Dünyanın Yaratılışı
BÖLÜM 1
Yar.1: 1 Başlangıçta Tanrı göğü ve yeri yarattı.
Yar.1: 2 Yer boştu, yeryüzü şekilleri yoktu; engin karanlıklarla kaplıydı. Tanrı'nın Ruhu suların üzerinde dalgalanıyordu.
Yar.1: 3 Tanrı, "Işık olsun" diye buyurdu ve ışık oldu.
Yar.1: 4 Tanrı ışığın iyi olduğunu gördü ve onu karanlıktan ayırdı.
Yar.1: 5 Işığa "Gündüz", karanlığa "Gece" adını verdi. Akşam oldu, sabah oldu ve ilk gün oluştu.
Yar.1: 6 Tanrı, "Suların ortasında bir kubbe olsun, suları birbirinden ayırsın" diye buyurdu.
Yar.1: 7 Ve öyle oldu. Tanrı gökkubbeyi yarattı. Kubbenin altındaki suları üstündeki sulardan ayırdı.
Yar.1: 8 Kubbeye "Gök" adını verdi. Akşam oldu, sabah oldu ve ikinci gün oluştu.
Yar.1: 9 Tanrı, "Göğün altındaki sular bir yere toplansın, kuru toprak görünsün" diye buyurdu ve öyle oldu.
Yar.1: 10 Kuru alana "Kara", toplanan sulara "Deniz" adını verdi. Tanrı bunun iyi olduğunu gördü.
Yar.1: 11 Tanrı, "Yeryüzü bitkiler, tohum veren otlar, türüne göre tohumu meyvesinde bulunan meyve ağaçları üretsin" diye buyurdu ve öyle oldu.
Yar.1: 12 Yeryüzü bitkiler, türüne göre tohum veren otlar, tohumu meyvesinde bulunan meyve ağaçları yetiştirdi. Tanrı bunun iyi olduğunu gördü.
Yar.1: 13 Akşam oldu, sabah oldu ve üçüncü gün oluştu.
Yar.1: 14-15 Tanrı şöyle buyurdu: "Gökkubbede gündüzü geceden ayıracak, yeryüzünü aydınlatacak ışıklar olsun. Belirtileri, mevsimleri, günleri, yılları göstersin." Ve öyle oldu.
Yar.1: 16 Tanrı büyüğü gündüze, küçüğü geceye egemen olacak iki büyük ışığı ve yıldızları yarattı.
Yar.1: 17-18 Yeryüzünü aydınlatmak, gündüze ve geceye egemen olmak, ışığı karanlıktan ayırmak için onları gökkubbeye yerleştirdi. Tanrı bunun iyi olduğunu gördü.
Yar.1: 19 Akşam oldu, sabah oldu ve dördüncü gün oluştu.
Yar.1: 20 Tanrı, "Sular canlı yaratıklarla dolup taşsın, yeryüzünün üzerinde, gökte kuşlar uçuşsun" diye buyurdu.
Yar.1: 21 Tanrı büyük deniz canavarlarını, sularda kaynaşan canlıları ve uçan çeşitli varlıkları yarattı. Bunun iyi olduğunu gördü.
Yar.1: 22 Tanrı, "Verimli olun, çoğalın, denizleri doldurun, yeryüzünde kuşlar çoğalsın" diyerek onları kutsadı.
Yar.1: 23 Akşam oldu, sabah oldu ve beşinci gün oluştu.
Yar.1: 24 Tanrı, "Yeryüzü çeşit çeşit canlı yaratık, evcil
ve yabanıl hayvan, sürüngen*fa* türetsin" diye buyurdu. Ve öyle oldu.
D.
Not-1:24 "Sürüngen": İbranice sözcük fare, böcek gibi öteki
kara
hayvanlarını da kapsıyor.
Yar.1: 25 Tanrı çeşit çeşit yabanıl hayvan, evcil hayvan, sürüngen yarattı. Bunun iyi olduğunu gördü.
Yar.1: 26 Tanrı, "İnsanı kendi suretimizde, kendimize benzer yaratalım" dedi, "Denizdeki balıklara, gökteki kuşlara, evcil hayvanlara, sürüngenlere, yeryüzünün tümüne egemen olsun."
Yar.1: 27 Tanrı insanı kendi suretinde yarattı. Böylece insan Tanrı suretinde yaratılmış oldu. İnsanları erkek ve dişi olarak yarattı.
Yar.1: 28 Onları kutsayarak, "Verimli olun, çoğalın" dedi, "Yeryüzünü doldurun ve denetiminize alın; denizdeki balıklara, gökteki kuşlara, yeryüzünde yaşayan bütün canlılara egemen olun.
Yar.1: 29 İşte yeryüzünde tohum veren her otu, tohumu meyvesinde bulunan her meyve ağacını size veriyorum. Bunlar size yiyecek olacak.
Yar.1: 30 Yabanıl hayvanlara, gökteki kuşlara, sürüngenlere -soluk alıp veren bütün hayvanlara- yiyecek olarak yeşil otları veriyorum." Ve öyle oldu.
Yar.1: 31 Tanrı yarattıklarına baktı ve her şeyin çok iyi olduğunu gördü. Akşam oldu, sabah oldu ve altıncı gün oluştu.
BÖLÜM 2
Yar.2:
1 Gök ve yer bütün öğeleriyle tamamlandı.
Yar.2: 2 Yedinci güne gelindiğinde Tanrı yapmakta olduğu işi bitirdi. Yaptığı işten o gün dinlendi.
Yar.2: 3 Yedinci günü kutsadı. Onu kutsal bir gün olarak belirledi. Çünkü Tanrı o gün yaptığı, Yarattığı bütün işi bitirip dinlendi.
Adem ile Havva
Yar.2: 4 Göğün ve yerin Yar.atılış öyküsü: RAB Tanrı göğü ve yeri Yarattığında,
Yar.2: 5 yeryüzünde yabanıl bir fidan, bir ot bile bitmemişti. Çünkü RAB Tanrı henüz yeryüzüne yağmur göndermemişti. Toprağı işleyecek insan da yoktu.
Yar.2:
6 Yerden yükselen buhar*fb* bütün toprakları suluyordu.
D Not 2:6 "Yerden
yükselen buhar" ya da "Yerden çıkan su
kaynakları".
Yar.2:
7 RAB Tanrı Adem'i topraktan Yarattı ve burnuna yaşam soluğunu üfledi. Böylece
Adem yaşayan varlık oldu.
Yar.2: 8 RAB Tanrı doğuda, Aden'de bir bahçe dikti. Yarattığı Adem'i oraya koydu.
Yar.2: 9 Bahçede iyi meyve veren türlü türlü güzel ağaç yetiştirdi. Bahçenin ortasında yaşam ağacıyla iyiyle kötüyü bilme ağacı vardı.
Yar.2: 10 Aden'den bir ırmak doğuyor, bahçeyi sulayıp orada dört kola ayrılıyordu.
Yar.2: 11 İlk ırmağın adı Pişon'dur. Altın kaynakları olan Havila sınırları boyunca akar.
Yar.2: 12 Orada iyi altın, reçine ve oniks bulunur.
Yar.2: 13 İkinci ırmağın adı Gihon'dur, Kûş* sınırları boyunca akar.
Yar.2: 14 Üçüncü ırmağın adı Dicle'dir, Asur'un doğusundan akar. Dördüncü ırmak ise Fırat'tır.
Yar.2: 15 RAB Tanrı Aden bahçesine bakması, onu işlemesi için Adem'i oraya koydu.
Yar.2: 16 Ona, "Bahçede istediğin ağacın meyvesini yiyebilirsin" diye buyurdu,
Yar.2: 17 "Ama iyiyle kötüyü bilme ağacından yeme. Çünkü ondan yediğin gün kesinlikle ölürsün."
Yar.2: 18 Sonra, "Adem'in yalnız kalması iyi değil" dedi, "Ona uygun bir Yardımcı Yaratacağım."
Yar.2: 19 RAB Tanrı yerdeki hayvanların, gökteki kuşların tümünü topraktan Yar.atmıştı. Onlara ne ad vereceğini görmek için hepsini Adem'e getirdi. Adem her birine ne ad verdiyse, o canlı o adla anıldı.
Yar.2: 20 Adem bütün evcil ve yabanıl hayvanlara, gökte uçan kuşlara ad koydu. Ama kendisi için uygun bir Yardımcı bulunmadı.
Yar.2: 21 RAB Tanrı Adem'e derin bir uyku verdi. Adem uyurken, RAB Tanrı onun kaburga kemiklerinden birini alıp yerini etle kapadı.
Yar.2: 22 Adem'den aldığı kaburga kemiğinden bir kadın Yar.atarak onu Adem'e getirdi.
Yar.2: 23 Adem, "İşte, bu
benim kemiklerimden alınmış kemik, Etimden alınmış ettir" dedi, "Ona
'Kadın*fc* denilecek, Çünkü o adamdan*fc* alındı."
D Not 2:23 İbranice
kadın (İşşa) sözcüğü adam (İş) sözcüğünden
türemiştir.
Yar.2: 24 Bu nedenle adam annesini babasını bırakıp karısına bağlanacak, ikisi tek beden olacak.
Yar.2: 25 Adem de karısı da çıplaktılar, henüz utanç nedir bilmiyorlardı.
BÖLÜM
3
Yar.3: 1 RAB Tanrı'nın yarattığı yabanıl hayvanların en kurnazı yılandı. Yılan kadına, "Tanrı gerçekten, 'Bahçedeki ağaçların hiçbirinin meyvesini yemeyin' dedi mi?" diye sordu.
Yar.3: 2 Kadın, "Bahçedeki ağaçların meyvelerinden yiyebiliriz" diye yanıtladı,
Yar.3: 3 "Ama Tanrı, 'Bahçenin ortasındaki ağacın meyvesini yemeyin, ona dokunmayın; yoksa ölürsünüz' dedi."
Yar.3: 4 Yılan, "Kesinlikle ölmezsiniz" dedi,
Yar.3: 5 "Çünkü Tanrı biliyor ki, o ağacın meyvesini yediğinizde gözleriniz açılacak, iyiyle kötüyü bilerek Tanrı gibi olacaksınız."
Yar.3: 6 Kadın ağacın güzel, meyvesinin yemek için uygun ve bilgelik kazanmak için çekici olduğunu gördü. Meyveyi koparıp yedi. Yanındaki kocasına verdi, o da yedi.
Yar.3: 7 İkisinin de gözleri açıldı. Çıplak olduklarını anladılar. Bu yüzden incir yaprakları dikip kendilerine önlük yaptılar.
Yar.3: 8 Derken, günün serinliğinde bahçede yürüyen RAB Tanrı'nın sesini duydular. O'ndan kaçıp ağaçların arasına gizlendiler.
Yar.3: 9 RAB Tanrı Adem'e, "Neredesin?" diye seslendi.
Yar.3: 10 Adem, "Bahçede sesini duyunca korktum. Çünkü çıplaktım, bu yüzden gizlendim" dedi.
Yar.3: 11 RAB Tanrı, "Çıplak olduğunu sana kim söyledi?" diye sordu, "Sana meyvesini yeme dediğim ağaçtan mı yedin?"
Yar.3: 12 Adem, "Yanıma koyduğun kadın ağacın meyvesini bana verdi, ben de yedim" diye yanıtladı.
Yar.3: 13 RAB Tanrı kadına, "Nedir bu yaptığın?" diye sordu. Kadın, "Yılan beni aldattı, o yüzden yedim" diye karşılık verdi.
Yar.3: 14 Bunun üzerine RAB Tanrı yılana,
"Bu yaptığından
ötürü
Bütün evcil ve yabanıl hayvanların
En lanetlisi sen olacaksın"
dedi,
"Karnının üzerinde sürünecek,
Yaşamın boyunca toprak yiyeceksin.
Yar.3: 15 Seninle kadını, onun soyuyla senin soyunu
Birbirinize
düşman edeceğim.
Onun soyu senin başını ezecek,
Sen onun topuğuna saldıracaksın."
Yar.3: 16 RAB Tanrı kadına,
"Çocuk doğururken sana
Çok acı
çektireceğim" dedi,
"Ağrı çekerek doğum yapacaksın.
Kocana
istek duyacaksın,
Seni o yönetecek."
Yar.3: 17 RAB Tanrı Adem'e,
"Karının sözünü dinlediğin ve sana,
Meyvesini yeme dediğim ağaçtan
yediğin için
Toprak senin yüzünden lanetlendi" dedi,
"Yaşam
boyu emek vermeden yiyecek bulamayacaksın.
Yar.3: 18 Toprak sana
diken ve çalı verecek,
Yaban otu yiyeceksin.
Yar.3: 19 Toprağa
dönünceye dek
Ekmeğini alın teri dökerek kazanacaksın.
Çünkü topraksın,
topraktan yaratıldın
Ve yine toprağa döneceksin."
Yar.3: 20 Adem karısına Havva adını verdi. Çünkü o bütün insanların annesiydi.
Yar.3: 21 RAB Tanrı Adem'le karısı için deriden giysiler yaptı, onları giydirdi.
Yar.3: 22 Sonra, "Adem iyiyle kötüyü bilmekle bizlerden biri gibi oldu" dedi, "Artık yaşam ağacına uzanıp meyve almasına, yiyip ölümsüz olmasına izin verilmemeli."
Yar.3: 23 Böylece RAB Tanrı, yaratılmış olduğu toprağı işlemek üzere Adem'i Aden bahçesinden çıkardı.
Yar.3: 24 Onu kovdu. Yaşam ağacının yolunu denetlemek için de Aden bahçesinin doğusuna Keruvlar ve her yana dönen alevli bir kılıç yerleştirdi.
Kayin ile Habil
BÖLÜM 4
Yar.4: 1 Adem karısı Havva ile yattı. Havva hamile kaldı ve Kayin'i doğurdu. "RAB'bin yardımıyla bir oğul dünyaya getirdim" dedi.
Yar.4: 2 Daha sonra Kayin'in kardeşi Habil'i doğurdu. Habil çoban oldu, Kayin ise çiftçi.
Yar.4: 3 Günler geçti. Bir gün Kayin toprağın ürünlerinden RAB'be sunu getirdi.
Yar.4: 4 Habil de sürüsünde ilk doğan hayvanlardan bazılarını, özellikle de yağlarını getirdi. RAB Habil'i ve sunusunu kabul etti.
Yar.4: 5 Kayin'le sunusunu ise reddetti. Kayin çok öfkelendi, suratını astı.
Yar.4: 6 RAB Kayin'e, "Niçin öfkelendin?" diye sordu, "Niçin surat astın?
Yar.4: 7 Doğru olanı yapsan, seni kabul etmez miyim? Ancak doğru olanı yapmazsan, günah kapıda pusuya yatmış, seni bekliyor. Ona egemen olmalısın."
Yar.4: 8 Kayin kardeşi Habil'e, "Haydi,
tarlaya gidelim*fe*" dedi. Tarlada birlikteyken kardeşine saldırıp onu öldürdü.
D Not 4:8 "Haydi tarlaya gidelim" sözleri Septuaginta, Samiriye
Tevratı, Süryanice ve Vulgata'dan alındı.
Yar.4: 9 RAB Kayin'e, "Kardeşin Habil nerede?" diye sordu. Kayin, "Bilmiyorum, kardeşimin bekçisi miyim ben?" diye karşılık verdi.
Yar.4: 10 RAB, "Ne yaptın?" dedi, "Kardeşinin kanı topraktan bana sesleniyor.
Yar.4: 11 Artık döktüğün kardeş kanını içmek için ağzını açan toprağın laneti altındasın.
Yar.4: 12 İşlediğin toprak bundan böyle sana ürün vermeyecek. Yeryüzünde aylak aylak dolaşacaksın."
Yar.4: 13 Kayin, "Cezam kaldıramayacağım kadar ağır" diye karşılık verdi,
Yar.4: 14 "Bugün beni bu topraklardan kovdun. Artık huzurundan uzak kalacak, yeryüzünde aylak aylak dolaşacağım. Kim bulsa öldürecek beni."
Yar.4: 15 Bunun üzerine RAB, "Seni kim öldürürse, ondan yedi kez öç alınacak" dedi. Kimse bulup öldürmesin diye Kayin'in üzerine bir nişan koydu.
Yar.4: 16 Kayin RAB'bin huzurundan ayrıldı.
Aden bahçesinin doğusunda, Nod*ff* topraklarına yerleşti.
D Not 4:16 "Nod":
"Aylak" anlamına gelir.
Kayin'in Soyu
Yar.4: 17 Kayin karısıyla yattı. Karısı hamile kaldı ve Hanok'u doğurdu. Kayin o sırada bir kent kurmaktaydı. Kente oğlu Hanok'un adını verdi.
Yar.4: 18 Hanok'tan İrat oldu. İrat'tan Mehuyael, Mehuyael'den Metuşael, Metuşael'den Lemek oldu.
Yar.4: 19 Lemek iki kadınla evlendi. Birinin adı Âda, öbürünün ise Silla'ydı.
Yar.4: 20 Âda Yaval'ı doğurdu. Yaval sürü sahibi göçebelerin atasıydı.
Yar.4: 21 Kardeşinin adı Yuval'dı. Yuval lir ve ney çalanların atasıydı.
Yar.4: 22 Silla Tuval-Kayin'i doğurdu. Tuval-Kayin tunç* ve demirden çeşitli kesici aletler yapardı. Tuval-Kayin'in kızkardeşi Naama'ydı.
Yar.4: 23 Lemek karılarına şöyle dedi: "Ey Âda ve Silla, beni dinleyin, Ey Lemek'in karıları, sözlerime kulak verin. Beni yaraladığı için Bir adam öldürdüm, Beni hırpaladığı için Bir genci öldürdüm.
Yar.4: 24 Kayin'in yedi kez öcü alınacaksa, Lemek'in yetmiş yedi kez öcü alınmalı."
Yar.4: 25 Adem karısıyla yine yattı. Havva
bir erkek çocuk doğurdu. "Tanrı Kayin'in öldürdüğü Habil'in yerine bana başka
bir oğul bağışladı" diyerek çocuğa Şit*fg* adını verdi.
D Not 4:25 "Şit":
"Bağışlamak" anlamına gelir. O zaman insanlar RAB'be yakarmaya başladı.
Yar.4: 26 Şit'in de bir oğlu oldu, adını Enoş koydu.
Adem'den Nuh'a
(1Ta.1:1-4)
BÖLÜM 5
Yar.5: 1 Adem soyunun öyküsü: Tanrı insanı yarattığında onu kendine benzer kıldı.
Yar.5: 2 Onları erkek ve dişi olarak yarattı ve kutsadı. Yaratıldıkları gün onlara "İnsan" adını verdi.
Yar.5: 3 Adem 130 yaşındayken kendi suretinde, kendisine benzer bir oğlu oldu. Ona Şit adını verdi.
Yar.5: 4 Şit'in doğumundan sonra Adem 800 yıl daha yaşadı. Başka oğulları, kızları oldu.
Yar.5: 5 Adem toplam 930 yıl yaşadıktan sonra öldü.
Yar.5: 6 Şit 105 yaşındayken oğlu Enoş doğdu.
Yar.5: 7 Enoş'un doğumundan sonra Şit 807 yıl daha yaşadı. Başka oğulları, kızları oldu.
Yar.5: 8 Şit toplam 912 yıl yaşadıktan sonra öldü.
Yar.5: 9 Enoş 90 yaşındayken oğlu Kenan doğdu.
Yar.5: 10 Kenan'ın doğumundan sonra Enoş 815 yıl daha yaşadı. Başka oğulları, kızları oldu.
Yar.5: 11 Enoş toplam 905 yıl yaşadıktan sonra öldü.
Yar.5: 12 Kenan 70 yaşındayken oğlu Mahalalel doğdu.
Yar.5: 13 Mahalalel'in doğumundan sonra Kenan 840 yıl daha yaşadı. Başka oğulları, kızları oldu.
Yar.5: 14 Kenan toplam 910 yıl yaşadıktan sonra öldü.
Yar.5: 15 Mahalalel 65 yaşındayken oğlu Yeret doğdu.
Yar.5: 16 Yeret'in doğumundan sonra Mahalalel 830 yıl daha yaşadı. Başka oğulları, kızları oldu.
Yar.5: 17 Mahalalel toplam 895 yıl yaşadıktan sonra öldü.
Yar.5: 18 Yeret 162 yaşındayken oğlu Hanok doğdu.
Yar.5: 19 Hanok'un doğumundan sonra Yeret 800 yıl daha yaşadı. Başka oğulları, kızları oldu.
Yar.5: 20 Yeret toplam 962 yıl yaşadıktan sonra öldü.
Yar.5: 21 Hanok 65 yaşındayken oğlu Metuşelah doğdu.
Yar.5: 22 Metuşelah'ın doğumundan sonra Hanok 300 yıl Tanrı yolunda yürüdü. Başka oğulları, kızları oldu.
Yar.5: 23 Hanok toplam 365 yıl yaşadı.
Yar.5: 24 Tanrı yolunda yürüdü, sonra ortadan kayboldu; çünkü Tanrı onu yanına almıştı.
Yar.5: 25 Metuşelah 187 yaşındayken oğlu Lemek doğdu.
Yar.5: 26 Lemek'in doğumundan sonra Metuşelah 782 yıl daha yaşadı. Başka oğulları, kızları oldu.
Yar.5: 27 Metuşelah toplam 969 yıl yaşadıktan sonra öldü.
Yar.5: 28 Lemek 182 yaşındayken bir oğlu oldu.
Yar.5: 29 "RAB'bin lanetlediği
bu toprak yüzünden çektiğimiz eziyeti, harcadığımız emeği bu çocuk hafifletip
bizi rahatlatacak" diyerek çocuğa Nuh*fh* adını verdi.
D Not 5:29 "Nuh":
"Rahatlık" anlamına gelir.
Yar.5: 30 Nuh'un doğumundan sonra Lemek
595 yıl daha yaşadı. Başka oğulları,
kızları oldu.
Yar.5: 31 Lemek toplam 777 yıl yaşadıktan sonra öldü.
Yar.5: 32 Nuh 500 yıl yaşadıktan
sonra Sam, Ham, Yafet adlı oğulları doğdu.
Tufan
BÖLÜM 6
Yar.6: 1 Yeryüzünde insanlar çoğalmaya başladı, kızlar doğdu.
Yar.6: 2 İlahi varlıklar*fı*
insan kızlarının güzelliğini görünce beğendikleriyle evlendiler.
D Not 6:2,4
"İlahi varlıklar": İbranice "Tanrı oğulları". Bunların melek
ya da Şit soyundan gelen insanlar olduğu sanılıyor.
Yar.6: 3 RAB, "Ruhum insanda sonsuza dek kalmayacak, çünkü o ölümlüdür" dedi, "İnsanın ömrü yüz yirmi yıl olacak."
Yar.6: 4 İlahi varlıkların*fı* insan kızlarıyla
evlenip çocuk sahibi oldukları günlerde ve daha sonra yeryüzünde Nefiller*fi*
vardı. Bunlar eski çağ kahramanları, ünlü kişilerdi.
D Not 6:4 "Nefiller":
İbranice sözcük "Düşmüş kişiler" anlamına gelir. Septuaginta bunu "Devler"
diye çevirir. Aynı sözcük Say.13:32-33 ayetlerinde de geçer.
Yar.6: 5 RAB baktı, yeryüzünde insanın yaptığı kötülük çok, aklı fikri hep kötülükte.
Yar.6: 6 İnsanı yarattığına pişman oldu. Yüreği sızladı.
Yar.6: 7 "Yarattığım insanları, hayvanları, sürüngenleri*, kuşları yeryüzünden silip atacağım" dedi, "Çünkü onları yarattığıma pişman oldum."
Yar.6: 8 Ama Nuh RAB'bin gözünde lütuf buldu.
Yar.6: 9 Nuh'un öyküsü şöyledir: Nuh doğru bir insandı. Çağdaşları arasında kusursuz biriydi. Tanrı yolunda yürüdü.
Yar.6: 10 Üç oğlu vardı: Sam, Ham, Yafet.
Yar.6: 11 Tanrı'nın gözünde yeryüzü bozulmuş, zorbalıkla dolmuştu.
Yar.6: 12 Tanrı yeryüzüne baktı ve her şeyin ne denli bozulduğunu gördü. Çünkü insanlar yoldan çıkmıştı.
Yar.6: 13 Tanrı Nuh'a, "İnsanlığa son vereceğim" dedi, "Çünkü onlar yüzünden yeryüzü zorbalıkla doldu. Onlarla birlikte yeryüzünü de yok edeceğim.
Yar.6: 14
Kendine gofer*fj* ağacından bir gemi yap. İçini dışını ziftle, içeriye kamaralar
yap.
D Not 6:14 "Gofer": Ne çeşit ağaç olduğu bilinmiyor. Selvi
ağacı olduğu sanılıyor.
Yar.6: 15 Gemiyi şöyle yapacaksın: Uzunluğu üç yüz*fk*,
genişliği elli*fl*, yüksekliği otuz arşın*fm* olacak.
D Not 6:15 "Üç
yüz arşın": Yaklaşık 135 m.
6:15 "Elli arşın": Yaklaşık 22.5
m.
6:15 "Otuz arşın": Yaklaşık 13.5 m.
Yar.6: 16 Pencere
de yap, boyu yukarıya doğru bir arşını*fn* bulsun. Kapıyı geminin yan tarafına
koy. Alt, orta ve üst güverteler yap.
D Not 6:16 "Bir arşın": Yaklaşık
45 cm.
Yar.6: 17 Yeryüzüne tufan göndereceğim. Göklerin altında soluk alan bütün canlıları yok edeceğim. Yeryüzündeki her canlı ölecek.
Yar.6: 18 Ama seninle bir antlaşma yapacağım. Oğulların, karın, gelinlerinle birlikte gemiye bin.
Yar.6: 19 Sağ kalabilmeleri için her canlı türünden bir erkek, bir dişi olmak üzere birer çifti gemiye al.
Yar.6: 20 Çeşit çeşit kuşlar, hayvanlar, sürüngenler sağ kalmak için çifter çifter sana gelecekler.
Yar.6: 21 Yanına hem kendin, hem onlar için yenebilecek ne varsa al, ilerde yemek üzere depola."
Yar.6: 22 Nuh Tanrı'nın bütün buyruklarını yerine getirdi.
BÖLÜM
7
Yar.7: 1 RAB Nuh'a, "Bütün ailenle birlikte gemiye bin" dedi, "Çünkü bu kuşak içinde yalnız seni doğru buldum.
Yar.7: 2-3 Yeryüzünde
soyları tükenmesin diye, yanına temiz sayılan
hayvanlardan erkek ve dişi olmak
üzere yedişer çift, kirli
sayılan hayvanlardan birer çift, kuşlardan yedişer
çift al.
Yar.7: 4 Çünkü yedi gün sonra yeryüzüne kırk gün kırk gece yağmur
yağdıracağım. Yarattığım her canlıyı yeryüzünden silip atacağım."
Yar.7: 5 Nuh RAB'bin bütün buyruklarını yerine getirdi.
Yar.7: 6 Yeryüzünde tufan koptuğunda Nuh altı yüz yaşındaydı.
Yar.7: 7 Nuh, oğulları, karısı, gelinleri
tufandan kurtulmak için hep
birlikte gemiye bindiler.
Yar.7: 8-9 Tanrı'nın
Nuh'a buyurduğu gibi temiz ve kirli sayılan her
tür hayvan, kuş ve sürüngenden*
erkek ve dişi olmak üzere birer
çift Nuh'a gelip gemiye bindiler.
Yar.7: 10 Yedi gün sonra tufan koptu.
