Mez.88: 5 Ölüler arasına atılmış,
Artık anımsamadığın,
İlginden yoksun,
Mezarda yatan cesetler gibiyim.

Mez.88: 6 Beni çukurun dibine,
Karanlıklara, derinliklere attın.

Mez.88: 7 Öfken üzerime çöktü,
Dalga dalga kızgınlığınla beni ezdin. *

Mez.88: 8 Yakınlarımı benden uzaklaştırdın,
İğrenç kıldın beni gözlerinde.
Kapalı kaldım, çıkamıyorum.

Mez.88: 9 Üzüntüden gözlerimin feri sönüyor,
Her gün sana yakarıyorum, ya RAB,
Ellerimi sana açıyorum.

Mez.88: 10 Harikalarını ölülere mi göstereceksin?
Ölüler mi kalkıp seni övecek?

Mez.88: 11 Sevgin mezarda,
Sadakatin yıkım diyarında duyurulur mu?

Mez.88: 12 Karanlıklarda harikaların,
Unutulmuşluk diyarında doğruluğun bilinir mi?

Mez.88: 13 Ama ben, ya RAB, yardıma çağırıyorum seni,
Sabah duam sana varıyor.

Mez.88: 14 Niçin beni reddediyorsun, ya RAB,
Neden yüzünü benden gizliyorsun?

Mez.88: 15 Düşkünüm, gençliğimden beri ölümle burun burunayım,
Dehşetlerinin altında tükendim.

Mez.88: 16 Şiddetli gazabın üzerimden geçti,
Saçtığın dehşet beni yedi bitirdi.

Mez.88: 17 Bütün gün su gibi kuşattılar beni,
Çevremi tümüyle sardılar.

Mez.88: 18 Eşi dostu benden uzaklaştırdın,
Tek dostum karanlık kaldı.

89. Mezmur
Ezrahlı Eytan'ın Maskili

BÖLÜM 89

Mez.89: 1 RAB'bin sevgisini sonsuza dek ezgilerle öveceğim,
Sadakatini bütün kuşaklara bildireceğim.

Mez.89: 2 Sevgin sonsuza dek ayakta kalır diyeceğim,
Sadakatini gökler kadar kalıcı kıldın.

Mez.89: 3 Dedin ki, "Seçtiğim adamla antlaşma yaptım,
Kulum Davut'a şöyle ant içtim:

Mez.89: 4 'Soyunu sonsuza dek sürdüreceğim,
Tahtını kuşaklar boyunca sürekli kılacağım." *

Mez.89: 5 Ya RAB, gökler över harikalarını,
Kutsallar topluluğunda övülür sadakatin.

Mez.89: 6 Çünkü göklerde RAB'be kim eş koşulur?
Kim benzer RAB'be ilahi varlıklar arasında?

Mez.89: 7 Kutsallar topluluğunda Tanrı korku uyandırır,
Çevresindekilerin hepsinden ulu ve müthiştir.

Mez.89: 8 Ya RAB, Her Şeye Egemen Tanrı,
Senin gibi güçlü RAB var mı?
Sadakatin çevreni sarar.

Mez.89: 9 Sen kudurmuş denizler üzerinde egemenlik sürer,
Dalgalar kabardıkça onları dindirirsin.

Mez.89: 10 Sen Rahav'ı*fm* leş ezer gibi ezdin,
Güçlü kolunla düşmanlarını dağıttın.
D Not 89:10 "Rahav": Deniz, deniz canavarı ya da Mısır gibi güçlü
düşmanları kastediyor.

Mez.89: 11 Gökler senindir, yeryüzü de senin;
Dünyanın ve içindeki her şeyin temelini sen attın.

Mez.89: 12 Kuzeyi, güneyi sen yarattın,
Tavor ve Hermon dağları
Sana sevincini dile getiriyor.

Mez.89: 13 Kolun güçlüdür,
Elin kudretli, sağ elin yüce.

Mez.89: 14 Tahtın adalet ve doğruluk üzerine kurulu,
Sevgi ve sadakat önünsıra gider.

Mez.89: 15 Ne mutlu sevinç çığlıkları atmasını bilen halka, ya RAB!
Yüzünün ışığında yürürler.

Mez.89: 16 Gün boyu senin adınla sevinir,
Doğruluğunla yücelirler.

Mez.89: 17 Çünkü sen onların gücü ve yüceliğisin,
Lütfun sayesinde gücümüz artar.

Mez.89: 18 Kalkanımız RAB'be,
Kralımız İsrail'in Kutsalı'na aittir.

Mez.89: 19 Geçmişte bir görüm aracılığıyla,
Sadık kullarına şöyle dedin:
"Bir yiğide yardım ettim,
Halkın içinden bir genci yükselttim.

Mez.89: 20 Kulum Davut'u buldum,
Kutsal yağımla onu meshettim*.

Mez.89: 21 Elim ona destek olacak,
Kolum güç verecek.

Mez.89: 22 Düşman onu haraca bağlayamayacak*fn*,
Kötüler onu ezmeyecek.
D Not 89:22 "Haraca bağlayamayacak" ya da "Aldatamayacak".

Mez.89: 23 Düşmanlarını onun önünde kıracağım,
Ondan nefret edenleri vuracağım.

Mez.89: 24 Sadakatim, sevgim ona destek olacak,
Benim adımla gücü yükselecek.

Mez.89: 25 Sağ elini denizin,
Irmakların üzerine egemen kılacağım.

Mez.89: 26 'Babam sensin diye seslenecek bana,
'Tanrım, kurtuluşumun kayası.

Mez.89: 27 Ben de onu ilk oğlum,
Dünyadaki kralların en yücesi kılacağım.

Mez.89: 28 Sonsuza dek ona sevgi göstereceğim,
Onunla yaptığım antlaşma hiç bozulmayacak.

Mez.89: 29 Soyunu sonsuza dek,
Tahtını gökler durduğu sürece sürdüreceğim.

Mez.89: 30 "Çocukları yasamdan ayrılır,
İlkelerime göre yaşamazsa;

Mez.89: 31 Kurallarımı bozar,
Buyruklarıma uymazsa,

Mez.89: 32 İsyanlarını sopayla,
Suçlarını dayakla cezalandıracağım.

Mez.89: 33 Ama onu sevmekten vazgeçmeyecek,
Sadakatime sırt çevirmeyeceğim.

Mez.89: 34 Antlaşmamı bozmayacak,
Ağzımdan çıkan sözü değiştirmeyeceğim.

Mez.89: 35 Bir kez kutsallığım üstüne ant içtim,
Davut'a yalan söylemeyeceğim.

Mez.89: 36 Onun soyu sonsuza dek sürecek,
Tahtı karşımda güneş gibi duracak,

Mez.89: 37 Göklerde güvenilir bir tanık olan ay gibi
Sonsuza dek kalacak."

Mez.89: 38 Ama sen reddettin, sırt çevirdin,
Çok öfkelendin meshettiğin* krala.

Mez.89: 39 Kulunla yaptığın antlaşmadan vazgeçtin,
Onun tacını yere atıp kirlettin.

Mez.89: 40 Yıktın bütün surlarını,
Viran ettin kalelerini.

Mez.89: 41 Yoldan geçen herkes onu yağmaladı,
Yüzkarası oldu komşularına.

Mez.89: 42 Hasımlarının sağ elini onun üstüne kaldırdın,
Bütün düşmanlarını sevindirdin.

Mez.89: 43 Kılıcının ağzını başka yöne çevirdin,
Savaşta ona yan çıkmadın.

Mez.89: 44 Görkemine son verdin,
Tahtını yere çaldın.

Mez.89: 45 Gençlik günlerini kısalttın,
Onu utanca boğdun.

Mez.89: 46 Ne zamana dek, ya RAB?
Sonsuza dek mi gizleneceksin?
Ne zamana dek öfken alev alev yanacak?

Mez.89: 47 Anımsa ömrümün ne çabuk geçtiğini,
Ne boş yaratmışsın insanoğlunu!

Mez.89: 48 Var mı yaşayıp da ölümü görmeyen,
Ölüler diyarının pençesinden canını kurtaran?

Mez.89: 49 Ya Rab, nerede o eski sevgin?
Davut'a göstereceğine ant içtiğin o sadık sevgin!

Mez.89: 50-51 Anımsa, ya Rab, kullarının nasıl rezil olduğunu,
Bütün halkların hakaretini bağrımda nasıl taşıdığımı,
Düşmanlarının hakaretini, ya RAB,
Meshettiğin kralın attığı adıma edilen hakaretleri.

Mez.89: 52 Sonsuza dek övgüler olsun RAB'be!
Amin! Amin!

4.KİTAP

90. Mezmur
Tanrı adamı Musa'nın duası

BÖLÜM 90

Mez.90: 1 Ya Rab, barınak oldun bize
Kuşaklar boyunca.

Mez.90: 2 Dağlar var olmadan,
Daha evreni ve dünyayı yaratmadan,
Öncesizlikten sonsuzluğa dek Tanrı sensin.

Mez.90: 3 İnsanı toprağa döndürürsün,
"Ey insanoğulları, toprağa dönün!" diyerek.

Mez.90: 4 Çünkü senin gözünde bin yıl
Geçmiş bir gün, dün gibi,
Bir gece nöbeti gibidir.

Mez.90: 5 İnsanları bir düş gibi siler, süpürürsün,
Sabah biten ot misali:

Mez.90: 6 Sabah filizlenir, büyür,
Akşam solar, kurur.

Mez.90: 7 Eriyip bitiyoruz senin öfkenden,
Kızgınlığından dehşete düşüyoruz.

Mez.90: 8 Suçlarımızı önüne,
Gizli günahlarımızı yüzünün ışığına çıkardın.

Mez.90: 9 Gazabından kısalıyor günlerimiz,
Bir soluk gibi tükeniyor yıllarımız.

Mez.90: 10 Ömrümüz yetmiş yıl sürüyor,
Bilemedin seksen, o da sağlıklıysak;
En güzel yıllar da zahmetle, kederle geçiyor,
Çabucak bitiyor, uçup gidiyoruz.

Mez.90: 11 Kim bilir gazabının gücünü?
Çünkü öfken sana duyulan korku kadar güçlüdür.

Mez.90: 12 Bu yüzden günlerimizi saymayı bize öğret ki,
Bilgelik kazanalım.

Mez.90: 13 Vazgeç, ya RAB! Öfken ne zamana dek sürecek?
Acı kullarına!

Mez.90: 14 Sabah bizi sevginle doyur,
Ömrümüz boyunca sevinçle haykıralım.

Mez.90: 15 Kaç gün bizi sıkıntıya soktunsa,
Kaç yıl çile çektirdinse,
O kadar sevindir bizi.

Mez.90: 16 Yaptıkların kullarına,
Görkemin onların çocuklarına görünsün.

Mez.90: 17 Tanrımız Rab bizden hoşnut kalsın.
Ellerimizin emeğini boşa çıkarma.
Evet, ellerimizin emeğini boşa çıkarma.

91. Mezmur

BÖLÜM 91

Mez.91: 1 Yüceler Yücesi'nin barınağında oturan,
Her Şeye Gücü Yeten'in gölgesinde barınır.

Mez.91: 2 "O benim sığınağım, kalemdir" derim RAB için,
"Tanrım'dır, O'na güvenirim."

Mez.91: 3 Çünkü O seni avcı tuzağından,
Ölümcül hastalıktan kurtarır.

Mez.91: 4 Seni kanatlarının altına alır,
Onların altına sığınırsın.
O'nun sadakati senin kalkanın, siperin olur.

Mez.91: 5-6 Ne gecenin dehşetinden korkarsın,
Ne gündüz uçan oktan,
Ne karanlıkta dolaşan hastalıktan,
Ne de öğleyin yok eden kırgından.

Mez.91: 7 Yanında bin kişi,
Sağında on bin kişi kırılsa bile,
Sana dokunmaz.

Mez.91: 8 Sen yalnız kendi gözlerinle seyredecek,
Kötülerin cezasını göreceksin.

Mez.91: 9 Sen RAB'bi kendine sığınak,
Yüceler Yücesi'ni konut edindiğin için,

Mez.91: 10 Başına kötülük gelmeyecek,
Çadırına felaket yaklaşmayacak.

Mez.91: 11 Çünkü Tanrı meleklerine buyruk verecek,
Gideceğin her yerde seni korusunlar diye.

Mez.91: 12 Elleri üzerinde taşıyacaklar seni,
Ayağın bir taşa çarpmasın diye.

Mez.91: 13 Aslanın, kobranın üzerine basıp geçeceksin,
Genç aslanı, yılanı çiğneyeceksin.

Mez.91: 14 "Beni sevdiği için
Onu kurtaracağım" diyor RAB,
"Beni iyi tanıdığı için
Ona kale olacağım.

Mez.91: 15 Bana seslenince onu yanıtlayacağım,
Sıkıntıda onun yanında olacağım,
Kurtarıp yücelteceğim onu.

Mez.91: 16 Onu uzun ömürle doyuracak,
Ona kurtarışımı göstereceğim."

92. Mezmur
Mezmur - Şabat Günü* için ilahi

BÖLÜM 92

Mez.92: 1-3 Ya RAB, sana şükretmek,
Ey Yüceler Yücesi, adını ilahilerle övmek,
Sabah sevgini,
Gece sadakatini,
On telli sazla, çenk ve lirle duyurmak ne güzel!

Mez.92: 4 Çünkü yaptıklarınla beni sevindirdin, ya RAB,
Ellerinin işi karşısında sevinç ilahileri okuyorum.

Mez.92: 5 Yaptıkların ne büyüktür, ya RAB,
Düşüncelerin ne derin!

Mez.92: 6 Aptal insan bilemez,
Budala akıl erdiremez:

Mez.92: 7 Kötüler mantar gibi bitse,
Suçlular pıtrak gibi açsa bile,
Bu onların sonsuza dek yok oluşu demektir.

Mez.92: 8 Ama sen sonsuza dek yücesin, ya RAB.

Mez.92: 9 Ya RAB, düşmanların kesinlikle,
Evet, kesinlikle yok olacak,
Suç işleyen herkes dağılacak.

Mez.92: 10 Beni yaban öküzü kadar güçlü kıldın,
Taze zeytinyağını başıma döktün.

Mez.92: 11 Gözlerim düşmanlarımın bozgununu gördü,
Kulaklarım bana saldıran kötülerin sonunu duydu.

Mez.92: 12 Doğru insan hurma ağacı gibi serpilecek,
Lübnan sediri gibi yükselecek.

Mez.92: 13 RAB'bin evinde dikilmiş,
Tanrımız'ın avlularında serpilecek.

Mez.92: 14 Böyleleri yaşlanınca da meyve verecek,
Taptaze ve yeşil kalacaklar.

Mez.92: 15 "RAB doğrudur! Kayamdır benim!
O'nda haksızlık bulunmaz!" diye duyuracaklar.

93. Mezmur

BÖLÜM 93

Mez.93: 1 RAB egemenlik sürüyor, görkeme bürünmüş,
Kudret giyinip kuşanmış.
Dünya sağlam kurulmuş, sarsılmaz.

Mez.93: 2 Ya RAB, tahtın öteden beri kurulmuş,
Varlığın öncesizliğe uzanır.

Mez.93: 3 Denizler gürlüyor, ya RAB,
Denizler gümbür gümbür gürlüyor,
Denizler dalgalarını çınlatıyor.

Mez.93: 4 Yücelerdeki RAB engin suların gürleyişinden,
Denizlerin azgın dalgalarından
Daha güçlüdür.

Mez.93: 5 Koşulların hep geçerlidir;
Tapınağına kutsallık yaraşır
Sonsuza dek, ya RAB.

94. Mezmur

BÖLÜM 94

Mez.94: 1 Ya RAB, öç alıcı Tanrı,
Saç ışığını, ey öç alıcı Tanrı!

Mez.94: 2 Kalk, ey yeryüzünün yargıcı,
Küstahlara hak ettikleri cezayı ver!

Mez.94: 3 Kötüler ne zamana dek, ya RAB,
Ne zamana dek sevinip coşacak?

Mez.94: 4 Ağızlarından küstahlık dökülüyor,
Suç işleyen herkes övünüyor.

Mez.94: 5 Halkını eziyorlar, ya RAB,
Kendi halkına eziyet ediyorlar.

Mez.94: 6 Dulu, garibi boğazlıyor,
Öksüzleri öldürüyorlar.

Mez.94: 7 "RAB görmez" diyorlar,
"Yakup'un Tanrısı dikkat etmez."

Mez.94: 8 Ey halkın içindeki budalalar, dikkat edin;
Ey aptallar, ne zaman akıllanacaksınız?

Mez.94: 9 Kulağı yaratan işitmez mi?
Göze biçim veren görmez mi?

Mez.94: 10 Ulusları yola getiren yargılamaz mı?
İnsanı eğiten bilmez mi?

Mez.94: 11 RAB insanın düşüncelerinin
Boş olduğunu bilir.

Mez.94: 12 Ne mutlu, ya RAB, yola getirdiğin,
Yasanı öğrettiğin insana!

Mez.94: 13 Kötüler için çukur kazılıncaya dek,
Onu sıkıntılı günlerden kurtarıp rahatlatırsın.

Mez.94: 14 Çünkü RAB halkını reddetmez,
Kendi halkını terk etmez.

Mez.94: 15 Adalet yine doğruluk üzerine kurulacak,
Yüreği temiz olan herkes ona uyacak.

Mez.94: 16 Kötülere karşı beni kim savunacak?
Kim benim için suçlulara karşı duracak?