Yar.7: 11 Nuh altı yüz yaşındayken, o yılın
ikinci ayının* on yedinci
günü enginlerin bütün kaynakları fışkırdı, göklerin
kapakları açıldı.
Yar.7: 12 Yeryüzüne kırk gün kırk gece yağmur yağdı.
Yar.7: 13 Nuh, oğulları Sam, Ham, Yafet, Nuh'un karısıyla üç gelini
tam
o gün gemiye bindiler.
Yar.7: 14 Onlarla birlikte her tür hayvan -evcil hayvanların, sürüngenlerin, kuşların, uçan yaratıkların her türü- gemiye bindi.
Yar.7: 15 Soluk alan her tür canlı çifter çifter Nuh'un yanına gelip gemiye bindi.
Yar.7: 16 Gemiye giren hayvanlar Tanrı'nın Nuh'a buyurduğu gibi
erkek
ve dişiydi. RAB Nuh'un ardından kapıyı kapadı.
Yar.7: 17 Tufan kırk gün sürdü. Çoğalan sular gemiyi yerden yukarı kaldırdı.
Yar.7: 18 Sular yükseldi, çoğaldıkça çoğaldı; gemi suyun üzerinde yüzmeye başladı.
Yar.7: 19 Sular öyle yükseldi ki, yeryüzündeki bütün yüksek dağlar su altında kaldı.
Yar.7: 20 Yükselen sular dağları on beş arşın aştı.
D Not 7:20 "On
beş arşın": Yaklaşık 6.8 m.
Yar.7: 21-22 Yeryüzünde yaşayan bütün canlılar yok oldu; kuşlar, evcil ve yabanıl hayvanlar, sürüngenler, insanlar, soluk alan bütün canlılar öldü.
Yar.7: 23 RAB insanlardan evcil hayvanlara, sürüngenlerden kuşlara dek bütün canlıları yok etti, yeryüzündeki her şey silinip gitti. Yalnız Nuh'la gemidekiler kaldı.
Yar.7: 24 Sular yüz elli gün boyunca yeryüzünü kapladı.
Tufanın Sonu
BÖLÜM 8
Yar.8: 1 Sonra Tanrı Nuh'u ve
gemideki evcil ve yabanıl hayvanları
anımsadı. Yeryüzünde bir rüzgar estirdi,
sular alçalmaya başladı.
Yar.8: 2 Enginlerin kaynakları, göklerin kapakları kapandı. Yağmur dindi.
Yar.8: 3 Sular yeryüzünden çekilmeye başladı. Yüz
elli gün geçtikten
sonra sular azaldı.
Yar.8: 4 Gemi yedinci ayın* on yedinci günü Ararat dağlarına oturdu.
Yar.8: 5 Sular onuncu aya kadar
sürekli azaldı. Onuncu ayın birinde
dağların doruğu göründü.
Yar.8: 6 Kırk gün sonra Nuh yapmış olduğu geminin penceresini açtı.
Yar.8: 7 Kuzgunu
dışarı gönderdi. Kuzgun sular kuruyuncaya kadar
dönmedi, uçup durdu.
Yar.8:
8 Bunun üzerine Nuh suların yeryüzünden çekilip çekilmediğini
anlamak için
güvercini gönderdi.
Yar.8: 9 Güvercin konacak bir yer bulamadı, çünkü her yer suyla kaplıydı. Gemiye, Nuh'un yanına döndü. Nuh uzanıp güvercini tuttu ve gemiye, yanına aldı.
Yar.8: 10 Yedi gün daha bekledi, sonra güvercini yine dışarı saldı.
Yar.8: 11 Güvercin gagasında yeni kopmuş bir zeytin yaprağıyla akşamleyin geri döndü. O zaman Nuh suların yeryüzünden çekilmiş olduğunu anladı.
Yar.8: 12 Yedi gün daha bekledikten sonra güvercini yine gönderdi.
Bu
kez güvercin geri dönmedi.
Yar.8: 13 Nuh altı yüz bir yaşındayken, birinci
ayın birinde
yeryüzündeki sular kurudu. Nuh geminin üstündeki kapağı
kaldırınca
toprağın kurumuş olduğunu gördü.
Yar.8: 14 İkinci ayın yirmi yedinci günü toprak tümüyle kurumuştu.
Yar.8: 15-16 Tanrı Nuh'a, "Karın, oğulların
ve gelinlerinle birlikte
gemiden çık" dedi,
Yar.8: 17 "Kendinle birlikte bütün canlıları, kuşları, hayvanları, sürüngenleri* de çıkar. Üresinler, verimli olsunlar, yeryüzünde çoğalsınlar."
Yar.8: 18 Nuh karısı, oğulları ve gelinleriyle birlikte gemiden çıktı.
Yar.8: 19 Bütün hayvanlar, sürüngenler,
kuşlar, yeryüzünde yaşayan
her tür canlı da gemiyi terk etti.
Yar.8:
20 Nuh RAB'be bir sunak yaptı. Orada bütün temiz sayılan
hayvanlarla kuşlardan
yakmalık sunular* sundu.
Yar.8: 21 Güzel kokudan hoşnut olan RAB içinden
şöyle dedi: "İnsanlar
yüzünden yeryüzünü bir daha lanetlemeyeceğim. Çünkü
insan yüreğindeki eğilimler çocukluğundan beri kötüdür. Şimdi yaptığım gibi bütün
canlıları bir daha yok etmeyeceğim.
Yar.8: 22 "Dünya durdukça
Ekin
ekmek, biçmek,
Sıcak, soğuk,
Yaz, kış,
Gece, gündüz hep var olacaktır."
Tanrı Nuh'la Antlaşma Yapıyor
BÖLÜM 9
Yar.9: 1 Tanrı,
Nuh'u ve oğullarını kutsayarak, "Verimli olun, çoğalıp yeryüzünü doldurun"
dedi,
Yar.9: 2 "Yerdeki hayvanların, gökteki kuşların tümü sizden
korkup
ürkecek. Yeryüzündeki bütün canlılar, denizdeki bütün balıklar
sizin
yönetiminize verilmiştir.
Yar.9: 3 Bütün canlılar size yiyecek olacak.
Yeşil bitkiler gibi,
hepsini size veriyorum.
Yar.9: 4 "Yalnız kanlı et yemeyeceksiniz, çünkü kan canı içerir.
Yar.9: 5 Sizin de kanınız
dökülürse, hakkınızı kesinlikle arayacağım.
Her hayvandan hesabını soracağım.
Her insandan, kardeşinin canına
kıyan herkesten hakkınızı arayacağım.
Yar.9:
6 "Kim insan kanı dökerse,
Kendi kanı da insan tarafından dökülecektir.
Çünkü Tanrı insanı kendi suretinde yarattı.
Yar.9: 7 Verimli olun, çoğalın. Yeryüzünde üreyin, artın."
Yar.9: 8 Tanrı Nuh'a ve oğullarına şöyle dedi:
Yar.9: 9-10 "Sizinle ve gelecek kuşaklarınızla, sizinle
birlikteki
bütün canlılarla -kuşlar, evcil ve yabanıl hayvanlar, gemiden
çıkan
bütün hayvanlarla- antlaşmamı sürdürmek istiyorum.
Yar.9: 11 Sizinle antlaşmamı
sürdüreceğim: Bir daha tufanla bütün
canlılar yok olmayacak. Yeryüzünü yok
eden tufan bir daha olmayacak."
Yar.9: 12 Tanrı şöyle sürdürdü konuşmasını: "Sizinle ve bütün canlılarla kuşaklar boyu sonsuza dek sürecek antlaşmamın belirtisi şu olacak:
Yar.9: 13 Yayımı bulutlara yerleştireceğim ve bu,
yeryüzüyle aramdaki
antlaşmanın belirtisi olacak.
Yar.9: 14 Yeryüzüne
ne zaman bulut göndersem, yayım bulutların
arasında ne zaman görünse,
Yar.9:
15 sizinle ve bütün canlı varlıklarla yaptığım antlaşmayı
anımsayacağım: Canlıları
yok edecek bir tufan bir daha olmayacak.
Yar.9: 16 Ne zaman bulutlarda yay görünse, ona bakıp yeryüzünde yaşayan bütün canlılarla yaptığım sonsuza dek geçerli antlaşmayı anımsayacağım."
Yar.9: 17 Tanrı Nuh'a, "Kendimle
yeryüzündeki bütün canlılar arasında
sürdüreceğim antlaşmanın belirtisi budur"
dedi.
Nuh'un Oğulları
Yar.9: 18 Gemiden çıkan Nuh'un oğulları
Sam, Ham ve Yafet idi. Ham
Kenan'ın babasıydı.
Yar.9: 19 Nuh'un üç
oğlu bunlardı. Yeryüzüne yayılan bütün insanlar
onlardan üredi.
Yar.9: 20 Nuh çiftçiydi, ilk bağı o dikti.
Yar.9: 21 Şarap içip sarhoş oldu, çadırının içinde çırılçıplak uzandı.
Yar.9: 22 Kenan'ın babası olan Ham babasının
çıplak olduğunu görünce
dışarı çıkıp iki kardeşine anlattı.
Yar.9:
23 Sam'la Yafet bir giysi alıp omuzlarına attılar, geri geri
yürüyerek çıplak
babalarını örttüler. Babalarını çıplak görmemek
için yüzlerini öbür yana çevirdiler.
Yar.9: 24 Nuh ayılınca küçük oğlunun ne yaptığını anlayarak,
Yar.9: 25 şöyle dedi: "Kenan'a lanet olsun, Köleler kölesi olsun kardeşlerine.
Yar.9: 26 Övgüler olsun Sam'ın Tanrısı RAB'be, Kenan Sam'a kul olsun.
Yar.9: 27
Tanrı Yafet'e*fö* bolluk versin, Sam'ın çadırlarında yaşasın,
Kenan Yafet'e
kul olsun."
D Not9:27 "Yafet": "Bolluk, genişlik"
anlamına gelir.
Yar.9: 28 Nuh tufandan sonra üç yüz elli yıl daha yaşadı.
Yar.9: 29 Toplam dokuz yüz elli yıl yaşadıktan sonra öldü.
Nuh Oğullarının
Soyu
(1Ta.1:5-23)
BÖLÜM 10
Yar.10: 1 Nuh'un oğulları Sam, Ham ve
Yafet'in öyküsü şudur:
Tufandan sonra bunların birçok oğlu oldu.
Yar.10:
2 Yafet'in oğulları: Gomer, Magog, Meday, Yâvan, Tuval, Meşek,
Tiras.
Yar.10: 3 Gomer'in oğulları: Aşkenaz, Rifat, Togarma.
Yar.10: 4 Yâvan'ın oğulları: Elişa, Tarşiş, Kittim, Rodanim.
Yar.10: 5 Kıyılarda yaşayan insanların ataları
bunlardır. Ülkelerinde
çeşitli dillere, uluslarında çeşitli boylara bölündüler.
Yar.10: 6 Ham'ın oğulları: Kûş, Misrayim, Pût, Kenan.
Yar.10: 7 Kûş'un oğulları:
Seva, Havila, Savta, Raama, Savteka.
Raama'nın oğulları: Şeva, Dedan.
Yar.10:
8 Kûş'un Nemrut adında bir oğlu oldu. Yiğitliğiyle yeryüzüne
ün saldı.
Yar.10:
9 RAB'bin önünde yiğit bir avcıydı. "RAB'bin önünde Nemrut
gibi yiğit
avcı" sözü buradan gelir.
Yar.10: 10 İlkin Şinar topraklarında, Babil,
Erek, Akat, Kalne
kentlerinde krallık yaptı.
Yar.10: 11-12 Sonra Asur'a giderek Ninova, Rehovot-İr, Kalah kentlerini ve Ninova'yla önemli bir kent olan Kalah arasında Resen'i kurdu.
Yar.10: 13-14 Misrayim Ludlular'ın, Anamlılar'ın, Lehavlılar'ın, Naftuhlular'ın, Patruslular'ın, Filistliler'in ataları olan Kasluhlular'ın ve Kaftorlular'ın atasıydı.
Yar.10: 15-18 Kenan ilk oğlu olan Sidon'un*fp*
babası ve Hititler'in*,
Yevuslular'ın, Amorlular'ın, Girgaşlılar'ın, Hivliler'in,
Arklılar'ın,
Sinliler'in, Arvatlılar'ın, Semarlılar'ın,
Hamalılar'ın atasıydı. Kenan boyları
daha sonra dağıldı.
D Not 10:15-18 "Sidon": Saydalılar'ın atası.
Yar.10:
19 Kenan sınırı Sayda'dan Gerar, Gazze, Sodom, Gomora, Adma
ve Sevoyim'e doğru
Laşa'ya kadar uzanıyordu.
Yar.10: 20 Ülkelerinde ve uluslarında çeşitli
boylara ve dillere
bölünen Hamoğulları bunlardı.
Yar.10: 21 Yafet'in
ağabeyi olan Sam'ın da çocukları oldu. Sam bütün
Ever soyunun atasıydı.
Yar.10: 22 Sam'ın oğulları: Elam, Asur, Arpakşat, Lud, Aram.
Yar.10: 23 Aram'ın oğulları: Ûs, Hul, Geter, Maş.
Yar.10: 24 Arpakşat Şelah'ın babasıydı*fr*.
Şelah'tan Ever oldu.
D Not 10:24 Masoretik metin "Arpakşat Şelah'ın babasıydı",
Septuaginta "Arpakşat Kenan'ın babasıydı, Kenan Şelah'ın babasıydı."
Yar.10:
25 Ever'in iki oğlu oldu. Birinin adı Pelek'ti*fs*; çünkü yeryüzündeki insanlar
onun yaşadığı dönemde bölündü. Kardeşinin adı Yoktan'dı.
D Not 10:25 "Pelek":
"Bölünme" anlamına gelir.
Yar.10: 26-29 Yoktan Almodat'ın, Şelef'in, Hasarmavet'in, Yerah'ın, Hadoram'ın, Uzal'ın, Dikla'nın, Oval'ın, Avimael'in, Şeva'nın, Ofir'in, Havila'nın, Yovav'ın atasıydı. Bunların hepsi Yoktan'ın soyundandı.
Yar.10: 30 Doğuda, Meşa'dan Sefar'a uzanan dağlık bölgede yaşarlardı.
Yar.10: 31 Ülkelerinde ve uluslarında çeşitli boylara ve dillere bölünen Samoğulları bunlardı.
Yar.10:
32 Tufandan sonra kayda geçen, ulus ulus, boy boy yeryüzüne
yayılan bütün bu
insanlar Nuh'un soyundan gelmedir.
Babil Kulesi
BÖLÜM 11
Yar.11:
1 Başlangıçta dünyadaki bütün insanlar aynı dili konuşur, aynı
sözleri kullanırlardı.
Yar.11:
2 Doğuya göçerlerken Şinar bölgesinde bir ova bulup oraya
yerleştiler.
Yar.11:
3 Birbirlerine, "Gelin, tuğla yapıp iyice pişirelim" dediler.
Taş
yerine tuğla, harç yerine zift kullandılar.
Yar.11: 4 Sonra, "Kendimize
bir kent kuralım" dediler, "Göklere
erişecek bir kule dikip ün salalım.
Böylece yeryüzüne dağılmayız."
Yar.11: 5 RAB insanların yaptığı kentle kuleyi görmek için aşağıya indi.
Yar.11: 6 "Tek bir halk olup aynı dili konuşarak bunu yapmaya başladıklarına göre, düşündüklerini gerçekleştirecek, hiçbir engel tanımayacaklar" dedi,
Yar.11: 7 "Gelin, aşağı inip dillerini karıştıralım ki, birbirlerini anlamasınlar."
Yar.11: 8 Böylece RAB onları yeryüzüne dağıtarak kentin yapımını durdurdu.
Yar.11: 9 Bu nedenle
kente Babil*fş* adı verildi. Çünkü RAB bütün insanların dilini orada karıştırmış
ve onları yeryüzünün dört bucağına dağıtmıştı.
D Not 11:9 "Babil":
İbranice "Kargaşa" sözcüğünü çağrıştırır.
Sam'dan Avram'a
(1Ta.1:24-27)
Yar.11:
10 Sam'ın soyunun öyküsü: Tufandan iki yıl sonra Sam 100
yaşındayken oğlu Arpakşat
doğdu.
Yar.11: 11 Arpakşat'ın doğumundan sonra Sam 500 yıl daha yaşadı.
Başka
oğulları, kızları oldu.
Yar.11: 12 Arpakşat 35 yaşındayken oğlu Şelah doğdu.
Yar.11: 13 Şelah'ın doğumundan sonra Arpakşat 403 yıl daha
yaşadı.
Başka oğulları, kızları oldu*ft*.
D Not 11:12-13 Septuaginta "Arpakşat
35 yaşındayken oğlu Kenan doğdu. Kenan'ın doğumundan sonra Arpakşat 430 yıl daha
yaşadı. Başka oğulları, kızları oldu. Kenan 130 yaşındayken oğlu Şelah doğdu.
Şelah'ın doğumundan sonra Kenan 330 yıl daha yaşadı. Başka oğulları, kızları oldu"
(bkz. Luk.3:35-36).
Yar.11: 14 Şelah 30 yaşındayken oğlu Ever doğdu.
Yar.11:
15 Ever'in doğumundan sonra Şelah 403 yıl daha yaşadı. Başka
oğulları, kızları
oldu.
Yar.11: 16 Ever 34 yaşındayken oğlu Pelek doğdu.
Yar.11: 17
Pelek'in doğumundan sonra Ever 430 yıl daha yaşadı. Başka
oğulları, kızları
oldu.
Yar.11: 18 Pelek 30 yaşındayken oğlu Reu doğdu.
Yar.11: 19 Reu'nun
doğumundan sonra Pelek 209 yıl daha yaşadı. Başka
oğulları, kızları oldu.
Yar.11: 20 Reu 32 yaşındayken oğlu Seruk doğdu.
Yar.11: 21 Seruk'un doğumundan sonra
Reu 207 yıl daha yaşadı. Başka
oğulları, kızları oldu.
Yar.11: 22 Seruk 30 yaşındayken oğlu Nahor doğdu.
Yar.11: 23 Nahor'un doğumundan sonra Seruk
200 yıl daha yaşadı. Başka
oğulları, kızları oldu.
Yar.11: 24 Nahor 29 yaşındayken oğlu Terah doğdu.
Yar.11: 25 Terah'ın doğumundan sonra Nahor
119 yıl daha yaşadı. Başka
oğulları, kızları oldu.
Yar.11: 26 Yetmiş
yaşından sonra Terah'ın Avram, Nahor ve Haran adlı
oğulları oldu.
Yar.11:
27 Terah soyunun öyküsü: Terah Avram, Nahor ve Haran'ın
babasıydı. Haran'ın
Lut adlı bir oğlu oldu.
Yar.11: 28 Haran, babası Terah henüz sağken, doğduğu
ülkede,
Kildaniler'in* Ur Kenti'nde öldü.
Yar.11: 29 Avram'la Nahor evlendiler.
Avram'ın karısının adı Saray,
Nahor'unkinin adı Milka'ydı. Milka Yiska'nın
babası Haran'ın kızıydı.
Yar.11: 30 Saray kısırdı, çocuğu olmuyordu.
Yar.11: 31 Terah, oğlu Avram'ı, Haran'ın oğlu olan torunu Lut'u ve Avram'ın karısı olan gelini Saray'ı yanına aldı. Kenan ülkesine gitmek üzere Kildaniler'in Ur Kenti'nden ayrıldılar. Harran'a gidip oraya yerleştiler.
Yar.11: 32 Terah iki yüz beş yıl yaşadıktan sonra Harran'da öldü
Avram'a Çağrı
BÖLÜM 12
Yar.12:
1 RAB Avram'a, "Ülkeni, akrabalarını, baba evini bırak, sana
göstereceğim
ülkeye git" dedi,
Yar.12: 2 "Seni büyük bir ulus yapacağım, Seni kutsayacak, sana ün kazandıracağım, Bereket kaynağı olacaksın.
Yar.12: 3 Seni kutsayanları kutsayacak, Seni lanetleyeni lanetleyeceğim. Yeryüzündeki bütün halklar Senin aracılığınla kutsanacak."
Yar.12: 4 Avram RAB'bin buyurduğu
gibi yola çıktı. Lut da onunla
birlikte gitti. Avram Harran'dan ayrıldığı zaman
yetmiş beş yaşındaydı.
Yar.12: 5 Karısı Saray'ı, yeğeni Lut'u, Harran'da kazandıkları malları, edindikleri uşakları yanına alıp Kenan ülkesine doğru yola çıktı. Oraya vardılar.
Yar.12: 6 Avram ülke boyunca Şekem'deki More meşesine
kadar ilerledi.
O günlerde orada Kenanlılar yaşıyordu.
Yar.12: 7 RAB Avram'a görünerek, "Bu toprakları senin soyuna vereceğim" dedi. Avram kendisine görünen RAB'be orada bir sunak yaptı.
Yar.12: 8 Oradan Beytel'in
doğusundaki dağlık bölgeye doğru gitti.
Çadırını batıdaki Beytel'le doğudaki
Ay Kenti'nin arasına kurdu.
Orada RAB'be bir sunak yapıp RAB'be yakardı.
Yar.12: 9 Sonra kona göçe Negev'e doğru ilerledi.
Avram Mısır'da
Yar.12: 10
Ülkedeki şiddetli kıtlık yüzünden Avram geçici bir süre
için Mısır'a gitti.
Yar.12:
11 Mısır'a yaklaştıklarında karısı Saray'a, "Güzel bir kadın
olduğunu
biliyorum" dedi,
Yar.12: 12 "Olur ki Mısırlılar seni görüp, 'Bu
onun karısı' diyerek
beni öldürür, seni sağ bırakırlar.
Yar.12: 13 Lütfen,
'Onun kızkardeşiyim' de ki, senin hatırın için bana
iyi davransınlar, canıma
dokunmasınlar."
Yar.12: 14 Avram Mısır'a girince, Mısırlılar karısının
çok güzel
olduğunu farkettiler.
Yar.12: 15 Kadını gören firavunun adamları,
güzelliğini firavuna
övdüler. Kadın saraya alındı.
Yar.12: 16 Onun hatırı
için firavun Avram'a iyi davrandı. Avram davar,
sığır, erkek ve dişi eşek,
erkek ve kadın köle, deve sahibi oldu.
Yar.12: 17 RAB Avram'ın karısı Saray
yüzünden firavunla ev halkının
başına korkunç felaketler getirdi.
Yar.12:
18 Firavun Avram'ı çağırtarak, "Nedir bana bu yaptığın?" dedi,
"Neden
Saray'ın karın olduğunu söylemedin?
Yar.12: 19 Niçin 'Saray kızkardeşimdir'
diyerek onunla evlenmeme izin
verdin? Al karını, git!"
Yar.12: 20
Firavun Avram için adamlarına buyruk verdi. Böylece
Avram'la karısını sahip
olduğu her şeyle birlikte gönderdiler.
Avram'la Lut'un Ayrılması
BÖLÜM 13
Yar.13: 1 Avram, karısı ve sahip olduğu her şeyle birlikte Mısır'dan
ayrılıp
Negev'e doğru gitti. Lut da onunla birlikteydi.
Yar.13: 2 Avram çok zengindi. Sürüleri, altınları, gümüşleri vardı.
Yar.13: 3 Negev'den başlayıp bir yerden
öbürüne göçerek Beytel'e kadar
gitti. Beytel'le Ay Kenti arasında daha önce
çadırını kurmuş olduğu yere vardı.
Yar.13: 4 Önceden yapmış olduğu sunağın
bulunduğu yere gidip orada
RAB'be yakardı.
Yar.13: 5 Avram'la birlikte göçen Lut'un da davarları, sığırları, çadırları vardı.
Yar.13: 6 Malları öyle çoktu ki, toprak birlikte yaşamalarına elvermedi; yan yana yaşayamadılar.
Yar.13:
7 Avram'ın çobanlarıyla Lut'un çobanları arasında kavga çıktı.
-O günlerde
Kenanlılar'la Perizliler de orada yaşıyorlardı.-
Yar.13: 8 Avram Lut'a,
"Biz akrabayız" dedi, "Bu yüzden aramızda da
çobanlarımız arasında
da kavga çıkmasın.
Yar.13: 9 Bütün topraklar senin önünde. Gel, ayrılalım.
Sen sola
gidersen, ben sağa gideceğim. Sen sağa gidersen, ben sola gideceğim."
Yar.13: 10 Lut çevresine baktı. Şeria Ovası'nın tümü RAB'bin bahçesi gibi, Soar'a doğru giderken Mısır toprakları gibiydi. Her yerde bol su vardı. RAB Sodom ve Gomora kentlerini yok etmeden önce ova böyleydi.
Yar.13: 11 Lut kendine Şeria Ovası'nın
tümünü seçerek doğuya doğru
göçtü. Birbirlerinden ayrıldılar.
Yar.13:
12 Avram Kenan topraklarında kaldı. Lut ovadaki kentlerin
arasına yerleşti,
Sodom'a yakın bir yere çadır kurdu.
Yar.13: 13 Sodom halkı çok kötüydü. RAB'be karşı büyük günah işliyordu.
Yar.13: 14 Lut Avram'dan ayrıldıktan
sonra, RAB Avram'a, "Bulunduğun
yerden kuzeye, güneye, doğuya, batıya
dikkatle bak" dedi,
Yar.13: 15 "Gördüğün bütün toprakları sonsuza dek sana ve soyuna vereceğim.
Yar.13: 16 Soyunu toprağın tozu kadar çoğaltacağım. Öyle ki, biri çıkıp da toprağın tozunu sayabilirse, senin soyunu da sayabilecek.
Yar.13: 17 Kalk, sana vereceğim toprakları boydan boya dolaş."
Yar.13: 18 Avram
çadırını söktü, gidip Hevron'daki Mamre meşeliğine
yerleşti. Orada RAB'be bir
sunak yaptı.
Avram Lut'u Kurtarıyor
BÖLÜM 14
Yar.14: 1 Bu arada
Şinar*fu* Kralı Amrafel, Ellasar Kralı Aryok, Elam
Kralı Kedorlaomer ve Goyim
Kralı Tidal
D Not 14:1 "Şinar", yani "Babil".
Yar.14:
2 Sodom Kralı Bera'ya, Gomora Kralı Birşa'ya, Adma Kralı
Şinav'a, Sevoyim Kralı
Şemever'e ve Bala -Soar- Kralı'na karşı savaş açtı.
Yar.14: 3 Bu son beş
kral bugün Lut Gölü olan Siddim Vadisi'nde
güçlerini birleştirmişti.
Yar.14:
4 Bu krallar on iki yıl Kedorlaomer'in egemenliği altında
yaşamış, on üçüncü
yıl ona başkaldırmışlardı.
Yar.14: 5-6 On dördüncü yıl Kedorlaomer'le onu
destekleyen öbür
krallar gelip Aşterot-Karnayim'de Refalılar'ı, Ham'da Zuzlular'ı,
Şave-Kiryatayim'de
Emliler'i, çöl kenarındaki El-Paran'a kadar
uzanan dağlık Seir bölgesinde Horlular'ı
bozguna uğrattılar.
Yar.14: 7 Oradan geri dönüp Eyn-Mişpat'a -Kadeş'e- gittiler. Amalekliler'in bütün topraklarını alarak Haseson-Tamar'da yaşayan Amorlular'ı bozguna uğrattılar.
Yar.14: 8-9 Bunun üzerine Sodom, Gomora, Adma, Sevoyim,
Bala -Soar-
kralları yola çıktı. Bu beş kral dört krala -Elam Kralı Kedorlaomer,
Goyim Kralı Tidal, Şinar Kralı Amrafel, Ellasar Kralı Aryok'a- karşı Siddim Vadisi'nde
savaş düzenine girdiler.