Mez.94: 17 RAB yardımcım olmasaydı,
Şimdiye dek sessizlik diyarına göçmüştüm bile.

Mez.94: 18 "Ayağım kayıyor" dediğimde,
Sevgin ayakta tutar beni, ya RAB.

Mez.94: 19 Kaygılar içimi sarınca,
Senin avutmaların gönlümü sevindirir.

Mez.94: 20 Yasaya dayanarak haksızlık yapan koltuk sahibi
Seninle bağdaşır mı?

Mez.94: 21 Onlar doğruya karşı birleşiyor,
Suçsuzu ölüme mahkûm ediyorlar.

Mez.94: 22 Ama RAB bana kale oldu,
Tanrım sığındığım kaya oldu.

Mez.94: 23 Tanrımız RAB yaptıkları kötülüğü
Kendi başlarına getirecek,
Kötülükleri yüzünden köklerini kurutacak,
Evet, köklerini kurutacak.

95. Mezmur

BÖLÜM 95

Mez.95: 1 Gelin, RAB'be sevinçle haykıralım,
Bizi kurtaran kayaya sevinç çığlıkları atalım,

Mez.95: 2 Şükranla huzuruna çıkalım,
O'na sevinç ilahileri yükseltelim!

Mez.95: 3 Çünkü RAB ulu Tanrı'dır,
Bütün ilahların üstünde ulu kraldır.

Mez.95: 4 Yerin derinlikleri O'nun elindedir,
Dağların dorukları da O'nun.

Mez.95: 5 Deniz O'nundur, çünkü O yarattı,
Karaya da O'nun elleri biçim verdi.

Mez.95: 6 Gelin, tapınalım, eğilelim,
Bizi yaratan RAB'bin önünde diz çökelim.

Mez.95: 7 Çünkü O Tanrımız'dır,
Bizse O'nun otlağının halkı,
Elinin altındaki koyunlarız.
Bugün sesini duyarsanız,

Mez.95: 8 Meriva'da*fo*, o gün çölde, Massa'da*fö* olduğu gibi,
Yüreklerinizi nasırlaştırmayın.
D Not 95:8 "Meriva": "Çıkışma" anlamına gelir (bkz. Çık.17:7).
95:8 "Massa": "Deneme" anlamına gelir (bkz. Çık.17:7).

Mez.95: 9 Yaptıklarımı görmelerine karşın,
Atalarınız orada beni sınayıp denediler.

Mez.95: 10 Kırk yıl o kuşaktan hep iğrendim,
"Yüreği kötü yola sapan bir halktır" dedim,
"Yollarımı bilmiyorlar."

Mez.95: 11 Bu yüzden öfkeyle ant içtim:
"Huzur diyarıma*fp* asla girmeyecekler!"
D Not 95:11 "Huzur diyarıma", yani "Vaat edilen toprağa"
(bkz. Say.14:26-35; İbr.4:1-7).

96. Mezmur
(1Ta.16:23-33)

BÖLÜM 96

Mez.96: 1 Yeni bir ezgi söyleyin RAB'be!
Ey bütün dünya, RAB'be ezgiler söyleyin!

Mez.96: 2 Ezgi söyleyin, RAB'bin adını övün,
Her gün duyurun kurtarışını!

Mez.96: 3 Görkemini uluslara,
Harikalarını bütün halklara anlatın!

Mez.96: 4 Çünkü RAB uludur, yalnız O övgüye değer,
İlahlardan çok O'ndan korkulur.

Mez.96: 5 Halkların bütün ilahları bir hiçtir,
Oysa gökleri yaratan RAB'dir.

Mez.96: 6 Yücelik, ululuk O'nun huzurundadır,
Güç ve güzellik O'nun tapınağındadır.

Mez.96: 7 Ey bütün halklar, RAB'bi övün,
RAB'bin gücünü, yüceliğini övün,

Mez.96: 8 RAB'bin görkemini adına yaraşır biçimde övün,
Sunular getirip avlularına girin!

Mez.96: 9 Kutsal giysiler içinde RAB'be tapının!
Titreyin O'nun önünde, ey bütün yeryüzündekiler!

Mez.96: 10 Uluslara, "RAB egemenlik sürüyor" deyin.
Dünya sağlam kurulmuş, sarsılmaz.
O halkları adaletle yargılar.

Mez.96: 11 Sevinsin gökler, coşsun yeryüzü!
Gürlesin deniz içindekilerle birlikte!

Mez.96: 12-13 Bayram etsin kırlar ve üzerindekiler!
O zaman RAB'bin önünde bütün orman ağaçları
Sevinçle haykıracak.
Çünkü O geliyor!
Yeryüzünü yargılamaya geliyor.
Dünyayı adaletle,
Halkları kendi gerçeğiyle yönetecek.

97. Mezmur

BÖLÜM 97

Mez.97: 1 RAB egemenlik sürüyor, coşsun yeryüzü,
Bütün kıyı halkları sevinsin!

Mez.97: 2 Bulut ve zifiri karanlık sarmış çevresini,
Doğruluk ve adalettir tahtının temeli.

Mez.97: 3 Ateş yürüyor O'nun önünde,
Düşmanlarını yakıyor çevrede.

Mez.97: 4 Şimşekleri dünyayı aydınlatır,
Yeryüzü görüp titrer.

Mez.97: 5 Dağlar balmumu gibi erir,
RAB'bin, bütün yeryüzünün Rab'bi önünde.

Mez.97: 6 Gökler O'nun doğruluğunu duyurur,
Bütün halklar görkemini görür.

Mez.97: 7 Utansın puta tapanlar,
Değersiz putlarla övünenler!
RAB'be tapın, ey bütün ilahlar!

Mez.97: 8 Siyon seviniyor yargılarını duyunca, ya RAB,
Yahuda kentleri coşuyor.

Mez.97: 9 Çünkü sensin, ya RAB, bütün yeryüzünün en yücesi,
Bütün ilahların üstündesin, çok ulusun.

Mez.97: 10 Ey sizler, RAB'bi sevenler, kötülükten tiksinin.
O sadık kullarının canını korur,
Onları kötülerin elinden kurtarır.

Mez.97: 11 Doğrulara ışık,
Temiz yüreklilere sevinç saçar.

Mez.97: 12 Ey doğrular, RAB'de sevinç bulun,
Kutsallığını anarak O'na şükredin!

98. Mezmur
Mezmur

BÖLÜM 98

Mez.98: 1 Yeni bir ezgi söyleyin RAB'be.
Çünkü harikalar yaptı,
Zaferler kazandı sağ eli ve kutsal koluyla.

Mez.98: 2 RAB ulusların gözü önüne serdi kurtarışını,
Zaferini bildirdi.

Mez.98: 3 İsrail halkına sevgisini,
Sadakatini anımsadı;
Tanrımız'ın zaferini gördü dünyanın dört bucağı.

Mez.98: 4 Sevinç çığlıkları yükseltin RAB'be, ey yeryüzündekiler!
Sevinç ilahileriyle yeri göğü çınlatın!

Mez.98: 5 Lirle ezgiler sunun RAB'be,
Lir ve müzik eşliğinde!

Mez.98: 6 Boru ve borazan eşliğinde
Sevinç çığlıkları atın Kral olan RAB'bin önünde.

Mez.98: 7 Gürlesin deniz ve içindekiler,
Gürlesin yeryüzü ve üzerindekiler.

Mez.98: 8-9 El çırpsın ırmaklar,
Sevinçle haykırsın dağlar
RAB'bin önünde!
Çünkü O geliyor
Yeryüzünü yönetmeye.
Dünyayı adaletle,
Halkları doğrulukla yönetecek.

99. Mezmur

BÖLÜM 99

Mez.99: 1 RAB egemenlik sürüyor, titresin halklar!
Keruvlar* arasında tahtına oturmuş,
Sarsılsın yeryüzü!

Mez.99: 2 RAB Siyon'da uludur,
Yücedir O, bütün halklara egemendir.

Mez.99: 3 Övsünler büyük, müthiş adını!
O kutsaldır.

Mez.99: 4 Ey adaleti seven güçlü kral,
Eşitliği sen sağladın,
Yakup soyunda doğru ve adil olanı sen yaptın.

Mez.99: 5 Yüceltin Tanrımız RAB'bi,
Ayaklarının taburesi önünde tapının!
O kutsaldır.

Mez.99: 6 Musa'yla Harun O'nun kâhinlerindendi,
Samuel de O'na yakaranlar arasında.
RAB'be seslenirlerdi,
O da yanıtlardı.

Mez.99: 7 Bulut sütunu içinden onlarla konuştu,
Uydular O'nun buyruklarına,
Kendilerine verdiği kurallara.

Mez.99: 8 Ya RAB Tanrımız, yanıt verdin onlara;
Bağışlayıcı bir Tanrı oldun,
Ama yaptıkları kötülüğü cezasız bırakmadın.

Mez.99: 9 Tanrımız RAB'bi yüceltin,
Tapının O'na kutsal dağında!
Çünkü Tanrımız RAB kutsaldır.

100. Mezmur
Mezmur - Şükretmek için

BÖLÜM 100

Mez.100: 1 Ey bütün dünya, RAB'be sevinç çığlıkları yükseltin!

Mez.100: 2 O'na neşeyle kulluk edin,
Sevinç ezgileriyle çıkın huzuruna!

Mez.100: 3 Bilin ki RAB Tanrı'dır.
Bizi yaratan O'dur, biz de O'nunuz*fr*,
O'nun halkı, otlağının koyunlarıyız.
D Not 100:3 "Biz de O'nunuz" ya da "Kendimiz değil".

Mez.100: 4 Kapılarına şükranla,
Avlularına övgüyle girin!
Şükredin O'na, adına övgüler sunun!

Mez.100: 5 Çünkü RAB iyidir,
Sevgisi sonsuzdur.
Sadakati kuşaklar boyunca sürer.

101. Mezmur
Davut'un mezmuru

BÖLÜM 101

Mez.101: 1 Sevgini ve adaletini ezgilerle anacağım,
Seni ilahilerle öveceğim, ya RAB.

Mez.101: 2 Dürüst davranmaya özen göstereceğim,
Ne zaman geleceksin bana?
Temiz bir yaşam süreceğim evimde,

Mez.101: 3 Önümde alçaklığa izin vermeyeceğim.
Tiksinirim döneklerin işinden,
Etkilemez beni.

Mez.101: 4 Uzak olsun benden sapıklık,
Tanımak istemem kötülüğü.

Mez.101: 5 Yok ederim dostunu gizlice çekiştireni,
Katlanamam tepeden bakan, gururlu insana.

Mez.101: 6 Gözüm ülkenin sadık insanları üzerinde olacak,
Yanımda oturmalarını isterim;
Bana dürüst yaşayan kişi hizmet edecek.

Mez.101: 7 Dolap çeviren evimde oturmayacak,
Yalan söyleyen gözümün önünde durmayacak.

Mez.101: 8 Her sabah ülkedeki kötüleri yok ederek
Bütün haksızları RAB'bin kentinden söküp atacağım.

102. Mezmur
Zayıf düşünce derdini RAB'be döken mazlumun duası

BÖLÜM 102

Mez.102: 1 Ya RAB, duamı işit,
Yakarışım sana erişsin.

Mez.102: 2 Sıkıntılı günümde yüzünü benden gizleme,
Kulak ver sesime,
Seslenince yanıt ver bana hemen.

Mez.102: 3 Çünkü günlerim duman gibi yok oluyor,
Kemiklerim ateş gibi yanıyor.

Mez.102: 4 Yüreğim kırgın yemiş ot gibi kurudu,
Ekmek yemeyi bile unuttum.

Mez.102: 5 Bir deri bir kemiğe döndüm
Acı acı inlemekten.

Mez.102: 6 Issız yerlerdeki ishakkuşunu andırıyorum,
Viranelerdeki kukumav gibiyim.

Mez.102: 7 Gözüme uyku girmiyor,
Damda yalnız kalmış bir kuş gibiyim.

Mez.102: 8 Düşmanlarım bütün gün bana hakaret ediyor,
Bana dil uzatanlar adımı lanet için kullanıyor.

Mez.102: 9-10 Kızıp öfkelendiğin için
Külü ekmek gibi yiyor,
İçeceğime gözyaşı katıyorum.
Beni kaldırıp bir yana attın.

Mez.102: 11 Günlerim akşam uzayan gölge gibi yitmekte,
Ot gibi sararmaktayım.

Mez.102: 12 Ama sen, sonsuza dek tahtında oturursun, ya RAB,
Ünün kuşaklar boyu sürer.

Mez.102: 13 Kalkıp Siyon'a sevecenlik göstereceksin,
Çünkü onu kayırmanın zamanıdır, beklenen zaman geldi.

Mez.102: 14 Kulların onun taşlarından hoşlanır,
Tozunu bile severler.

Mez.102: 15 Uluslar RAB'bin adından,
Yeryüzü kralları görkeminden korkacak.

Mez.102: 16 Çünkü RAB Siyon'u yeniden kuracak,
Görkem içinde görünecek.

Mez.102: 17 Yoksulların duasına kulak verecek,
Yalvarışlarını asla hor görmeyecek.

Mez.102: 18 Bunlar gelecek kuşak için yazılsın,
Öyle ki, henüz doğmamış insanlar
RAB'be övgüler sunsun.

Mez.102: 19 RAB yücelerdeki kutsal katından aşağı baktı,
Göklerden yeryüzünü gözetledi,

Mez.102: 20 Tutsakların iniltisini duymak,
Ölüm mahkûmlarını kurtarmak için.

Mez.102: 21-22 Böylece halklar ve krallıklar
RAB'be tapınmak için toplanınca,
O'nun adı Siyon'da,
Övgüsü Yeruşalim'de duyurulacak.

Mez.102: 23 RAB gücümü kırdı yaşam yolunda,
Ömrümü kısalttı.

Mez.102: 24 "Ey Tanrım, ömrümün ortasında canımı alma!" dedim.
"Senin yılların kuşaklar boyu sürer!

Mez.102: 25 "Çok önceden attın dünyanın temellerini,
Gökler de senin ellerinin yapıtıdır.

Mez.102: 26 Onlar yok olacak, ama sen kalıcısın.
Hepsi bir giysi gibi eskiyecek.
Onları bir kaftan gibi değiştireceksin,
Geçip gidecekler.

Mez.102: 27 Ama sen hep aynısın,
Yılların tükenmeyecek.

Mez.102: 28 Gözetiminde yaşayacak kullarının çocukları,
Senin önünde duracak soyları."

103. Mezmur
Davut'un mezmuru

BÖLÜM 103

Mez.103: 1 RAB'be övgüler sun, ey gönlüm!
O'nun kutsal adına övgüler sun, ey bütün varlığım!

Mez.103: 2 RAB'be övgüler sun, ey canım!
İyiliklerinin hiçbirini unutma!

Mez.103: 3 Bütün suçlarını bağışlayan,
Bütün hastalıklarını iyileştiren,

Mez.103: 4 Canını ölüm çukurundan kurtaran,
Sana sevgi ve sevecenlik tacı giydiren,

Mez.103: 5 Yaşam boyu seni iyiliklerle doyuran O'dur,
Bu nedenle gençliğin kartalınki gibi tazelenir.

Mez.103: 6 RAB bütün düşkünlere
Hak ve adalet sağlar.

Mez.103: 7 Kendi yöntemlerini Musa'ya,
İşlerini İsrailliler'e açıkladı.

Mez.103: 8 RAB sevecen ve lütfedendir,
Tez öfkelenmez, sevgisi engindir.

Mez.103: 9 Sürekli suçlamaz,
Öfkesini sonsuza dek sürdürmez.

Mez.103: 10 Bize günahlarımıza göre davranmaz,
Suçlarımızın karşılığını vermez.

Mez.103: 11 Çünkü gökler yeryüzünden ne kadar yüksekse,
Kendisinden korkanlara karşı sevgisi de o kadar büyüktür.

Mez.103: 12 Doğu batıdan ne kadar uzaksa,
O kadar uzaklaştırdı bizden isyanlarımızı.

Mez.103: 13 Bir baba çocuklarına nasıl sevecen davranırsa,
RAB de kendisinden korkanlara öyle sevecen davranır.

Mez.103: 14 Çünkü mayamızı bilir,
Toprak olduğumuzu anımsar.

Mez.103: 15 İnsana gelince, ota benzer ömrü,
Kır çiçeği gibi serpilir;

Mez.103: 16 Rüzgar üzerine esince yok olur gider,
Bulunduğu yer onu tanımaz.

Mez.103: 17-18 Ama RAB kendisinden korkanları sonsuza dek sever,
Antlaşmasına uyan
Ve buyruklarına uymayı anımsayan soylarına adil davranır.

Mez.103: 19 RAB tahtını göklere kurmuştur,
O'nun egemenliği her yeri kapsar.

Mez.103: 20 RAB'be övgüler sunun, ey sizler, O'nun melekleri,
O'nun sözünü dinleyen,
Söylediklerini yerine getiren güç sahipleri!

Mez.103: 21 RAB'be övgüler sunun, ey sizler,
O'nun bütün göksel orduları,
İsteğini yerine getiren kulları!

Mez.103: 22 RAB'be övgüler sunun,
Ey O'nun egemen olduğu yerlerdeki bütün yaratıklar!
RAB'be övgüler sun, ey gönlüm!

104. Mezmur

BÖLÜM 104

Mez.104: 1 RAB'be övgüler sun, ey gönlüm!
Ya RAB Tanrım, ne ulusun!
Görkem ve yücelik kuşanmışsın,

Mez.104: 2 Bir kaftana bürünür gibi ışığa bürünmüşsün.
Gökleri bir çadır gibi geren,

Mez.104: 3 Evini yukarıdaki sular üzerine kuran,
Bulutları kendine savaş arabası yapan,
Rüzgarın kanatları üzerinde gezen,

Mez.104: 4 Rüzgarları kendine haberci,
Yıldırımları hizmetkâr eden sensin*fs*.
D Not 104:4 "Rüzgarları kendine haberci, yıldırımları hizmetkâr eden sensin" ya da "Meleklerini rüzgarlar, hizmetkârlarını ateş alevleri yapan sensin".

Mez.104: 5 Yeryüzünü temeller üzerine kurdun,
Asla sarsılmasın diye.

Mez.104: 6 Engini ona bir giysi gibi giydirdin,
Sular dağların üzerinde durdu.

Mez.104: 7 Sen kükreyince sular kaçtı,
Göğü gürletince hemen çekildi.

Mez.104: 8 Dağları aşıp derelere aktı,
Onlar için belirlediğin yerlere doğru.

Mez.104: 9 Bir sınır koydun önlerine,
Geçmesinler, gelip yeryüzünü bir daha kaplamasınlar diye.

Mez.104: 10 Vadilerde fışkırttığın pınarlar,
Dağların arasından akar.

Mez.104: 11 Bütün kır hayvanlarını suvarır,
Yaban eşeklerinin susuzluğunu giderirler.

Mez.104: 12 Kuşlar yanlarında yuva kurar,
Dalların arasında ötüşürler.

Mez.104: 13 Gökteki evinden dağları sularsın,
Yeryüzü işlerinin meyvesine doyar.

Mez.104: 14 Hayvanlar için ot,
İnsanların yararı için bitkiler yetiştirirsin;
İnsanlar ekmeğini topraktan çıkarsın diye,

Mez.104: 15 Yüreklerini sevindiren şarabı,
Yüzlerini güldüren zeytinyağını,
Güçlerini arttıran ekmeği hep sen verirsin.

Mez.104: 16 RAB'bin ağaçları,
Kendi diktiği Lübnan sedirleri suya doyar.

Mez.104: 17 Kuşlar orada yuva yapar,
Leyleğin evi ise çamlardadır.

Mez.104: 18 Yüksek dağlar dağ keçilerinin uğrağı,
Kayalar kaya tavşanlarının* sığınağıdır.

Mez.104: 19 Mevsimleri göstersin diye ayı,
Batacağı zamanı bilen güneşi yarattın.

Mez.104: 20 Karartırsın ortalığı, gece olur,
Başlar kıpırdamaya orman hayvanları.

Mez.104: 21 Genç aslan av peşinde kükrer,
Tanrı'dan yiyecek ister.

Mez.104: 22 Güneş doğunca
İnlerine çekilir, yatarlar.

Mez.104: 23 İnsan işine gider,
Akşama dek çalışmak için.

Mez.104: 24 Ya RAB, ne çok eserin var!
Hepsini bilgece yaptın;
Yeryüzü yarattıklarınla dolu.

Mez.104: 25 İşte uçsuz bucaksız denizler,
İçinde kaynaşan sayısız canlılar,
Büyük küçük yaratıklar.

Mez.104: 26 Orada gemiler dolaşır,
İçinde oynaşsın diye yarattığın Livyatan* da orada.

Mez.104: 27 Hepsi seni bekliyor,
Yiyeceklerini zamanında veresin diye.

Mez.104: 28 Sen verince onlar toplar,
Sen elini açınca onlar iyiliğe doyar.

Mez.104: 29 Yüzünü gizleyince dehşete kapılırlar,
Soluklarını kesince ölüp toprak olurlar.

Mez.104: 30 Ruhun'u gönderince var olurlar,
Yeryüzüne yeni yaşam verirsin.

Mez.104: 31 RAB'bin görkemi sonsuza dek sürsün!
Sevinsin RAB yaptıklarıyla!

Mez.104: 32 O bakınca yeryüzü titrer,
O dokununca dağlar tüter.

Mez.104: 33 Ömrümce RAB'be ezgiler söyleyecek,
Var oldukça Tanrım'ı ilahilerle öveceğim.

Mez.104: 34 Düşüncem ona hoş görünsün,
Sevincim RAB olsun!

Mez.104: 35 Tükensin dünyadaki günahlılar,
Yok olsun artık kötüler!
RAB'be övgüler sun, ey gönlüm!
RAB'be övgüler sunun!

105. Mezmur
(1Ta.16:8-22)

BÖLÜM 105

Mez.105: 1 RAB'be şükredin, O'na yakarın,
Halklara duyurun yaptıklarını!

Mez.105: 2 O'nu ezgilerle, ilahilerle övün,
Bütün harikalarını anlatın!

Mez.105: 3 Kutsal adıyla övünün,
Sevinsin RAB'be yönelenler!

Mez.105: 4 RAB'be ve O'nun gücüne bakın,
Durmadan O'nun yüzünü arayın!

Mez.105: 5-6 Ey sizler, kulu İbrahim'in soyu,
Seçtiği Yakupoğulları,
O'nun yaptığı harikaları,
Olağanüstü işlerini
Ve ağzından çıkan yargıları anımsayın!

Mez.105: 7 Tanrımız RAB O'dur,
Yargıları bütün yeryüzünü kapsar.

Mez.105: 8-9 O antlaşmasını,
Bin kuşak için verdiği sözü,
İbrahim'le yaptığı antlaşmayı,
İshak için içtiği andı sonsuza dek anımsar.

Mez.105: 10-11 "Hakkınıza düşen mülk olarak
Kenan ülkesini size vereceğim" diyerek,
Bunu Yakup için bir kural,
İsrail'le sonsuza dek geçerli bir antlaşma yaptı.

Mez.105: 12 O zaman bir avuç insandılar,
Sayıca az ve ülkeye yabancıydılar.

Mez.105: 13 Bir ulustan öbürüne,
Bir ülkeden ötekine dolaşıp durdular.

Mez.105: 14 RAB kimsenin onları ezmesine izin vermedi,
Onlar için kralları bile payladı:

Mez.105: 15 "Meshettiklerime* dokunmayın,
Peygamberlerime kötülük etmeyin!" dedi.

Mez.105: 16 Ülkeye kıtlık gönderdi,
Bütün yiyeceklerini yok etti.

Mez.105: 17 Önlerinden bir adam göndermişti,
Köle olarak satılan Yusuf'tu bu.

Mez.105: 18 Zincir vurup incittiler ayaklarını,
Demir halka geçirdiler boynuna,

Mez.105: 19 Söyledikleri gerçekleşinceye dek,
RAB'bin sözü onu sınadı.

Mez.105: 20 Kral adam gönderip Yusuf'u salıverdi,
Halklara egemen olan onu özgür kıldı.

Mez.105: 21 Onu kendi sarayının efendisi,
Bütün varlığının sorumlusu yaptı;

Mez.105: 22 Önderlerini istediği gibi eğitsin,
İleri gelenlerine akıl versin diye.

Mez.105: 23 O zaman İsrail Mısır'a gitti,
Yakup Ham ülkesine yerleşti.

Mez.105: 24 RAB halkını alabildiğine çoğalttı,
Düşmanlarından sayıca arttırdı onları.

Mez.105: 25 Sonunda tutumunu değiştirdi düşmanlarının:
Halkından tiksindiler,
Kullarına kurnazca davrandılar.

Mez.105: 26 Kulu Musa'yı,
Seçtiği Harun'u gönderdi aralarına.

Mez.105: 27 Onlar gösterdiler RAB'bin belirtilerini,
Ham ülkesinde şaşılası işlerini.

Mez.105: 28 Karanlık gönderip ülkeyi karanlığa bürüdü RAB,
Çünkü Mısırlılar O'nun sözlerine karşı gelmişti.

Mez.105: 29 Kana çevirdi sularını,
Öldürdü balıklarını.

Mez.105: 30 Ülkede kurbağalar kaynaştı
Krallarının odalarına kadar.

Mez.105: 31 RAB buyurunca sinek sürüleri,
Sivrisinekler üşüştü ülkenin her yanına.

Mez.105: 32 Dolu yağdırdı yağmur yerine,
Şimşekler çaktırdı ülkelerinde.

Mez.105: 33 Bağlarını, incir ağaçlarını vurdu,
Parçaladı ülkenin ağaçlarını.

Mez.105: 34 O buyurunca çekirgeler,
Sayısız yavrular kaynadı.

Mez.105: 35 Ülkenin bütün bitkilerini yediler,
Toprağın ürününü yiyip bitirdiler.

Mez.105: 36 RAB ülkede ilk doğanların hepsini,
İlk çocuklarını öldürdü.

Mez.105: 37 İsrailliler'i ülkeden altın ve gümüşle çıkardı,
Oymaklarından tek kişi bile tökezlemedi.

Mez.105: 38 Onlar gidince Mısır sevindi,
Çünkü İsrail korkusu çökmüştü Mısır'ın üzerine.

Mez.105: 39 RAB bulutu bir örtü gibi yaydı üzerlerine,
Gece ateş verdi yollarını aydınlatsın diye.

Mez.105: 40 İstediler, bıldırcın gönderdi,
Göksel ekmekle doyurdu karınlarını.

Mez.105: 41 Kayayı yardı, sular fışkırdı,
Çorak topraklarda bir ırmak gibi aktı.

Mez.105: 42 Çünkü kutsal sözünü,
Kulu İbrahim'e verdiği sözü anımsadı.

Mez.105: 43 Halkını sevinç içinde,
Seçtiklerini sevinç çığlıklarıyla ülkeden çıkardı.

Mez.105: 44 Ulusların topraklarını verdi onlara.
Halkların emeğini miras aldılar;

Mez.105: 45 Kurallarını yerine getirsinler,
Yasalarına uysunlar diye.
RAB'be övgüler sunun!

106. Mezmur
(1Ta.16:34-36)

BÖLÜM 106

Mez.106: 1 Övgüler sunun, RAB'be!
RAB'be şükredin, çünkü O iyidir,
Sevgisi sonsuzdur.

Mez.106: 2 RAB'bin büyük işlerini kim anlatabilir,
Kim O'na yeterince övgü sunabilir?

Mez.106: 3 Ne mutlu adalete uyanlara,
Sürekli doğru olanı yapanlara!

Mez.106: 4 Ya RAB, halkına lütfettiğinde anımsa beni,
Onları kurtardığında ilgilen benimle.

Mez.106: 5 Öyle ki, seçtiklerinin gönencini göreyim,
Ulusunun sevincini,
Kendi halkının kıvancını paylaşayım.

Mez.106: 6 Atalarımız gibi biz de günah işledik,
Suç işledik, kötülük ettik.

Mez.106: 7 Atalarımız Mısır'dayken
Yaptığın harikaları anlamadı,
Çok kez gösterdiğin sevgiyi anımsamadı,
Denizde, Kızıldeniz'de* başkaldırdılar.

Mez.106: 8 Buna karşın RAB gücünü göstermek için,
Adı uğruna kurtardı onları.

Mez.106: 9 Kızıldeniz'i azarladı, kurudu deniz,
Yürüdüler enginde O'nun öncülüğünde,
Çölde yürür gibi.

Mez.106: 10 Kendilerinden nefret edenlerin elinden aldı onları,
Düşmanlarının pençesinden kurtardı.

Mez.106: 11 Sular yuttu hasımlarını,
Hiçbiri kurtulmadı.

Mez.106: 12 O zaman atalarımız O'nun sözlerine inandılar,
Ezgiler söyleyerek O'nu övdüler.

Mez.106: 13 Ne var ki, RAB'bin yaptıklarını çabucak unuttular,
Öğüt vermesini beklemediler.

Mez.106: 14 Özlemle kıvrandılar çölde,
Tanrı'yı denediler ıssız yerlerde.

Mez.106: 15 Tanrı onlara istediklerini verdi,
Ama üzerlerine yıpratıcı bir hastalık gönderdi.

Mez.106: 16 Onlar ordugahlarında Musa'yı,
RAB'bin kutsal kulu Harun'u kıskanınca,

Mez.106: 17 Yer yarıldı ve Datan'ı yuttu,
Aviram'la yandaşlarının üzerine kapandı.

Mez.106: 18 Ateş kavurdu onları izleyenleri,
Alev yaktı kötüleri.

Mez.106: 19 Bir buzağı heykeli yaptılar Horev'de,
Dökme bir puta tapındılar.

Mez.106: 20 Tanrı'nın yüceliğini,
Ot yiyen öküz putuna değiştirdiler.

Mez.106: 21 Unuttular kendilerini kurtaran Tanrı'yı,
Mısır'da yaptığı büyük işleri,

Mez.106: 22 Ham ülkesinde yarattığı harikaları,
Kızıldeniz kıyısında yaptığı müthiş işleri.

Mez.106: 23 Bu yüzden onları yok edeceğini söyledi Tanrı,
Ama seçkin kulu Musa O'nun önündeki gedikte durarak,
Yok edici öfkesinden vazgeçirdi O'nu.

Mez.106: 24 Ardından hor gördüler güzelim ülkeyi,
Tanrı'nın verdiği söze inanmadılar.

Mez.106: 25 Çadırlarında söylendiler,
Dinlemediler RAB'bin sesini.

Mez.106: 26-27 Bu yüzden RAB elini kaldırdı
Ve çölde onları yere sereceğine,
Soylarını ulusların arasına saçacağına,
Onları öteki ülkelere dağıtacağına ant içti.

Mez.106: 28 Sonra Baal-Peor'a bel bağladılar,
Ölülere sunulan kurbanları yediler.

Mez.106: 29 Öfkelendirdiler RAB'bi yaptıklarıyla,
Salgın hastalık çıktı aralarında.

Mez.106: 30 Ama Pinehas kalkıp araya girdi,
Felaketi önledi.

Mez.106: 31 Bu doğruluk sayıldı ona,
Kuşaklar boyu, sonsuza dek sürecek bu.

Mez.106: 32 Yine RAB'bi öfkelendirdiler Meriva suları yanında,
Musa'nın başına dert açıldı onlar yüzünden;

Mez.106: 33 Çünkü onu sinirlendirdiler,
O da düşünmeden konuştu.

Mez.106: 34 RAB'bin onlara buyurduğu gibi
Yok etmediler halkları,

Mez.106: 35 Tersine öteki uluslara karıştılar,
Onların törelerini öğrendiler.

Mez.106: 36 Putlarına taptılar,
Bu da onlara tuzak oldu.

Mez.106: 37 Oğullarını, kızlarını
Cinlere kurban ettiler.

Mez.106: 38 Kenan putlarına kurban olsun diye
Oğullarının, kızlarının kanını,
Suçsuzların kanını döktüler;
Ülke onların kanıyla kirlendi.

Mez.106: 39 Böylece yaptıklarıyla kirli sayıldılar,
Vefasız duruma düştüler töreleriyle.

Mez.106: 40 RAB'bin öfkesi parladı halkına karşı,
Tiksindi kendi halkından.

Mez.106: 41 Onları ulusların eline teslim etti.
Onlardan nefret edenler onlara egemen oldu.

Mez.106: 42 Düşmanları onları ezdi,
Boyun eğdirdi hepsine.

Mez.106: 43 RAB onları birçok kez kurtardı,
Ama akılları fikirleri başkaldırmaktaydı
Ve alçaltıldılar suçları yüzünden.

Mez.106: 44 RAB yine de ilgilendi sıkıntılarıyla
Yakarışlarını duyunca.

Mez.106: 45 Antlaşmasını anımsadı onlar uğruna,
Eşsiz sevgisinden ötürü vazgeçti yapacaklarından.

Mez.106: 46 Merhamet koydu onları tutsak alanların yüreğine.

Mez.106: 47 Kurtar bizi, ey Tanrımız RAB,
Topla bizi ulusların arasından.
Kutsal adına şükredelim,
Yüceliğinle övünelim.

Mez.106: 48 Öncesizlikten sonsuza dek,
İsrail'in Tanrısı RAB'be övgüler olsun!
Bütün halk, "Amin!" desin.
RAB'be övgüler olsun!

5.KİTAP

107. Mezmur

BÖLÜM 107

Mez.107: 1 RAB'be şükredin, çünkü O iyidir,
Sevgisi sonsuzdur.

Mez.107: 2 Böyle desin RAB'bin kurtardıkları,
Düşman pençesinden özgür kıldıkları,

Mez.107: 3 Doğudan, batıdan, kuzeyden, güneyden*fş*,
Bütün ülkelerden topladıkları.
D Not 107:3 "Güneyden": İbranice "Denizden".

Mez.107: 4 Issız çöllerde dolaştılar,
Yerleşecekleri kente giden bir yol bulamadılar.

Mez.107: 5 Aç, susuz,
Sefil oldular.

Mez.107: 6 O zaman sıkıntı içinde RAB'be yakardılar,
RAB kurtardı onları dertlerinden.

Mez.107: 7 Yerleşecekleri bir kente varıncaya dek,
Onlara doğru yolda öncülük etti.

Mez.107: 8 Şükretsinler RAB'be sevgisi için,
İnsanlar yararına yaptığı harikalar için.

Mez.107: 9 Çünkü O susamış canın susuzluğunu giderir,
Aç canı iyiliklerle doyurur.

Mez.107: 10 Zincire vurulmuş, acıyla kıvranan tutsaklar,
Karanlıkta, zifiri karanlıkta oturmuştu.

Mez.107: 11 Çünkü Tanrı'nın buyruklarına karşı çıkmışlardı,
Küçümsemişlerdi Yüceler Yücesi'nin öğüdünü.

Mez.107: 12 Ağır işlerle hayatı onlara zehir etti,
Çöktüler, yardım eden olmadı.