Yar.14: 10 Siddim Vadisi zift çukurlarıyla doluydu.
Sodom ve Gomora
kralları kaçarken adamlarından bazıları bu çukurlara düştü.
Sağ kalanlarsa dağlara kaçtı.
Yar.14: 11 Dört kral Sodom ve Gomora'nın bütün
malını ve yiyeceğini
alıp gitti.
Yar.14: 12 Avram'ın yeğeni Lut'la mallarını
da götürdüler. Çünkü o da
Sodom'da yaşıyordu.
Yar.14: 13 Oradan kaçıp
kurtulan biri gelip İbrani Avram'a durumu
bildirdi. Avram Eşkol'la Aner'in
kardeşi Amorlu Mamre'nin
meşeliğinde yaşıyordu. Bunların hepsi Avram'dan yanaydılar.
Yar.14:
14 Avram yeğeni Lut'un tutsak alındığını duyunca, evinde doğup
yetişmiş üç
yüz on sekiz adamını yanına alarak dört kralı Dan'a kadar kovaladı.
Yar.14:
15 Adamlarını gruplara ayırdı, gece saldırıp onları bozguna
uğratarak Şam'ın
kuzeyindeki Hova'ya kadar kovaladı.
Yar.14: 16 Yağmalanan bütün malı, yeğeni
Lut'la mallarını, kadınları
ve halkı geri getirdi.
Melkisedek Avram'ı Kutsuyor
Yar.14: 17 Avram Kedorlaomer'le onu destekleyen kralları bozguna uğratıp dönünce, Sodom Kralı onu karşılamak için Kral Vadisi olan Şave Vadisi'ne gitti.
Yar.14: 18 Yüce Tanrı'nın kâhini* olan Şalem Kralı Melkisedek ekmek ve şarap getirdi.
Yar.14: 19 Avram'ı kutsayarak şöyle dedi: "Yeri göğü yaratan yüce Tanrı Avram'ı kutsasın,
Yar.14: 20 Düşmanlarını onun eline
teslim eden yüce Tanrı'ya övgüler
olsun." Bunun üzerine Avram her şeyin
ondalığını Melkisedek'e verdi.
Yar.14: 21 Sodom Kralı Avram'a, "Adamlarımı
bana ver, mallar sana
kalsın" dedi.
Yar.14: 22-23 Avram Sodom Kralı'na, "Yeri göğü yaratan yüce Tanrı RAB'bin önünde sana ait hiçbir şey, bir iplik, bir çarık bağı bile almayacağıma ant içerim" diye karşılık verdi, "Öyle ki, 'Avram'ı zengin ettim' demeyesin.
Yar.14: 24 Yalnız, adamlarımın yedikleri
bunun dışında. Bir de beni
destekleyen Aner, Eşkol ve Mamre paylarına düşeni
alsınlar."
Rab'bin Avram'la Yaptığı Antlaşma
BÖLÜM 15
Yar
15:1 Bundan sonra RAB bir görümde Avram'a, "Korkma, Avram" diye
seslendi,
"Senin kalkanın benim. Ödülün çok büyük olacak."
Yar 15:2 Avram,
"Ey Egemen RAB, bana ne vereceksin?" dedi, "Çocuk
sahibi olamadım.
Evim Şamlı Eliezer'e kalacak.
Yar.15: 3 Bana çocuk vermediğin için evimdeki bir uşak mirasçım olacak."
Yar.15: 4 RAB yine seslendi: "O mirasçın olmayacak, öz çocuğun mirasçın olacak."
Yar.15: 5 Sonra Avram'ı dışarı çıkararak, "Göklere bak" dedi, "Yıldızları sayabilir misin? İşte, soyun o kadar çok olacak."
Yar.15: 6 Avram RAB'be iman etti, RAB bunu ona doğruluk saydı.
Yar.15: 7 Tanrı Avram'a, "Bu toprakları sana miras
olarak vermek için
Kildaniler'in* Ur Kenti'nden seni çıkaran RAB benim"
dedi.
Yar.15: 8 Avram, "Ey Egemen RAB, bu toprakları miras alacağımı
nasıl
bileceğim?" diye sordu.
Yar.15: 9 RAB, "Bana bir düve,
bir keçi, bir de koç getir" dedi,
"Hepsi üçer yaşında olsun. Bir
de kumruyla güvercin yavrusu getir."
Yar.15: 10 Avram hepsini getirdi,
ortadan kesip parçaları birbirine
karşı dizdi. Yalnız kuşları kesmedi.
Yar.15: 11 Leşlerin üzerine konan yırtıcı kuşları kovdu.
Yar.15: 12 Güneş batarken
Avram derin bir uykuya daldı. Üzerine dehşet
verici zifiri bir karanlık çöktü.
Yar.15: 13 RAB Avram'a şöyle dedi: "Şunu iyi bil ki, senin soyun yabancı bir ülkede, gurbette yaşayacak. Dört yüz yıl kölelik edip baskı görecek.
Yar.15: 14
Ama soyuna kölelik yaptıran ulusu cezalandıracağım. Sonra
soyun oradan büyük
mal varlığıyla çıkacak.
Yar.15: 15 Sen de esenlik içinde atalarına kavuşacaksın.
İleri yaşta
ölüp gömüleceksin.
Yar.15: 16 Soyunun dördüncü kuşağı buraya
geri dönecek. Çünkü
Amorlular'ın yaptığı kötülükler henüz doruğa varmadı."
Yar.15:
17 Güneş batıp karanlık çökünce, dumanlı bir mangalla alevli
bir meşale göründü
ve kesilen hayvan parçalarının arasından geçti.
Yar.15: 18-21 O gün RAB
Avram'la antlaşma yaparak ona şöyle dedi:
"Mısır Irmağı'ndan büyük Fırat
Irmağı'na kadar uzanan bu
toprakları -Ken, Keniz, Kadmon, Hitit*, Periz, Refa,
Amor, Kenan,
Girgaş ve Yevus topraklarını- senin soyuna vereceğim."
Hacer ile İsmail
BÖLÜM 16
Yar.16: 1 Karısı Saray Avram'a çocuk verememişti.
Saray'ın Hacer
adında Mısırlı bir cariyesi vardı.
Yar.16: 2 Saray Avram'a,
"RAB çocuk sahibi olmamı engelledi" dedi,
"Lütfen, cariyemle
yat. Belki bu yoldan bir çocuk sahibi olabilirim." Avram Saray'ın sözünü
dinledi.
Yar.16: 3 Saray Mısırlı cariyesi Hacer'i kocası Avram'a karı olarak verdi. Bu olay Avram Kenan'da on yıl yaşadıktan sonra oldu.
Yar.16: 4 Avram
Hacer'le yattı, Hacer hamile kaldı. Hacer hamile
olduğunu anlayınca, hanımını
küçük görmeye başladı.
Yar.16: 5 Saray Avram'a, "Bu haksızlık senin
yüzünden başıma geldi!"
dedi, "Cariyemi koynuna soktum. Hamile olduğunu
anlayınca beni
küçük görmeye başladı. İkimiz arasında RAB karar versin."
Yar.16: 6 Avram, "Cariyen senin elinde" dedi, "Neyi uygun görürsen yap." Böylece Saray cariyesine sert davranmaya başladı. Hacer onun yanından kaçtı.
Yar.16: 7 RAB'bin meleği Hacer'i çölde bir pınarın, Şur yolundaki pınarın başında buldu.
Yar.16: 8 Ona, "Saray'ın cariyesi Hacer, nereden gelip nereye gidiyorsun?" diye sordu. Hacer, "Hanımım Saray'dan kaçıyorum" diye yanıtladı.
Yar.16: 9 RAB'bin meleği, "Hanımına dön ve ona boyun eğ" dedi,
Yar.16: 10 "Senin soyunu öyle çoğaltacağım ki, kimse sayamayacak.
Yar.16: 11
"İşte hamilesin, bir oğlun olacak, Adını İsmail*fü* koyacaksın.
Çünkü
RAB sıkıntı içindeki yakarışını işitti.
D Not 16:11 "İsmail": "Tanrı
işitir" anlamına gelir.
Yar.16: 12 Oğlun yaban eşeğine benzer bir adam
olacak, O herkese, herkes de ona karşı çıkacak. Kardeşlerinin hepsiyle çekişme
içinde yaşayacak*fv*."
D Not 16:12 "Kardeşlerinin hepsiyle çekişme
içinde yaşayacak" ya da "Bütün kardeşlerinin yaşadığı yerin doğusuna
yerleşecek".
Yar.16: 13 Hacer, "Beni gören Tanrı'yı gerçekten
gördüm mü?" diyerek kendisiyle konuşan RAB'be "El-Roi*fy*" adını
verdi.
D Not 16:13 "El-Roi": "Beni gören Tanrı" anlamına
gelir.
Yar.16: 14 Bu yüzden Kadeş'le Beret arasındaki o kuyuya Beer-Lahay-Roi*fz*
adı verildi.
D Not 16:14 "Beer-Lahay-Roi": "Tanrı'yı görüp sağ
kalanın kuyusu" anlamına gelir.
Yar.16: 15 Hacer Avram'a bir erkek
çocuk doğurdu. Avram çocuğun adını
İsmail koydu.
Yar.16: 16 Hacer İsmail'i doğurduğunda, Avram seksen altı yaşındaydı.
Sünnet: Antlaşma Simgesi
BÖLÜM 17
Yar.17: 1 Avram doksan dokuz yaşındayken RAB ona görünerek, "Ben
Her
Şeye Gücü Yeten Tanrı'yım" dedi, "Benim yolumda yürü, kusursuz
ol.
Yar.17: 2 Seninle yaptığım antlaşmayı sürdürecek, soyunu alabildiğine
çoğaltacağım."
Yar.17: 3 Avram yüzüstü yere kapandı. Tanrı,
Yar.17: 4 "Seninle yaptığım antlaşma
şudur" dedi, "Birçok ulusun babası
olacaksın.
Yar.17: 5 Artık
adın Avram*fa* değil, İbrahim*fb* olacak. Çünkü seni
birçok ulusun babası yapacağım.
D
Not 17:5 "Avram": "Yüce Baba" anlamına gelir.
17:5 "İbrahim":
İbranice Avraham, "Çokların babası" anlamına gelir.
Yar.17: 6
Seni çok verimli kılacağım. Soyundan uluslar doğacak,
krallar çıkacak.
Yar.17:
7 Antlaşmamı seninle ve soyunla kuşaklar boyunca, sonsuza dek
sürdüreceğim.
Senin, senden sonra da soyunun Tanrısı olacağım.
Yar.17: 8 Bir yabancı olarak yaşadığın toprakları, bütün Kenan ülkesini sonsuza dek mülkünüz olmak üzere sana ve soyuna vereceğim. Onların Tanrısı olacağım."
Yar.17: 9 Tanrı İbrahim'e,
"Sen ve soyun kuşaklar boyu antlaşmama
bağlı kalmalısınız" dedi,
Yar.17:
10 "Seninle ve soyunla yaptığım antlaşmanın koşulu şudur:
Aranızdaki erkeklerin
hepsi sünnet edilecek.
Yar.17: 11 Sünnet olmalısınız. Sünnet aramızdaki
antlaşmanın belirtisi
olacak.
Yar.17: 12 Evinizde doğmuş ya da soyunuzdan
olmayan bir yabancıdan
satın alınmış köleler dahil sekiz günlük her erkek çocuk
sünnet
edilecek. Gelecek kuşaklarınız boyunca sürecek bu.
Yar.17: 13
Evinizde doğan ya da satın aldığınız her çocuk kesinlikle
sünnet edilecek.
Bedeninizdeki bu belirti sonsuza dek sürecek
antlaşmamın simgesi olacak.
Yar.17:
14 Sünnet edilmemiş her erkek halkının arasından atılacak,
çünkü antlaşmamı
bozmuş demektir."
Yar.17: 15 Tanrı, "Karın Saray'a gelince, ona
artık Saray
demeyeceksin" dedi, "Bundan böyle onun adı Sara*fc* olacak.
D
Not 17:15 "Sara": "Prenses" anlamına gelir.
Yar.17: 16 Onu kutsayacak, ondan sana bir oğul vereceğim. Onu kutsayacağım, ulusların anası olacak. Halkların kralları onun soyundan çıkacak."
Yar.17: 17 İbrahim yüzüstü yere kapandı ve güldü. İçinden, "Yüz yaşında bir adam çocuk sahibi olabilir mi?" dedi, "Doksan yaşındaki Sara doğurabilir mi?"
Yar.17: 18 Sonra Tanrı'ya, "Keşke İsmail'i mirasçım kabul etseydin!" dedi.
Yar.17:
19 Tanrı, "Hayır. Ama karın Sara sana bir oğul doğuracak, adını İshak*fç*
koyacaksın" dedi, "Onunla ve soyuyla antlaşmamı sonsuza dek sürdüreceğim.
D
Not 17:19 "İshak": "Güler" anlamına gelir.
Yar.17: 20 İsmail'e gelince, seni işittim. Onu kutsayacak, verimli kılacak, soyunu alabildiğine çoğaltacağım. On iki beyin babası olacak. Soyunu büyük bir ulus yapacağım.
Yar.17:
21 Ancak antlaşmamı gelecek yıl bu zaman Sara'nın doğuracağı
oğlun İshak'la
sürdüreceğim."
Yar.17: 22 Tanrı İbrahim'le konuşmasını bitirince ondan
ayrılıp
yukarıya çekildi.
Yar.17: 23 İbrahim evindeki bütün erkekleri
-oğlu İsmail'i, evinde
doğanların, satın aldığı uşakların hepsini- Tanrı'nın
kendisine
buyurduğu gibi o gün sünnet ettirdi.
Yar.17: 24 İbrahim sünnet olduğunda doksan dokuz yaşındaydı.
Yar.17: 25 Oğlu İsmail on üç yaşında sünnet oldu.
Yar.17: 26 İbrahim, oğlu İsmail'le aynı gün sünnet edildi.
Yar.17:
27 İbrahim'in evindeki bütün erkekler -evinde doğanlar ve
yabancılardan satın
alınanlar- onunla birlikte sünnet oldu.
Üç Konuk
BÖLÜM 18
Yar.18:
1 İbrahim günün sıcak saatlerinde Mamre meşeliğindeki
çadırının önünde otururken,
RAB kendisine göründü.
Yar.18: 2 İbrahim karşısında üç adamın durduğunu
gördü. Onları görür
görmez karşılamaya koştu. Yere kapanarak birine,
Yar.18:
3 "Ey efendim, eğer gözünde lütuf bulduysam, lütfen kulunun
yanından ayrılma"
dedi,
Yar.18: 4 "Biraz su getirteyim, ayaklarınızı yıkayın. Şu ağacın
altında
dinlenin.
Yar.18: 5 Madem kulunuza konuk geldiniz, bırakın size yiyecek
bir
şeyler getireyim. Biraz dinlendikten sonra yolunuza devam edersiniz."
Adamlar,
"Peki, dediğin gibi olsun" dediler.
Yar.18: 6 İbrahim hemen çadıra,
Sara'nın yanına gitti. Ona, "Hemen üç
sea*fd* ince un al, yoğurup pide
yap" dedi.
D Not 18:6 "Üç sea": Yaklaşık 13 kg.
Yar.18:
7 Ardından sığırlara koştu. Körpe ve besili bir buzağı seçip
uşağına verdi.
Uşak buzağıyı hemen hazırladı.
Yar.18: 8 İbrahim hazırlanan buzağıyı yoğurt
ve sütle birlikte götürüp
konuklarının önüne koydu. Onlar yerken o da yanlarında,
ağacın
altında durdu.
Yar.18: 9 Konuklar, "Karın Sara nerede?"
diye sordular.
İbrahim, "Çadırda" diye yanıtladı.
Yar.18: 10
RAB, "Gelecek yıl bu zamanda kesinlikle yanına döneceğim"
dedi, "O
zaman karın Sara'nın bir oğlu olacak." Sara RAB'bin arkasında, çadırın girişinde
durmuş, dinliyordu.
Yar.18: 11 İbrahim'le Sara kocamışlardı, yaşları hayli
ileriydi. Sara
âdetten kesilmişti.
Yar.18: 12 İçin için gülerek, "Bu
yaştan sonra bu sevinci tadabilir
miyim?" diye düşündü, "Üstelik
efendim de yaşlı."
Yar.18: 13 RAB İbrahim'e sordu: "Sara niçin,
'Bu yaştan sonra
gerçekten çocuk sahibi mi olacağım?' diyerek güldü?
Yar.18:
14 RAB için olanaksız bir şey var mı? Belirlenen vakitte,
gelecek yıl bu zaman
yanına döndüğümde Sara'nın bir oğlu olacak."
Yar.18: 15 Sara korktu,
"Gülmedim" diyerek yalan söyledi.
RAB, "Hayır, güldün"
dedi.
İbrahim Sodom için Yalvarıyor
Yar.18: 16 Adamlar oradan ayrılırken
Sodom'a doğru baktılar. İbrahim
onları yolcu etmek için yanlarında yürüyordu.
Yar.18: 17 RAB, "Yapacağım şeyi İbrahim'den mi gizleyeceğim?" dedi,
Yar.18:
18 "Kuşkusuz İbrahim'den büyük ve güçlü bir ulus türeyecek,
yeryüzündeki
bütün uluslar onun aracılığıyla kutsanacak.
Yar.18: 19 Doğru ve adil olanı
yaparak yolumda yürümeyi oğullarına ve
soyuna buyursun diye İbrahim'i seçtim.
Öyle ki, ona verdiğim sözü
yerine getireyim."
Yar.18: 20 Sonra İbrahim'e,
"Sodom ve Gomora büyük suçlama altında"
dedi, "Günahları çok
ağır.
Yar.18: 21 Onun için inip bakacağım. Duyduğum suçlamalar doğru mu,
değil
mi göreceğim. Bunları yapıp yapmadıklarını anlayacağım."
Yar.18: 22
Adamlar oradan ayrılıp Sodom'a doğru gittiler. Ama İbrahim
RAB'bin huzurunda
kaldı*fe*.
D Not 18:22 "İbrahim RAB'bin huzurunda kaldı": Bazı eski
İbrani
din bilginlerine göre "RAB İbrahim'in önünde kaldı."
Yar.18:
23 RAB'be yaklaşarak, "Haksızla birlikte haklıyı da mı yok
edeceksin?"
diye sordu,
Yar.18: 24 "Kentte elli doğru kişi var diyelim. Orayı gerçekten yok edecek misin? İçindeki elli doğru kişinin hatırı için kenti bağışlamayacak mısın?
Yar.18: 25 Senden uzak olsun bu. Haklıyı, haksızı aynı kefeye koyarak haksızın yanında haklıyı da öldürmek senden uzak olsun. Bütün dünyayı yargılayan adil olmalı."
Yar.18: 26 RAB, "Eğer Sodom'da elli doğru kişi bulursam,
onların
hatırına bütün kenti bağışlayacağım" diye karşılık verdi.
Yar.18:
27 İbrahim, "Ben toz ve külüm, bir hiçim" dedi, "Ama seninle
konuşma
yürekliliğini göstereceğim.
Yar.18: 28 Kırk beş doğru kişi var diyelim,
beş kişi için bütün kenti
yok mu edeceksin?" RAB, "Eğer kentte kırk
beş doğru kişi bulursam, orayı yok
etmeyeceğim" dedi.
Yar.18: 29 İbrahim yine sordu: "Ya kırk kişi bulursan?" RAB, "O kırk kişinin hatırı için hiçbir şey yapmayacağım" diye yanıtladı.
Yar.18: 30 İbrahim,
"Ya Rab, öfkelenme ama, otuz kişi var diyelim?"
dedi. RAB, "Otuz
kişi bulursam, kente dokunmayacağım" diye yanıtladı.
Yar.18: 31 İbrahim,
"Ya Rab, lütfen konuşma yürekliliğimi bağışla"
dedi, "Eğer yirmi
kişi bulursan?" RAB, "Yirmi kişinin hatırı için kenti yok etmeyeceğim"
diye yanıtladı.
Yar.18: 32 İbrahim, "Ya Rab, öfkelenme ama, bir kez
daha konuşacağım"
dedi, "Eğer on kişi bulursan?" RAB, "On
kişinin hatırı için kenti yok etmeyeceğim" diye yanıtladı.
Yar.18:
33 RAB İbrahim'le konuşmasını bitirince oradan ayrıldı,
İbrahim de çadırına
döndü.
Sodom ve Gomora'nın Yıkılışı
BÖLÜM 19
Yar.19: 1 İki melek akşamleyin Sodom'a vardılar. Lut kentin kapısında oturuyordu. Onları görür görmez karşılamak için ayağa kalktı. Yere kapanarak,
Yar.19: 2 "Efendilerim"
dedi, "Kulunuzun evine buyurun. Ayaklarınızı
yıkayın, geceyi bizde geçirin.
Sonra erkenden kalkıp yolunuza devam edersiniz." Melekler, "Olmaz"
dediler, "Geceyi kent meydanında geçireceğiz."
Yar.19: 3 Ama Lut
çok diretti. Sonunda onunla birlikte evine gittiler.
Lut onlara yemek hazırladı,
mayasız ekmek pişirdi. Yediler.
Yar.19: 4 Onlar yatmadan, kentin erkekleri
-Sodom'un her mahallesinden
genç yaşlı bütün erkekler- evi sardı.
Yar.19:
5 Lut'a seslenerek, "Bu gece sana gelen adamlar nerede?" diye
sordular,
"Getir onları da yatalım."
Yar.19: 6 Lut dışarı çıktı, arkasından kapıyı kapadı.
Yar.19: 7 "Kardeşler, lütfen bu kötülüğü yapmayın" dedi,
Yar.19: 8 "Erkek yüzü görmemiş iki kızım var. Size onları getireyim, ne isterseniz yapın. Yeter ki, bu adamlara dokunmayın. Çünkü onlar konuğumdur, çatımın altına geldiler."
Yar.19: 9 Adamlar, "Çekil önümüzden!"
diye karşılık verdiler, "Adam
buraya dışardan geldi, şimdi yargıçlık taslıyor!
Sana daha beterini yaparız." Lut'u ite kaka kapıyı kırmaya davrandılar.
Yar.19:
10 Ama içerdeki adamlar uzanıp Lut'u evin içine, yanlarına
aldılar ve kapıyı
kapadılar.
Yar.19: 11 Kapıya dayanan adamları, büyük küçük hepsini kör ettiler.
Öyle
ki, adamlar kapıyı bulamaz oldu.
Yar.19: 12 İçerdeki iki adam Lut'a, "Senin burada başka kimin var?" diye sordular, "Oğullarını, kızlarını, damatlarını, kentte sana ait kim varsa hepsini dışarı çıkar.
Yar.19: 13 Çünkü burayı
yok edeceğiz. RAB bu halk hakkında birçok kötü
suçlama duydu, kenti yok etmek
için bizi gönderdi."
Yar.19: 14 Lut dışarı çıktı ve kızlarıyla evlenecek
olan adamlara,
"Hemen buradan uzaklaşın!" dedi, "Çünkü RAB bu
kenti yok etmek
üzere." Ne var ki damat adayları onun şaka yaptığını sandılar.
Yar.19:
15 Tan ağarırken melekler Lut'a, "Karınla iki kızını al, hemen
buradan
uzaklaş" diye üstelediler, "Yoksa kent cezasını bulurken
sen de canından
olursun."
Yar.19: 16 Lut ağır davrandı, ama RAB ona acıdı. Adamlar Lut'la karısının ve iki kızının elinden tutup onları kentin dışına çıkardılar.
Yar.19: 17 Kent dışına çıkınca, adamlardan biri Lut'a, "Kaç, canını kurtar, arkana bakma" dedi, "Bu ovanın hiçbir yerinde durma. Dağa kaç, yoksa ölür gidersin."
Yar.19: 18 Lut, "Aman, efendim!" diye karşılık verdi,
Yar.19: 19 "Ben
kulunuzdan hoşnut kaldınız, canımı kurtarmakla bana
büyük iyilik yaptınız.
Ama dağa kaçamam. Çünkü felaket bana yetişir, ölürüm.
Yar.19: 20 İşte, şurada
kaçabileceğim yakın bir kent var, küçücük bir
kent. İzin verin, oraya kaçıp
canımı kurtarayım. Zaten küçücük bir kent."
Yar.19: 21 Adamlardan biri,
"Peki, dileğini kabul ediyorum" dedi, "O
kenti yıkmayacağım.
Yar.19:
22 Çabuk ol, hemen kaç! Çünkü sen oraya varmadan bir şey
yapamam." Bu
yüzden o kente Soar*ff* adı verildi.
D Not 19:22 "Soar": "Küçük"
anlamına gelir.
Yar.19: 23 Lut Soar'a vardığında güneş doğmuştu.
Yar.19:
24 RAB Sodom ve Gomora'nın üzerine gökten ateşli kükürt
yağdırdı.
Yar.19:
25 Bu kentleri, bütün ovayı, oradaki insanların hepsini ve
bütün bitkileri
yok etti.
Yar.19: 26 Ancak Lut'un peşisıra gelen karısı dönüp geriye bakınca
tuz
kesildi.
Yar.19: 27 İbrahim sabah erkenden kalkıp önceki gün RAB'bin
huzurunda
durduğu yere gitti.
Yar.19: 28 Sodom ve Gomora'ya ve bütün
ovaya baktı. Yerden, tüten bir
ocak gibi duman yükseliyordu.
Yar.19:
29 Tanrı ovadaki kentleri yok ederken İbrahim'i anımsamış ve
Lut'un yaşadığı
kentleri yok ederken Lut'u bu felaketin dışına çıkarmıştı.
Lut ile Kızları
Yar.19:
30 Lut Soar'da kalmaktan korkuyordu. Bu yüzden iki kızıyla
kentten ayrılarak
dağa yerleşti, onlarla birlikte bir mağarada yaşamaya başladı.
Yar.19: 31 Büyük kızı küçüğüne, "Babamız yaşlı" dedi, "Dünya geleneklerine uygun biçimde burada bizimle yatabilecek bir erkek yok.
Yar.19: 32 Gel,
babamıza şarap içirelim, soyumuzu yaşatmak için onunla
yatalım."
Yar.19:
33 O gece babalarına şarap içirdiler. Büyük kız gidip
babasıyla yattı. Ancak
Lut yatıp kalktığının farkında değildi.
Yar.19: 34 Ertesi gün büyük kız
küçüğüne, "Dün gece babamla yattım"
dedi, "Bu gece de ona şarap
içirelim. Soyumuzu yaşatmak için sen
de onunla yat."
Yar.19: 35
O gece de babalarına şarap içirdiler ve küçük kız babasıyla
yattı. Ama Lut
yatıp kalktığının farkında değildi.
Yar.19: 36 Böylece Lut'un iki kızı da öz babalarından hamile kaldılar.
Yar.19: 37 Büyük kız bir erkek çocuk doğurdu,
ona Moav*fg* adını
verdi. Moav bugünkü Moavlılar'ın atasıdır.
D Not 19:37
"Moav": "Babadan" anlamına gelir.
Yar.19: 38 Küçük kızın
da bir oğlu oldu, adını Ben-Ammi*fh* koydu. O
da bugünkü Ammonlular'ın atasıdır.
D
Not 19:38 "Ben-Ammi": "Halkımın oğlu" anlamına gelir.
İbrahim ile Avimelek
BÖLÜM 20
Yar.20: 1 İbrahim Mamre'den Negev'e göçerek
Kadeş ve Sur kentlerinin
arasına yerleşti. Sonra geçici bir süre Gerar'da kaldı.