Mez.107: 13 O zaman sıkıntı içinde RAB'be yakardılar,
RAB kurtardı onları dertlerinden;

Mez.107: 14 Çıkardı karanlıktan, zifiri karanlıktan,
Kopardı zincirlerini.

Mez.107: 15 Şükretsinler RAB'be sevgisi için,
İnsanlar yararına yaptığı harikalar için!

Mez.107: 16 Çünkü tunç* kapıları kırdı,
Demir kapı kollarını parçaladı O.

Mez.107: 17 Cezalarını buldu aptallar,
Suçları, isyanları yüzünden.

Mez.107: 18 İğrenir olmuşlardı bütün yemeklerden,
Ölümün kapılarına yaklaşmışlardı.

Mez.107: 19 O zaman sıkıntı içinde RAB'be yakardılar,
RAB kurtardı onları dertlerinden.

Mez.107: 20 Sözünü gönderip iyileştirdi onları,
Kurtardı ölüm çukurundan.

Mez.107: 21 Şükretsinler RAB'be sevgisi için,
İnsanlar yararına yaptığı harikalar için!

Mez.107: 22 Şükran kurbanları sunsunlar
Ve sevinç çığlıklarıyla duyursunlar O'nun yaptıklarını!

Mez.107: 23 Gemilerle denize açılanlar,
Okyanuslarda iş yapanlar,

Mez.107: 24 RAB'bin işlerini,
Derinliklerde yaptığı harikaları gördüler.

Mez.107: 25 Çünkü O buyurunca şiddetli bir fırtına koptu,
Dalgalar şaha kalktı.

Mez.107: 26 Göklere yükselip diplere indi gemiler,
Sıkıntıdan canları burunlarına geldi gemicilerin,

Mez.107: 27 Sarhoş gibi sallanıp sendelediler,
Ustalıkları işe yaramadı.

Mez.107: 28 O zaman sıkıntı içinde RAB'be yakardılar,
RAB kurtardı onları dertlerinden.

Mez.107: 29 Fırtınayı limanlığa çevirdi,
Yatıştı dalgalar;

Mez.107: 30 Rahatlayınca sevindiler,
Diledikleri limana götürdü RAB onları.

Mez.107: 31 Şükretsinler RAB'be sevgisi için,
İnsanlar yararına yaptığı harikalar için!

Mez.107: 32 Yüceltsinler O'nu halk topluluğunda,
Övgüler sunsunlar ileri gelenlerin toplantısında.

Mez.107: 33 Irmakları çöle çevirir,
Pınarları kurak toprağa,

Mez.107: 34 Verimli toprağı çorak alana,
Orada yaşayanların kötülüğü yüzünden.

Mez.107: 35 Çölü su birikintisine çevirir,
Kuru toprağı pınara.

Mez.107: 36 Açları yerleştirir oraya;
Oturacak bir kent kursunlar,

Mez.107: 37 Tarlalar ekip bağlar diksinler,
Bol ürün alsınlar diye.

Mez.107: 38 RAB'bin kutsamasıyla,
Çoğaldılar alabildiğine,
Eksiltmedi hayvanlarını.

Mez.107: 39 Sonra azaldılar, alçaldılar,
Baskı, sıkıntı ve acı yüzünden.

Mez.107: 40 RAB rezalet saçtı soylular üzerine,
Yolu izi belirsiz bir çölde dolaştırdı onları.

Mez.107: 41 Ama yoksulu sefaletten kurtardı,
Davar sürüsü gibi çoğalttı ailelerini.

Mez.107: 42 Doğru insanlar görüp sevinecek,
Kötülerse ağzını kapayacak.

Mez.107: 43 Aklı olan bunları göz önünde tutsun,
RAB'bin sevgisini dikkate alsın.

108. Mezmur
(Mez.57: 7-11; 60:5-12)
Ezgi - Davut'un mezmuru

BÖLÜM 108

Mez.108: 1 Kararlıyım, ey Tanrı,
Bütün varlığımla sana ezgiler, ilahiler söyleyeceğim!

Mez.108: 2 Uyan, ey lir, ey çenk,
Seheri ben uyandırayım!

Mez.108: 3 Halkların arasında sana şükürler sunayım, ya RAB,
Ulusların arasında seni ilahilerle öveyim.

Mez.108: 4 Çünkü sevgin göklere erişir,
Sadakatin gökyüzüne ulaşır.

Mez.108: 5 Yüceliğini göster göklerin üstünde, ey Tanrı,
Görkemin bütün yeryüzünü kaplasın!

Mez.108: 6 Kurtar bizi sağ elinle, yardım et,
Sevdiklerin özgürlüğe kavuşsun diye!

Mez.108: 7 Tanrı şöyle konuştu kutsal yerinde:
"Şekem'i sevinçle bölüştürecek,
Sukkot Vadisi'ni ölçeceğim.

Mez.108: 8 Gilat benimdir, Manaşşe de benim,
Efrayim miğferim,
Yahuda asam.

Mez.108: 9 Moav yıkanma leğenim,
Edom'un üzerine çarığımı fırlatacağım*ft*,
Filist'e zaferle haykıracağım."
D Not 108:9 "Çarığımı fırlatacağım": Eski törelere göre çarığın
fırlatılması, bir yerin sahiplenilmesi anlamına geliyordu.

Mez.108: 10 Kim beni surlu kente götürecek?
Kim bana Edom'a kadar yol gösterecek?

Mez.108: 11 Ey Tanrı, sen bizi reddetmedin mi?
Ordularımıza öncülük etmiyor musun artık?

Mez.108: 12 Yardım et bize düşmana karşı,
Çünkü boştur insan yardımı.

Mez.108: 13 Tanrı'yla zafer kazanırız,
O çiğner düşmanlarımızı.

109. Mezmur
Müzik şefi için - Davut'un mezmuru

BÖLÜM 109

Mez.109: 1 Ey övgüler sunduğum Tanrı,
Sessiz kalma!

Mez.109: 2 Çünkü kötüler, yalancılar
Bana karşı ağzını açtı,
Karalıyorlar beni.

Mez.109: 3 Nefret dolu sözlerle beni kuşatıp
Yok yere bana savaş açtılar.

Mez.109: 4 Sevgime karşılık bana düşman oldular,
Bense dua etmekteyim.

Mez.109: 5 İyiliğime kötülük,
Sevgime nefretle karşılık verdiler.

Mez.109: 6 Kötü bir adam koy düşmanın başına,
Sağında onu suçlayan biri dursun!
D Not 109:6-19 Bazı uzmanlara göre bu ayetler Davut'un düşmanlarının konuşmasıdır.

Mez.109: 7 Yargılanınca suçlu çıksın,
Duası bile günah sayılsın!

Mez.109: 8 Ömrü kısa olsun,
Görevini bir başkası üstlensin!

Mez.109: 9 Çocukları öksüz,
Karısı dul kalsın!

Mez.109: 10 Çocukları avare gezip dilensin,
Yıkık evlerinden uzakta yiyecek arasın!

Mez.109: 11 Bütün malları tefecinin ağına düşsün,
Emeğini yabancılar yağmalasın!

Mez.109: 12 Kimse ona sevgi göstermesin,
Öksüzlerine acıyan olmasın!

Mez.109: 13 Soyu kurusun,
Bir kuşak sonra adı silinsin!

Mez.109: 14 Atalarının suçları RAB'bin önünde anılsın,
Annesinin günahı silinmesin!

Mez.109: 15 Günahları hep RAB'bin önünde dursun,
RAB anılarını yok etsin yeryüzünden!

Mez.109: 16 Çünkü düşmanım sevgi göstermeyi düşünmedi,
Ölesiye baskı yaptı mazluma, yoksula,
Yüreği kırık insana.

Mez.109: 17 Sevdiği lanet başına gelsin!
Madem kutsamaktan hoşlanmıyor,
Uzak olsun ondan kutsamak!

Mez.109: 18 Laneti bir giysi gibi giydi,
Su gibi içine, yağ gibi kemiklerine işlesin lanet!

Mez.109: 19 Bir giysi gibi onu örtünsün,
Bir kuşak gibi hep onu sarsın!*fu*

Mez.109: 20 Düşmanlarıma, beni kötüleyenlere,
RAB böyle karşılık versin!

Mez.109: 21 Ama sen, ey Egemen RAB,
Adın uğruna bana ilgi göster;
Kurtar beni, iyiliğin, sevgin uğruna!

Mez.109: 22 Çünkü düşkün ve yoksulum,
Yüreğim yaralı içimde.

Mez.109: 23 Batan güneş gibi geçip gidiyorum,
Çekirge gibi silkilip atılıyorum.

Mez.109: 24 Dizlerim titriyor oruç* tutmaktan;
Bir deri bir kemiğe döndüm.

Mez.109: 25 Düşmanlarıma yüzkarası oldum;
Beni görünce kafalarını sallıyorlar!

Mez.109: 26 Yardım et bana, ya RAB Tanrım;
Kurtar beni sevgin uğruna!

Mez.109: 27 Bilsinler bu işte senin elin olduğunu,
Bunu senin yaptığını, ya RAB!

Mez.109: 28 Varsın lanet etsin onlar, sen kutsa beni,
Bana saldıranlar utanacak,
Ben kulunsa sevineceğim.

Mez.109: 29 Rezilliğe bürünsün beni suçlayanlar,
Kaftan giyer gibi utançlarıyla örtünsünler!

Mez.109: 30 RAB'be çok şükredeceğim,
Kalabalığın arasında O'na övgüler dizeceğim;

Mez.109: 31 Çünkü O yoksulun sağında durur,
Onu yargılayanlardan kurtarmak için.

110. Mezmur
Davut'un mezmuru

BÖLÜM 110

Mez.110: 1 RAB efendime:
"Ben düşmanlarını ayaklarının altına serinceye dek*fü*
Sağımda otur" diyor.
D Not 110:1 "Ayaklarının altına serinceye dek": İbranice "Ayaklarına tabure yapıncaya dek".

Mez.110: 2 RAB Siyon'dan uzatacak kudret asanı,
Düşmanlarının ortasında egemenlik sür!

Mez.110: 3 Savaşacağın gün
Gönüllü gidecek askerlerin.
Seherin bağrından doğan çiy gibi
Kutsal giysiler içinde
Sana gelecek gençlerin.

Mez.110: 4 RAB ant içti, kararından dönmez:
"Melkisedek düzeni uyarınca
Sonsuza dek kâhinsin sen!" dedi.

Mez.110: 5 Rab senin sağındadır,
Kralları ezecek öfkelendiği gün.

Mez.110: 6 Ulusları yargılayacak, ortalığı cesetler dolduracak,
Dünyanın dört bucağında başları ezecek.

Mez.110: 7 Yol kenarındaki dereden su içecek;
Bu yüzden başını dik tutacak.

111. Mezmur

BÖLÜM 111

Mez.111: 1 Övgüler sunun RAB'be!
Doğru insanların toplantısında,
Topluluk içinde,
Bütün yüreğimle RAB'be şükredeceğim.

Mez.111: 2 RAB'bin işleri büyüktür,
Onlardan zevk alanlar hep onları düşünür.

Mez.111: 3 O'nun yaptıkları yüce ve görkemlidir,
Doğruluğu sonsuza dek sürer.

Mez.111: 4 RAB unutulmayacak harikalar yaptı,
O sevecen ve lütfedendir.

Mez.111: 5 Kendisinden korkanları besler,
Antlaşmasını sonsuza dek anımsar.

Mez.111: 6 Ulusların topraklarını kendi halkına vermekle
Gösterdi onlara işlerinin gücünü.

Mez.111: 7 Yaptığı her işte sadık ve adildir,
Bütün koşulları güvenilirdir;

Mez.111: 8 Sonsuza dek sürer,
Sadakat ve doğrulukla yapılır.

Mez.111: 9 O halkının kurtuluşunu sağladı,
Antlaşmasını sonsuza dek geçerli kıldı.
Adı kutsal ve müthiştir.

Mez.111: 10 Bilgeliğin temeli RAB korkusudur,
O'nun kurallarını yerine getiren herkes
Sağduyu sahibi olur.
O'na sonsuza dek övgü sunulur!

112. Mezmur

BÖLÜM 112

Mez.112: 1 Övgüler sunun RAB'be!
Ne mutlu RAB'den korkan insana,
O'nun buyruklarından büyük zevk alana!

Mez.112: 2 Soyu yeryüzünde güç kazanacak,
Doğruların kuşağı kutsanacak.

Mez.112: 3 Bolluk ve zenginlik eksilmez evinden,
Sonsuza dek sürer doğruluğu.

Mez.112: 4 Karanlıkta ışık doğar dürüstler için,
Lütfeden, sevecen, doğru insanlar için.

Mez.112: 5 Ne mutlu eli açık olan, ödünç veren,
İşlerini adaletle yürüten insana!

Mez.112: 6 Asla sarsılmaz,
Sonsuza dek anılır doğru insan.

Mez.112: 7 Kötü haberden korkmaz,
Yüreği sarsılmaz, RAB'be güvenir.

Mez.112: 8 Gözü pektir, korku nedir bilmez,
Sonunda düşmanlarının yenilgisini görür.

Mez.112: 9 Armağanlar dağıttı, yoksullara verdi;
Doğruluğu sonsuza dek kalıcıdır,
Gücü ve saygınlığı artar.

Mez.112: 10 Kötü kişi bunu görünce kudurur,
Dişlerini gıcırdatır, kendi kendini yer, bitirir.
Kötülerin dileği boşa çıkar.

113. Mezmur

BÖLÜM 113

Mez.113: 1 Övgüler sunun RAB'be!
Övgüler sunun, ey RAB'bin kulları,
RAB'bin adına övgüler sunun!

Mez.113: 2 Şimdiden sonsuza dek
RAB'bin adına şükürler olsun!

Mez.113: 3 Güneşin doğduğu yerden battığı yere kadar
RAB'bin adına övgüler sunulmalı!

Mez.113: 4 RAB bütün uluslara egemendir,
Görkemi gökleri aşar.

Mez.113: 5 Var mı Tanrımız RAB gibi,
Yücelerde oturan,

Mez.113: 6 Göklerde ve yeryüzünde olanlara
Bakmak için eğilen?

Mez.113: 7 Düşkünü yerden kaldırır,
Yoksulu çöplükten çıkarır;

Mez.113: 8 Soylularla,
Halkının soylularıyla birlikte oturtsun diye.

Mez.113: 9 Kısır kadını evde oturtur,
Çocuk sahibi mutlu bir anne kılar.
RAB'be övgüler sunun!

114. Mezmur

BÖLÜM 114

Mez.114: 1 İsrail Mısır'dan çıktığında,
Yakup'un soyu yabancı dil konuşan bir halktan ayrıldığında,

Mez.114: 2 Yahuda Rab'bin kutsal yeri oldu,
İsrail de O'nun krallığı.

Mez.114: 3 Deniz olanı görüp geri çekildi,
Şeria Irmağı tersine aktı.

Mez.114: 4 Dağlar koç gibi,
Tepeler kuzu gibi sıçradı.

Mez.114: 5 Ey deniz, sana ne oldu da kaçtın?
Ey Şeria, neden tersine aktın?

Mez.114: 6 Ey dağlar, niçin koç gibi,
Ey tepeler, niçin kuzu gibi sıçradınız?

Mez.114: 7-8 Titre, ey yeryüzü,
Kayayı havuza,
Çakmaktaşını pınara çeviren Rab'bin önünde,
Yakup'un Tanrısı'nın huzurunda.

115. Mezmur
(Mez.135:13-20)

BÖLÜM 115

Mez.115: 1 Bizi değil, ya RAB, bizi değil,
Sevgin ve sadakatin uğruna,
Kendi adını yücelt!

Mez.115: 2 Niçin uluslar:
"Hani, nerede onların Tanrısı?" desin.

Mez.115: 3 Bizim Tanrımız göklerdedir,
Ne isterse yapar.

Mez.115: 4 Oysa onların putları altın ve gümüşten yapılmış,
İnsan elinin eseridir.

Mez.115: 5 Ağızları var, konuşmazlar,
Gözleri var, görmezler,

Mez.115: 6 Kulakları var, duymazlar,
Burunları var, koku almazlar,

Mez.115: 7 Elleri var, hissetmezler,
Ayakları var, yürümezler,
Boğazlarından ses çıkmaz.

Mez.115: 8 Onları yapan, onlara güvenen herkes
Onlar gibi olacak!

Mez.115: 9 Ey İsrail halkı, RAB'be güven,
O'dur yardımcınız ve kalkanınız!

Mez.115: 10 Ey Harun soyu, RAB'be güven,
O'dur yardımcınız ve kalkanınız!

Mez.115: 11 Ey RAB'den korkanlar, RAB'be güvenin,
O'dur yardımcınız ve kalkanınız!

Mez.115: 12 RAB bizi anımsayıp kutsayacak,
İsrail halkını,
Harun soyunu kutsayacak.

Mez.115: 13 Küçük, büyük,
Kendisinden korkan herkesi kutsayacak.

Mez.115: 14 RAB sizi,
Sizi ve çocuklarınızı çoğaltsın!

Mez.115: 15 Yeri göğü yaratan RAB
Sizleri kutsasın.

Mez.115: 16 Göklerin öteleri RAB'bindir,
Ama yeryüzünü insanlara vermiştir.

Mez.115: 17 Ölüler, sessizlik diyarına inenler,
RAB'be övgüler sunmaz;

Mez.115: 18 Biziz RAB'bi öven,
Şimdiden sonsuza dek.
RAB'be övgüler sunun!