Yar.20:
2 Karısı Sara için, "Bu kadın kızkardeşimdir" dedi. Bunun
üzerine
Gerar Kralı Avimelek adam gönderip Sara'yı getirtti.
Yar.20: 3 Ama Tanrı
gece düşünde Avimelek'e görünerek, "Bu kadını
aldığın için öleceksin"
dedi, "Çünkü o evli bir kadın."
Yar.20: 4 Avimelek henüz Sara'ya
dokunmamıştı. "Ya RAB" dedi, "Suçsuz
bir ulusu mu yok edeceksin?
Yar.20: 5 İbrahim'in kendisi bana, 'Bu kadın kızkardeşimdir' demedi mi? Kadın da İbrahim için, 'O kardeşimdir' dedi. Ben temiz vicdanla, suçsuz ellerimle yaptım bunu."
Yar.20: 6 Tanrı, düşünde ona, "Bunu temiz vicdanla yaptığını biliyorum" diye yanıtladı, "Ben de seni bu yüzden bana karşı günah işlemekten alıkoydum, kadına dokunmana izin vermedim.
Yar.20: 7 Şimdi kadını kocasına geri ver.
Çünkü o bir peygamberdir.
Senin için dua eder, ölmezsin. Ama kadını geri vermezsen,
sen de
sana ait olan herkes de ölecek, bilesin."
Yar.20: 8 Avimelek
sabah erkenden kalktı, bütün adamlarını çağırarak
olup biteni anlattı. Adamlar
dehşete düştü.
Yar.20: 9 Avimelek İbrahim'i çağırtarak, "Ne yaptın
bize?" dedi, "Sana
ne haksızlık ettim ki, beni ve krallığımı bu büyük
günaha sürükledin? Bana bu yaptığın yapılacak iş değil."
Yar.20: 10 Sonra, "Amacın neydi, niçin yaptın bunu?" diye sordu.
Yar.20:
11 İbrahim, "Çünkü burada hiç Tanrı korkusu yok" diye
yanıtladı,
"Karım yüzünden beni öldürebilirler diye düşündüm.
Yar.20: 12 Üstelik,
Sara gerçekten kızkardeşimdir. Babamız bir,
annemiz ayrıdır. Onunla evlendim.
Yar.20:
13 Tanrı beni babamın evinden gurbete gönderdiği zaman karıma,
'Bana sevgini
şöyle göstereceksin: Gideceğimiz her yerde kardeşin
olduğumu söyle' dedim."
Yar.20:
14 Avimelek İbrahim'e karısı Sara'yı geri verdi. Bunun
yanısıra ona davar,
sığır, köleler, cariyeler de verdi.
Yar.20: 15 İbrahim'e, "İşte ülkem
önünde, nereye istersen oraya
yerleş" dedi.
Yar.20: 16 Sara'ya da,
"Kardeşine bin parça gümüş veriyorum" dedi,
"Yanındakilere karşı
senin suçsuz olduğunu gösteren bir kanıttır bu. Herkes suçsuz olduğunu bilsin."
Yar.20:
17 İbrahim Tanrı'ya dua etti ve Tanrı Avimelek'le karısına,
cariyelerine şifa
verdi. Çocuk sahibi oldular.
Yar.20: 18 Çünkü İbrahim'in karısı Sara yüzünden
RAB Avimelek'in
evindeki kadınların hamile kalmasını engellemişti.
İshak'ın Doğumu
BÖLÜM 21
Yar.21: 1 RAB verdiği söz uyarınca Sara'ya iyilik etti ve sözünü yerine getirdi.
Yar.21: 2 Sara hamile kaldı; İbrahim'in yaşlılık
döneminde, tam
Tanrı'nın belirttiği zamanda ona bir erkek çocuk doğurdu.
Yar.21:
3 İbrahim Sara'nın doğurduğu çocuğa İshak*fı* adını verdi.
D Not 21:3 "İshak":
"Güler" anlamına gelir.
Yar.21: 4 Tanrı'nın kendisine buyurduğu gibi oğlu İshak'ı sekiz günlükken sünnet etti.
Yar.21: 5 İshak doğduğunda İbrahim yüz yaşındaydı.
Yar.21: 6 Sara, "Tanrı yüzümü güldürdü"
dedi, "Bunu duyan herkes
benimle birlikte gülecek.
Yar.21: 7 Kim
İbrahim'e Sara çocuk emzirecek derdi? Bu yaşında ona bir
oğul doğurdum."
Hacer'le İsmail Uzaklaştırılıyor
Yar.21: 8 Çocuk büyüdü. Sütten kesildiği gün İbrahim
büyük bir şölen
verdi.
Yar.21: 9 Ne var ki Sara, Mısırlı Hacer'in İbrahim'den
olma oğlu
İsmail'in alay ettiğini görünce,
Yar.21: 10 İbrahim'e, "Bu
cariyeyle oğlunu kov" dedi, "Bu cariyenin
oğlu, oğlum İshak'ın mirasına
ortak olmasın."
Yar.21: 11 Bu İbrahim'i çok üzdü, çünkü İsmail de öz oğluydu.
Yar.21: 12 Ancak Tanrı İbrahim'e, "Oğlunla cariyen için üzülme"
dedi,
"Sara ne derse, onu yap. Çünkü senin soyun İshak'la sürecektir.
Yar.21:
13 Cariyenin oğlundan da bir ulus yaratacağım, çünkü o da
senin soyun."
Yar.21:
14 İbrahim sabah erkenden kalktı, biraz yiyecek, bir tulum da
su hazırlayıp
Hacer'in omuzuna attı, çocuğunu da verip onu
gönderdi. Hacer Beer-Şeva Çölü'ne
gitti, orada bir süre dolaştı.
Yar.21: 15 Tulumdaki su tükenince, oğlunu bir çalının altına bıraktı.
Yar.21: 16 Yaklaşık bir ok atımı uzaklaşıp,
"Oğlumun ölümünü
görmeyeyim" diyerek onun karşısına oturup hıçkıra
hıçkıra ağladı.
Yar.21: 17 Tanrı çocuğun sesini duydu. Tanrı'nın meleği
göklerden
Hacer'e, "Nen var, Hacer?" diye seslendi, "Korkma!
Çünkü Tanrı
çocuğun sesini duydu.
Yar.21: 18 Kalk, oğlunu kaldır, elini tut. Onu büyük bir ulus yapacağım."
Yar.21: 19 Sonra Tanrı Hacer'in
gözlerini açtı, Hacer bir kuyu gördü.
Gidip tulumunu doldurdu, oğluna içirdi.
Yar.21:
20 Çocuk büyürken Tanrı onunlaydı. Çocuk çölde yaşadı ve okçu
oldu.
Yar.21: 21 Paran Çölü'nde yaşarken annesi ona Mısırlı bir kadın aldı.
İbrahim'le Avimelek Arasındaki Antlaşma
Yar.21: 22 O sırada Avimelek'le ordusunun komutanı
Fikol İbrahim'e,
"Yaptığın her şeyde Tanrı seninle" dediler,
Yar.21:
23 "Onun için, Tanrı'nın önünde bana, oğluma ve soyuma haksız
davranmayacağına
ant iç. Bana ve konuk olarak yaşadığın bu ülkeye, benim sana yaptığım gibi iyi
davran."
Yar.21: 24 İbrahim, "Ant içerim" dedi.
Yar.21: 25 İbrahim Avimelek'e bir kuyuyu zorla ele geçiren adamlarından yakındı.
Yar.21:
26 Avimelek, "Bunu kimin yaptığını bilmiyorum" diye yanıtladı,
"Sen
de bana söylemedin, ilk kez duyuyorum."
Yar.21: 27 Daha sonra İbrahim
Avimelek'e davar ve sığır verdi. Böylece
ikisi bir antlaşma yaptılar.
Yar.21: 28 İbrahim sürüsünden yedi dişi kuzu ayırdı.
Yar.21: 29 Avimelek, "Bunun
anlamı ne, niçin bu yedi dişi kuzuyu
ayırdın?" diye sordu.
Yar.21:
30 İbrahim, "Bu yedi dişi kuzuyu benim elimden almalısın" diye
yanıtladı,
"Kuyuyu benim açtığımın kanıtı olsun."
Yar.21: 31 Bu yüzden oraya
Beer-Şeva*fi* adı verildi. Çünkü ikisi
orada ant içmişlerdi.
D Not 21:31
"Beer-Şeva": "Ant Kuyusu" anlamına gelir.
Yar.21: 32
Beer-Şeva'da yapılan bu antlaşmadan sonra Avimelek,
ordusunun komutanı Fikol'la
birlikte Filist yöresine geri döndü.
Yar.21: 33 İbrahim Beer-Şeva'da bir
ılgın ağacı dikti; orada RAB'be,
ölümsüz Tanrı'ya yakardı.
Yar.21: 34 Filist yöresinde konuk olarak uzun süre yaşadı.
İbrahim'in Denenmesi
BÖLÜM 22
Yar.22: 1 Daha sonra Tanrı İbrahim'i denedi. "İbrahim!" diye
seslendi.
İbrahim, "Buradayım!" dedi.
Yar.22: 2 Tanrı, "İshak'ı, sevdiğin biricik oğlunu al, Moriya bölgesine git" dedi, "Orada sana göstereceğim bir dağda oğlunu yakmalık sunu* olarak sun."
Yar.22: 3 İbrahim sabah erkenden kalktı, eşeğine palan vurdu. Yanına uşaklarından ikisini ve oğlu İshak'ı aldı. Yakmalık sunu için odun yardıktan sonra, Tanrı'nın kendisine belirttiği yere doğru yola çıktı.
Yar.22: 4 Üçüncü gün gideceği yeri uzaktan gördü.
Yar.22: 5 Uşaklarına, "Siz burada, eşeğin yanında kalın" dedi, "Tapınmak için oğlumla birlikte oraya gidip döneceğiz."
Yar.22:
6-7 Yakmalık sunu için yardığı odunları oğlu İshak'a yükledi.
Ateşi ve bıçağı
kendisi aldı. Birlikte giderlerken İshak İbrahim'e, "Baba!" dedi.
İbrahim,
"Evet, oğlum!" diye yanıtladı. İshak, "Ateşle odun burada, ama
yakmalık sunu kuzusu nerede?" diye sordu.
Yar.22: 8 İbrahim, "Oğlum,
yakmalık sunu için kuzuyu Tanrı kendisi
sağlayacak" dedi. İkisi birlikte
yürümeye devam ettiler.
Yar.22: 9 Tanrı'nın kendisine belirttiği yere varınca
İbrahim bir
sunak yaptı, üzerine odun dizdi. Oğlu İshak'ı bağlayıp sunaktaki
odunların
üzerine yatırdı.
Yar.22: 10 Onu boğazlamak için uzanıp bıçağı aldı.
Yar.22:
11 Ama RAB'bin meleği göklerden, "İbrahim, İbrahim!" diye
seslendi.
İbrahim, "İşte buradayım!" diye karşılık verdi.
Yar.22: 12 Melek,
"Çocuğa dokunma" dedi, "Ona hiçbir şey yapma. Şimdi
Tanrı'dan
korktuğunu anladım, biricik oğlunu benden esirgemedin."
Yar.22: 13
İbrahim çevresine bakınca, boynuzları sık çalılara takılmış
bir koç gördü.
Gidip koçu getirdi. Oğlunun yerine onu yakmalık
sunu olarak sundu.
Yar.22:
14 Oraya "RAB sağlar*fj*" adını verdi. "RAB'bin dağında
sağlanacaktır"
sözü bu yüzden bugün de söyleniyor.
D Not 22:14 "RAB sağlar": İbranice
"Yahve yire".
Yar.22: 15 RAB'bin meleği göklerden İbrahim'e ikinci kez seslendi:
Yar.22: 16 "RAB diyor ki, kendi üzerime ant içiyorum.
Bunu yaptığın
için, biricik oğlunu esirgemediğin için
Yar.22: 17 seni
fazlasıyla kutsayacağım; soyunu göklerin yıldızları,
kıyıların kumu kadar çoğaltacağım.
Soyun düşmanlarının kentlerini
mülk edinecek.
Yar.22: 18 Soyunun aracılığıyla
yeryüzündeki bütün uluslar kutsanacak.
Çünkü sözümü dinledin."
Yar.22:
19 Sonra İbrahim uşaklarının yanına döndü. Birlikte yola çıkıp
Beer-Şeva'ya
gittiler. İbrahim Beer-Şeva'da kaldı.
Nahor'un Oğulları
Yar.22: 20
Bir süre sonra İbrahim'e, "Milka, kardeşin Nahor'a çocuklar
doğurdu"
diye haber verdiler,
Yar.22: 21 "İlk oğlu Ûs, kardeşi Bûz, Kemuel -Aram'ın babası-
Yar.22: 22 Keset, Hazo, Pildaş, Yidlaf, Betuel."
Yar.22:
23 Betuel Rebeka'nın babası oldu. Bu sekiz çocuğu İbrahim'in
kardeşi Nahor'a
Milka doğurdu.
Yar.22: 24 Reuma adındaki cariyesi de Nahor'a Tevah, Gaham,
Tahaş ve
Maaka'yı doğurdu.
Sara'nın Ölümü
BÖLÜM 23
Yar.23: 1 Sara yüz yirmi yedi yıl yaşadı. Ömrü bu kadardı.
Yar.23: 2 Kenan ülkesinde,
bugün Hevron denilen Kiryat-Arba'da öldü.
İbrahim yas tutmak, ağlamak için
Sara'nın ölüsünün başına gitti.
Yar.23: 3 Sonra karısının ölüsünün başından kalkıp Hititler'e*,
Yar.23: 4 "Ben aranızda konuk ve yabancıyım"
dedi, "Bana mezar
yapabileceğim bir toprak satın. Ölümü kaldırıp gömeyim."
Yar.23:
5-6 Hititler, "Efendim, bizi dinle" diye yanıtladılar, "Sen
aramızda
güçlü bir beysin. Ölünü mezarlarımızın en iyisine göm.
Ölünü gömmen için kimse
senden mezarını esirgemez."
Yar.23: 7 İbrahim, ülke halkı olan Hititler'in önünde eğilerek,
Yar.23: 8 "Eğer ölümü gömmemi istiyorsanız, benim
için Sohar oğlu
Efron'a ricada bulunun" dedi,
Yar.23: 9 "Tarlasının
dibindeki Makpela Mağarası'nı bana satsın.
Fiyatı neyse huzurunuzda eksiksiz
ödeyip orayı mezarlık yapacağım."
Yar.23: 10 Hititli Efron halkının
arasında oturuyordu. Kent kapısında
toplanan herkesin duyacağı biçimde,
Yar.23:
11 "Hayır, efendim!" diye karşılık verdi, "Beni dinle,
mağarayla
birlikte tarlayı da sana veriyorum. Halkımın huzurunda
onu sana veriyorum.
Ölünü göm."
Yar.23: 12 İbrahim ülke halkının önünde eğildi.
Yar.23: 13 Herkesin duyacağı biçimde Efron'a, "Lütfen beni dinle" dedi, "Tarlanın parasını ödeyeyim. Parayı kabul et ki, ölümü oraya gömeyim."
Yar.23:
14-15 Efron, "Efendim, beni dinle" diye karşılık verdi,
"Aramızda
dört yüz şekel*fk* gümüşün sözü mü olur? Ölünü göm."
D Not 23:14-15 "Dört
yüz şekel": Yaklaşık 4.6 kg.
Yar.23: 16 İbrahim Efron'un önerisini
kabul etti. Efron'un Hititler'in
önünde sözünü ettiği dört yüz şekel gümüşü
tüccarların ağırlık
ölçülerine göre tarttı.
Yar.23: 17-18 Böylece Efron'un
Mamre yakınında Makpela'daki tarlası,
çevresindeki bütün ağaçlarla ve içindeki
mağarayla birlikte, kent kapısında toplanan Hititler'in huzurunda İbrahim'in mülkü
kabul edildi.
Yar.23: 19 İbrahim karısı Sara'yı Kenan ülkesinde Mamre'ye
-Hevron'a-
yakın Makpela Tarlası'ndaki mağaraya gömdü.
Yar.23: 20 Hititler
tarlayı içindeki mağarayla birlikte İbrahim'in
mezarlık yeri olarak onayladılar.
İshak ile Rebeka
BÖLÜM 24
Yar.24: 1 İbrahim kocamış, iyice yaşlanmıştı.
RAB onu her yönden
kutsamıştı.
Yar.24: 2 İbrahim, evindeki en yaşlı ve
her şeyden sorumlu uşağına,
"Elini uyluğumun altına koy*fl*" dedi,
D
Not 24:2 Bu davranış bir andın kesinlikle yerine getirileceğini
gösterirdi.
Yar.24:
3 "Yerin göğün Tanrısı RAB'bin adıyla ant içmeni istiyorum.
Aralarında
yaşadığım Kenanlılar'dan oğluma kız almayacaksın.
Yar.24: 4 Oğlum İshak'a
kız almak için benim ülkeme, akrabalarımın
yanına gideceksin."
Yar.24:
5 Uşak, "Ya kız benimle bu ülkeye gelmek istemezse?" diye
sordu,
"O zaman oğlunu geldiğin ülkeye götüreyim mi?"
Yar.24: 6 İbrahim, "Sakın oğlumu oraya götürme!" dedi,
Yar.24: 7 "Beni baba ocağından, doğduğum ülkeden getiren, 'Bu toprakları senin soyuna vereceğim' diyerek ant içen Göklerin Tanrısı RAB senin önünden meleğini gönderecek. Böylece oradan oğluma bir kız alabileceksin.
Yar.24: 8 Eğer kız seninle gelmek istemezse, içtiğin ant seni bağlamaz. Yalnız, oğlumu oraya götürme."
Yar.24: 9
Bunun üzerine uşak elini efendisi İbrahim'in uyluğunun altına
koyarak bu konuda
ant içti.
Yar.24: 10 Sonra efendisinden on deve alarak en iyi eşyalarla
birlikte
yola çıktı; Aram-Naharayim'e, Nahor'un yaşadığı kente gitti.
Yar.24:
11 Develerini kentin dışındaki kuyunun yanına çöktürdü.
Akşamüzeriydi, kadınların
su almak için dışarı çıkacakları zamandı.
Yar.24: 12 Uşak, "Ya RAB,
efendim İbrahim'in Tanrısı, yalvarırım bugün
beni başarılı kıl" diye dua
etti, "Efendim İbrahim'e iyilik et.
Yar.24: 13 İşte, pınarın başında
bekliyorum. Kentin kızları su almaya
geliyorlar.
Yar.24: 14 Birine, 'Lütfen testini indir, biraz su içeyim' diyeceğim. O da, 'Sen iç, ben de develerine içireyim' derse, bileceğim ki o kız kulun İshak için seçtiğin kızdır. Böylece efendime iyilik ettiğini anlayacağım."
Yar.24: 15 O duasını bitirmeden, İbrahim'in kardeşi Nahor'la karısı Milka'nın oğlu Betuel'in kızı Rebeka, omuzunda su testisiyle dışarı çıktı.
Yar.24: 16 Çok güzel bir genç kızdı. Ona erkek eli değmemişti.
Pınara
gitti, testisini doldurup geri döndü.
Yar.24: 17 Uşak onu karşılamaya
koştu, "Lütfen testinden biraz su ver,
içeyim" dedi.
Yar.24:
18 Rebeka, "İç, efendim" diyerek hemen testisini indirdi,
içmesi
için ona uzattı.
Yar.24: 19 Ona su verdikten sonra, "Develerin için
de su çekeyim"
dedi, "Kanıncaya kadar içsinler."
Yar.24:
20 Çabucak suyu hayvanların teknesine boşalttı, yine su çekmek
için kuyuya
koştu. Adamın bütün develeri için su çekti.
Yar.24: 21 Adam RAB'bin yolunu
açıp açmadığını anlamak için sessizce
genç kızı süzüyordu.
Yar.24: 22
Develer su içtikten sonra, adam bir beka*fm* ağırlığında
altın bir burun halkasıyla
on şekel*fn* ağırlığında iki altın bilezik çıkardı.
D Not 24:22 "Bir beka":
Yaklaşık 6 gr.
24:22 "On şekel": Yaklaşık 115 gr.
Yar.24:
23 "Lütfen söyle, kimin kızısın sen?" diye sordu, "Babanın
evinde
geceyi geçirebileceğimiz bir yer var mı?"
Yar.24: 24 Kız, "Milka'yla
Nahor'un oğlu Betuel'in kızıyım" diye
karşılık verdi,
Yar.24: 25
"Bizde saman ve yem bol, geceyi geçirebileceğiniz yer de
var."
Yar.24: 26 Adam eğilip RAB'be tapındı.
Yar.24: 27 "Efendim İbrahim'in Tanrısı RAB'be övgüler olsun" dedi, "Sevgisini, sadakatini efendimden esirgemedi. Efendimin akrabalarının evine giden yolu bana gösterdi."
Yar.24: 28 Kız annesinin evine koşup olanları anlattı.
Yar.24: 29 Rebeka'nın Lavan
adında bir kardeşi vardı. Lavan pınarın
başındaki adama doğru koştu.
Yar.24: 30 Kızkardeşinin burnundaki halkayı, kollarındaki bilezikleri görmüştü. Rebeka adamın kendisine söylediklerini de anlatınca, Lavan adamın yanına gitti. Adam pınarın başında, develerinin yanında duruyordu.
Yar.24: 31 Lavan, "Eve buyur, ey RAB'bin kutsadığı adam" dedi, "Niçin dışarıda bekliyorsun? Senin için oda, develerin için yer hazırladım."
Yar.24: 32 Böylece adam eve girdi. Lavan develerin kolanlarını çözdü, onlara saman ve yem verdi. Adamla yanındakilere ayaklarını yıkamaları için su getirdi.
Yar.24: 33 Önüne
yemek konulunca, adam, "Niçin geldiğimi anlatmadan
yemek yemeyeceğim"
dedi. Lavan, "Öyleyse anlat" diye karşılık verdi.
Yar.24: 34 Adam, "Ben İbrahim'in uşağıyım" dedi,
Yar.24: 35 "RAB efendimi
alabildiğine kutsadı. Onu zengin etti. Ona
davar, sığır, altın, gümüş, erkek
ve kadın köleler, develer, eşekler verdi.
Yar.24: 36 Karısı Sara ileri yaşta
efendime bir oğul doğurdu. Efendim
sahip olduğu her şeyi oğluna verdi.
Yar.24:
37-38 'Ülkelerinde yaşadığım Kenanlılar'dan oğluma kız
almayacaksın. Oğluma
kız almak için babamın ailesine,
akrabalarımın yanına gideceksin' diyerek bana
ant içirdi.
Yar.24: 39 "Efendime, 'Ya kız benimle gelmezse?' diye sordum.
Yar.24:
40 "Efendim, 'Yolunda yürüdüğüm RAB meleğini seninle
gönderecek, yolunu
açacak' dedi, 'Akrabalarımdan, babamın
ailesinden oğluma bir kız getireceksin.
Yar.24:
41 İçtiğin anttan ancak akrabalarımın yanına vardığında sana
kızı vermezlerse,
evet, ancak o zaman özgür olabilirsin.'
Yar.24: 42 "Bugün pınarın başına
geldiğimde şöyle dua ettim: 'Ya RAB,
efendim İbrahim'in Tanrısı, yalvarırım
yolumu aç.
Yar.24: 43 İşte pınarın başında bekliyorum. Su almaya gelen kızlardan
birine,
lütfen testinden bana biraz su ver, içeyim, diyeceğim.
Yar.24: 44 O da,
sen iç, develerin için de su çekeyim derse,
anlayacağım ki efendimin oğlu için
RAB'bin seçtiği kız odur.'
Yar.24: 45 "Ben içimden dua ederken, Rebeka omuzunda su testisiyle dışarı çıktı. Pınar başına gidip su aldı. Ona, 'Lütfen, biraz su ver, içeyim' dedim.
Yar.24: 46 "Rebeka hemen testisini omuzundan
indirdi, 'İç efendim'
dedi, 'Ben de develerine içireyim.' Ben içtim. Develere
de su verdi.
Yar.24: 47 "Ona, 'Kimin kızısın sen?' diye sordum.
"'Milka'yla
Nahor'un oğlu Betuel'in kızıyım' dedi.
"Bunun üzerine burnuna halka, kollarına
bilezik taktım.
Yar.24: 48 Eğilip RAB'be tapındım. Efendimin oğluna kardeşinin
torununu
almak için bana doğru yolu gösteren efendim İbrahim'in
Tanrısı RAB'be övgüler
sundum.
Yar.24: 49 Şimdi efendime sevgi ve sadakat mı göstereceksiniz, yoksa
olmaz
mı diyeceksiniz, bana bildirin. Öyle ki, ben de ne yapacağıma karar vereyim."
Yar.24:
50 Lavan'la Betuel, "Bu RAB'bin işi" diye karşılık verdiler,
"Biz
sana ne iyi, ne kötü diyebiliriz.
Yar.24: 51 İşte Rebeka burada. Al götür.
RAB'bin buyurduğu gibi
efendinin oğluna karı olsun."
Yar.24: 52
İbrahim'in uşağı bu sözleri duyunca, yere kapanarak RAB'be
tapındı.
Yar.24:
53 Rebeka'ya altın, gümüş takımlar, giysiler, kardeşiyle
annesine de değerli
eşyalar çıkarıp verdi.
Yar.24: 54 Sonra yanındakilerle birlikte yedi, içti.
Geceyi orada
geçirdiler. Sabah kalkınca İbrahim'in uşağı, "Beni yolcu
edin, efendime
döneyim" dedi.
Yar.24: 55 Rebeka'nın kardeşiyle annesi,
"Bırak kız on gün kadar
bizimle kalsın, sonra gidersin" diye karşılık
verdiler.
Yar.24: 56 Adam, "Madem RAB yolumu açtı, beni geciktirmeyin"
dedi,
"İzin verin, efendime döneyim."
Yar.24: 57 "Kızı çağırıp ona soralım" dediler.
Yar.24: 58 Rebeka'yı çağırıp, "Bu
adamla gitmek istiyor musun?" diye
sordular. Rebeka, "İstiyorum"
dedi.
Yar.24: 59 Böylece Rebeka'yla dadısını, İbrahim'in uşağıyla adamlarını
uğurlamaya
çıktılar.
Yar.24: 60 Rebeka'yı şöyle kutsadılar:
"Ey kızkardeşimiz,
Binlerce,
on binlerce kişiye analık et,
Soyun düşmanlarının kentlerini mülk edinsin."
Yar.24:
61 Rebeka'yla genç hizmetçileri hazırlanıp develere binerek
İbrahim'in uşağını
izlediler. Uşak Rebeka'yı alıp oradan ayrıldı.
Yar.24: 62 İshak Beer-Lahay-Roi'den
gelmişti. Çünkü Negev bölgesinde
yaşıyordu.
Yar.24: 63 Akşamüzeri düşünmek için tarlaya gitti. Başını kaldırdığında develerin yaklaştığını gördü.
Yar.24: 64 Rebeka İshak'ı görünce deveden indi,
Yar.24: 65 İbrahim'in uşağına, "Tarladan
bizi karşılamaya gelen şu adam kim?" diye sordu. Uşak, "Efendim"
diye karşılık verdi. Rebeka peçesini alıp yüzünü
örttü.
Yar.24: 66 Uşak bütün yaptıklarını İshak'a anlattı.
Yar.24: 67 İshak Rebeka'yı annesi Sara'nın
yaşamış olduğu çadıra
götürüp onunla evlendi. Böylece Rebeka İshak'ın karısı
oldu.
İshak onu sevdi. Annesinin ölümünden sonra onunla avunç buldu.
İbrahim'in
Ölümü
(1Ta.1:32-33)
BÖLÜM 25
Yar.25: 1 İbrahim bir kadınla daha evlendi. Kadının adı Ketura'ydı.
Yar.25: 2 Ondan Zimran, Yokşan, Medan,
Midyan, Yişbak, Şuah adlı
çocukları oldu.
Yar.25: 3 Yokşan'dan da Şeva,
Dedan oldu. Dedan soyundan Aşurlular,
Letuşlular, Leumlular doğdu.
Yar.25:
4 Midyan'ın Efa, Efer, Hanok, Avida, Eldaa adlı oğulları oldu.
Bunların hepsi
Ketura'nın soyundandı.
Yar.25: 5 İbrahim sahip olduğu her şeyi İshak'a bıraktı.
Yar.25:
6 Cariyelerinin oğullarına da armağanlar verdi. Kendisi sağken
bu çocukları
oğlu İshak'tan uzaklaştırıp doğuya gönderdi.
Yar.25: 7 İbrahim yüz yetmiş beş yıl yaşadı. Ömrü bu kadardı.
Yar.25: 8 Kocamış, yaşama doymuş, iyice
yaşlanmış olarak son soluğunu
verdi. Ölüp atalarına kavuştu.
Yar.25:
9 Oğulları İshak'la İsmail onu Hititli* Sohar oğlu Efron'un
tarlasında Mamre'ye
yakın Makpela Mağarası'na gömdüler.
Yar.25: 10 İbrahim o tarlayı Hititler'den
satın almıştı. Böylece
İbrahim'le karısı Sara oraya gömüldüler.
Yar.25:
11 Tanrı İbrahim'in ölümünden sonra oğlu İshak'ı kutsadı.
İshak Beer-Lahay-Roi'de
yaşıyordu.
İsmailoğulları
(1Ta.1:29-31)
Yar.25: 12 Sara'nın cariyesi
Mısırlı Hacer'in İbrahim'e doğurduğu
İsmail'in öyküsü:
Yar.25: 13 Doğum
sırasına göre İsmail'in oğullarının adları şunlardır:
İlk oğlu Nevayot. Sonra
Kedar, Adbeel, Mivsam,
Yar.25: 14 Mişma, Duma, Massa,
Yar.25: 15 Hadat, Tema, Yetur, Nafiş, Kedema gelir.
Yar.25: 16 İsmail'in oğulları olan bu
on iki bey oymakların
atalarıydı. Köylerine, obalarına da bu adları verdiler.
Yar.25:
17 İsmail yüz otuz yedi yıl yaşadıktan sonra son soluğunu
verdi. Ölüp halkına
kavuştu.
Yar.25: 18 İsmailoğulları Aşur'a doğru giderken Mısır sınırı yakınında, Havila ile Şur arasındaki bölgeye yerleştiler. Kardeşlerinin yaşadığı yerin doğusuna yerleşmişlerdi.
Yakup'la Esav
Yar.25: 19 İbrahim'in oğlu İshak'ın öyküsü:
Yar.25: 20 İshak Aramlı Lavan'ın kızkardeşi, Paddan-Aramlı Betuel'in
kızı
Rebeka'yla evlendiğinde kırk yaşındaydı.
Yar.25: 21 İshak karısı için RAB'be
yakardı, çünkü karısı kısırdı. RAB
İshak'ın yakarışını yanıtladı, Rebeka hamile
kaldı.
Yar.25: 22 Çocuklar karnında itişiyordu. Rebeka, "Nedir bu başıma
gelen?"
diyerek RAB'be danışmaya gitti.
Yar.25: 23 RAB onu şöyle yanıtladı:
"Rahminde
iki ulus var,
Senden iki ayrı halk doğacak,
Biri öbüründen güçlü olacak,
Büyüğü
küçüğüne hizmet edecek."
Yar.25: 24 Doğum vakti gelince, Rebeka'nın ikiz oğulları oldu.
Yar.25: 25 İlk doğan oğlu kıpkırmızı ve tüylüydü; kırmızı
bir cüppeyi
andırıyordu. Adını Esav*fo* koydular.
D Not 25:25 "Esav":
"Tüylü" anlamına gelir.
Yar.25: 26 Sonra kardeşi doğdu. Eliyle
Esav'ın topuğunu tutuyordu. Bu
yüzden İshak ona Yakup*fö* adını verdi. Rebeka
doğum yaptığında
İshak altmış yaşındaydı.
D Not 25:26 "Yakup":
"Topuk tutar" ya da "Hileci" anlamına gelir.
Yar.25:
27 Çocuklar büyüdü. Esav kırları seven usta bir avcı oldu.
Yakup'sa hep çadırda
oturan sakin bir adamdı.
Yar.25: 28 İshak Esav'ı daha çok severdi, çünkü
onun getirdiği av
etlerini yerdi. Rebeka ise Yakup'u severdi.
Yar.25:
29 Bir gün Yakup çorba pişirirken Esav avdan geldi. Aç ve
bitkindi.
Yar.25:
30 Yakup'a, "Lütfen şu kızıl çorbadan biraz ver de içeyim. Aç
ve bitkinim"
dedi. Bu nedenle ona Edom*fp* adı da verildi.
D Not 25:30 "Edom":
"Kızıl" anlamına gelir.
Yar.25: 31 Yakup, "Önce sen ilk oğulluk
hakkını bana ver" diye
karşılık verdi.
Yar.25: 32 Esav, "Baksana,
açlıktan ölmek üzereyim" dedi, "İlk oğulluk
hakkının bana ne yararı
var?"
Yar.25: 33 Yakup, "Önce ant iç" dedi. Esav ant içerek
ilk oğulluk
hakkını Yakup'a sattı.
Yar.25: 34 Yakup Esav'a ekmekle mercimek
çorbası verdi. Esav yiyip
içtikten sonra kalkıp gitti. Böylece Esav ilk oğulluk
hakkını küçümsemiş oldu.
İshak ile Avimelek
BÖLÜM 26
Yar.26: 1 İbrahim'in yaşadığı dönemdeki kıtlıktan başka ülkede bir kıtlık daha oldu. İshak Gerar'a, Filist Kralı Avimelek'in yanına gitti.
Yar.26: 2 RAB İshak'a görünerek, "Mısır'a gitme" dedi, "Sana söyleyeceğim ülkeye yerleş.
Yar.26:
3 Orada bir süre kal. Ben seninle olacak, seni kutsayacağım:
Bütün bu toprakları
sana ve soyuna vereceğim. Baban İbrahim'e ant
içerek verdiğim sözü yerine getireceğim.
Yar.26:
4 Soyunu gökteki yıldızlar kadar çoğaltacağım. Bu ülkelerin
tümünü onlara vereceğim.
Yeryüzündeki bütün uluslar senin soyun
aracılığıyla kutsanacak.
Yar.26:
5 Çünkü İbrahim sözümü dinledi. Uyarılarıma, buyruklarıma,
kurallarıma, yasalarıma
bağlı kaldı."
Yar.26: 6 Böylece İshak Gerar'da kaldı.
Yar.26:
7 Yöre halkı karısıyla ilgili soru sorunca, "Kızkardeşimdir"
diyordu.
Çünkü "Karımdır" demekten korkuyordu. Rebeka yüzünden yöre halkı beni
öldürebilir diye düşünüyordu. Çünkü Rebeka güzeldi.
Yar.26: 8 İshak orada
uzun zaman kaldı. Bir gün Filist Kralı Avimelek,
pencereden dışarı bakarken,
İshak'ın karısı Rebeka'yı okşadığını gördü.
Yar.26: 9 İshak'ı çağırtarak,
"Bu kadın gerçekte senin karın!" dedi,
"Neden kızkardeşin olduğunu
söyledin?" İshak, "Çünkü onun yüzünden canımdan olurum diye düşündüm"
dedi.
Yar.26: 10 Avimelek, "Nedir bize bu yaptığın?" dedi, "Az
kaldı
halkımdan biri karınla yatacaktı. Bize suç işletecektin."
Yar.26:
11 Sonra bütün halka, "Kim bu adama ya da karısına dokunursa,
kesinlikle
öldürülecek" diye buyruk verdi.
Yar.26: 12 İshak o ülkede ekin ekti
ve o yıl ektiğinin yüz katını
biçti. RAB onu kutsamıştı.
Yar.26: 13 İshak
bolluğa kavuştu. Varlığı gittikçe büyüyordu. Çok
zengin oldu.
Yar.26:
14 Sürülerle davar, sığır ve birçok uşak sahibi oldu.
Filistliler onu kıskanmaya
başladılar.
Yar.26: 15 Babası İbrahim yaşarken kölelerinin kazmış olduğu
bütün
kuyuları toprakla doldurup kapadılar.
Yar.26: 16 Avimelek İshak'a,
"Ülkemizden git" dedi, "Çünkü gücün bizim
gücümüzü aştı."
Yar.26: 17 İshak oradan ayrıldı. Gerar Vadisi'nde çadır kurup oraya yerleşti.
Yar.26: 18 Babası İbrahim yaşarken kazılmış olan kuyuları yeniden açtırdı. Çünkü Filistliler İbrahim'in ölümünden sonra o kuyuları kapamışlardı. Kuyulara aynı adları, babasının vermiş olduğu adları verdi.
Yar.26: 19 İshak'ın köleleri vadide kuyu kazarken bir kaynak buldular.
Yar.26: 20 Gerar'ın çobanları, "Su bizim"
diyerek İshak'ın çobanlarıyla kavgaya tutuştular. İshak kendisiyle çekiştikleri
için kuyuya Esek*fr* adını verdi.
D Not 26:20 "Esek": "Çekişme"
anlamına gelir.
Yar.26: 21 İshak'ın köleleri başka bir kuyu kazdılar. Bu
kuyu yüzünden
de kavga çıkınca İshak kuyuya Sitna*fs* adını verdi.
D Not
26:21 "Sitna": "Düşmanlık" anlamına gelir.
Yar.26: 22
Oradan ayrılıp başka bir yerde kuyu kazdırdı. Bu kuyu yüzünden kavga çıkmadı.
Bu nedenle İshak ona Rehovot*fş* adını verdi. "RAB en sonunda bize rahatlık
verdi" dedi, "Bu ülkede verimli olacağız."
D Not 26:22 "Rehovot":
"Rahatlık, genişlik" anlamına gelir.
Yar.26: 23 İshak oradan Beer-Şeva'ya gitti.
Yar.26: 24 O gece RAB kendisine görünerek, "Ben baban İbrahim'in Tanrısı'yım, korkma" dedi, "Seninle birlikteyim. Seni kutsayacak, kulum İbrahim'in hatırı için soyunu çoğaltacağım."
Yar.26: 25 İshak orada
bir sunak yaparak RAB'be yakardı. Çadırını
oraya kurdu. Köleleri de orada bir
kuyu kazdı.
Yar.26: 26 Avimelek, danışmanı Ahuzzat ve ordusunun komutanı
Fikol ile
birlikte, Gerar'dan İshak'ın yanına gitti.
Yar.26: 27 İshak
onlara, "Niçin yanıma geldiniz?" dedi, "Benden nefret
ediyorsunuz.
Üstelik beni ülkenizden kovdunuz."
Yar.26: 28-29 "Açıkça gördük
ki, RAB seninle" diye yanıtladılar, "Onun
için, aramızda ant olsun:
Biz nasıl sana dokunmadıksa, hep iyi davranarak seni esenlik içinde gönderdikse,
sen de bize kötülük etme. Bu konuda seninle anlaşalım. Sen şimdi RAB'bin kutsadığı
bir adamsın."
Yar.26: 30 İshak onlara bir şölen verdi, yiyip içtiler.
Yar.26:
31 Sabah erkenden kalkıp karşılıklı ant içtiler. Sonra İshak
onları yolcu etti.
Esenlik içinde oradan ayrıldılar.
Yar.26: 32 Aynı gün İshak'ın köleleri
gelip kazdıkları kuyu hakkında
kendisine bilgi verdiler, "Su bulduk"
dediler.
Yar.26: 33 İshak kuyuya Şiva*ft* adını verdi. Bu yüzden kent bugüne
kadar
Beer-Şeva*fu* diye anılır.
D Not 26:33 "Şiva": "Ant" anlamına
gelir.
26:33 "Beer-Şeva": "Ant Kuyusu" anlamına gelir.
Yar.26:
34 Esav kırk yaşında Hititli* Beeri'nin kızı Yudit ve Hititli
Elon'un kızı
Basemat'la evlendi.
Yar.26: 35 Bu kadınlar İshak'la Rebeka'nın başına dert oldular.
İshak Yakup'u Kutsuyor
BÖLÜM 27
Yar.27: 1 İshak yaşlanmış,
gözleri görmez olmuştu. Büyük oğlu Esav'ı
çağırıp, "Oğlum!" dedi.
Esav, "Efendim!" diye yanıtladı.
Yar.27: 2 İshak, "Artık yaşlandım" dedi, "Ne zaman öleceğimi bilmiyorum.
Yar.27: 3 Silahlarını -ok kılıfını, yayını- al, kırlara çıkıp benim için bir hayvan avla.
Yar.27:
4 Sevdiğim lezzetli bir yemek yap, bana getir yiyeyim. Ölmeden
önce seni kutsayayım."
Yar.27:
5 İshak, oğlu Esav'la konuşurken Rebeka onları dinliyordu. Esav
avlanmak için
kıra çıkınca,
Yar.27: 6 Rebeka oğlu Yakup'a şöyle dedi: "Dinle, babanın
ağabeyin
Esav'a söylediklerini duydum.
Yar.27: 7 Baban ona, 'Bana bir
hayvan avla getir' dedi, 'Lezzetli bir
yemek yap, yiyeyim. Ölmeden önce seni
RAB'bin huzurunda kutsayayım.'
Yar.27: 8 Bak oğlum, sana söyleyeceklerimi iyi dinle:
Yar.27: 9 Git süründen bana iki seçme oğlak getir. Onlarla babanın
sevdiği
lezzetli bir yemek yapayım.
Yar.27: 10 Yemesi için onu babana sen götüreceksin.
Öyle ki, ölmeden
önce seni kutsasın."
Yar.27: 11 Yakup, "Ama
kardeşim Esav'ın bedeni kıllı, benimkiyse
kılsız" diye yanıtladı,
Yar.27:
12 "Ya babam bana dokunursa? O zaman kendisini aldattığımı
anlar. Kutsama
yerine üzerime lanet getirmiş olurum."
Yar.27: 13 Annesi, "Sana
gelecek lanet bana gelsin, oğlum" dedi, "Sen
beni dinle, git oğlakları
getir."
Yar.27: 14 Yakup gidip oğlakları annesine getirdi. Annesi babasının
sevdiği
lezzetli bir yemek yaptı.
Yar.27: 15 Büyük oğlu Esav'ın en güzel giysileri
o anda evdeydi.
Rebeka onları küçük oğlu Yakup'a giydirdi.
Yar.27: 16 Ellerinin üstünü, ensesinin kılsız yerini oğlak derisiyle kapladı.
Yar.27: 17 Yaptığı güzel yemekle ekmeği Yakup'un eline verdi.
Yar.27: 18 Yakup babasının
yanına varıp, "Baba!" diye seslendi.
Babası, "Evet, kimsin sen?"
dedi.
Yar.27: 19 Yakup, "Ben ilk oğlun Esav'ım" diye karşılık
verdi,
"Söylediğini yaptım. Lütfen kalk, otur da getirdiğim av etini ye.
Öyle
ki, beni kutsayabilesin."
Yar.27: 20 İshak, "Nasıl böyle çabucak
buldun, oğlum?" dedi.
Yakup, "Tanrın RAB bana yardım etti" diye
yanıtladı.
Yar.27: 21 İshak, "Yaklaş, oğlum" dedi, "Sana
dokunayım, gerçekten
oğlum Esav mısın, değil misin anlayayım."
Yar.27:
22 Yakup babasına yaklaştı. Babası ona dokunarak, "Ses
Yakup'un sesi,
ama eller Esav'ın elleri" dedi.
Yar.27: 23 Onu tanıyamadı. Çünkü Yakup'un
elleri ağabeyi Esav'ın
elleri gibi kıllıydı. İshak onu kutsamak üzereyken,
Yar.27:
24 bir daha sordu: "Sen gerçekten oğlum Esav mısın?"
Yakup, "Evet!"
diye yanıtladı.
Yar.27: 25 İshak, "Oğlum, av etini getir yiyeyim de
seni kutsayayım"
dedi. Yakup önce yemeği, sonra şarabı getirdi. İshak
yedi, içti.
Yar.27: 26 "Yaklaş da beni öp, oğlum" dedi.
Yar.27:
27 Yakup yaklaşıp babasını öptü. Babası onun giysilerini
kokladı ve kendisini
kutsayarak şöyle dedi: "İşte oğlumun kokusu
Sanki RAB'bin kutsadığı kırların
kokusu.
Yar.27: 28 Tanrı sana göklerin çiyinden Ve yerin verimli topraklarından Bol buğday ve yeni şarap versin.
Yar.27: 29 Halklar sana kulluk etsin,
Uluslar
boyun eğsin. Kardeşlerine egemen ol,
Kardeşlerin sana boyun eğsin. Sana lanet
edenlere lanet olsun,
Seni kutsayanlar kutsansın."
Esav Kutsanma Hakkını Yitiriyor
Yar.27: 30 İshak Yakup'u kutsadıktan ve Yakup babasının
yanından
ayrıldıktan hemen sonra kardeşi Esav avdan döndü.
Yar.27: 31
Esav da lezzetli bir yemek yaparak babasına götürdü. Ona,
"Baba, kalk,
getirdiğim av etini ye" dedi, "Öyle ki, beni kutsayabilesin."
Yar.27:
32 Babası, "Sen kimsin?" diye sordu.
Esav, "Ben ilk oğlun Esav'ım"
diye karşılık verdi.
Yar.27: 33 İshak'ı bir titreme sardı. Tir tir titreyerek,
"Öyleyse
daha önce avlanıp bana yemek getiren kimdi?" diye sordu,
"Sen
gelmeden önce yemeğimi yiyip onu kutsadım. Artık o kutsanmış oldu."
Yar.27:
34 Esav babasının anlattıklarını duyunca, acı acı haykırdı.
"Beni de kutsa,
baba, beni de!" dedi.
Yar.27: 35 İshak, "Kardeşin gelip beni kandırdı"
diye karşılık verdi,
"Senin yerine o kutsandı."
Yar.27: 36 Esav, "Ona boşuna mı Yakup diyorlar?" dedi, "İki kezdir beni aldatıyor. Önce ilk oğulluk hakkımı aldı. Şimdi de benim yerime o kutsandı." Sonra, "Kutsamak için bana bir hak ayırmadın mı?" diye sordu.
Yar.27: 37 İshak, "Onu sana egemen kıldım" diye yanıtladı, "Bütün kardeşlerini onun hizmetine verdim. Onu buğday ve yeni şarapla besledim. Senin için ne yapabilirim ki, oğlum?"
Yar.27: 38 Esav, "Sen yalnız bir kişiyi mi kutsayabilirsin baba?" dedi, "Beni de kutsa, baba, beni de!" Sonra hıçkıra hıçkıra ağlamaya başladı.
Yar.27: 39 Babası şöyle yanıtladı:
"Göklerin çiyinden,
Zengin
topraklardan
Uzak yaşayacaksın.
Yar.27: 40 Kılıcınla yaşayacak,
Kardeşine
hizmet edeceksin.
Ama özgür olmak isteyince,
Onun boyunduruğunu kırıp atacaksın."
Yakup Lavan'ın Yanına Kaçıyor
Yar.27: 41 Babası Yakup'u kutsadığı için Esav kardeşi
Yakup'a kin
bağladı. "Nasıl olsa babamın ölümü yaklaştı" diye düşünüyordu,
"O
zaman kardeşim Yakup'u öldürürüm."
Yar.27: 42 Büyük oğlu Esav'ın ne
düşündüğü Rebeka'ya bildirilince
Rebeka küçük oğlu Yakup'u çağırttı. "Bak,
ağabeyin Esav seni
öldürmeyi düşünerek kendini avutuyor" dedi,
Yar.27:
43 "Beni dinle, oğlum. Hemen Harran'a, kardeşim Lavan'ın
yanına kaç.
Yar.27:
44-45 Ağabeyinin öfkesi dinip sana kızgınlığı geçinceye, ona
yaptığını unutuncaya
kadar orada kal. Birini gönderir, seni
getirtirim. Niçin bir günde ikinizden
de yoksun kalayım?"
Yar.27: 46 Sonra İshak'a, "Bu Hititli* kadınlar yüzünden canımdan bezdim" dedi, "Eğer Yakup da bu ülkenin kızlarıyla, Hitit kızlarıyla evlenirse, nasıl yaşarım?"
BÖLÜM 28
Yar.28: 1 İshak Yakup'u çağırdı, onu kutsayarak, "Kenanlı kızlarla evlenme" diye buyurdu,
Yar.28: 2 "Hemen Paddan-Aram'a, annenin babası Betuel'in
evine git.
Orada dayın Lavan'ın kızlarından biriyle evlen.
Yar.28: 3
Her Şeye Gücü Yeten Tanrı seni kutsasın, verimli kılsın,
soyunu çoğaltsın;
soyundan halklar türesin.
Yar.28: 4 İbrahim'i kutsadığı gibi seni ve soyunu da kutsasın. Öyle ki, Tanrı'nın İbrahim'e verdiği topraklara -üzerinde yabancı olarak yaşadığın bu topraklara- sahip olasın."
Yar.28: 5 İshak Yakup'u böyle uğurladı. Yakup Paddan-Aram'a, kendisinin ve Esav'ın annesi Rebeka'nın kardeşi Aramlı Betuel oğlu Lavan'ın yanına gitmek üzere yola çıktı.
Yar.28: 6-7
Esav İshak'ın Yakup'u kutsadığını, evlenmek üzere
Paddan-Aram'a gönderdiğini
öğrendi. Ayrıca Yakup'u kutsarken,
babasının, "Kenanlı kızlarla evlenme"
diye buyurduğunu, Yakup'un
da annesiyle babasını dinleyip Paddan-Aram'a gittiğini
öğrendi.
Yar.28: 8 Böylece babasının Kenanlı kızlardan hoşlanmadığını anladı.
Yar.28: 9 İsmail'in yanına gitti. İbrahim oğlu İsmail'in kızı, Nevayot'un kızkardeşi Mahalat'la evlenerek onu karılarının üzerine getirdi.
Yakup'un Düşü
Yar.28: 10 Yakup Beer-Şeva'dan ayrılarak Harran'a doğru yola çıktı.
Yar.28: 11 Bir
yere varıp orada geceledi, çünkü güneş batmıştı.
Oradaki taşlardan birini alıp
başının altına koyarak yattı.
Yar.28: 12 Düşte yeryüzüne bir merdiven dikildiğini,
başının göklere
eriştiğini gördü. Tanrı'nın melekleri merdivenden çıkıp iniyorlardı.
Yar.28:
13 RAB yanıbaşında durup, "Atan İbrahim'in, İshak'ın Tanrısı
RAB benim"
dedi, "Üzerinde yattığın toprakları sana ve soyuna vereceğim.
Yar.28:
14 Yeryüzünün tozu kadar sayısız bir soya sahip olacaksın.
Doğuya, batıya,
kuzeye, güneye doğru yayılacaksınız. Yeryüzündeki
bütün halklar sen ve soyun
aracılığıyla kutsanacak.
Yar.28: 15 Seninle birlikteyim. Gideceğin her yerde
seni koruyacak ve
bu topraklara geri getireceğim. Verdiğim sözü yerine getirinceye
kadar
senden ayrılmayacağım."
Yar.28: 16 Yakup uyanınca, "RAB burada,
ama ben farkına varamadım"
diye düşündü.
Yar.28: 17 Korktu ve, "Ne
korkunç bir yer!" dedi, "Bu, Tanrı'nın
evinden başka bir yer olamaz.
Burası göklerin kapısı."
Yar.28: 18 Ertesi sabah erkenden kalkıp başının
altına koyduğu taşı
anıt olarak dikti, üzerine zeytinyağı döktü.
Yar.28:
19 Oraya Beytel*fü* adını verdi. Kentin önceki adı Luz'du.
D Not 28:19 "Beytel":
"Tanrı'nın Evi" anlamına gelir.
Yar.28: 20 Sonra bir adak adayarak
şöyle dedi: "Tanrı benimle olur,
gittiğim yolda beni korur, bana yiyecek,
giyecek sağlarsa,
Yar.28: 21 babamın evine esenlik içinde dönersem, RAB
benim Tanrım
olacak.
Yar.28: 22 Anıt olarak diktiğim bu taş Tanrı'nın
evi olacak. Bana
vereceğin her şeyin ondalığını sana vereceğim."
Yakup Paddan-Aram'a Varıyor
BÖLÜM 29
Yar.29: 1 Yakup yoluna devam ederek doğu halklarının ülkesine vardı.
Yar.29: 2 Kırda bir kuyu gördü. Kuyunun
yanıbaşında üç davar sürüsü
yatıyordu. Sürülere o kuyudan su verilirdi. Kuyunun
ağzında büyük
bir taş vardı.
Yar.29: 3 Bütün sürüler oraya toplanınca,
çobanlar kuyunun ağzındaki
taşı yuvarlar, davarlarını suvardıktan sonra taşı
yine yerine,
kuyunun ağzına koyarlardı.
Yar.29: 4 Yakup çobanlara, "Kardeşler,
nerelisiniz?" diye sordu.
Çobanlar, "Harranlı'yız" diye yanıtladılar.
Yar.29:
5 Yakup, "Nahor'un torunu Lavan'ı tanıyor musunuz?" diye
sordu. "Tanıyoruz"
dediler.
Yar.29: 6 Yakup, "İyi midir?" diye sordu.
"İyidir.
İşte kızı Rahel davarlarla birlikte geliyor."
Yar.29: 7 Yakup, "Akşama
daha çok var" dedi, "Sürülerin toplanma vakti
değil. Davarlarınızı
suvarın, götürüp otlatın."
Yar.29: 8 Çobanlar, "Bütün sürüler
toplanmadan, kuyunun ağzındaki taşı
yuvarlamadan olmaz" dediler, "Ancak
o zaman davarları suvarabiliriz."
Yar.29: 9 Yakup onlarla konuşurken
Rahel babasının davarlarını
getirdi. Rahel çobanlık yapıyordu.
Yar.29:
10 Yakup dayısı Lavan'ın kızı Rahel'i ve davarları görünce,
gidip kuyunun ağzındaki
taşı yuvarladı, dayısının davarlarını suvardı.
Yar.29: 11 Rahel'i öperek hıçkıra hıçkıra ağladı.
Yar.29: 12 Rahel'e baba tarafından akraba olduklarını,
Rebeka'nın oğlu
olduğunu anlattı. Rahel koşup babasına haber verdi.
Yar.29:
13 Lavan, yeğeni Yakup'un geldiğini duyunca, onu karşılamaya
koştu. Ona sarılıp
öptü, evine getirdi. Yakup bütün olanları Lavan'a anlattı.
Yar.29: 14 Lavan, "Sen benim etim, kemiğimsin" dedi.
Yakup Lea ve Rahel'le Evleniyor
Yakup Lavan'ın yanında bir ay kaldıktan sonra,
Yar.29: 15 Lavan, "Akrabamsın
diye benim için bedava mı çalışacaksın?"
dedi, "Söyle, ne kadar ücret
istiyorsun?"
Yar.29: 16 Lavan'ın iki kızı vardı. Büyüğünün adı Lea, küçüğünün adı Rahel'di.
Yar.29: 17 Lea'nın gözleri alımlıydı*fv*, Rahel
ise boyu bosu yerinde,
güzel bir kızdı.