116. Mezmur

BÖLÜM 116

Mez.116: 1 RAB'bi seviyorum,
Çünkü O feryadımı duyar.

Mez.116: 2 Bana kulak verdiği için,
Yaşadığım sürece O'na sesleneceğim.

Mez.116: 3 Ölüm iplerine dolaşmıştım,
Ölüler diyarının kâbusu yakama yapışmıştı,
Sıkıntıya, acıya gömülmüştüm.

Mez.116: 4 O zaman RAB'be yakardım,
"Aman, ya RAB, kurtar canımı!" dedim.

Mez.116: 5 RAB lütufkâr ve adildir,
Sevecendir Tanrımız.

Mez.116: 6 RAB saf insanları korur,
Tükendiğim zaman beni kurtardı.

Mez.116: 7 Ey canım, yine huzura kavuş,
Çünkü RAB sana iyilik etti.

Mez.116: 8 Sen, ya RAB, canımı ölümden,
Gözlerimi yaştan,
Ayaklarımı sürçmekten kurtardın.

Mez.116: 9 Yaşayanların diyarında,
RAB'bin huzurunda yürüyeceğim.

Mez.116: 10 İman ettim,
"Büyük acı çekiyorum" dediğim zaman bile*fv*.
D Not 116:10 "İman ettim, 'Büyük acı çekiyorum dediğim zaman bile" ya da "İman ettim, bu nedenle konuştum. Büyük acı çekiyorum" (bkz. 2Ko.4:13).

Mez.116: 11 Şaşkınlık içinde,
"Bütün insanlar yalancı" dedim.

Mez.116: 12 Ne karşılık verebilirim RAB'be,
Bana yaptığı onca iyilik için?

Mez.116: 13 Kurtuluş sunusu olarak kadeh kaldırıp
RAB'be sesleneceğim.

Mez.116: 14 Bütün halkının önünde,
RAB'be adadıklarımı yerine getireceğim.

Mez.116: 15 RAB'bin gözünde değerlidir*fy*
Sadık kullarının ölümü.
D Not 116:15 "Değerlidir" ya da "Acıdır".

Mez.116: 16 Ya RAB, ben gerçekten senin kulunum;
Kulun, hizmetçinin oğluyum,
Sen çözdün bağlarımı.

Mez.116: 17 Ya RAB, sana seslenecek,
Şükran kurbanı sunacağım.

Mez.116: 18 RAB'be adadıklarımı yerine getireceğim
Bütün halkının önünde,

Mez.116: 19 RAB'bin Tapınağı'nın avlularında,
Senin orta yerinde, ey Yeruşalim!
RAB'be övgüler sunun!

117. Mezmur

BÖLÜM 117

Mez.117: 1 Ey bütün uluslar, RAB'be övgüler sunun!
Ey bütün halklar, O'nu yüceltin!

Mez.117: 2 Çünkü bize beslediği sevgi büyüktür,
RAB'bin sadakati sonsuza dek sürer.
RAB'be övgüler sunun!

118. Mezmur

BÖLÜM 118

Mez.118: 1 RAB'be şükredin, çünkü O iyidir,
Sevgisi sonsuzdur.

Mez.118: 2 "Sonsuzdur sevgisi!" desin İsrail halkı.

Mez.118: 3 "Sonsuzdur sevgisi!" desin Harun'un soyu.

Mez.118: 4 "Sonsuzdur sevgisi!" desin RAB'den korkanlar.

Mez.118: 5 Sıkıntı içinde RAB'be seslendim;
Yanıtladı, rahata kavuşturdu beni.

Mez.118: 6 RAB benden yana, korkmam;
İnsan bana ne yapabilir?

Mez.118: 7 RAB benden yana, benim yardımcım,
Benden nefret edenlerin sonuna zaferle bakacağım.

Mez.118: 8 RAB'be sığınmak
İnsana güvenmekten iyidir.

Mez.118: 9 RAB'be sığınmak
Soylulara güvenmekten iyidir.

Mez.118: 10 Bütün uluslar beni kuşattı,
RAB'bin adıyla püskürttüm onları.

Mez.118: 11 Kuşattılar, sardılar beni,
RAB'bin adıyla püskürttüm onları.

Mez.118: 12 Arılar gibi sardılar beni,
Ama diken ateşi gibi sönüverdiler;
RAB'bin adıyla püskürttüm onları.

Mez.118: 13 İtilip kakıldım*fz*, düşmek üzereydim,
Ama RAB yardım etti bana.
D Not 118:13 Septuaginta, Süryanice "İtilip kakıldım", Masoretik metin "Beni itip kaktın".

Mez.118: 14 RAB gücüm ve ezgimdir,
O kurtardı beni.

Mez.118: 15 Sevinç ve zafer çığlıkları
Çınlıyor doğruların çadırlarında:
"RAB'bin sağ eli güçlü işler yapar!

Mez.118: 16 RAB'bin sağ eli üstündür,
RAB'bin sağ eli güçlü işler yapar!"

Mez.118: 17 Ölmeyecek, yaşayacağım,
RAB'bin yaptıklarını duyuracağım.

Mez.118: 18 RAB beni şiddetle yola getirdi,
Ama ölüme terk etmedi.

Mez.118: 19 Açın bana adalet kapılarını,
Girip RAB'be şükredeyim.

Mez.118: 20 İşte budur RAB'bin kapısı!
Doğrular girebilir oradan.

Mez.118: 21 Sana şükrederim, çünkü bana yanıt verdin,
Kurtarıcım oldun.

Mez.118: 22 Yapıcıların reddettiği taş,
Köşenin baş taşı oldu.

Mez.118: 23 RAB'bin işidir bu,
Gözümüzde harika bir iş!

Mez.118: 24 Bugün RAB'bin yarattığı gündür,
Onun için sevinip coşalım!

Mez.118: 25 Ne olur, ya RAB, kurtar bizi,
Ne olur, başarılı kıl bizi!

Mez.118: 26 Kutsansın RAB'bin adıyla gelen!
Kutsuyoruz sizi RAB'bin evinden.

Mez.118: 27 RAB Tanrı'dır, aydınlattı bizi.
İplerle bağlayın bayram kurbanını*fa*,
İlerleyin sunağın boynuzlarına kadar.
D Not 118:27 "İplerle bağlayın bayram kurbanını" ya da "Elinizde
dallarla bayramı kutlayın".

Mez.118: 28 Tanrım sensin, şükrederim sana,
Tanrım sensin, yüceltirim seni.

Mez.118: 29 RAB'be şükredin, çünkü O iyidir,
Sevgisi sonsuzdur.

119. Mezmur
(ALEF)*fb*

BÖLÜM 119

Mez.119: 1 Ne mutlu yolları temiz olanlara,
RAB'bin yasasına göre yaşayanlara!
D Not Alef, beyt, vb. sözcükleri İbrani alfabesinin harfleridir.
119. Mezmur akrostiş biçimde yazılmış bir şiirdir.

Mez.119: 2 Ne mutlu O'nun öğütlerine uyanlara,
Bütün yüreğiyle O'na yönelenlere!

Mez.119: 3 Hiç haksızlık etmezler,
O'nun yolunda yürürler.

Mez.119: 4 Koyduğun koşullara
Dikkatle uyulmasını buyurdun.

Mez.119: 5 Keşke kararlı olsam
Senin kurallarına uymakta!

Mez.119: 6 Hiç utanmayacağım,
Bütün buyruklarını izledikçe.

Mez.119: 7 Şükredeceğim sana temiz yürekle,
Adil hükümlerini öğrendikçe.

Mez.119: 8 Kurallarını yerine getireceğim,
Bırakma beni hiçbir zaman!

(BEYT)

Mez.119: 9 Genç insan yolunu nasıl temiz tutar?
Senin sözünü tutmakla.

Mez.119: 10 Bütün yüreğimle sana yöneliyorum,
İzin verme buyruklarından sapmama!

Mez.119: 11 Aklımdan çıkarmam sözünü,
Sana karşı günah işlememek için.

Mez.119: 12 Övgüler olsun sana, ya RAB,
Bana kurallarını öğret.

Mez.119: 13 Ağzından çıkan bütün hükümleri
Dudaklarımla yineliyorum.

Mez.119: 14 Sevinç duyuyorum öğütlerini izlerken,
Sanki benim oluyor bütün hazineler.

Mez.119: 15 Koşullarını derin derin düşünüyorum,
Yollarını izlerken.

Mez.119: 16 Zevk alıyorum kurallarından,
Sözünü unutmayacağım.

(GİMEL)

Mez.119: 17 Ben kuluna iyilik et ki yaşayayım,
Sözüne uyayım.

Mez.119: 18 Gözlerimi aç,
Yasandaki harikaları göreyim.

Mez.119: 19 Garibim bu dünyada,
Buyruklarını benden gizleme!

Mez.119: 20 İçim tükeniyor,
Her an hükümlerini özlemekten.

Mez.119: 21 Buyruklarından sapan
Lanetli küstahları azarlarsın.

Mez.119: 22 Uzaklaştır benden küçümsemeleri, hakaretleri,
Çünkü öğütlerini tutuyorum.

Mez.119: 23 Önderler toplanıp beni kötüleseler bile,
Ben kulun senin kurallarını derin derin düşüneceğim.

Mez.119: 24 Öğütlerin benim zevkimdir,
Bana akıl verirler.

(DALET)

Mez.119: 25 Toza toprağa serildim,
Sözün uyarınca yaşam ver bana.

Mez.119: 26 Yaptıklarımı açıkladım, beni yanıtladın;
Kurallarını öğret bana!

Mez.119: 27 Koşullarını anlamamı sağla ki,
Harikalarının üzerinde düşüneyim.

Mez.119: 28 İçim eriyor kederden,
Sözün uyarınca güçlendir beni!

Mez.119: 29 Yalan yoldan uzaklaştır,
Yasan uyarınca lütfet bana.

Mez.119: 30 Ben sadakat yolunu seçtim,
Hükümlerini uygun gördüm.

Mez.119: 31 Öğütlerine dört elle sarıldım, ya RAB,
Utandırma beni!

Mez.119: 32 İçime huzur verdiğin için
Buyrukların doğrultusunda koşacağım.

(HE)

Mez.119: 33 Kurallarını nasıl izleyeceğimi öğret bana, ya RAB,
Öyle ki, onları sonuna kadar izleyeyim.

Mez.119: 34 Anlamamı sağla, yasana uyayım,
Bütün yüreğimle onu yerine getireyim.

Mez.119: 35 Buyrukların doğrultusunda yol göster bana,
Çünkü yolundan zevk alırım.

Mez.119: 36 Yüreğimi haksız kazanca değil,
Kendi öğütlerine yönelt.

Mez.119: 37 Gözlerimi boş şeylerden*fc* çevir,
Beni kendi yolunda yaşat.
D Not 119:37 "Boş şeylerden" ya da "Değersiz putlardan".

Mez.119: 38 Senden korkulması için
Ben kuluna verdiğin sözü yerine getir.

Mez.119: 39 Korktuğum hakaretten uzak tut beni,
Çünkü senin ilkelerin iyidir.

Mez.119: 40 Çok özlüyorum senin koşullarını!
Beni doğruluğunun içinde yaşat!

(VAV)

Mez.119: 41 Bana sevgini göster, ya RAB,
Sözün uyarınca kurtar beni!

Mez.119: 42 O zaman beni aşağılayanlara
Gereken yanıtı verebilirim,
Çünkü senin sözüne güvenirim.

Mez.119: 43 Gerçeğini ağzımdan düşürme,
Çünkü senin hükümlerine umut bağladım.

Mez.119: 44 Yasana sürekli,
Sonsuza dek uyacağım.

Mez.119: 45 Özgürce yürüyeceğim,
Çünkü senin koşullarına yöneldim ben.

Mez.119: 46 Kralların önünde senin öğütlerinden söz edecek,
Utanç duymayacağım.

Mez.119: 47 Senin buyruklarından zevk alıyor,
Onları seviyorum.

Mez.119: 48 Saygı ve sevgi duyuyorum buyruklarına,
Derin derin düşünüyorum kurallarını.

(ZAYİN)

Mez.119: 49 Kuluna verdiğin sözü anımsa,
Bununla umut verdin bana.

Mez.119: 50 Acı çektiğimde beni avutan budur,
Sözün bana yaşam verir.

Mez.119: 51 Çok eğlendiler küstahlar benimle,
Yine de yasandan şaşmadım.

Mez.119: 52 Geçmişte verdiğin hükümleri anımsayınca,
Avundum, ya RAB.

Mez.119: 53 Çileden çıkıyorum,
Yasanı terk eden kötüler yüzünden.

Mez.119: 54 Senin kurallarındır ezgilerimin konusu,
Konuk olduğum bu dünyada.

Mez.119: 55 Gece adını anarım, ya RAB,
Yasana uyarım.

Mez.119: 56 Tek yaptığım,
Senin koşullarına uymak.

(HET)

Mez.119: 57 Benim payıma düşen sensin, ya RAB,
Sözlerini yerine getireceğim, dedim.

Mez.119: 58 Bütün yüreğimle sana yakardım.
Lütfet bana, sözün uyarınca.

Mez.119: 59 Tuttuğum yolları düşündüm,
Senin öğütlerine göre adım attım.

Mez.119: 60 Buyruklarına uymak için
Elimi çabuk tuttum, oyalanmadım.

Mez.119: 61 Kötülerin ipleri beni sardı,
Yasanı unutmadım.

Mez.119: 62 Doğru hükümlerin için
Gece yarısı kalkıp sana şükrederim.

Mez.119: 63 Dostuyum bütün senden korkanların,
Koşullarına uyanların.

Mez.119: 64 Yeryüzü sevginle dolu, ya RAB,
Kurallarını öğret bana!

(TET)

Mez.119: 65 Ya RAB, iyilik ettin kuluna,
Sözünü tuttun.

Mez.119: 66 Bana sağduyu ve bilgi ver,
Çünkü inanıyorum buyruklarına.

Mez.119: 67 Acı çekmeden önce yoldan sapardım,
Ama şimdi sözüne uyuyorum.

Mez.119: 68 Sen iyisin, iyilik edersin;
Bana kurallarını öğret.

Mez.119: 69 Küstahlar yalanlarla beni lekeledi,
Ama ben bütün yüreğimle senin koşullarına uyarım.

Mez.119: 70 Onların yüreği yağ bağladı,
Bense zevk alırım yasandan.

Mez.119: 71 İyi oldu acı çekmem;
Çünkü kurallarını öğreniyorum.

Mez.119: 72 Ağzından çıkan yasa benim için
Binlerce altın ve gümüşten daha değerlidir.

(YOD)

Mez.119: 73 Senin ellerin beni yarattı, biçimlendirdi.
Anlamamı sağla ki buyruklarını öğreneyim.

Mez.119: 74 Senden korkanlar beni görünce sevinsin,
Çünkü senin sözüne umut bağladım.

Mez.119: 75 Biliyorum, ya RAB, hükümlerin adildir;
Bana acı çektirirken bile sadıksın.

Mez.119: 76 Ben kuluna verdiğin söz uyarınca,
Sevgin beni avutsun.

Mez.119: 77 Sevecenlik göster bana, yaşayayım,
Çünkü yasandan zevk alıyorum.

Mez.119: 78 Utansın küstahlar beni yalan yere suçladıkları için.
Bense senin koşullarını düşünüyorum.

Mez.119: 79 Bana dönsün senden korkanlar,
Öğütlerini bilenler.

Mez.119: 80 Yüreğim kusursuz uysun kurallarına,
Öyle ki, utanç duymayayım.

(KAF)

Mez.119: 81 İçim tükeniyor senin kurtarışını özlerken,
Senin sözüne umut bağladım ben.

Mez.119: 82 Gözümün feri sönüyor söz verdiklerini beklemekten,
"Ne zaman avutacaksın beni?" diye soruyorum.

Mez.119: 83 Dumandan kararmış tuluma döndüm,
Yine de unutmuyorum kurallarını.

Mez.119: 84 Daha ne kadar bekleyecek kulun?
Ne zaman yargılayacaksın bana zulmedenleri?

Mez.119: 85 Çukur kazdılar benim için
Yasana uymayan küstahlar.

Mez.119: 86 Bütün buyrukların güvenilirdir;
Haksız yere zulmediyorlar, yardım et bana!

Mez.119: 87 Nerdeyse sileceklerdi beni yeryüzünden,
Ama ben senin koşullarından ayrılmadım.

Mez.119: 88 Koru canımı sevgin uyarınca,
Tutayım ağzından çıkan öğütleri.

(LAMET)

Mez.119: 89 Ya RAB, sözün
Göklerde sonsuza dek duruyor.

Mez.119: 90 Sadakatin kuşaklar boyu sürüyor,
Kurduğun yeryüzü sapasağlam duruyor.

Mez.119: 91 Bugün hükümlerin uyarınca ayakta duran her şey
Sana kulluk ediyor.

Mez.119: 92 Eğer yasan zevk kaynağım olmasaydı,
Çektiğim acılardan yok olurdum.

Mez.119: 93 Koşullarını asla unutmayacağım,
Çünkü onlarla bana yaşam verdin.

Mez.119: 94 Kurtar beni, çünkü seninim,
Senin koşullarına yöneldim.

Mez.119: 95 Kötüler beni yok etmeyi beklerken,
Ben senin öğütlerini inceliyorum.

Mez.119: 96 Kusursuz olan her şeyin bir sonu olduğunu gördüm,
Ama senin buyruğun sınır tanımaz.

(MEM)

Mez.119: 97 Ne kadar severim yasanı!
Bütün gün düşünürüm onun üzerinde.