D Not 29:17 "Alımlıydı"
ya da "Zayıftı".
Yar.29: 18 Yakup Rahel'e aşıktı. Lavan'a, "Küçük
kızın Rahel için sana
yedi yıl hizmet ederim" dedi.
Yar.29: 19 Lavan,
"Onu sana vermek başkasına vermekten daha iyidir"
dedi, "Yanımda
kal."
Yar.29: 20 Yakup Rahel için yedi yıl çalıştı. Rahel'i sevdiği
için,
yedi yıl ona birkaç gün gibi geldi.
Yar.29: 21 Lavan'a, "Zaman doldu, kızını ver, evleneyim" dedi.
Yar.29: 22 Lavan bütün yöre halkını toplayıp bir şölen verdi.
Yar.29: 23 Gece kızı Lea'yı Yakup'a götürdü. Yakup onunla yattı.
Yar.29: 24 Lavan cariyesi Zilpa'yı kızı Lea'nın hizmetine verdi.
Yar.29: 25 Sabah olunca Yakup bir de baktı ki, yanındaki Lea! Lavan'a, "Nedir bana bu yaptığın?" dedi, "Ben Rahel için yanında çalışmadım mı? Niçin beni aldattın?"
Yar.29: 26 Lavan, "Bizim buralarda adettir.
Büyük kız dururken küçük
kız evlendirilmez" dedi,
Yar.29: 27 "Bu
bir haftayı tamamla, Rahel'i de sana veririz. Yalnız
ona karşılık yedi yıl
daha yanımda çalışacaksın."
Yar.29: 28 Yakup kabul etti. Lea'yla bir
hafta geçirdi. Sonra Lavan
kızı Rahel'i de ona verdi.
Yar.29: 29 Cariyesi Bilha'yı Rahel'in hizmetine verdi.
Yar.29: 30 Yakup Rahel'le de yattı. Onu
Lea'dan çok sevdi. Lavan'a
yedi yıl daha hizmet etti.
Yakup'un Çocukları
Yar.29:
31 RAB Lea'nın sevilmediğini görünce, çocuk sahibi olmasını
sağladı. Oysa Rahel
kısırdı.
Yar.29: 32 Lea hamile kalıp bir erkek çocuk doğurdu. Adını Ruben*fy*
koydu.
"Çünkü RAB mutsuzluğumu gördü" dedi, "Kuşkusuz artık kocam
beni
sever."
D Not 29:32 "Ruben": "Bak, erkek çocuk!" anlamına
gelir.
Yar.29: 33 Yine hamile kaldı ve bir erkek çocuk daha doğurdu. "RAB
sevilmediğimi
duyduğu için bana bu çocuğu verdi" diyerek adını
Şimon*fz* koydu.
D
Not 29:33 "Şimon": "Duyar" anlamına gelir.
Yar.29: 34
Üçüncü kez hamile kalıp bir daha erkek çocuk doğurdu.
"Artık kocam bana
bağlanacak" dedi, "Çünkü ona üç erkek çocuk
doğurdum." Onun
için çocuğa Levi*fa* adı verildi.
D Not 29:34 "Levi": "Bağlılık"
anlamına gelir.
Yar.29: 35 Dördüncü kez hamile kaldı ve bir erkek çocuk
daha doğurdu.
"Bu kez RAB'be övgüler sunacağım" dedi. Onun için çocuğa
Yahuda*fb*
adını verdi. Bir süre doğum yapmadı.
D Not 29:35 "Yahuda": "Övgü"
anlamına gelir.
BÖLÜM 30
Yar.30: 1 Rahel Yakup'a çocuk doğuramayınca,
ablasını kıskanmaya
başladı. Yakup'a, "Bana çocuk ver, yoksa öleceğim"
dedi.
Yar.30: 2 Yakup Rahel'e öfkelendi. "Çocuk sahibi olmanı Tanrı
engelliyor.
Ben Tanrı değilim ki!" diye karşılık verdi.
Yar.30: 3 Rahel, "İşte
cariyem Bilha" dedi, "Onunla yat, benim için
çocuk doğursun, ben
de aile kurayım."
Yar.30: 4 Rahel cariyesi Bilha'yı eş olarak kocasına
verdi. Yakup
onunla yattı.
Yar.30: 5 Bilha hamile kalıp Yakup'a bir erkek çocuk doğurdu.
Yar.30: 6 Rahel, "Tanrı beni haklı çıkardı" dedi,
"Yakarışımı duyup
bana bir oğul verdi." Bu yüzden çocuğa Dan*fc*
adını verdi.
D Not 30:6 "Dan": "Haklı" anlamına gelir.
Yar.30:
7 Rahel'in cariyesi Bilha yine hamile kaldı ve Yakup'a ikinci
bir oğul doğurdu.
Yar.30:
8 Rahel, "Ablama karşı büyük savaşım verdim ve onu yendim"
diyerek
çocuğa Naftali*fç* adını verdi.
D Not 30:8 "Naftali": "Benim
savaşım" anlamına gelir.
Yar.30: 9 Lea artık doğum yapamadığını görünce,
cariyesi Zilpa'yı
Yakup'a eş olarak verdi.
Yar.30: 10 Zilpa Yakup'a bir erkek çocuk doğurdu.
Yar.30: 11 Lea, "Uğurum!" diyerek çocuğa
Gad*fd* adını verdi.
D Not 30:11 "Gad": "Uğur" anlamına
gelir.
Yar.30: 12 Lea'nın cariyesi Zilpa Yakup'a ikinci bir oğul doğurdu.
Yar.30:
13 Lea, "Mutluyum!" dedi, "Kadınlar bana 'Mutlu' diyecek."
Ve
çocuğa Aşer*fe* adını verdi.
D Not 30:13 "Aşer": "Mutlu"
anlamına gelir.
Yar.30: 14 Ruben hasat mevsimi tarlaya gitti. Orada adamotu*ff*
bulup
annesi Lea'ya getirdi. Rahel Lea'ya, "Lütfen oğlunun getirdiği
adamotundan
bana da ver" dedi.
D Not 30:14 "Adamotu": İnsanın iki bacağını
andıran çatal biçiminde köke sahip, yenildiğinde cinsel gücü artırdığına inanılan
bir bitki.
Yar.30: 15 Lea, "Kocamı aldığın yetmez mi? Bir de oğlumun
adamotunu
mu istiyorsun?" diye karşılık verdi. Rahel, "Öyle olsun"
dedi, "Oğlunun adamotuna karşılık kocam bu gece seninle yatsın."
Yar.30:
16 Akşamleyin Yakup tarladan dönerken Lea onu karşılamaya
gitti. Yakup'a, "Benimle
yatacaksın" dedi, "Oğlumun adamotuna
karşılık bu gece benimsin."
Yakup o gece onunla yattı.
Yar.30: 17 Tanrı Lea'nın duasını işitti. Lea
hamile kalıp Yakup'a
beşinci oğlunu doğurdu.
Yar.30: 18 "Cariyemi
kocama verdiğim için Tanrı beni ödüllendirdi"
diyerek çocuğa İssakar*fg*
adını verdi.
D Not 30:18 "İssakar": "Ödül" anlamına gelir.
Yar.30: 19 Lea yine hamile kaldı ve Yakup'a altıncı oğlunu doğurdu.
Yar.30: 20 "Tanrı
bana iyi bir armağan verdi" dedi, "Artık kocam bana değer verir. Çünkü
ona altı erkek çocuk doğurdum." Ve çocuğa Zevulun*fh* adını verdi.
D Not
30:20 "Zevulun": "Değer" anlamına gelir.
Yar.30: 21 Bir süre sonra Lea bir kız doğurdu ve adını Dina koydu.
Yar.30: 22 Tanrı
Rahel'i anımsadı, onun duasını işiterek çocuk sahibi
olmasını sağladı.
Yar.30:
23-24 Rahel hamile kaldı ve bir erkek çocuk doğurdu. "Tanrı utancımı kaldırdı.
RAB bana bir oğul daha versin!" diyerek çocuğa Yusuf*fı* adını verdi.
D
Not 30:24 "Yusuf": "Daha çok versin" anlamına gelir.
Yakup'un Sürüleri Artıyor
Yar.30: 25 Rahel Yusuf'u doğurduktan sonra Yakup Lavan'a,
"Beni
gönder, evime, topraklarıma gideyim" dedi,
Yar.30: 26
"Hizmetime karşılık karılarımı, çocuklarımı ver de gideyim.
Sana nasıl
hizmet ettiğimi biliyorsun."
Yar.30: 27 Lavan, "Eğer benden hoşnutsan,
burada kal" dedi, "Çünkü
fala bakarak anladım ki, RAB senin sayende
beni kutsadı.
Yar.30: 28 Alacağın neyse söyle, ödeyeyim."
Yar.30:
29 Yakup, "Sana nasıl hizmet ettiğimi, sürülerine nasıl
baktığımı biliyorsun"
diye karşılık verdi,
Yar.30: 30 "Ben gelmeden önce malın azdı. Sayemde
RAB seni kutsadı,
malın gitgide arttı. Ya kendi evim için ne zaman çalışacağım?"
Yar.30:
31 Lavan, "Sana ne vereyim?" diye sordu.
Yakup, "Bana bir şey
verme" diye yanıtladı, "Eğer şu önerimi
kabul edersen, yine sürünü
güder, hayvanlarına bakarım:
Yar.30: 32 Bugün bütün sürülerini yoklayıp noktalı veya benekli koyunları, kara kuzuları, benekli veya noktalı keçileri ayırayım. Ücretim bu olsun.
Yar.30: 33 İleride bana verdiklerini denetlemeye geldiğinde, dürüst olup olmadığımı kolayca anlayabilirsin. Noktalı ve benekli olmayan keçilerim, kara olmayan kuzularım varsa, onları çalmışım demektir."
Yar.30: 34 Lavan, "Kabul, söylediğin gibi olsun" dedi.
Yar.30: 35 Ama o gün çizgili ve benekli tekeleri, noktalı ve benekli keçileri, beyaz keçilerin hepsini, bütün kara kuzuları ayırıp oğullarına teslim etti.
Yar.30: 36 Sonra Yakup'tan
üç günlük yol kadar uzaklaştı. Yakup
Lavan'ın kalan sürüsünü gütmeye devam
etti.
Yar.30: 37 Yakup aselbent, badem, çınar ağaçlarından taze dallar
kesti.
Dalları soyarak beyaz çentikler açtı.
Yar.30: 38 Soyduğu çubukları koyunların
önüne, su içtikleri yalaklara
koydu. Koyunlar su içmeye gelince çiftleşiyorlardı.
Yar.30:
39 Çubukların önünde çiftleşince çizgili, noktalı, benekli
yavrular doğuruyorlardı.
Yar.30:
40 Yakup kuzuları ayırıp sürülerin yüzünü Lavan'ın çizgili,
kara hayvanlarına
döndürüyordu. Kendi sürülerini ayrı tutuyor,
Lavan'ınkilerle karıştırmıyordu.
Yar.30:
41 Sürüdeki güçlü hayvanlar kızışınca, Yakup çubukları onların
gözü önüne,
yalaklara koyuyordu ki, çubukların yanında çiftleşsinler.
Yar.30: 42 Sürünün
zayıf hayvanlarının önüneyse çubuk koymuyordu.
Böylece zayıf hayvanları Lavan,
güçlüleri Yakup aldı.
Yar.30: 43 Yakup alabildiğine zenginleşti. Çok sayıda
sürü, erkek ve
kadın köle, deve, eşek sahibi oldu.
Yakup Lavan'dan Kaçıyor
BÖLÜM 31
Yar.31: 1 Lavan'ın oğulları, "Yakup babamızın sahip olduğu her şeyi
aldı"
dediler, "Bütün varlığını babamıza ait şeylerden kazandı."
Yakup
bu sözleri duyunca,
Yar.31: 2 Lavan'ın kendisine karşı tutumunun eskisi gibi olmadığını anladı.
Yar.31: 3 RAB Yakup'a, "Atalarının topraklarına,
akrabalarının yanına
dön" dedi, "Seninle olacağım."
Yar.31:
4 Bunun üzerine Yakup Rahel'le Lea'yı sürüsünün bulunduğu
kırlara çağırttı.
Yar.31:
5 Onlara, "Bakıyorum, babanız bana eskisi gibi davranmıyor"
dedi,
"Ama babamın Tanrısı benimle birlikte.
Yar.31: 6 Var gücümle babanıza hizmet ettiğimi bilirsiniz.
Yar.31: 7 Ne yazık ki, babanız beni aldattı,
ondan alacağımı on kez
değiştirdi. Ama Tanrı bana kötülük etmesine izin vermedi.
Yar.31: 8 Lavan, 'Ücret olarak noktalı hayvanları al' deyince, bütün sürü noktalı doğurdu. 'Ücret olarak çizgili olanları al' deyince de bütün sürü çizgili doğurdu.
Yar.31: 9 Tanrı babanızın hayvanlarını aldı, bana verdi.
Yar.31: 10 "Sürülerin
çiftleştiği mevsimde bir düş gördüm. Çiftleşen
tekeler çizgili, noktalı, kırçıldı.
Yar.31:
11 Düşümde Tanrı'nın meleği bana, 'Yakup!' diye seslendi.
'Buyur' dedim.
Yar.31:
12 Bana, 'Bak, bütün çiftleşen tekeler çizgili, noktalı ve
kırçıl' dedi, 'Çünkü
Lavan'ın sana yaptıklarının hepsini gördüm.
Yar.31: 13 Ben Beytel'in Tanrısı'yım. Hani orada bana anıt dikip meshetmiş*, adak adamıştın. Kalk, bu ülkeden git, doğduğun ülkeye dön.'"
Yar.31: 14 Rahel'le Lea, "Babamızın evinde hâlâ
payımız, mirasımız var
mı?" dediler,
Yar.31: 15 "Onun gözünde
artık yabancı değil miyiz? Çünkü bizi sattı.
Bizim için ödenen bedelin hepsini
yedi.
Yar.31: 16 Tanrı'nın babamızdan aldığı varlığın tümü bize ve
çocuklarımıza
aittir. Tanrı sana ne dediyse öyle yap."
Yar.31: 17 Böylece Yakup çocuklarını, karılarını develere bindirdi.
Yar.31: 18 Bütün hayvanları önüne kattı; topladığı mallarla, Paddan-Aram'da kazandığı hayvanlarla birlikte Kenan ülkesine, babası İshak'ın yanına gitmek üzere yola çıktı.
Yar.31: 19 Lavan koyunlarını kırkmaya gidince, Rahel babasının putlarını çaldı.
Yar.31: 20 Yakup da kaçacağını söylemeyerek Aramlı Lavan'ı kandırdı.
Yar.31: 21 Böylece kendisine ait her
şeyi alıp kaçtı. Fırat Irmağı'nı
geçip Gilat dağlık bölgesine doğru gitti.
Lavan Yakup'un Peşine Düşüyor
Yar.31: 22 Üçüncü gün Yakup'un kaçtığını Lavan'a bildirdiler.
Yar.31: 23 Lavan yakınlarını yanına alıp Yakup'un peşine düştü.
Yedi
gün sonra Gilat dağlık bölgesinde ona yetişti.
Yar.31: 24 O gece
Tanrı Aramlı Lavan'ın düşüne girerek ona, "Dikkatli
ol!" dedi, "Yakup'a
ne iyi, ne kötü bir şey söyle."
Yar.31: 25 Lavan Yakup'a yetişti. Yakup çadırını Gilat dağlık bölgesine kurmuştu. Lavan da yakınlarıyla birlikte çadırını aynı yere kurdu.
Yar.31: 26 Yakup'a, "Nedir bu yaptığın?" dedi,
"Beni aldattın.
Kızlarımı alıp savaş tutsağı gibi götürdün.
Yar.31:
27 Neden gizlice kaçtın? Neden beni aldattın? Niçin bana
söylemedin? Seni sevinçle,
ezgilerle, tefle, lirle yolcu ederdim.
Yar.31: 28 Torunlarımla, kızlarımla
öpüşüp vedalaşmama izin vermedin.
Aptallık ettin.
Yar.31: 29 Size kötülük
yapacak güçteyim, ama babanın Tanrısı dün gece
bana, 'Dikkatli ol!' dedi, 'Yakup'a
ne iyi, ne kötü hiçbir şey söyleme.'
Yar.31: 30 Babanın evini çok özlediğin
için bizden ayrıldın. Ama
ilahlarımı niçin çaldın?"
Yar.31: 31 Yakup,
"Korktum" diye karşılık verdi, "Kızlarını zorla
elimden alırsın
diye düşündüm.
Yar.31: 32 İlahlarını kimde bulursan, o öldürülecektir. Yakınlarımızın
önünde
kendin ara, eşyalarımın arasında sana ait ne bulursan al."
Yakup ilahları
Rahel'in çaldığını bilmiyordu.
Yar.31: 33 Lavan Yakup'un, Lea'nın ve iki
cariyenin çadırına baktıysa
da ilahları bulamadı. Lea'nın çadırından çıkıp
Rahel'in çadırına girdi.
Yar.31: 34 Rahel çaldığı putları devesinin semerine
koymuş, üzerine
oturmuştu. Lavan çadırını didik didik aradıysa da putları bulamadı.
Yar.31: 35 Rahel babasına, "Efendim, huzurunda kalkamadığım için kızma, âdet görüyorum da" dedi. Lavan her yeri aradıysa da, putları bulamadı.
Yar.31: 36
Yakup kendini tutamadı. Lavan'a çıkışarak, "Suçum ne?" diye
sordu,
"Ne günah işledim ki böyle öfkeyle peşime takıldın?
Yar.31: 37 Bütün eşyalarımı aradın, kendine ait bir şey buldun mu? Varsa onu buraya, yakınlarımızın önüne koy. Onlar ikimiz hakkında karar versinler.
Yar.31: 38 Yirmi yıl yanında
kaldım. Koyunların, keçilerin hiç düşük
yapmadı. Sürülerinin içinden bir tek
koç yemedim.
Yar.31: 39 Yabanıl hayvanların parçaladığını sana göstermedim, zararını ben çektim. Gece ya da gündüz çalınan her hayvanın karşılığını benden istedin.
Yar.31: 40 Öyle bir durumdaydım ki, gündüz sıcak, gece kırağı yedi
bitirdi
beni. Gözüme uyku girmedi.
Yar.31: 41 Yirmi yıl evinde böyle yaşadım. İki kızın için on dört yıl, sürün için altı yıl sana hizmet ettim. On kez alacağımı değiştirdin.
Yar.31: 42 Babamın ve İbrahim'in Tanrısı, İshak'ın taptığı*fi*
Tanrı
benden yana olmasaydı, beni eli boş gönderecektin. Tanrı çektiğim
zorluğu,
verdiğim emeği gördü ve dün gece seni uyardı."
D Not 31:42 "Taptığı":
İbranice "Korktuğu". Aynı ifade 31:53'te de geçer.
Yar.31: 43 Lavan, "Kadınlar benim kızlarım, çocuklar benim çocuklarım, sürüler benim sürülerim" diye karşılık verdi, "Burada gördüğün her şey bana ait. Kızlarıma ya da doğurdukları çocuklara bugün ne yapabilirim ki?
Yar.31: 44 Gel anlaşalım. Aramıza tanık koyalım."
Yar.31: 45 Yakup bir taş alıp onu anıt olarak dikti.
Yar.31: 46 Yakınlarına, "Taş toplayın" dedi. Adamlar topladıkları
taşları
bir yere yığdılar. Orada, yığının yanında yemek yediler.
Yar.31: 47 Lavan
taş yığınına Yegar-Sahaduta*fj*, Yakup ise Galet*fj*
adını verdi.
D Not
31:47 Aramice "Yegar-Sahaduta" ve İbranice "Galet" "Tanıklık
yığını" anlamına gelir.
Yar.31: 48 Lavan, "Bu yığın bugün aramızda
tanık olsun" dedi. Bu
yüzden yığına Galet adı verildi.
Yar.31: 49
Mispa*fk* diye de anılır. Çünkü Lavan, "Birbirimizden uzak
olduğumuz zaman
RAB aramızda gözcülük etsin" dedi,
D Not 31:49 "Mispa": "Gözcü
kulesi" anlamına gelir.
Yar.31: 50 "Eğer kızlarıma kötü davranır,
başka kadınlarla evlenirsen,
yanımızda kimse olmasa bile Tanrı tanık olacaktır."
Yar.31: 51 Sonra, "İşte taş yığını, işte aramıza diktiğim anıt" dedi,
Yar.31:
52 "Bu yığın ve anıt birer tanık olsun. Bu yığının ötesine
geçip sana
kötülük etmeyeceğim. Sen de bu yığını ve anıtı geçip
bana kötülük etmeyeceksin.
Yar.31:
53 İbrahim'in, Nahor'un ve babalarının Tanrısı aramızda yargıç
olsun."
Yakup babası İshak'ın taptığı Tanrı'nın adıyla ant içti.
Yar.31: 54 Sonra
dağda kurban kesip yakınlarını yemeğe çağırdı. Yemeği
yiyip geceyi dağda geçirdiler.
Yar.31:
55 Lavan sabah erkenden kalktı; torunlarını, kızlarını öpüp
kutsadıktan sonra
evine gitti.
BÖLÜM 32
Yar.32: 1 Yakup yoluna devam ederken, Tanrı'nın melekleriyle karşılaştı.
Yar.32: 2 Onları görünce, "Tanrı'nın ordugahı
bu" diyerek oraya Mahanayim*fl* adını verdi.
D Not 32:2 "Mahanayim":
"İki ordugah" anlamına gelir.
Yakup Esav'la Karşılaşmaya Hazırlanıyor
Yar.32:
3 Yakup Edom topraklarında, Seir ülkesinde yaşayan ağabeyi
Esav'a önceden haberciler
gönderdi.
Yar.32: 4 Onlara şu buyruğu verdi: "Efendim Esav'a şöyle
deyin: Kulun
Yakup diyor ki, 'Şimdiye kadar Lavan'ın yanında konuk olarak kaldım.
Yar.32:
5 Öküzlere, eşeklere, davarlara, erkek ve kadın kölelere sahip
oldum. Efendimi
hoşnut etmek için önceden haber gönderiyorum.'"
Yar.32: 6 Haberciler
geri dönüp Yakup'a, "Ağabeyin Esav'ın yanına
gittik" dediler, "Dört
yüz adamla seni karşılamaya geliyor."
Yar.32: 7 Yakup çok korktu, sıkıldı.
Yanındaki adamları, davarları,
sığırları, develeri iki gruba ayırdı.
Yar.32:
8 "Esav gelir, bir gruba saldırırsa, hiç değilse öteki grup
kurtulur"
diye düşündü.
Yar.32: 9 Sonra şöyle dua etti: "Ey atam İbrahim'in,
babam İshak'ın
Tanrısı RAB! Bana, 'Ülkene, akrabalarının yanına dön, seni
başarılı
kılacağım' diye söz verdin.
Yar.32: 10 Bana gösterdiğin bunca iyiliğe, güvene
layık değilim. Şeria
Irmağı'nı geçtiğimde değneğimden başka bir şeyim yoktu.
Şimdi iki
orduyla döndüm.
Yar.32: 11 Yalvarırım, beni ağabeyim Esav'dan
koru. Gelip bana,
çocuklarla annelerine saldırmasından korkuyorum.
Yar.32:
12 'Seni kesinlikle başarılı kılacağım, soyunu denizin kumu
gibi sayılamayacak
kadar çoğaltacağım' diye söz vermiştin bana."
Yar.32: 13-15 Yakup geceyi
orada geçirdi. Birlikte getirdiği
hayvanlardan ağabeyi Esav'a armağan olarak
iki yüz keçi, yirmi
teke, iki yüz koyun, yirmi koç, yavrularıyla birlikte otuz
dişi
deve, kırk inek, on boğa, yirmi dişi, on erkek eşek ayırdı.
Yar.32:
16 Bunları ayrı sürüler halinde kölelerine teslim ederek,
"Önümden gidin,
sürüler arasında boşluk bırakın" dedi.
Yar.32: 17 Birinci köleye buyruk
verdi: "Ağabeyim Esav'la
karşılaştığında, 'Sahibin kim, nereye gidiyorsun?
Önündeki bu
hayvanlar kimin?' diye sorarsa,
Yar.32: 18 'Kulun Yakup'un'
diyeceksin, 'Efendisi Esav'a armağan
olarak gönderiyor. Kendisi de arkamızdan
geliyor.'"
Yar.32: 19 İkinci ve üçüncü köleye, sürülerin peşinden giden
herkese
aynı buyruğu verdi: "Esav'la karşılaştığınızda aynı şeyleri söyleyeceksiniz.
Yar.32:
20 'Kulun Yakup arkamızdan geliyor' diyeceksiniz."
"Önden göndereceğim
armağanla onu yatıştırır, sonra kendisini
görürüm. Belki beni bağışlar"
diye düşünüyordu.
Yar.32: 21 Böylece armağanı önden gönderip geceyi konakladığı
yerde
geçirdi.
Yakup Güreş Tutuyor
Yar.32: 22 Yakup o gece kalktı;
iki karısını, iki cariyesini, on bir
oğlunu yanına alıp Yabbuk Irmağı'nın sığ
yerinden karşıya geçti.
Yar.32: 23 Onları geçirdikten sonra sahip olduğu
her şeyi de karşıya
geçirdi.
Yar.32: 24 Böylece Yakup arkada yalnız kaldı.
Bir adam gün ağarıncaya
kadar onunla güreşti.
Yar.32: 25 Yakup'u yenemeyeceğini
anlayınca, onun uyluk kemiğinin
başına çarptı. Öyle ki, güreşirken Yakup'un
uyluk kemiği çıktı.
Yar.32: 26 Adam, "Bırak beni, gün ağarıyor"
dedi.
Yakup, "Beni kutsamadıkça seni bırakmam" diye yanıtladı.
Yar.32: 27 Adam, "Adın ne?" diye sordu. "Yakup."
Yar.32: 28
Adam, "Artık sana Yakup değil, İsrail*fm* denecek" dedi,
"Çünkü
Tanrı'yla, insanlarla güreşip yendin."
D Not 32:28 "İsrail":
"Tanrı'yla güreşir" anlamına gelir.
Yar.32: 29 Yakup, "Lütfen
adını söyler misin?" diye sordu.
Ama adam, "Neden adımı soruyorsun?"
dedi. Sonra Yakup'u kutsadı.
Yar.32: 30 Yakup, "Tanrı'yla yüzyüze görüştüm,
ama canım bağışlandı"
diyerek oraya Peniel*fn* adını verdi.
D Not 32:30
"Peniel": "Tanrı'nın yüzü" anlamına gelir.
Yar.32: 31
Yakup Peniel'den ayrılırken güneş doğdu. Uyluğundan ötürü
aksıyordu.
Yar.32: 32 Bu nedenle İsrailliler bugün bile uyluk kemiğinin üzerindeki siniri yemezler. Çünkü Yakup'un uyluk kemiğinin başındaki sinire çarpılmıştı.
Yakup Esav'la Karşılaşıyor
BÖLÜM 33
Yar.33: 1 Yakup baktı, Esav dört yüz adamıyla
birlikte geliyor.
Çocukları Lea'yla Rahel'e ve iki cariyeye teslim etti.
Yar.33:
2 Cariyelerle çocuklarını öne, Lea'yla çocuklarını arkaya,
Rahel'le Yusuf'u
da en arkaya dizdi.
Yar.33: 3 Kendisi hepsinin önüne geçti. Ağabeyine yaklaşırken
yedi kez
yere kapandı.
Yar.33: 4 Ne var ki Esav koşarak onu karşıladı,
kucaklayıp boynuna
sarıldı, öptü. İkisi de ağlamaya başladı.