Mez.119: 98 Buyrukların beni düşmanlarımdan bilge kılar,
Çünkü her zaman aklımdadır onlar.

Mez.119: 99 Bütün öğretmenlerimden daha akıllıyım,
Çünkü öğütlerin üzerinde düşünüyorum.

Mez.119: 100 Yaşlılardan daha bilgeyim,
Çünkü senin koşullarına uyuyorum.

Mez.119: 101 Sakınırım her kötü yoldan,
Senin sözünü tutmak için.

Mez.119: 102 Ayrılmam hükümlerinden,
Çünkü bana sen öğrettin.

Mez.119: 103 Ne tatlı geliyor verdiğin sözler damağıma,
Baldan tatlı geliyor ağzıma!

Mez.119: 104 Senin koşullarına uymakla bilgelik kazanıyorum,
Bu yüzden nefret ediyorum her yanlış yoldan.

(NUN)

Mez.119: 105 Sözün adımlarım için çıra,
Yolum için ışıktır.

Mez.119: 106 Adil hükümlerini izleyeceğime ant içtim,
Andımı tutacağım.

Mez.119: 107 Çok sıkıntı çektim, ya RAB;
Koru hayatımı sözün uyarınca.

Mez.119: 108 Ağzımdan çıkan içten övgüleri
Kabul et, ya RAB,
Bana hükümlerini öğret.

Mez.119: 109 Hayatım her an tehlikede,
Yine de unutmam yasanı.

Mez.119: 110 Kötüler tuzak kurdu bana,
Yine de sapmadım senin koşullarından.

Mez.119: 111 Öğütlerin sonsuza dek mirasımdır,
Yüreğimin sevincidir onlar.

Mez.119: 112 Kararlıyım
Sonuna kadar senin kurallarına uymaya.

(SAMEK)

Mez.119: 113 Döneklerden tiksinir,
Senin yasanı severim.

Mez.119: 114 Sığınağım ve kalkanım sensin,
Senin sözüne umut bağlarım.

Mez.119: 115 Ey kötüler, benden uzak durun,
Tanrım'ın buyruklarını yerine getireyim.

Mez.119: 116 Sözün uyarınca destek ol bana, yaşam bulayım;
Umudumu boşa çıkarma!

Mez.119: 117 Sıkı tut beni, kurtulayım,
Her zaman kurallarını dikkate alayım.

Mez.119: 118 Kurallarından sapan herkesi reddedersin,
Çünkü onların hileleri boştur.

Mez.119: 119 Dünyadaki kötüleri cüruf gibi atarsın,
Bu yüzden severim senin öğütlerini.

Mez.119: 120 Bedenim ürperiyor dehşetinden,
Korkuyorum hükümlerinden.

(AYİN)

Mez.119: 121 Adil ve doğru olanı yaptım,
Gaddarların eline bırakma beni!

Mez.119: 122 Güven altına al kulunun mutluluğunu,
Baskı yapmasın bana küstahlar.

Mez.119: 123 Gözümün feri sönüyor,
Beni kurtarmanı,
Adil sözünü yerine getirmeni beklemekten.

Mez.119: 124 Kuluna sevgin uyarınca davran,
Bana kurallarını öğret.

Mez.119: 125 Ben senin kulunum, bana akıl ver ki,
Öğütlerini anlayabileyim.

Mez.119: 126 Ya RAB, harekete geçmenin zamanıdır,
Yasanı çiğniyorlar.

Mez.119: 127 Bu yüzden senin buyruklarını,
Altından, saf altından daha çok seviyorum;

Mez.119: 128 Koyduğun koşulların hepsini doğru buluyorum,
Her yanlış yoldan tiksiniyorum.

(PE)

Mez.119: 129 Harika öğütlerin var,
Bu yüzden onlara candan uyuyorum.

Mez.119: 130 Sözlerinin açıklanışı aydınlık saçar,
Saf insanlara akıl verir.

Mez.119: 131 Ağzım açık, soluk soluğayım,
Çünkü buyruklarını özlüyorum.

Mez.119: 132 Bana lütufla bak,
Adını sevenlere her zaman yaptığın gibi.

Mez.119: 133 Adımlarımı pekiştir verdiğin söz uyarınca,
Hiçbir suç bana egemen olmasın.

Mez.119: 134 Kurtar beni insan baskısından,
Koşullarına uyabileyim.

Mez.119: 135 Yüzün aydınlık saçsın kulunun üzerine,
Kurallarını öğret bana.

Mez.119: 136 Oluk oluk yaş akıyor gözlerimden,
Çünkü uymuyorlar yasana.

(SADE)

Mez.119: 137 Sen adilsin, ya RAB,
Hükümlerin doğrudur.

Mez.119: 138 Buyurduğun öğütler doğru
Ve tam güvenilirdir.

Mez.119: 139 Gayretim beni tüketti,
Çünkü düşmanlarım unuttu senin sözlerini.

Mez.119: 140 Sözün çok güvenilirdir,
Kulun onu sever.

Mez.119: 141 Önemsiz ve horlanan biriyim ben,
Ama koşullarını unutmuyorum.

Mez.119: 142 Adaletin sonsuza dek doğrudur,
Yasan gerçektir.

Mez.119: 143 Sıkıntıya, darlığa düştüm,
Ama buyrukların benim zevkimdir.

Mez.119: 144 Öğütlerin sonsuza dek doğrudur;
Bana akıl ver ki, yaşayayım.

(KOF)

Mez.119: 145 Bütün yüreğimle haykırıyorum,
Yanıtla beni, ya RAB!
Senin kurallarına uyacağım.

Mez.119: 146 Sana sesleniyorum,
Kurtar beni,
Öğütlerine uyayım.

Mez.119: 147 Gün doğmadan kalkıp yardım dilerim,
Senin sözüne umut bağladım.

Mez.119: 148 Verdiğin söz üzerinde düşüneyim diye,
Gece boyunca uyku girmiyor gözüme.

Mez.119: 149 Sevgin uyarınca sesime kulak ver,
Hükümlerin uyarınca, ya RAB, yaşam ver bana!

Mez.119: 150 Yaklaşıyor kötülük ardınca koşanlar,
Yasandan uzaklaşıyorlar.

Mez.119: 151 Oysa sen yakınsın, ya RAB,
Bütün buyrukların gerçektir.

Mez.119: 152 Çoktan beri anladım
Öğütlerini sonsuza dek verdiğini.

(REŞ)

Mez.119: 153 Çektiğim sıkıntıyı gör, kurtar beni,
Çünkü yasanı unutmadım.

Mez.119: 154 Davamı savun, özgür kıl beni,
Sözün uyarınca koru canımı.

Mez.119: 155 Kurtuluş kötülerden uzaktır,
Çünkü senin kurallarına yönelmiyorlar.

Mez.119: 156 Çok sevecensin, ya RAB,
Hükümlerin uyarınca koru canımı.

Mez.119: 157 Bana zulmedenler, düşmanlarım çok,
Yine de sapmadım senin öğütlerinden.

Mez.119: 158 Tiksinerek bakıyorum hainlere,
Çünkü uymuyorlar senin sözüne.

Mez.119: 159 Bak, ne kadar seviyorum koşullarını,
Sevgin uyarınca, ya RAB, koru canımı.

Mez.119: 160 Sözlerinin temeli gerçektir,
Doğru hükümlerinin tümü sonsuza dek sürecektir.

(SİN ve ŞİN)

Mez.119: 161 Yok yere zulmediyor bana önderler,
Oysa yüreğim senin sözünle titrer.

Mez.119: 162 Ganimet bulan biri gibi
Verdiğin sözlerde sevinç bulurum.

Mez.119: 163 Tiksinir, iğrenirim yalandan,
Ama senin yasanı severim.

Mez.119: 164 Doğru hükümlerin için
Seni günde yedi kez överim.

Mez.119: 165 Yasanı sevenler büyük esenlik bulur,
Hiçbir şey sendeletmez onları.

Mez.119: 166 Ya RAB, kurtarışına umut bağlar,
Buyruklarını yerine getiririm.

Mez.119: 167 Öğütlerine candan uyar,
Onları çok severim.

Mez.119: 168 Öğütlerini, koşullarını uygularım,
Çünkü bütün davranışlarımı görürsün sen.

(TAV)

Mez.119: 169 Feryadım sana erişsin, ya RAB,
Sözün uyarınca akıl ver bana!

Mez.119: 170 Yalvarışım sana ulaşsın;
Verdiğin söz uyarınca kurtar beni!

Mez.119: 171 Dudaklarımdan övgüler aksın,
Çünkü bana kurallarını öğretiyorsun.

Mez.119: 172 Dilimde sözün ezgilere dönüşsün,
Çünkü bütün buyrukların doğrudur.

Mez.119: 173 Elin bana yardıma hazır olsun,
Çünkü senin koşullarını seçtim ben.

Mez.119: 174 Kurtarışını özlüyorum, ya RAB,
Yasan zevk kaynağımdır.

Mez.119: 175 Beni yaşat ki, sana övgüler sunayım,
Hükümlerin bana yardımcı olsun.

Mez.119: 176 Kaybolmuş koyun gibi avare dolaşıyordum;
Kulunu ara,
Çünkü buyruklarını unutmadım ben.

120. Mezmur
Hac ilahisi*fç*

BÖLÜM 120

Mez.120: 1 Sıkıntıya düşünce RAB'be seslendim;
Yanıtladı beni.

Mez.120: 2 Ya RAB, kurtar canımı yalancı dudaklardan,
Aldatıcı dillerden!
D Not "Hac İlahisi": Fısıh, Hasat, Çardak bayramlarını kutlamak için Yeruşalim'e çıkarken söylenen ezgi.

Mez.120: 3 Ey aldatıcı dil,
RAB ne verecek sana,
Daha ne verecek?

Mez.120: 4 Yiğidin sivri oklarıyla
Retem çalısından alevli korlar!

Mez.120: 5 Vay bana, Meşek'te garip kaldım sanki,
Kedar çadırları arasında oturdum.

Mez.120: 6 Fazla kaldım
Barıştan nefret edenler arasında.

Mez.120: 7 Ben barış yanlısıyım,
Ama söze başladığımda,
Onlar savaşa kalkıyor!

121. Mezmur
Hac ilahisi

BÖLÜM 121

Mez.121: 1 Gözlerimi dağlara kaldırıyorum,
Nereden yardım gelecek?

Mez.121: 2 Yeri göğü yaratan
RAB'den gelecek yardım.

Mez.121: 3 O ayaklarının kaymasına izin vermez,
Seni koruyan uyuklamaz.

Mez.121: 4 İsrail'in koruyucusu ne uyur ne uyuklar.

Mez.121: 5 Senin koruyucun RAB'dir,
O sağ yanında sana gölgedir.

Mez.121: 6 Gündüz güneş,
Gece ay sana zarar vermez.

Mez.121: 7 RAB her kötülükten seni korur,
Esirger canını.

Mez.121: 8 Şimdiden sonsuza dek
RAB koruyacak gidişini, gelişini.

122. Mezmur
Davut'un hac ilahisi

BÖLÜM 122

Mez.122: 1 Bana: "RAB'bin evine gidelim" dendikçe
Sevinirim.

Mez.122: 2 Ayaklarımız senin kapılarında,
Ey Yeruşalim!

Mez.122: 3 Bitişik nizamda kurulmuş bir kenttir
Yeruşalim!

Mez.122: 4 Oymaklar çıkar oraya, RAB'bin oymakları,
İsrail'e verilen öğüt uyarınca,
RAB'bin adına şükretmek için.

Mez.122: 5 Çünkü orada yargı tahtları,
Davut soyunun tahtları kurulmuştur.

Mez.122: 6 Esenlik dileyin Yeruşalim'e:
"Huzur bulsun seni sevenler!

Mez.122: 7 Surlarına esenlik,
Saraylarına huzur egemen olsun!"

Mez.122: 8 Kardeşlerim, dostlarım için,
"Esenlik olsun sana!" derim.

Mez.122: 9 Tanrımız RAB'bin evi için
İyilik dilerim sana.

123. Mezmur
Hac ilahisi

BÖLÜM 123

Mez.123: 1 Gözlerimi sana kaldırıyorum,
Ey göklerde taht kuran!

Mez.123: 2 Nasıl kulların gözleri efendilerinin,
Hizmetçinin gözleri hanımının eline bakarsa,
Bizim gözlerimiz de RAB Tanrımız'a öyle bakar,
O bize acıyıncaya dek.

Mez.123: 3 Acı bize, ya RAB, acı;
Gördüğümüz hakaret yeter de artar.

Mez.123: 4 Rahat yaşayanların alayları,
Küstahların hakareti
Canımıza yetti.

124. Mezmur
Davut'un hac ilahisi

BÖLÜM 124

Mez.124: 1 RAB bizden yana olmasaydı,
Desin şimdi İsrail:

Mez.124: 2 RAB bizden yana olmasaydı,
İnsanlar bize saldırdığında,

Mez.124: 3 Diri diri yutarlardı bizi,
Öfkeleri bize karşı alevlenince.

Mez.124: 4 Sular silip süpürürdü bizleri,
Seller geçerdi üzerimizden.

Mez.124: 5 Kabaran sular
Aşardı başımızdan.

Mez.124: 6 Övgüler olsun
Bizi onların ağzına yem etmeyen RAB'be!

Mez.124: 7 Bir kuş gibi
Kurtuldu canımız avcının tuzağından,
Kırıldı tuzak, kurtulduk.

Mez.124: 8 Yeri göğü yaratan
RAB'bin adı yardımcımızdır.

125. Mezmur
Hac ilahisi

BÖLÜM 125

Mez.125: 1 RAB'be güvenenler Siyon Dağı'na benzer,
Sarsılmaz, sonsuza dek durur.

Mez.125: 2 Dağlar Yeruşalim'i nasıl kuşatmışsa,
RAB de halkını öyle kuşatmıştır,
Şimdiden sonsuza dek.

Mez.125: 3 Kalmayacak kötülerin asası,
Doğruların payına düşen toprakta,
Yoksa doğrular haksızlığa el uzatabilir.

Mez.125: 4 İyilik et, ya RAB,
İyilere, yüreği temiz olanlara.

Mez.125: 5 Ama kendi halkından eğri yollara sapanları,
RAB kötü uluslarla birlikte kovacak.
İsrail'e esenlik olsun!

126. Mezmur
Hac ilahisi

BÖLÜM 126

Mez.126: 1 RAB sürgünleri Siyon'a geri getirince*fd*,
Rüya gibi geldi bize.
D Not 126:1 "RAB sürgünleri Siyon'a geri getirince" ya da "RAB Siyon'u eski gönencine kavuşturunca".

Mez.126: 2 Ağzımız gülüşlerle,
Dilimiz sevinç çığlıklarıyla doldu.
"RAB onlar için büyük işler yaptı"
Diye konuşuldu uluslar arasında.

Mez.126: 3 RAB bizim için büyük işler yaptı,
Sevinç doldu içimiz.

Mez.126: 4 Ya RAB, eski gönencimize kavuştur bizi,
Negev'de suya kavuşan vadiler gibi.

Mez.126: 5 Gözyaşları içinde ekenler,
Sevinç çığlıklarıyla biçecek;

Mez.126: 6 Ağlayarak tohum çuvalını taşıyıp dolaşan,
Sevinç çığlıkları atarak demetlerle dönecek.

127. Mezmur
Süleyman'ın hac ilahisi

BÖLÜM 127

Mez.127: 1 Evi RAB yapmazsa,
Yapıcılar boşuna didinir.
Kenti RAB korumazsa,
Bekçi boşuna bekler.

Mez.127: 2 Boşuna erken kalkıp
Geç yatıyorsunuz.
Ey zahmetle kazanılan ekmeği yiyenler,
RAB sevdiklerinin rahat uyumasını sağlar.

Mez.127: 3 Çocuklar RAB'bin verdiği bir armağandır,
Rahmin ürünü bir ödüldür.

Mez.127: 4 Yiğidin elinde nasılsa oklar,
Öyledir gençlikte doğan çocuklar.

Mez.127: 5 Ne mutlu ok kılıfı onlarla dolu insana!
Kent kapısında*fe* hasımlarıyla tartışırken
Utanç duymayacaklar.
D Not 127:5 "Kent kapısında": Eski zamanlarda mahkeme kent kapısında yapılırdı.

128. Mezmur
Hac ilahisi

BÖLÜM 128

Mez.128: 1 Ne mutlu RAB'den korkana,
O'nun yolunda yürüyene!

Mez.128: 2 Emeğinin ürününü yiyeceksin,
Mutlu ve başarılı olacaksın.

Mez.128: 3 Eşin evinde verimli bir asma gibi olacak;
Çocukların zeytin filizleri gibi sofranın çevresinde.

Mez.128: 4 İşte RAB'den korkan kişi
Böyle kutsanacak.

Mez.128: 5 RAB seni Siyon'dan kutsasın!
Yeruşalim'in gönencini göresin,
Bütün yaşamın boyunca!

Mez.128: 6 Çocuklarının çocuklarını göresin!
İsrail'e esenlik olsun!

129. Mezmur
Hac ilahisi

BÖLÜM 129

Mez.129: 1 Gençliğimden beri bana sık sık saldırdılar;
Şimdi söylesin İsrail:

Mez.129: 2 "Gençliğimden beri bana sık sık saldırdılar,
Ama yenemediler beni.

Mez.129: 3 Çiftçiler saban sürdüler sırtımda,
Upuzun iz bıraktılar."

Mez.129: 4 Ama RAB adildir,
Kesti kötülerin bağlarını.

Mez.129: 5 Siyon'dan nefret eden herkes
Utanç içinde geri çekilsin.

Mez.129: 6 Damlardaki ota,
Büyümeden kuruyan ota dönsünler.

Mez.129: 7 Orakçı avucunu,
Demetçi kucağını dolduramaz onunla.

Mez.129: 8 Yoldan geçenler de,
"RAB sizi kutsasın,
RAB'bin adıyla sizi kutsarız" demezler.

130. Mezmur
Hac ilahisi

BÖLÜM 130

Mez.130: 1 Derinliklerden sana sesleniyorum, ya RAB,

Mez.130: 2 Sesimi işit, ya Rab,
Yalvarışıma iyi kulak ver!

Mez.130: 3 Ya RAB, sen suçların hesabını tutsan,
Kim ayakta kalabilir, ya Rab?

Mez.130: 4 Ama sen bağışlayıcısın,
Öyle ki senden korkulsun.

Mez.130: 5 RAB'bi gözlüyorum,
Canım RAB'bi gözlüyor,
Umut bağlıyorum O'nun sözüne.

Mez.130: 6 Sabahı gözleyenlerden,
Evet, sabahı gözleyenlerden daha çok,
Canım Rab'bi gözlüyor.

Mez.130: 7 Ey İsrail, RAB'be umut bağla!
Çünkü RAB'de sevgi,
Tam kurtuluş vardır.

Mez.130: 8 İsrail'i bütün suçlarından
Fidyeyle O kurtaracaktır.

131. Mezmur
Davut'un hac ilahisi

BÖLÜM 131

Mez.131: 1 Ya RAB, yüreğimde gurur yok,
Gözüm yükseklerde değil.
Büyük işlerle,
Kendimi aşan harika işlerle uğraşmıyorum.

Mez.131: 2 Tersine, ana kucağında sütten kesilmiş çocuk gibi,
Kendimi yatıştırıp huzur buldum,
Sütten kesilmiş çocuğa döndüm.

Mez.131: 3 Ey İsrail, RAB'be umut bağla
Şimdiden sonsuza dek!

132. Mezmur
(2Ta.6:41-42)
Hac ilahisi

BÖLÜM 132

Mez.132: 1-2 Ya RAB, Davut'un hatırı için,
Çektiği bütün zorlukları,
Sana nasıl ant içtiğini,
Yakup'un güçlü Tanrısı'na adak adadığını anımsa:

Mez.132: 3 "Evime gitmeyeceğim,
Yatağıma uzanmayacağım,

Mez.132: 4 Gözlerime uyku girmeyecek,
Göz kapaklarım kapanmayacak,

Mez.132: 5 RAB'be bir yer,
Yakup'un güçlü Tanrısı'na bir konut buluncaya dek."

Mez.132: 6 Antlaşma Sandığı'nın* Efrata'da olduğunu duyduk,
Onu Yaar kırlarında bulduk.

Mez.132: 7 "RAB'bin konutuna gidelim,
Ayağının taburesi önünde tapınalım" dedik.

Mez.132: 8 Çık, ya RAB, yaşayacağın yere,
Gücünü simgeleyen sandıkla birlikte.

Mez.132: 9 Kâhinlerin doğruluğu kuşansın,
Sadık kulların sevinç çığlıkları atsın.

Mez.132: 10 Kulun Davut'un hatırı için,
Meshettiğin* krala yüz çevirme.

Mez.132: 11 RAB Davut'a kesin ant içti,
Andından dönmez:
"Senin soyundan birini tahtına oturtacağım.

Mez.132: 12 Eğer oğulların antlaşmama,
Vereceğim öğütlere uyarlarsa,
Onların oğulları da sonsuza dek
Senin tahtına oturacak."

Mez.132: 13 Çünkü RAB Siyon'u seçti,
Onu konut edinmek istedi.

Mez.132: 14 "Sonsuza dek yaşayacağım yer budur" dedi,
"Burada oturacağım, çünkü bunu kendim istedim.

Mez.132: 15 Çok bereketli kılacağım erzağını,
Yiyecekle doyuracağım yoksullarını.

Mez.132: 16 Kurtuluşla donatacağım kâhinlerini;
Hep sevinç ezgileri söyleyecek sadık kulları.

Mez.132: 17 Burada Davut soyundan güçlü bir kral çıkaracağım,
Meshettiğim kralın soyunu
Işık olarak sürdüreceğim.

Mez.132: 18 Düşmanlarını utanca bürüyeceğim,
Ama onun başındaki taç parıldayacak."

133. Mezmur
Davut'un hac ilahisi

BÖLÜM 133

Mez.133: 1 Ne iyi, ne güzeldir,
Birlik içinde kardeşçe yaşamak!

Mez.133: 2 Başa sürülen değerli yağ gibi,
Sakaldan, Harun'un sakalından
Kaftanının yakasına dek inen yağ gibi.

Mez.133: 3 Hermon Dağı'na yağan çiy
Siyon dağlarına yağıyor sanki.
Çünkü RAB orada bereketi,
Sonsuz yaşamı buyurdu.

134. Mezmur
Hac ilahisi

BÖLÜM 134

Mez.134: 1 Ey sizler, RAB'bin bütün kulları,
RAB'bin Tapınağı'nda gece hizmet edenler,
O'na övgüler sunun!

Mez.134: 2 Ellerinizi kutsal yere doğru kaldırıp
RAB'be övgüler sunun!

Mez.134: 3 Yeri göğü yaratan
RAB kutsasın sizi Siyon'dan.

135. Mezmur
(Mez.115: 4-11)

BÖLÜM 135

Mez.135: 1-2 RAB'be övgüler sunun!
RAB'bin adına övgüler sunun,
Ey RAB'bin kulları!
Ey sizler, RAB'bin Tapınağı'nda,
Tanrımız'ın Tapınağı'nın avlularında hizmet edenler,
Övgüler sunun!

Mez.135: 3 RAB'be övgüler sunun,
Çünkü RAB iyidir.
Adını ilahilerle övün,
Çünkü hoştur bu.

Mez.135: 4 RAB kendine Yakup soyunu,
Öz halkı olarak İsrail'i seçti.

Mez.135: 5 Biliyorum, RAB büyüktür,
Rabbimiz bütün ilahlardan üstündür.

Mez.135: 6 RAB ne isterse yapar,
Göklerde, yeryüzünde,
Denizlerde, bütün derinliklerde.

Mez.135: 7 Yeryüzünün dört bucağından bulutlar yükseltir,
Yağmur için şimşek çaktırır,
Ambarlarından rüzgar estirir.

Mez.135: 8 İnsanlardan hayvanlara dek
Mısır'da ilk doğanları öldürdü.

Mez.135: 9 Ey Mısır, senin orta yerinde,
Firavunla bütün görevlilerine
Belirtiler, şaşılası işler gösterdi.

Mez.135: 10 Birçok ulusu bozguna uğrattı,
Güçlü kralları öldürdü:

Mez.135: 11 Amorlu kral Sihon'u,
Başan Kralı Og'u,
Bütün Kenan krallarını.

Mez.135: 12 Topraklarını mülk,
Evet, mülk olarak halkı İsrail'e verdi.

Mez.135: 13 Ya RAB, adın sonsuza dek sürecek,
Bütün kuşaklar seni anacak.

Mez.135: 14 RAB halkını haklı çıkarır,
Kullarına acır.

Mez.135: 15 Ulusların putları altın ve gümüşten yapılmış,
İnsan elinin eseridir.

Mez.135: 16 Ağızları var, konuşmazlar,
Gözleri var, görmezler,

Mez.135: 17 Kulakları var, duymazlar,
Soluk alıp vermezler.

Mez.135: 18 Onları yapan, onlara güvenen herkes
Onlar gibi olacak!

Mez.135: 19 Ey İsrail halkı, RAB'be övgüler sun!
Ey Harun soyu, RAB'be övgüler sun!

Mez.135: 20 Ey Levi soyu, RAB'be övgüler sun!
RAB'be övgüler sunun, ey RAB'den korkanlar!

Mez.135: 21 Yeruşalim'de oturan RAB'be
Siyon'dan övgüler sunulsun!
RAB'be övgüler sunun!

136. Mezmur

BÖLÜM 136

Mez.136: 1 Şükredin RAB'be, çünkü O iyidir,
Sevgisi sonsuzdur;

Mez.136: 2 Şükredin tanrılar Tanrısı'na,
Sevgisi sonsuzdur;

Mez.136: 3 Şükredin rabler Rabbi'ne,
Sevgisi sonsuzdur;

Mez.136: 4 Büyük harikalar yapan tek varlığa,
Sevgisi sonsuzdur;

Mez.136: 5 Gökleri bilgece yaratana,
Sevgisi sonsuzdur;

Mez.136: 6 Yeri sular üzerine yayana,
Sevgisi sonsuzdur;

Mez.136: 7 Büyük ışıklar yaratana,
Sevgisi sonsuzdur;

Mez.136: 8 Gündüze egemen olsun diye güneşi,
Sevgisi sonsuzdur;

Mez.136: 9 Geceye egemen olsun diye ayı ve yıldızları yaratana,
Sevgisi sonsuzdur;

Mez.136: 10 Mısır'da ilk doğanları öldürene,
Sevgisi sonsuzdur;

Mez.136: 11-12 Güçlü eli, kudretli koluyla
Sevgisi sonsuzdur;
İsrail'i Mısır'dan çıkarana,
Sevgisi sonsuzdur;

Mez.136: 13 Kızıldeniz'i* ikiye bölene,
Sevgisi sonsuzdur;

Mez.136: 14 İsrail'i ortasından geçirene,
Sevgisi sonsuzdur;

Mez.136: 15 Firavunla ordusunu Kızıldeniz'e dökene,
Sevgisi sonsuzdur;

Mez.136: 16 Kendi halkını çölde yürütene,
Sevgisi sonsuzdur;

Mez.136: 17 Büyük kralları vurana,
Sevgisi sonsuzdur;

Mez.136: 18 Güçlü kralları öldürene,
Sevgisi sonsuzdur;

Mez.136: 19 Amorlu kral Sihon'u,
Sevgisi sonsuzdur;

Mez.136: 20 Başan Kralı Og'u öldürene,
Sevgisi sonsuzdur;

Mez.136: 21-22 Topraklarını mülk olarak,
Sevgisi sonsuzdur;
Kulu İsrail'e mülk verene,
Sevgisi sonsuzdur;

Mez.136: 23 Düşkün günlerimizde bizi anımsayana,
Sevgisi sonsuzdur;

Mez.136: 24 Düşmanlarımızdan bizi kurtarana,
Sevgisi sonsuzdur;

Mez.136: 25 Bütün canlılara yiyecek verene,
Sevgisi sonsuzdur;

Mez.136: 26 Şükredin Göklerin Tanrısı'na,
Sevgisi sonsuzdur.

137. Mezmur

BÖLÜM 137

Mez.137: 1 Babil ırmakları kıyısında oturup
Siyon'u andıkça ağladık;

Mez.137: 2 Çevredeki kavaklara
Lirlerimizi astık.

Mez.137: 3 Çünkü orada bizi tutsak edenler bizden ezgiler,
Bize zulmedenler bizden şenlik istiyor,
"Siyon ezgilerinden birini okuyun bize!" diyorlardı.

Mez.137: 4 Nasıl okuyabiliriz RAB'bin ezgisini
El toprağında?

Mez.137: 5 Ey Yeruşalim, seni unutursam,
Sağ elim kurusun.

Mez.137: 6 Seni anmaz,
Yeruşalim'i en büyük sevincimden üstün tutmazsam,
Dilim damağıma yapışsın!

Mez.137: 7 Yeruşalim'in düştüğü gün,
"Yıkın onu, yıkın temellerine kadar!"
Diyen Edomlular'ın tavrını anımsa, ya RAB.

Mez.137: 8 Ey sen, yıkılası Babil kızı,
Bize yaptıklarını
Sana ödetecek olana ne mutlu!

Mez.137: 9 Ne mutlu senin yavrularını tutup
Kayalarda parçalayacak insana!

138. Mezmur
Davut'un mezmuru

BÖLÜM 138

Mez.138: 1 Bütün yüreğimle sana şükrederim, ya RAB,
İlahlar önünde seni ilahilerle överim.

Mez.138: 2 Kutsal tapınağına doğru eğilir,
Adına şükrederim,
Sevgin, sadakatin için.
Çünkü adını ve sözünü her şeyden üstün tuttun.

Mez.138: 3 Seslendiğim gün bana yanıt verdin,
İçime güç koydun, beni yüreklendirdin.

Mez.138: 4 Şükretsin sana, ya RAB, yeryüzü krallarının tümü,
Çünkü ağzından çıkan sözleri işittiler.

Mez.138: 5 Yaptığın işleri ezgilerle övsünler, ya RAB,
Çünkü çok yücesin.

Mez.138: 6 RAB yüksekse de,
Alçakgönüllüleri gözetir,
Küstahları uzaktan tanır.

Mez.138: 7 Sıkıntıya düşersem, canımı korur,
Düşmanlarımın öfkesine karşı el kaldırırsın,
Sağ elin beni kurtarır.

Mez.138: 8 Ya RAB, her şeyi yaparsın benim için.
Sevgin sonsuzdur, ya RAB,
Elinin eserini bırakma!

139. Mezmur
Müzik şefi için - Davut'un mezmuru

BÖLÜM 139

Mez.139: 1 Ya RAB, sınayıp tanıdın beni.

Mez.139: 2 Oturup kalkışımı bilirsin,
Niyetimi uzaktan anlarsın.

Mez.139: 3 Gittiğim yolu, yattığım yeri inceden inceye elersin,
Bütün yaptıklarımdan haberin var.

Mez.139: 4 Daha sözü ağzıma almadan,
Söyleyeceğim her şeyi bilirsin, ya RAB.

Mez.139: 5 Beni çepeçevre kuşattın,
Elini üzerime koydun.

Mez.139: 6 Kaldıramam böylesi bir bilgiyi,
Başa çıkamam, erişemem.

Mez.139: 7 Nereye gidebilirim senin Ruhun'dan,
Nereye kaçabilirim huzurundan?

Mez.139: 8 Göklere çıksam, oradasın,
Ölüler diyarına yatak sersem, yine oradasın.

Mez.139: 9 Seherin kanatlarını alıp uçsam,
Denizin ötesine konsam,

Mez.139: 10 Orada bile elin yol gösterir bana,
Sağ elin tutar beni.

Mez.139: 11 Desem ki, "Karanlık beni kaplasın,
Çevremdeki aydınlık geceye dönsün."

Mez.139: 12 Karanlık bile karanlık sayılmaz senin için,
Gece, gündüz gibi ışıldar,
Karanlıkla aydınlık birdir senin için.

Mez.139: 13 İç varlığımı sen yarattın,
Annemin rahminde beni sen ördün.

Mez.139: 14 Sana övgüler sunarım,
Çünkü müthiş ve harika yaratılmışım.
Ne harika işlerin var!
Bunu çok iyi bilirim.

Mez.139: 15 Gizli yerde yaratıldığımda,
Yerin derinliklerinde örüldüğümde,
Bedenim senden gizli değildi.

Mez.139: 16 Henüz döl yatağındayken gözlerin gördü beni;
Bana ayrılan günlerin hiçbiri gelmeden,
Hepsi senin kitabına yazılmıştı.

Mez.139: 17 Hakkımdaki düşüncelerin ne değerli, ey Tanrı,
Sayıları ne çok!

Mez.139: 18 Kum tanelerinden fazladır saymaya kalksam.
Uyanıyorum, hâlâ seninleyim.

Mez.139: 19 Ey Tanrı, keşke kötüleri öldürsen!
Ey eli kanlı insanlar, uzaklaşın benden!

Mez.139: 20 Çünkü senin için kötü konuşuyorlar,
Adını kötüye kullanıyor düşmanların.

Mez.139: 21 Ya RAB, nasıl tiksinmem senden tiksinenlerden?
Nasıl iğrenmem sana başkaldıranlardan?

Mez.139: 22 Onlardan tümüyle nefret ediyor,
Onları düşman sayıyorum.

Mez.139: 23 Ey Tanrı, yokla beni, tanı yüreğimi,
Sına beni, öğren kaygılarımı.

Mez.139: 24 Bak, seni gücendiren bir yönüm var mı,
Öncülük et bana sonsuz yaşam yolunda!

140. Mezmur
Müzik şefi için - Davut'un mezmuru

BÖLÜM 140

Mez.140: 1 Ya RAB, kurtar beni kötü insandan,
Koru beni zorbadan.

Mez.140: 2 Onlar yüreklerinde kötülük tasarlar,
Savaşı sürekli körükler,

Mez.140: 3 Yılan gibi dillerini bilerler,
Engerek zehiri var dudaklarının altında. *

Mez.140: 4 Ya RAB, sakın beni kötünün elinden,
Koru beni zorbadan;
Bana çelme takmayı tasarlıyorlar.

Mez.140: 5 Küstahlar benim için tuzak kurdu,
Haydutlar ağ gerdi;
Yol kenarına kapan koydular benim için.

Mez.140: 6 Sana diyorum, ya RAB: "Tanrım sensin."
Yalvarışıma kulak ver, ya RAB.

Mez.140: 7 Ey Egemen RAB, güçlü kurtarıcım,
Savaş gününde başımı korudun.

Mez.140: 8 Kötülerin dileklerini yerine getirme, ya RAB,
Tasarılarını ileri götürme!
Yoksa gurura kapılırlar.

Mez.140: 9 Beni kuşatanların başını,
Dudaklarından dökülen fesat kaplasın.

Mez.140: 10 Kızgın korlar yağsın üzerlerine!
Ateşe, dipsiz çukurlara atılsınlar,
Bir daha kalkamasınlar.