Yar.33:
5 Esav kadınlarla çocuklara baktı. "Kim bu yanındakiler?" diye
sordu.
Yakup, "Tanrı'nın kuluna lütfettiği çocuklar" dedi.
Yar.33: 6 Cariyelerle yanlarındaki çocuklar yaklaşıp eğildiler.
Yar.33: 7 Ardından
Lea çocuklarıyla birlikte yaklaşıp eğildi. En son
da Yusuf'la Rahel yaklaşıp
eğildi.
Yar.33: 8 Esav, "Karşılaştığım öbür topluluğun anlamı neydi?"
diye
sordu. Yakup, "Efendimi hoşnut etmek için" diye yanıtladı.
Yar.33:
9 Esav, "Benim yeterince malım var, kardeşim" dedi, "Senin
malın
sana kalsın."
Yar.33: 10 Yakup, "Olmaz, eğer sevgini kazandımsa,
lütfen armağanımı
kabul et" diye karşılık verdi, "Senin yüzünü görmek
Tanrı'nın
yüzünü görmek gibi. Çünkü beni kabul ettin.
Yar.33: 11 Lütfen
sana gönderdiğim armağanı al. Tanrı bana öyle iyilik
yaptı ki, her şeyim var."
Armağanı kabul ettirinceye kadar diretti.
Yar.33: 12 Esav, "Haydi yolumuza
devam edelim" dedi, "Ben önünsıra
gideceğim."
Yar.33:
13 Yakup, "Efendim, bilirsin, çocuklar narindir" dedi,
"Yanımdaki
koyunların, sığırların yavruları var. Hayvanları bir
gün daha yürümeye zorlarsak
hepsi ölür.
Yar.33: 14 Efendim, lütfen sen kulunun önünden git. Ben hayvanlarla çocuklara ayak uydurarak yavaş yavaş geleceğim. Seir'de efendime yetişirim."
Yar.33:
15 Esav, "Yanımdaki adamlardan birkaçını yanına vereyim" dedi.
Yakup,
"Niçin?" diye sordu, "Ben yalnızca seni hoşnut etmek istiyorum."
Yar.33: 16 Esav o gün Seir'e dönmek üzere yola koyuldu.
Yar.33: 17 Yakup'sa Sukkot'a*fo*
gitti. Orada kendine ev, hayvanlarına
barınaklar yaptı. Bu yüzden oraya Sukkot
adını verdi.
D Not 33:17 "Sukkot": "Barınaklar" anlamına
gelir.
Yar.33: 18 Yakup güvenlik içinde Paddan-Aram'dan Kenan ülkesine,
Şekem
Kenti'ne vardı. Kentin yakınında konakladı.
Yar.33: 19 Çadırını
kurduğu arsayı Şekem'in babası Hamor'un
oğullarından yüz parça gümüşe*fö* aldı.
D
Not 33:19 "Yüz parça gümüş": İbranice "Yüz kesita". Kesita
ağırlığı
ve değeri bilinmeyen bir para birimiydi.
Yar.33: 20 Orada bir sunak kurarak
El-Elohe-İsrail*fp* adını verdi.
D Not 33:20 "El-Elohe-İsrail": "Tanrı
İsrail'in Tanrısı" anlamına
gelir.
Dina ve Şekemliler
BÖLÜM 34
Yar.34: 1 Lea'yla Yakup'un kızı Dina bir gün yöre kadınlarını ziyarete gitti.
Yar.34: 2 O bölgenin beyi Hivli Hamor'un oğlu Şekem Dina'yı görünce
tutup
ırzına geçti.
Yar.34: 3 Yakup'un kızına gönlünü kaptırdı. Dina'yı sevdi
ve ona nazik
davrandı.
Yar.34: 4 Babası Hamor'a, "Bu kızı bana eş olarak al" dedi.
Yar.34: 5 Yakup kızı Dina'nın kirletildiğini duyduğunda, oğulları kırda hayvanların başındaydı. Yakup onlar gelinceye kadar konuşmadı.
Yar.34:
6 Bu arada Şekem'in babası Hamor konuşmak için Yakup'un yanına
gitti.
Yar.34:
7 Yakup'un oğulları olayı duyar duymaz kırdan döndüler.
Üzüntülü ve çok öfkeliydiler.
Çünkü Şekem Yakup'un kızıyla
yatarak İsrail'in onurunu kırmıştı. Böyle bir
şey olmamalıydı.
Yar.34: 8 Hamor onlara, "Oğlum Şekem'in gönlü kızınızda"
dedi, "Lütfen
onu oğluma eş olarak verin.
Yar.34: 9 Bizimle akraba olun. Birbirimize kız verip kız alalım.
Yar.34: 10 Bizimle birlikte yaşayın.
Ülke önünüzde, nereye isterseniz
yerleşin, ticaret yapın, mülk edinin."
Yar.34:
11 Şekem de Dina'nın babasıyla kardeşlerine, "Bana bu iyiliği
yapın, ne
isterseniz veririm" dedi,
Yar.34: 12 "Ne kadar başlık ve armağan
isterseniz isteyin, dilediğiniz
her şeyi vereceğim. Yeter ki, kızı bana eş
olarak verin."
Yar.34: 13 Kızkardeşleri Dina'nın ırzına geçildiği için,
Yakup'un
oğulları Şekem'le babası Hamor'a aldatıcı bir yanıt verdiler.
Yar.34:
14 "Olmaz, kızkardeşimizi sünnetsiz* bir adama veremeyiz"
dediler,
"Bizim için utanç olur.
Yar.34: 15 Ancak şu koşulla kabul ederiz: Bütün
erkekleriniz bizim
gibi sünnet olursa,
Yar.34: 16 birbirimize kız verip
kız alabiliriz. Sizinle birlikte
yaşar, bir halk oluruz.
Yar.34: 17 Eğer kabul etmez, sünnet olmazsanız, kızımızı alır gideriz."
Yar.34: 18 Bu öneri Hamor'la oğlu Şekem'e iyi göründü.
Yar.34: 19 Ailesinde en saygın
kişi olan genç Şekem öneriyi yerine
getirmekte gecikmedi. Çünkü Yakup'un kızına
aşıktı.
Yar.34: 20 Hamor'la oğlu Şekem durumu kent halkına bildirmek için
kentin
kapısına gittiler.
Yar.34: 21 "Bu adamlar bize dostluk gösteriyor"
dediler, "Ülkemizde
yaşasınlar, ticaret yapsınlar. Topraklarımız geniş,
onlara da
yeter, bize de. Birbirimize kız verip kız alabiliriz.
Yar.34: 22 Yalnız, şu koşulla bizimle birleşmeyi, birlikte yaşamayı kabul ediyorlar: Bizim erkeklerin de kendileri gibi sünnet olmasını istiyorlar.
Yar.34: 23 Böylece bütün sürüleri, malları, öbür hayvanları da bizim olur, değil mi? Gelin onlarla anlaşalım, bizimle birlikte yaşasınlar."
Yar.34: 24 Kent kapısından
geçen herkes Hamor'la oğlu Şekem'in
söylediklerini kabul etti ve kentteki bütün
erkekler sünnet oldu.
Yar.34: 25 Üçüncü gün erkekler daha sünnetin acısını çekerken, Yakup'un oğullarından ikisi -Dina'nın kardeşleri Şimon'la Levi- kılıçlarını kuşanıp kuşku uyandırmadan kente girip bütün erkekleri kılıçtan geçirdiler.
Yar.34:
26 Hamor'la oğlu Şekem'i de öldürdüler. Dina'yı Şekem'in
evinden alıp gittiler.
Yar.34: 27 Sonra Yakup'un bütün oğulları cesetleri soyup kenti yağmaladılar. Çünkü kızkardeşlerini kirletmişlerdi.
Yar.34: 28 Kentteki ve kırdaki davarları, sığırları, eşekleri ele geçirdiler.
Yar.34: 29 Bütün mallarını, çocuklarını, kadınlarını aldılar, evlerindeki her şeyi yağmaladılar.
Yar.34: 30 Yakup, Şimon'la Levi'ye, "Bu
ülkede yaşayan Kenanlılar'la
Perizliler'i bana düşman ettiniz, başımı belaya
soktunuz" dedi, "Sayıca azız. Eğer birleşir, bana saldırırlarsa, ailemle
birlikte yok olurum."
Yar.34: 31 Şimon'la Levi, "Kızkardeşimize bir fahişe gibi mi davranmalıydı?" diye karşılık verdiler.
Yakup Beytel'e Dönüyor
BÖLÜM 35
Yar.35: 1 Tanrı Yakup'a, "Git, Beytel'e yerleş"
dedi, "Ağabeyin
Esav'dan kaçarken sana görünen Tanrı'ya orada bir sunak
yap."
Yar.35: 2 Yakup ailesine ve yanındakilere, "Yabancı ilahlarınızı
atın"
dedi, "Kendinizi arındırıp giysilerinizi değiştirin.
Yar.35: 3 Beytel'e gidelim. Sıkıntı çektiğim günlerde yakarışımı duyan, gittiğim her yerde benimle birlikte olan Tanrı'ya orada bir sunak yapacağım."
Yar.35: 4 Böylece herkes yabancı ilahlarını, kulaklarındaki küpeleri Yakup'a verdi. Yakup bunları Şekem yakınlarında bir yabanıl fıstık ağacının altına gömdü.
Yar.35:
5 Sonra göçtüler. Çevre kentlerde yaşayan halk peşlerine
düşmedi, çünkü hepsini
Tanrı korkusu sarmıştı.
Yar.35: 6 Yakup adamlarıyla birlikte Kenan ülkesindeki
Luz -Beytel-
Kenti'ne geldi.
Yar.35: 7 Bir sunak yaparak oraya El-Beytel*fr*
adını verdi. Çünkü
ağabeyinden kaçarken Tanrı orada kendisine görünmüştü.
D
Not 35:7 "El-Beytel": "Beytel'in Tanrısı" anlamına gelir.
Yar.35:
8 Rebeka'nın dadısı Debora ölünce Beytel'in güneyindeki meşe
ağacının altına
gömüldü. Bu yüzden ağaca Allon-Bakut*fs* adı verildi.
D Not 35:8 "Allon-Bakut":
"Ağlama meşesi" anlamına gelir.
Yar.35: 9 Yakup Paddan-Aram'dan
dönünce, Tanrı ona yine görünerek onu
kutsadı.
Yar.35: 10 "Sana
Yakup diyorlar, ama bundan böyle adın Yakup değil,
İsrail olacak" diyerek
onun adını İsrail*fş* koydu.
D Not 35:10 "İsrail": "Tanrı'yla
güreşir" anlamına gelir.
Yar.35: 11 "Ben Her Şeye Gücü Yeten Tanrı'yım" dedi, "Verimli ol, çoğal. Senden bir ulus ve uluslar topluluğu doğacak. Kralların atası olacaksın.
Yar.35: 12 İbrahim'e, İshak'a verdiğim toprakları sana
verecek, senden
sonra da soyuna bağışlayacağım."
Yar.35: 13 Sonra
Tanrı Yakup'tan ayrılarak onunla konuştuğu yerden
yukarı çekildi.
Yar.35:
14 Yakup Tanrı'nın kendisiyle konuştuğu yere taş bir anıt
dikti. Üzerine dökmelik
sunu ve zeytinyağı döktü.
Yar.35: 15 Oraya, Tanrı'nın kendisiyle konuştuğu
yere Beytel*ft* adını verdi.
D Not 35:15 "Beytel": "Tanrı'nın
evi" anlamına gelir.
Rahel'le İshak'ın Ölümü
Yar.35: 16 Sonra
Beytel'den göçtüler. Efrat'a varmadan Rahel doğum
yaptı. Doğum yaparken çok
sancı çekti.
Yar.35: 17 O sancı çekerken, ebesi, "Korkma!" dedi, "Bir oğlun daha oluyor."
Yar.35: 18 Ama Rahel ölmek üzereydi.
Can verirken oğlunun adını
Ben-Oni*fu* koydu. Babası ise çocuğa Benyamin*fü*
adını verdi.
D Not 35:18 "Ben-Oni": "Kederimin oğlu" anlamına
gelir.
35:18 "Benyamin": "Sağ elimin oğlu" ya da "Güneyli
oğul"
anlamına gelir.
Yar.35: 19 Rahel öldü ve Efrat -Beytlehem- yolunda gömüldü.
Yar.35: 20 Yakup Rahel'in mezarına bir taş dikti. Bu mezar
taşı bugüne
kadar kaldı.
Yar.35: 21 İsrail yine göçtü ve Eder Kulesi'nin ötesinde konakladı.
Yar.35: 22 İsrail o bölgede yaşarken Ruben babasının
cariyesi
Bilha'yla yattı. İsrail bunu duyunca çok kızdı*fv*.
D Not 35:22
Septuaginta "Bunu duyunca çok kızdı", Masoretik metin
"Bunu
duydu".
Yar.35: 23 Yakup'un on iki oğlu vardı. Lea'nın oğulları: Ruben -Yakup'un ilk oğlu- Şimon, Levi, Yahuda, İssakar, Zevulun.
Yar.35: 24 Rahel'in oğulları: Yusuf, Benyamin.
Yar.35: 25 Rahel'in cariyesi Bilha'nın oğulları: Dan, Naftali.
Yar.35: 26 Lea'nın cariyesi Zilpa'nın oğulları: Gad, Aşer.
Yakup'un
Paddan-Aram'da doğan oğulları bunlardır.
Yar.35: 27 Yakup, İshak'la İbrahim'in de yabancı olarak kalmış olduğu bugün Hevron denen Kiryat-Arba yakınlarındaki Mamre'ye, babası İshak'ın yanına gitti.
Yar.35: 28 İshak yüz seksen yıl yaşadı.
Yar.35: 29 Kocamış, yaşama doymuş olarak son soluğunu verdi. Ölüp
halkına
kavuştu. Oğulları Esav'la Yakup onu gömdüler.
Esav'ın Soyu
(1Ta.1:35-37)
BÖLÜM 36
Yar.36: 1 Esav'ın, yani Edom'un öyküsü:
Yar.36: 2 Esav şu Kenanlı
kızlarla evlendi: Hititli* Elon'un kızı Âda;
Hivli Sivon'un torunu, Âna'nın
kızı Oholivama;
Yar.36: 3 Nevayot'un kızkardeşi, İsmail'in kızı Basemat.
Yar.36: 4 Âda Esav'a Elifaz'ı, Basemat Reuel'i,
Yar.36: 5 Oholivama Yeuş, Yalam
ve Korah'ı doğurdu. Esav'ın Kenan
ülkesinde doğan oğulları bunlardı.
Yar.36: 6 Esav karılarını, oğullarını, kızlarını, evindeki bütün adamlarını, hayvanlarının hepsini, Kenan ülkesinde kazandığı malların tümünü alıp kardeşi Yakup'tan ayrıldı, başka bir ülkeye gitti.
Yar.36: 7 Birlikte yaşayamayacak kadar çok malları
vardı. Yabancı
olarak yaşadıkları bu topraklar davarlarına yetmiyordu.
Yar.36: 8 Esav -Edom- Seir dağlık bölgesine yerleşti.
Yar.36: 9 Seir dağlık bölgesine yerleşen Edomlular'ın atası Esav'ınsoyu:
Yar.36: 10 Esav'ın oğullarının adları şunlardır:Esav'ın karılarından Âda'nın oğlu Elifaz, Basemat'ın oğlu Reuel.
Yar.36: 11 Elifaz'ın oğulları:Teman, Omar, Sefo, Gatam, Kenaz.
Yar.36: 12 Timna Esav'ın oğlu Elifaz'ın cariyesiydi. Elifaz'a Amalek'idoğurdu. Bunlar Esav'ın karısı Âda'nın torunlarıdır.
Yar.36: 13 Reuel'in oğulları:Nahat, Zerah, Şamma, Mizza.Bunlar Esav'ın karısı Basemat'ın torunlarıdır.
Yar.36: 14 Sivon'un torunu ve Âna'nın kızı olan Esav'ın karısıOholivama'nın Esav'a doğurduğu oğullar şunlardır:Yeuş, Yalam, Korah.
Yar.36: 15 Esavoğulları'nın boy beyleri şunlardır:Esav'ın ilk oğlu Elifaz'ın oğulları:Teman, Omar, Sefo, Kenaz,
Yar.36: 16 Korah, Gatam, Amalek. Bunlar Edom ülkesinde Elifaz'ınsoyundan beylerdi ve Âda'nın torunlarıydı.
Yar.36: 17 Esav oğlu Reuel'in oğulları şunlardır:Nahat, Zerah, Şamma, Mizza. Bunlar Edom ülkesinde Reuel'in soyundan gelen beylerdi ve Esav'ın karısı Basemat'ın torunlarıydı.
Yar.36: 18 Esav'ın karısı Oholivama'nın oğulları şunlardır:Yeuş, Yalam, Korah. Bunlar Âna'nın kızı olan Esav'ın karısı Oholivama'nın soyundan gelen beylerdi.
Yar.36: 19 Bunların hepsi Esav'ın -Edom'un- oğullarıdır. Yukardakilerde onların beyleridir.
Seir'in
Soyu
(1Ta.1:38-42)
Yar.36: 20 Ülkede yaşayan Horlu Seir'in oğulları şunlardı: Lotan,Şoval, Sivon, Âna,
Yar.36: 21 Dişon, Eser, Dişan. Seir'in Edom'da beylik eden Horlu oğulları bunlardı.
Yar.36: 22 Lotan'ın oğulları: Hori, Hemam. Timna Lotan'ın kızkardeşiydi.
Yar.36: 23 Şoval'ın oğulları:Alvan, Manahat, Eval, Şefo, Onam.
Yar.36: 24 Sivon'un oğulları:Aya ve Âna. Babası Sivon'un eşeklerini güderken çölde sıcak su kaynakları bulan Âna'dır bu.
Yar.36: 25 Âna'nın çocukları şunlardı:Dişon ve Âna'nın kızı Oholivama.
Yar.36: 26 Dişon'un oğulları şunlardı:Hemdan, Eşban, Yitran, Keran.
Yar.36: 27 Eser'in oğulları şunlardı: Bilhan, Zaavan, Akan.
Yar.36: 28 Dişan'ın oğulları şunlardı:Ûs, Aran.
Yar.36: 29 Horlu boy beyleri şunlardı Lotan, Şoval, Sivon, Âna,
Yar.36: 30 Dişon, Eser, Dişan. Seir ülkesindeki Horlu boy beyleri bunlardı.
Edom
Kralları
(1Ta.1:43-54)
Yar.36: 31 İsrailliler'i yöneten bir kralın olmadığı dönemde, Edom'u şu krallar yönetti:
Yar.36: 32 Beor oğlu Bala Edom Kralı oldu. Kentinin adı Dinhava'ydı.
Yar.36: 33 Bala ölünce, yerine Bosralı Zerah oğlu Yovav geçti.
Yar.36: 34 Yovav ölünce, Temanlılar ülkesinden Huşam kral oldu.
Yar.36: 35 Huşam ölünce, Midyan'ı Moav kırlarında bozguna uğratan
Bedat
oğlu Hadat kral oldu. Kentinin adı Avit'ti.
Yar.36: 36 Hadat ölünce, yerine Masrekalı Samla geçti.
Yar.36: 37 Samla ölünce, yerine Rehovot-Hannaharlı Şaul geçti.
Yar.36: 38 Şaul ölünce, yerine Akbor oğlu Baal-Hanan geçti.
Yar.36:
39 Akbor oğlu Baal-Hanan ölünce, yerine Hadat geçti. Kentinin
adı Pau'ydu.
Karısı, Me-Zahav kızı Matret'in kızı Mehetavel'di.
Yar.36: 40 Boylarına
ve bölgelerine göre Esav'ın soyundan gelen
beylerin adları şunlardı: Timna,
Alva, Yetet,
Yar.36: 41 Oholivama, Ela, Pinon,
Yar.36: 42 Kenaz, Teman, Mivsar,
Yar.36: 43 Magdiel, İram. Sahip oldukları ülkede yaşadıkları yerlere
adlarını
veren Edom beyleri bunlardı. Edomlular'ın atası Esav'dı.
Yusuf'un Düşleri
BÖLÜM 37
Yar.37: 1 Yakup babasının yabancı olarak kalmış olduğu Kenan ülkesinde
yaşadı.
Yar.37:
2 Yakup soyunun öyküsü: Yusuf on yedi yaşında bir gençti. Babasının karıları Bilha
ve Zilpa'dan olan üvey kardeşleriyle birlikte sürü güdüyordu.
Kardeşlerinin
yaptığı kötülükleri babasına ulaştırırdı.
Yar.37: 3 İsrail Yusuf'u öbür oğullarının hepsinden çok severdi. Çünkü Yusuf onun yaşlılığında doğmuştu. Yusuf'a uzun, renkli bir giysi yaptırmıştı.
Yar.37: 4 Yusuf'un kardeşleri babalarının onu kendilerinden çok sevdiğini görünce, ondan nefret ettiler. Yusuf'a tatlı söz söylemez oldular.
Yar.37: 5 Yusuf bir düş gördü. Bunu kardeşlerine anlatınca,
ondan daha
çok nefret ettiler.
Yar.37: 6 Yusuf, "Lütfen gördüğüm düşü dinleyin!" dedi,
Yar.37: 7 "Tarlada demet bağlıyorduk. Ansızın
benim demetim kalkıp
dikildi. Sizinkilerse, çevresine toplanıp önünde eğildiler."
Yar.37: 8 Kardeşleri, "Başımıza kral mı olacaksın? Bizi sen mi yöneteceksin?" dediler. Düşlerinden, söylediklerinden ötürü ondan büsbütün nefret ettiler.
Yar.37: 9 Yusuf bir düş daha görüp kardeşlerine anlattı. "Dinleyin, bir düş daha gördüm" dedi, "Güneş, ay ve on bir yıldız önümde eğildiler."
Yar.37: 10 Yusuf babasıyla kardeşlerine bu düşü anlatınca, babası onu azarladı: "Ne biçim düş bu?" dedi, "Ben, annen, kardeşlerin gelip önünde yere mi eğileceğiz yani?"
Yar.37: 11 Kardeşleri Yusuf'u kıskanıyordu, ama bu olay babasının aklına takıldı.
Kardeşleri Yusuf'u Satıyor
Yar.37: 12 Bir gün Yusuf'un
kardeşleri babalarının sürüsünü gütmek
için Şekem'e gittiler.
Yar.37: 13 İsrail Yusuf'a, "Kardeşlerin Şekem'de sürü güdüyorlar" dedi, "Gel seni de onların yanına göndereyim." Yusuf, "Hazırım" diye yanıtladı.
Yar.37: 14 Babası, "Git kardeşlerine ve sürüye bak" dedi, "Her şey yolunda mı, değil mi, bana haber getir." Böylece onu Hevron Vadisi'nden gönderdi. Yusuf Şekem'e vardı.
Yar.37: 15 Kırda dolaşırken bir adam onu görüp, "Ne arıyorsun?" diye sordu.
Yar.37: 16 Yusuf, "Kardeşlerimi arıyorum"
diye yanıtladı, "Buralarda
sürü güdüyorlar. Nerede olduklarını biliyor
musun?"
Yar.37: 17 Adam, "Buradan ayrıldılar" dedi, "'Dotan'a gidelim' dediklerini duydum." Böylece Yusuf kardeşlerinin peşinden gitti ve Dotan'da onları buldu.
Yar.37: 18 Kardeşleri onu uzaktan gördüler. Yusuf
yanlarına varmadan,
onu öldürmek için düzen kurdular.
Yar.37: 19 Birbirlerine, "İşte düş hastası geliyor" dediler,
Yar.37: 20 "Hadi onu
öldürüp kuyulardan birine atalım. Yabanıl bir
hayvan yedi deriz. Bakalım o
zaman düşleri ne olacak!"
Yar.37: 21 Ruben bunu duyunca Yusuf'u kurtarmaya
çalıştı: "Canına
kıymayın" dedi,
Yar.37: 22 "Kan dökmeyin. Onu şu ıssız yerdeki kuyuya atın, ama kendisine dokunmayın." Amacı Yusuf'u kurtarıp babasına geri götürmekti.
Yar.37: 23 Yusuf yanlarına varınca, kardeşleri sırtındaki renkli uzun giysiyi çekip çıkardılar
Yar.37: 24 ve onu susuz, boş bir kuyuya attılar.
Yar.37: 25 Yemek yemek için oturduklarında, Gilat yönünden bir İsmaili kervanının geldiğini gördüler. Develeri kitre, pelesenk, laden yüklüydü. Mısır'a gidiyorlardı.
Yar.37: 26 Yahuda, kardeşlerine, "Kardeşimizi öldürür, suçumuzu gizlersek ne kazanırız?" dedi,
Yar.37: 27 "Gelin
onu İsmaililer'e satalım. Böylece canına dokunmamış
oluruz. Çünkü o kardeşimizdir,
aynı kanı taşıyoruz." Kardeşleri kabul etti.
Yar.37: 28 Midyanlı tüccarlar oradan geçerken, kardeşleri Yusuf'u kuyudan çekip çıkardılar, yirmi gümüşe İsmaililer'e sattılar. İsmaililer Yusuf'u Mısır'a götürdüler.
Yar.37: 29 Kuyuya geri
dönen Ruben Yusuf'u orada göremeyince üzüntüden
giysilerini yırttı.
Yar.37:
30 Kardeşlerinin yanına gidip, "Çocuk orada yok" dedi, "Ne
yapacağım
şimdi ben?"
Yar.37: 31 Bunun üzerine bir teke keserek Yusuf'un renkli uzun giysisini kanına buladılar.
Yar.37: 32 Giysiyi babalarına götürerek,
"Bunu bulduk" dediler, "Bak,
bakalım, oğlunun mu, değil mi?"
Yar.37:
33 Yakup giysiyi tanıdı, "Evet, bu oğlumun giysisi" dedi, "Onu
yabanıl
bir hayvan yemiş olmalı. Yusuf'u parçalamış olsa gerek."
Yar.37: 34
Yakup üzüntüden giysilerini yırttı, beline çul sardı, oğlu
için uzun süre yas
tuttu.
Yar.37: 35 Bütün oğulları, kızları onu avutmaya çalıştılarsa da o
avunmak
istemedi. "Oğlumun yanına, ölüler diyarına yas tutarak
gideceğim"
diyerek oğlu için ağlamaya devam etti.
Yar.37: 36 Bu arada Midyanlılar da
Yusuf'u Mısır'da firavunun bir
görevlisine, muhafız birliği komutanı Potifar'a
sattılar.
Yahuda'yla Tamar
BÖLÜM 38
Yar.38: 1 O sıralarda Yahuda
kardeşlerinden ayrılarak Adullamlı Hira
adında bir adamın yanına gitti.
Yar.38:
2 Orada Kenanlı bir kızla karşılaştı. Kızın babasının adı
Şua'ydı. Yahuda kızla
evlendi.
Yar.38: 3 Kadın hamile kaldı ve bir erkek çocuk doğurdu. Yahuda
ona
Er adını verdi.
Yar.38: 4 Kadın yine hamile kaldı, bir erkek çocuk
daha doğurdu, adını
Onan koydu.
Yar.38: 5 Yine bir erkek çocuk doğurdu,
adını Şela koydu. Şela doğduğu
zaman Yahuda Keziv'deydi.
Yar.38: 6 Yahuda ilk oğlu Er için bir kadın aldı. Kadının adı Tamar'dı.
Yar.38: 7 Yahuda'nın
ilk oğlu Er, RAB'bin gözünde kötüydü. Bu yüzden
RAB onu öldürdü.