Mez.140: 11 İftiracılara ülkede hayat kalmasın,
Felaket zorbaları amansızca avlasın.

Mez.140: 12 Biliyorum, RAB mazlumun davasını savunur,
Yoksulları haklı çıkarır.

Mez.140: 13 Kuşkusuz doğrular senin adına şükredecek,
Dürüstler senin huzurunda oturacak.

141. Mezmur
Davut'un mezmuru

BÖLÜM 141

Mez.141: 1 Seni çağırıyorum, ya RAB, yardımıma koş!
Sana yakarınca sesime kulak ver!

Mez.141: 2 Duam önünde yükselen buhur gibi,
El açışım akşam sunusu gibi kabul görsün!

Mez.141: 3 Ya RAB, ağzıma bekçi koy,
Dudaklarımın kapısını koru!

Mez.141: 4 Yüreğim kötülüğe eğilim göstermesin,
Suç işleyenlerin fesadına bulaşmayayım;
Onların nefis yemeklerini tatmayayım.

Mez.141: 5 Doğru insan bana vursa, iyilik sayılır,
Azarlasa, başa sürülen yağ gibidir,
Başım reddetmez onu.
Çünkü duam hep kötülere karşıdır.

Mez.141: 6 Önderleri kayalardan aşağı atılınca,
Dinleyecekler tatlı sözlerimi.

Mez.141: 7 Sabanla sürülüp yarılmış toprak gibi,
Saçılmış kemiklerimiz ölüler diyarının ağzına.

Mez.141: 8 Ancak gözlerim sende, ey Egemen RAB,
Sana sığınıyorum, beni savunmasız bırakma!

Mez.141: 9 Koru beni kurdukları tuzaktan,
Suç işleyenlerin kapanlarından.

Mez.141: 10 Ben güvenlik içinde geçip giderken,
Kendi ağlarına düşsün kötüler.

142. Mezmur
Davut'un Maskili - Mağaradayken ettiği dua

BÖLÜM 142

Mez.142: 1 Yüksek sesle yakarıyorum RAB'be,
Yüksek sesle RAB'be yalvarıyorum.

Mez.142: 2 Önüne döküyorum yakınmalarımı,
Önünde anlatıyorum sıkıntılarımı.

Mez.142: 3 Bunalıma düştüğümde,
Gideceğim yolu sen bilirsin.
Tuzak kurdular yürüdüğüm yola.

Mez.142: 4 Sağıma bak da gör,
Kimse saymıyor beni,
Sığınacak yerim kalmadı,
Kimse aramıyor beni.

Mez.142: 5 Sana haykırıyorum, ya RAB:
"Sığınağım,
Yaşadığımız bu dünyada nasibim sensin" diyorum.

Mez.142: 6 Haykırışıma kulak ver,
Çünkü çok çaresizim;
Kurtar beni ardıma düşenlerden,
Çünkü benden güçlüler.

Mez.142: 7 Çıkar beni zindandan,
Adına şükredeyim.
O zaman doğrular çevremi saracak,
Bana iyilik ettiğin için.

143. Mezmur
Davut'un mezmuru

BÖLÜM 143

Mez.143: 1 Duamı işit, ya RAB,
Yalvarışlarıma kulak ver!
Sadakatinle, doğruluğunla yanıtla beni!

Mez.143: 2 Kulunla yargıya girme,
Çünkü hiçbir canlı senin karşında aklanmaz.

Mez.143: 3 Düşman beni kovalıyor,
Ezip yere seriyor.
Çoktan ölmüş olanlar gibi,
Beni karanlıklarda oturtuyor.

Mez.143: 4 Bu yüzden bunalıma düştüm,
Yüreğim perişan.

Mez.143: 5 Geçmiş günleri anıyor,
Bütün yaptıklarını derin derin düşünüyor,
Ellerinin işine bakıp dalıyorum.

Mez.143: 6 Ellerimi sana açıyorum,
Canım kurak toprak gibi sana susamış. *

Mez.143: 7 Çabuk yanıtla beni, ya RAB,
Tükeniyorum.
Çevirme benden yüzünü,
Yoksa ölüm çukuruna inen ölülere dönerim.

Mez.143: 8 Sabahları duyur bana sevgini,
Çünkü sana güveniyorum;
Bana gideceğim yolu bildir,
Çünkü duam sanadır.

Mez.143: 9 Düşmanlarımdan kurtar beni, ya RAB;
Sana sığınıyorum.

Mez.143: 10 Bana istemini yapmayı öğret,
Çünkü Tanrım'sın benim.
Senin iyi Ruhun
Düz yolda bana öncülük etsin!

Mez.143: 11 Ya RAB, adın uğruna yaşam ver bana,
Doğruluğunla kurtar beni sıkıntıdan.

Mez.143: 12 Sevginden ötürü,
Öldür düşmanlarımı,
Yok et bütün hasımlarımı,
Çünkü senin kulunum ben.

144. Mezmur
Davut'un mezmuru

BÖLÜM 144

Mez.144: 1 Ellerime vuruşmayı,
Parmaklarıma savaşmayı öğreten
Kayam RAB'be övgüler olsun!

Mez.144: 2 O'dur benim vefalı dostum, kalem,
Kurtarıcım, kulem,
Kalkanım, O'na sığınırım;
O'dur halkları bana boyun eğdiren!

Mez.144: 3 Ya RAB, insan ne ki, onu gözetesin,
İnsan soyu ne ki, onu düşünesin?

Mez.144: 4 İnsan bir soluğu andırır,
Günleri geçici bir gölge gibidir.

Mez.144: 5 Ya RAB, gökleri yar, aşağıya in,
Dokun dağlara, tütsünler.

Mez.144: 6 Şimşek çaktır, dağıt düşmanı,
Savur oklarını, şaşkına çevir onları.

Mez.144: 7 Yukarıdan elini uzat, kurtar beni;
Çıkar derin sulardan,
Al eloğlunun elinden.

Mez.144: 8 Onların ağzı yalan saçar,
Sağ ellerini kaldırır, yalan yere ant içerler.

Mez.144: 9 Ey Tanrı, sana yeni bir ezgi söyleyeyim,
Seni on telli çenkle, ilahilerle öveyim.

Mez.144: 10 Sensin kralları zafere ulaştıran,
Kulun Davut'u kötülük kılıcından kurtaran.

Mez.144: 11 Kurtar beni, özgür kıl
Eloğlunun elinden.
Onların ağzı yalan saçar,
Sağ ellerini kaldırır, yalan yere ant içerler.

Mez.144: 12 O zaman gençliğinde
Sağlıklı yetişen fidan gibi olacak oğullarımız,
Sarayın oymalı sütunları gibi olacak kızlarımız.

Mez.144: 13 Her türlü ürünle dolup taşacak ambarlarımız;
Binlerce, on binlerce yavrulayacak
Çayırlarda davarlarımız.

Mez.144: 14 Semiz olacak sığırlarımız;
Surlarımıza gedik açılmayacak,
İnsanlarımız sürgün edilmeyecek,
Meydanlarımızda feryat duyulmayacak!

Mez.144: 15 Ne mutlu bunlara sahip olan halka!
Ne mutlu Tanrısı RAB olan halka!

145. Mezmur
Davut'un övgü ilahisi

BÖLÜM 145

Mez.145: 1 Ey Tanrım, ey Kral, seni yücelteceğim,
Adını sonsuza dek öveceğim.

Mez.145: 2 Seni her gün övecek,
Adını sonsuza dek yücelteceğim.

Mez.145: 3 RAB büyüktür, yalnız O övgüye yaraşıktır,
Akıl ermez büyüklüğüne.

Mez.145: 4 Yaptıkların kuşaktan kuşağa şükranla anılacak,
Güçlü işlerin duyurulacak.

Mez.145: 5 Düşüneceğim harika işlerini,
İnsanlar büyüklüğünü, yüce görkemini konuşacak.

Mez.145: 6 Yaptığın müthiş işlerin gücünden söz edecekler,
Ben de senin büyüklüğünü duyuracağım.

Mez.145: 7 Eşsiz iyiliğinin anılarını kutlayacak,
Sevinç ezgileriyle övecekler doğruluğunu.

Mez.145: 8 RAB lütufkâr ve sevecendir,
Tez öfkelenmez, sevgisi engindir.

Mez.145: 9 RAB herkese iyi davranır,
Sevecenliği bütün yapıtlarını kapsar.

Mez.145: 10 Bütün yapıtların sana şükreder, ya RAB,
Sadık kulların sana övgüler sunar.

Mez.145: 11 Krallığının yüceliğini anlatır,
Kudretini konuşur;

Mez.145: 12 Herkes senin gücünü,
Krallığının yüce görkemini bilsin diye.

Mez.145: 13 Senin krallığın ebedi krallıktır,
Egemenliğin kuşaklar boyunca sürer.
RAB verdiği bütün sözleri tutar,
Her davranışı sadıktır.

Mez.145: 14 RAB her düşene destek olur,
İki büklüm olanları doğrultur.

Mez.145: 15 Herkesin umudu sende,
Onlara yiyeceklerini zamanında veren sensin.

Mez.145: 16 Elini açar,
Bütün canlıları doyurursun dilediklerince.

Mez.145: 17 RAB bütün davranışlarında adil,
Yaptığı bütün işlerde sevecendir.

Mez.145: 18 RAB kendisine yakaran,
İçtenlikle yakaran herkese yakındır.

Mez.145: 19 Dileğini yerine getirir kendisinden korkanların,
Feryatlarını işitir, onları kurtarır.

Mez.145: 20 RAB korur kendisini seven herkesi,
Yok eder kötülerin hepsini.

Mez.145: 21 RAB'be övgüler sunsun ağzım!
Bütün canlılar O'nun kutsal adına,
Sonsuza dek övgüler dizsin.

146. Mezmur

BÖLÜM 146

Mez.146: 1 RAB'be övgüler sunun!
Ey gönlüm, RAB'be övgüler sun.

Mez.146: 2 Yaşadıkça RAB'be övgüler sunacak,
Var oldukça Tanrım'a ilahiler söyleyeceğim.

Mez.146: 3 Önderlere,
Sizi kurtaramayacak insanlara güvenmeyin.

Mez.146: 4 O son soluğunu verince toprağa döner,
O gün tasarıları da biter.

Mez.146: 5 Ne mutlu yardımcısı Yakup'un Tanrısı olan insana,
Umudu Tanrısı RAB'de olana!

Mez.146: 6 Yeri göğü,
Denizi ve içindeki her şeyi yaratan,
Sonsuza dek sadık kalan,

Mez.146: 7 Ezilenlerin hakkını alan,
Açlara yiyecek sağlayan O'dur.
RAB tutsakları özgür kılar,

Mez.146: 8 Körlerin gözünü açar,
İki büklüm olanları doğrultur,
Doğruları sever.

Mez.146: 9 RAB garipleri korur,
Öksüze, dul kadına yardım eder,
Kötülerin yolunuysa saptırır.

Mez.146: 10 RAB Tanrın sonsuza dek, ey Siyon,
Kuşaklar boyunca egemenlik sürecek.
RAB'be övgüler sunun!

147. Mezmur

BÖLÜM 147

Mez.147: 1 RAB'be övgüler sunun!
Ne güzel, ne hoş Tanrımız'ı ilahilerle övmek!
O'na övgü yaraşır.

Mez.147: 2 RAB yeniden kuruyor Yeruşalim'i,
Bir araya topluyor İsrail'in sürgünlerini.

Mez.147: 3 O kırık kalplileri iyileştirir,
Yaralarını sarar.

Mez.147: 4 Yıldızların sayısını belirler,
Her birini adıyla çağırır.

Mez.147: 5 Rabbimiz büyük ve çok güçlüdür,
Sınırsızdır anlayışı.

Mez.147: 6 RAB mazlumlara yardım eder,
Kötüleri yere çalar.

Mez.147: 7 RAB'be şükran ezgileri okuyun,
Tanrımız'ı lirle, ilahilerle övün.

Mez.147: 8 O'dur gökleri bulutlarla kaplayan,
Yeryüzüne yağmur sağlayan,
Dağlarda ot bitiren.

Mez.147: 9 O yiyecek sağlar hayvanlara,
Bağrışan kuzgun yavrularına.

Mez.147: 10 Ne atın gücünden zevk alır,
Ne de insanın yiğitliğinden*fg* hoşlanır.
D Not 147:10 "Yiğitliğinden": İbranice "Bacaklarından".

Mez.147: 11 RAB kendisinden korkanlardan,
Sevgisine umut bağlayanlardan hoşlanır.

Mez.147: 12 RAB'bi yücelt, ey Yeruşalim!
Tanrın'a övgüler sun, ey Siyon!

Mez.147: 13 Çünkü senin kapılarının kol demirlerine güç katar,
İçindeki halkı kutsar.

Mez.147: 14 Sınırlarını esenlik içinde tutar,
Seni en iyi buğdayla doyurur.

Mez.147: 15 Yeryüzüne buyruğunu gönderir,
Sözü çarçabuk yayılır.

Mez.147: 16 Yapağı gibi kar yağdırır,
Kırağıyı kül gibi saçar.

Mez.147: 17 Aşağıya iri iri dolu savurur,
Kim dayanabilir soğuğuna?

Mez.147: 18 Buyruk verir, eritir buzları,
Rüzgarını estirir, sular akmaya başlar.

Mez.147: 19 Sözünü Yakup soyuna,
Kurallarını, ilkelerini İsrail'e bildirir.

Mez.147: 20 Başka hiçbir ulus için yapmadı bunu,
Onlar O'nun ilkelerini bilmezler.
RAB'be övgüler sunun!

148. Mezmur

BÖLÜM 148

Mez.148: 1 RAB'be övgüler sunun!
Göklerden RAB'be övgüler sunun,
Yücelerde O'na övgüler sunun!

Mez.148: 2 Ey bütün melekleri, O'na övgüler sunun,
Övgüler sunun O'na, ey bütün göksel orduları!

Mez.148: 3 Ey güneş, ay, O'na övgüler sunun,
Övgüler sunun O'na, ey ışıldayan bütün yıldızlar!

Mez.148: 4 Ey göklerin gökleri
Ve göklerin üstündeki sular,
O'na övgüler sunun!

Mez.148: 5 RAB'bin adına övgüler sunsunlar,
Çünkü O buyruk verince, var oldular;

Mez.148: 6 Bozulmayacak bir kural koyarak,
Onları sonsuza dek yerlerine oturttu.

Mez.148: 7 Yeryüzünden RAB'be övgüler sunun,
Ey deniz canavarları, bütün enginler,

Mez.148: 8 Şimşek, dolu, kar, bulutlar,
O'nun buyruğuna uyan fırtınalar,

Mez.148: 9 Dağlar, bütün tepeler,
Meyve ağaçları, sedir ağaçları,

Mez.148: 10 Yabanıl ve evcil hayvanlar,
Sürüngenler*, uçan kuşlar,

Mez.148: 11 Yeryüzünün kralları, bütün halklar,
Önderler, yeryüzünün bütün yöneticileri,

Mez.148: 12 Delikanlılar, genç kızlar,
Yaşlılar, çocuklar!

Mez.148: 13 RAB'bin adına övgüler sunsunlar,
Çünkü yalnız O'nun adı yücedir.
O'nun yüceliği yerin göğün üstündedir.

Mez.148: 14 RAB kendi halkını güçlü kıldı,
Bütün sadık kullarına,
Kendisine yakın olan halka,
İsrailliler'e ün kazandırdı.
RAB'be övgüler sunun!

149. Mezmur

BÖLÜM 149

Mez.149: 1 RAB'be övgüler sunun!
RAB'be yeni bir ezgi söyleyin,
Sadık kullarının toplantısında
O'nu ezgilerle övün!

Mez.149: 2 İsrail Yaratıcısı'nda sevinç bulsun,
Siyon halkı Kralları'yla coşsun!

Mez.149: 3 Dans ederek övgüler sunsunlar O'nun adına,
Tef ve lir çalarak O'nu ilahilerle övsünler!

Mez.149: 4 Çünkü RAB halkından hoşlanır,
Alçakgönüllüleri zafer tacıyla süsler.

Mez.149: 5 Bu onurla mutlu olsun sadık kulları,
Sevinç ezgileri okusunlar yataklarında!

Mez.149: 6 Ağızlarında Tanrı'ya yüce övgüler,
Ellerinde iki ağızlı kılıçla

Mez.149: 7 Uluslardan öç alsınlar,
Halkları cezalandırsınlar,

Mez.149: 8 Krallarını zincire,
Soylularını prangaya vursunlar!

Mez.149: 9 Yazılan kararı onlara uygulasınlar!
Bütün sadık kulları için onurdur bu.
RAB'be övgüler sunun!

150. Mezmur

BÖLÜM 150

Mez.150: 1 RAB'be övgüler sunun!
Kutsal yerde Tanrı'ya övgüler sunun!
Gücünü gösteren göklerde övgüler sunun O'na!

Mez.150: 2 Övgüler sunun O'na güçlü işleri için!
Övgüler sunun O'na eşsiz büyüklüğüne yaraşır biçimde!

Mez.150: 3 Boru çalarak O'na övgüler sunun!
Çenkle ve lirle O'na övgüler sunun!

Mez.150: 4 Tef ve dansla O'na övgüler sunun!
Saz ve neyle O'na övgüler sunun!

Mez.150: 5 Zillerle O'na övgüler sunun!
Çınlayan zillerle O'na övgüler sunun!

Mez.150: 6 Bütün canlı varlıklar RAB'be övgüler sunsun!
RAB'be övgüler sunun!