Yar.38:
8 Yahuda Onan'a, "Kardeşinin karısıyla evlen" dedi,
"Kayınbiraderlik
görevini yap. Kardeşinin soyunu sürdür."
Yar.38: 9 Ama Onan doğacak
çocukların kendisine ait olmayacağını
biliyordu. Bu yüzden ne zaman kardeşinin
karısıyla yatsa,
kardeşine soy yetiştirmemek için menisini yere boşaltıyordu.
Yar.38:
10 Bu yaptığı RAB'bin gözünde kötüydü. Bu yüzden RAB onu da
öldürdü.
Yar.38: 11 Bunun üzerine Yahuda, gelini Tamar'a, "Babanın evine dön" dedi, "Oğlum Şela büyüyünceye kadar orada dul olarak yaşa." Yahuda, "Şela da kardeşleri gibi ölebilir" diye düşünüyordu. Böylece Tamar babasının evine döndü.
Yar.38:
12 Uzun süre sonra Şua'nın kızı olan Yahuda'nın karısı öldü.
Yahuda yası bittikten
sonra arkadaşı Adullamlı Hira'yla birlikte
Timna'ya, sürüsünü kırkanların yanına
gitti.
Yar.38: 13 Tamar'a, "Kayınbaban sürüsünü kırkmak için Timna'ya
gidiyor"
diye haber verdiler.
Yar.38: 14 Tamar üzerindeki dul giysilerini çıkardı. Peçesini örttü, sarınıp Timna yolu üzerindeki Enayim Kapısı'nda oturdu. Çünkü Şela büyüdüğü halde onunla evlenmesine izin verilmediğini görmüştü.
Yar.38: 15 Yahuda onu görünce fahişe sandı. Çünkü yüzü örtülüydü.
Yar.38: 16 Yolun
kenarına, ona doğru seğirterek, kendi gelini olduğunu
bilmeden, "Hadi
gel, seninle yatmak istiyorum" dedi.
Tamar, "Seninle yatarsam, bana
ne vereceksin?" diye sordu.
Yar.38: 17 Yahuda, "Sürümden sana bir oğlak göndereyim" dedi. Tamar, "Oğlağı gönderinceye kadar rehin olarak bana bir şey verebilir misin?" dedi.
Yar.38: 18 Yahuda, "Ne vereyim?" diye sordu. Tamar, "Mührünü, kaytanını ve elindeki değneği" diye yanıtladı. Yahuda bunları verip onunla yattı. Tamar hamile kaldı.
Yar.38: 19 Gidip peçesini çıkardı, yine dul giysilerini giydi.
Yar.38: 20 Bu arada Yahuda rehin bıraktığı eşyaları geri almak için Adullamlı arkadaşıyla kadına bir oğlak gönderdi. Ne var ki arkadaşı kadını bulamadı.
Yar.38: 21 O çevrede
yaşayanlara, "Enayim'de, yol kenarında bir fahişe
vardı, nerede o?"
diye sordu. "Burada öyle bir kadın yok" diye karşılık verdiler.
Yar.38:
22 Bunun üzerine Yahuda'nın yanına dönerek, "Kadını bulamadım"
dedi,
"O çevrede yaşayanlar da 'Burada fahişe yok' dediler."
Yar.38: 23 Yahuda, "Varsın eşyalar onun olsun" dedi, "Kimseyi kendimize güldürmeyelim. Ben oğlağı gönderdim, ama sen kadını bulamadın."
Yar.38:
24 Yaklaşık üç ay sonra Yahuda'ya, "Gelinin Tamar zina etmiş,
şu anda
hamile" diye haber verdiler. Yahuda, "Onu dışarıya çıkarıp yakın"
dedi.
Yar.38: 25 Tamar dışarı çıkarılınca, kayınbabasına, "Ben bu eşyaların
sahibinden
hamile kaldım" diye haber gönderdi, "Lütfen şunlara
bak. Bu mühür,
kaytan, değnek kime ait?"
Yar.38: 26 Yahuda eşyaları tanıdı. "O
benden daha doğru bir kişi"
dedi, "Çünkü onu oğlum Şela'ya almadım."
Bir daha onunla yatmadı.
Yar.38: 27 Doğum vakti gelince Tamar'ın rahminde ikiz olduğu anlaşıldı.
Yar.38: 28 Doğum yaparken ikizlerden biri elini dışarı çıkardı. Ebe çocuğun elini yakalayıp bileğine kırmızı bir iplik bağladı, "Bu önce doğdu" dedi.
Yar.38: 29 Ne var ki, çocuk elini içeri çekti, o
sırada da kardeşi doğdu. Ebe, "Kendine böyle mi gedik açtın?" dedi.
Bu yüzden çocuğa Peres*fy* adı kondu.
D Not 38:29 "Peres": "Gedik
açmak" anlamına gelir.
Yar.38: 30 Sonra bileğine kırmızı iplik bağlı
kardeşi doğdu. Ona da Zerah*fz* adı verildi.
D Not 38:30 "Zerah":
"Kırmızı" anlamına gelir.
Yusuf'la Potifar'ın Karısı
BÖLÜM 39
Yar.39: 1 İsmaililer Yusuf'u Mısır'a götürmüştü. Firavunun görevlisi, muhafız birliği komutanı Mısırlı Potifar onu İsmaililer'den satın almıştı.
Yar.39:
2 RAB Yusuf'la birlikteydi ve onu başarılı kılıyordu. Yusuf
Mısırlı efendisinin
evinde kalıyordu.
Yar.39: 3 Efendisi RAB'bin Yusuf'la birlikte olduğunu, yaptığı her işte onu başarılı kıldığını gördü.
Yar.39: 4 Yusuf'tan hoşnut
kalarak onu özel hizmetine aldı. Evinin ve
sahip olduğu her şeyin sorumluluğunu
ona verdi.
Yar.39: 5 Yusuf'u evinin ve sahip olduğu her şeyin sorumlusu
atadığı
andan itibaren RAB Yusuf sayesinde Potifar'ın evini kutsadı.
Evini,
tarlasını, kendisine ait her şeyi bereketli kıldı.
Yar.39: 6 Potifar sahip
olduğu her şeyin sorumluluğunu Yusuf'a verdi;
yediği yemek dışında hiçbir şeyle
ilgilenmedi. Yusuf güzel yapılı, yakışıklıydı.
Yar.39: 7 Bir süre sonra efendisinin karısı ona göz koyarak, "Benimle yat" dedi.
Yar.39: 8 Ama Yusuf reddetti. "Ben burada olduğum için efendim evdeki hiçbir şeyle ilgilenme gereğini duymuyor" dedi, "Sahip olduğu her şeyin yönetimini bana verdi.
Yar.39: 9 Bu evde ben de onun kadar yetkiliyim. Senin dışında hiçbir şeyi benden esirgemedi. Sen onun karısısın. Nasıl böyle bir kötülük yapar, Tanrı'ya karşı günah işlerim?"
Yar.39: 10 Potifar'ın karısı her gün
kendisiyle yatması ya da birlikte
olması için direttiyse de, Yusuf onun isteğini
kabul etmedi.
Yar.39: 11 Bir gün Yusuf olağan işlerini yapmak üzere eve gitti. İçerde ev halkından hiç kimse yoktu.
Yar.39: 12 Potifar'ın karısı
Yusuf'un giysisini tutarak, "Benimle yat"
dedi. Ama Yusuf giysisini
onun elinde bırakıp evden dışarı kaçtı.
Yar.39: 13 Kadın Yusuf'un giysisini bırakıp kaçtığını görünce,
Yar.39: 14 uşaklarını çağırdı. "Bakın şuna!" dedi, "Kocamın getirdiği bu İbrani bizi rezil etti. Yanıma geldi, benimle yatmak istedi. Ben de bağırdım.
Yar.39: 15 Bağırdığımı duyunca giysisini yanımda bırakıp dışarı kaçtı."
Yar.39: 16 Efendisi eve gelinceye kadar Yusuf'un giysisini yanında alıkoydu.
Yar.39: 17 Ona da aynı şeyleri anlattı:
"Buraya getirdiğin İbrani köle
yanıma gelip beni aşağılamak istedi.
Yar.39: 18 Ama ben bağırınca giysisini yanımda bırakıp kaçtı."
Yar.39: 19 Karısının,
"Kölen bana böyle yaptı" diyerek anlattıklarını
duyunca, Yusuf'un
efendisinin öfkesi tepesine çıktı.
Yar.39: 20 Yusuf'u yakalayıp zindana,
kralın tutsaklarının bağlı
olduğu yere attı. Ama Yusuf zindandayken
Yar.39: 21 RAB onunla birlikteydi. Ona iyilik etti. Zindancıbaşı Yusuf'tan hoşnut kaldı.
Yar.39:
22 Bütün tutsakların yönetimini ona verdi. Zindanda olup biten
her şeyden Yusuf
sorumluydu.
Yar.39: 23 Zindancıbaşı Yusuf'un sorumlu olduğu işlerle hiç ilgilenmezdi. Çünkü RAB Yusuf'la birlikteydi ve yaptığı her işte onu başarılı kılıyordu.
Yusuf Tutsakların Düşünü Yorumluyor
BÖLÜM 40
Yar.40: 1 Bir süre sonra Mısır Kralı'nın sakisiyle fırıncısı efendilerini gücendirdiler.
Yar.40: 2 Firavun bu iki görevlisine, baş sakiyle fırıncıbaşına öfkelendi.
Yar.40:
3 Onları muhafız birliği komutanının evinde, Yusuf'un tutsak
olduğu zindanda
göz altına aldı.
Yar.40: 4 Muhafız birliği komutanı Yusuf'u onların hizmetine
atadı.
Bir süre zindanda kaldılar.
Yar.40: 5 Firavunun sakisiyle fırıncısı
tutsak oldukları zindanda aynı
gece birer düş gördüler. Düşleri farklı anlamlar
taşıyordu.
Yar.40: 6 Sabah Yusuf yanlarına gittiğinde, onları tedirgin gördü.
Yar.40: 7 Efendisinin evinde, kendisiyle birlikte zindanda kalan firavunun görevlilerine, "Niçin suratınız asık bugün?" diye sordu.
Yar.40: 8 "Düş gördük ama yorumlayacak kimse yok" dediler. Yusuf, "Yorum Tanrı'ya özgü değil mi?" dedi, "Lütfen düşünüzü bana anlatın."
Yar.40: 9 Baş saki düşünü Yusuf'a anlattı: "Düşümde önümde bir asma gördüm.
Yar.40:
10 Üç çubuğu vardı. Tomurcuklar açar açmaz çiçeklendi, salkım
salkım üzüm verdi.
Yar.40:
11 Firavunun kâsesi elimdeydi. Üzümleri alıp firavunun
kâsesine sıktım. Sonra
kâseyi ona verdim."
Yar.40: 12 Yusuf, "Bu şu anlama gelir" dedi, "Üç çubuk üç gün demektir.
Yar.40: 13 Üç gün içinde firavun seni
zindandan çıkaracak, yine eski
görevine döneceksin. Geçmişte olduğu gibi yine
ona sakilik yapacaksın.
Yar.40: 14 Ama her şey yolunda giderse, lütfen beni
anımsa. Bir iyilik
yap, firavuna benden söz et. Çıkar beni bu zindandan.
Yar.40:
15 Çünkü ben İbrani ülkesinden zorla kaçırıldım. Burada da
zindana atılacak
bir şey yapmadım."
Yar.40: 16 Fırıncıbaşı bu iyi yorumu duyunca, Yusuf'a,
"Ben de bir düş
gördüm" dedi, "Başımın üstünde üç sepet beyaz
ekmek vardı.
Yar.40: 17 En üstteki sepette firavun için pişirilmiş çeşitli
pastalar
vardı. Kuşlar başımın üstündeki sepetten pastaları yiyorlardı."
Yar.40: 18 Yusuf, "Bu şu anlama gelir" dedi, "Üç sepet üç gün demektir.
Yar.40:
19 Üç gün içinde firavun seni zindandan çıkarıp ağaca asacak.
Kuşlar etini
yiyecekler."
Yar.40: 20 Üç gün sonra, firavun doğum gününde bütün görevlilerine
bir
şölen verdi. Görevlilerinin önünde baş sakisiyle fırıncıbaşını zindandan
çıkardı.
Yar.40: 21-22 Yusuf'un yaptığı yoruma uygun olarak baş sakisini eski görevine atadı. Baş saki firavuna şarap sunmaya başladı. Ama firavun fırıncıbaşını astırdı.
Yar.40: 23 Gelgelelim, baş saki Yusuf'u anımsamadı, unuttu gitti.
Yusuf Firavunun Düşünü Yorumluyor
BÖLÜM 41
Yar.41: 1 Tam iki yıl sonra firavun bir düş gördü: Nil Irmağı'nın kıyısında duruyordu.
Yar.41: 2 Irmaktan güzel ve semiz yedi inek çıktı. Sazlar arasında otlamaya başladılar.
Yar.41: 3 Sonra yedi çirkin ve cılız inek çıktı. Irmağın kıyısında öbür ineklerin yanında durdular.
Yar.41: 4 Çirkin ve cılız inekler güzel ve semiz yedi ineği yiyince, firavun uyandı.
Yar.41: 5 Yine uykuya daldı, bu kez başka bir düş gördü: Bir sapta yedi güzel ve dolgun başak bitti.
Yar.41: 6 Sonra, cılız ve doğu rüzgarıyla kavrulmuş yedi başak daha bitti.
Yar.41: 7 Cılız başaklar, yedi güzel ve dolgun başağı yuttular. Firavun uyandı, düş gördüğünü anladı.
Yar.41: 8 Sabah uyandığında kaygılıydı. Bütün Mısırlı büyücüleri, bilgeleri çağırttı. Onlara gördüğü düşleri anlattı. Ama hiçbiri firavunun düşlerini yorumlayamadı.
Yar.41: 9 Bu arada baş saki firavuna, "Bugün suçumu itiraf etmeliyim" dedi,
Yar.41: 10 "Kullarına -bana ve fırıncıbaşına- öfkelenince bizi zindana, muhafız birliği komutanının evine kapattın.
Yar.41: 11 Bir gece ikimiz de düş gördük. Düşlerimiz farklı anlamlar taşıyordu.
Yar.41: 12 Orada bizimle birlikte muhafız birliği komutanının kölesi İbrani bir genç vardı. Gördüğümüz düşleri ona anlattık. Bize bir bir yorumladı.
Yar.41: 13 Her şey onun yorumladığı gibi çıktı: Ben görevime döndüm, fırıncıbaşıysa asıldı."
Yar.41: 14 Firavun Yusuf'u çağırttı.
Hemen onu zindandan çıkardılar.
Yusuf tıraş olup giysilerini değiştirdikten
sonra firavunun huzuruna çıktı.
Yar.41: 15 Firavun Yusuf'a, "Bir düş
gördüm" dedi, "Ama kimse
yorumlayamadı. Duyduğun her düşü yorumlayabildiğini
işittim."
Yar.41: 16 Yusuf, "Ben yorumlayamam" dedi, "Firavuna
en uygun yorumu
Tanrı yapacaktır."
Yar.41: 17 Firavun Yusuf'a anlatmaya başladı: "Düşümde bir ırmak kıyısında duruyordum.
Yar.41: 18 Irmaktan semiz ve güzel yedi inek çıktı. Sazlar arasında otlamaya başladılar.
Yar.41: 19 Sonra arık, çirkin, cılız yedi inek daha çıktı. Mısır'da onlar kadar çirkin inek görmedim.
Yar.41: 20 Cılız ve çirkin inekler ilk çıkan yedi semiz ineği yedi.
Yar.41: 21 Ancak kötü görünüşleri değişmedi. Sanki bir şey yememiş
gibi
görünüyorlardı. Sonra uyandım.
Yar.41: 22 "Bir de düşümde bir sapta dolgun ve güzel yedi başak bittiğini gördüm.
Yar.41: 23 Sonra solgun, cılız,
doğu rüzgarının kavurduğu yedi başak
daha bitti.
Yar.41: 24 Cılız başaklar
yedi güzel başağı yuttular. Büyücülere bunu
anlattım. Ama hiçbiri yorumlayamadı."
Yar.41:
25 Yusuf, "Efendim, iki düş de aynı anlamı taşıyor" dedi,
"Tanrı
ne yapacağını sana bildirmiş.
Yar.41: 26 Yedi güzel inek yedi yıl demektir.
Yedi güzel başak da yedi
yıldır. Aynı anlama geliyor.
Yar.41: 27 Daha
sonra çıkan yedi cılız, çirkin inek ve doğu rüzgarının
kavurduğu yedi solgun
başaksa yedi yıl kıtlık olacağı anlamına gelir.
Yar.41: 28 "Söylediğim gibi, Tanrı ne yapacağını sana göstermiş.
Yar.41: 29 Mısır'da yedi yıl bolluk olacak.
Yar.41: 30 Sonra yedi yıl öyle bir kıtlık olacak ki, bolluk yılları
hiç
anımsanmayacak. Çünkü kıtlık ülkeyi kasıp kavuracak.
Yar.41: 31 Ardından
gelen kıtlık bolluğu unutturacak, çünkü çok
şiddetli olacak.
Yar.41:
32 Bu konuda iki kez düş görmenin anlamı, Tanrı'nın kesin
kararını verdiğini
ve en kısa zamanda uygulayacağını gösteriyor.
Yar.41: 33 "Şimdi firavunun
akıllı, bilgili bir adam bulup onu
Mısır'ın başına getirmesi gerekir.
Yar.41:
34 Ülke çapında adamlar görevlendirmeli, bunlar yedi bolluk
yılı boyunca ürünlerin
beşte birini toplamalı.
Yar.41: 35 Gelecek verimli yılların bütün yiyeceğini
toplasınlar,
firavunun yönetimi altında kentlerde depolayıp korusunlar.
Yar.41:
36 Bu yiyecek, gelecek yedi kıtlık yılı boyunca Mısır'da
ihtiyat olarak kullanılacak,
ülke kıtlıktan kırılmayacak."
Yusuf Mısır'ın Yöneticisi Oluyor
Yar.41: 37 Bu öneri firavunla görevlilerine iyi göründü.
Yar.41: 38 Firavun görevlilerine,
"Bu adam gibi Tanrı Ruhu'na sahip
birini bulabilir miyiz?" diye sordu.
Yar.41:
39 Sonra Yusuf'a, "Madem Tanrı bütün bunları sana açıkladı,
senden daha
akıllısı, bilgilisi yoktur" dedi,
Yar.41: 40 "Sarayımın yönetimini
sana vereceğim. Bütün halkım
buyruklarına uyacak. Tahttan başka senden üstünlüğüm
olmayacak.
Yar.41: 41 Seni bütün Mısır'a yönetici atıyorum."
Yar.41:
42 Sonra mührünü parmağından çıkarıp Yusuf'un parmağına taktı.
Ona ince ketenden
giysi giydirdi. Boynuna altın zincir taktı.
Yar.41: 43 Onu kendi yardımcısının arabasına bindirdi. Yusuf'un önünde, "Yol açın!" diye bağırdılar. Böylece firavun ona bütün Mısır'ın yönetimini verdi.
Yar.41: 44 Firavun Yusuf'a,
"Firavun benim" dedi, "Ama Mısır'da senden
izinsiz kimse elini
ayağını oynatmayacak."
Yar.41: 45 Yusuf'un adını Safenat-Paneah koydu.
On Kenti'nin*fa* kâhini Potifera'nın kızı Asenat'ı da ona karı olarak verdi. Yusuf
ülkeyi boydan boya dolaştı.
D Not 41:45 "On Kenti": Heliopolis diye
de bilinir.
Yar.41: 46 Yusuf firavunun hizmetine girdiğinde otuz yaşındaydı.
Firavunun
huzurundan ayrıldıktan sonra bütün Mısır'ı dolaştı.
Yar.41: 47 Yedi bolluk yılı boyunca toprak çok ürün verdi.
Yar.41: 48 Yusuf Mısır'da yedi yıl içinde yetişen bütün ürünleri toplayıp kentlerde depoladı. Her kente o kentin çevresindeki tarlalarda yetişen ürünleri koydu.
Yar.41: 49 Denizin kumu kadar çok buğday
depoladı; öyle ki, ölçmekten
vazgeçti. Çünkü buğday ölçülemeyecek kadar çoktu.
Yar.41:
50 Kıtlık yılları başlamadan, On Kenti'nin kâhini Potifera'nın
kızı Asenat
Yusuf'a iki erkek çocuk doğurdu.
Yar.41: 51 Yusuf ilk oğlunun adını Manaşşe*fb*
koydu. "Tanrı bana
bütün acılarımı ve babamın ailesini unutturdu"
dedi.
D Not 41:51 "Manaşşe": "Unutturan" anlamına gelir.
Yar.41:
52 "Tanrı sıkıntı çektiğim ülkede beni verimli kıldı" diyerek
ikinci
oğlunun adını Efrayim*fc* koydu.
D Not 41:52 "Efrayim": "İki
kat verimli" anlamına gelir.
Yar.41: 53 Mısır'da yedi bolluk yılı sona erdi.
Yar.41: 54 Yusuf'un söylemiş olduğu gibi yedi kıtlık yılı başgösterdi.
Bütün
ülkelerde kıtlık vardı, ama Mısır'ın her yanında yiyecek bulunuyordu.
Yar.41:
55 Mısırlılar aç kalınca, yiyecek için firavuna yakardılar.
Firavun, "Yusuf'a
gidin" dedi, "O size ne derse öyle yapın."
Yar.41: 56 Kıtlık bütün ülkeyi sarınca, Yusuf depoları açıp Mısırlılar'a buğday satmaya başladı. Çünkü kıtlık Mısır'ı boydan boya kavuruyordu.
Yar.41: 57 Bütün ülkelerden insanlar da buğday satın almak için Mısır'a, Yusuf'a geliyordu. Çünkü kıtlık bütün dünyayı sarmıştı ve şiddetliydi.
Yusuf'un Kardeşleri Mısır'a Gidiyor
BÖLÜM 42
Yar 42:1 Yakup Mısır'da buğday olduğunu öğrenince, oğullarına, "Neden
birbirinize
bakıp duruyorsunuz?" dedi,
Yar.42: 2 "Mısır'da buğday olduğunu
duydum. Gidin, satın alın ki,
yaşayalım, yoksa öleceğiz."
Yar.42: 3 Böylece Yusuf'un on kardeşi buğday almak için Mısır'a gittiler.
Yar.42:
4 Ancak Yakup Yusuf'un kardeşi Benyamin'i onlarla birlikte
göndermedi, çünkü
oğlunun başına bir şey gelmesinden korkuyordu.
Yar.42: 5 Buğday satın almaya
gelenler arasında İsrail'in oğulları da
vardı. Çünkü Kenan ülkesinde de kıtlık
hüküm sürüyordu.
Yar.42: 6 Yusuf ülkenin yöneticisiydi, herkese o buğday
satıyordu.
Kardeşleri gelip onun önünde yere kapandılar.
Yar.42: 7 Yusuf
kardeşlerini görünce tanıdı. Ama onlara yabancı gibi
davranarak sert konuştu:
"Nereden geliyorsunuz?" "Kenan ülkesinden" diye yanıtladılar,
"Yiyecek satın almaya geldik."
Yar.42: 8 Yusuf kardeşlerini tanıdıysa da kardeşleri onu tanımadılar.
Yar.42: 9 Yusuf onlarla ilgili düşlerini
anımsayarak, "Siz casussunuz"
dedi, "Ülkenin zayıf noktalarını
öğrenmeye geldiniz."
Yar.42: 10 "Aman, efendim" diye karşılık
verdiler, "Biz kulların
yalnızca yiyecek satın almaya geldik.
Yar.42:
11 Hepimiz aynı babanın çocuklarıyız. Biz kulların dürüst
insanlarız, casus
değiliz."
Yar.42: 12 Yusuf, "Hayır!" dedi, "Siz ülkenin
zayıf noktalarını
öğrenmeye geldiniz."
Yar.42: 13 Kardeşleri, "Biz
kulların on iki kardeşiz" dediler,
"Hepimiz Kenan ülkesinde yaşayan
aynı babanın çocuklarıyız. En
küçüğümüz babamızın yanında kaldı, biri de kayboldu."
Yar.42: 14 Yusuf, "Söylediğim gibi" dedi, "Casussunuz siz.
Yar.42:
15 Sizi sınayacağım. Firavunun başına ant içerim. Küçük
kardeşiniz de gelmedikçe,
buradan ayrılamazsınız.
Yar.42: 16 Aranızdan birini gönderin, kardeşinizi
getirsin. Geri
kalanlarınız göz altına alınacak. Anlattıklarınız doğru mu,
değil
mi, sizi sınayacağız. Değilse, firavunun başına ant içerim ki casussunuz."
Yar.42: 17 Üç gün onları göz altında tuttu.
Yar.42: 18 Üçüncü gün, "Bir koşulla
canınızı bağışlarım" dedi, "Ben
Tanrı'dan korkarım.
Yar.42: 19 Dürüst olduğunuzu kanıtlamak için, içinizden biri göz altında tutulduğunuz evde kalsın, ötekiler gidip aç kalan ailenize buğday götürsün.
Yar.42: 20 Sonra küçük kardeşinizi bana getirin. Böylece anlattıklarınızın doğru olup olmadığı ortaya çıkar, ölümden kurtulursunuz." Kabul ettiler.
Yar.42: 21 Birbirlerine,
"Besbelli kardeşimize yaptığımızın cezasını
çekiyoruz" dediler, "Bize
yalvardığında nasıl sıkıntı çektiğini
gördük, ama dinlemedik. Bu sıkıntı onun
için başımıza geldi."
Yar.42: 22 Ruben, "Çocuğa zarar vermeyin
diye sizi uyarmadım mı?" dedi,
"Ama dinlemediniz. İşte şimdi kanının
hesabı soruluyor."
Yar.42: 23 Yusuf'un konuştuklarını anladığını farketmediler,
çünkü
onunla çevirmen aracılığıyla konuşuyorlardı.
Yar.42: 24 Yusuf kardeşlerinden
ayrılıp ağlamaya başladı. Sonra dönüp
onlarla konuştu. Aralarından Şimon'u
alarak ötekilerin gözleri önünde bağladı.
Yar.42: 25 Sonra torbalarına buğday doldurulmasını, paralarının torbalarına geri konulmasını, yol için kendilerine azık verilmesini buyurdu. Bunlar yapıldıktan sonra
Yar.42: 26 buğdayları eşeklerine yükleyip oradan ayrıldılar.
Yar.42: 27 Konakladıkları yerde içlerinden
biri eşeğine yem vermek
için torbasını açınca parasını gördü. Para torbanın
ağzına konmuştu.
Yar.42: 28 Kardeşlerine, "Paramı geri vermişler"
diye seslendi, "İşte
torbamda!" Yürekleri yerinden oynadı. Titreyerek
birbirlerine,
"Tanrı'nın bize bu yaptığı nedir?" dediler.
Yar.42:
29 Kenan ülkesine, babaları Yakup'un yanına varınca, başlarına
gelenleri ona
anlattılar:
Yar.42: 30 "Mısır'ın yöneticisi bizimle sert konuştu. Bize
casusmuşuz
gibi davrandı.
Yar.42: 31 Ona, 'Biz dürüst insanlarız' dedik, 'Casus değiliz.
Yar.42: 32 Hepimiz aynı babanın çocuklarıyız. On iki kardeşiz;
biri
kayboldu, en küçüğü de Kenan ülkesinde, babamızın yanında.'
Yar.42:
33 "Ülkenin yöneticisi, 'Dürüst olduğunuzu şöyle
anlayabilirim' dedi,
'Kardeşlerinizden birini yanımda bırakın,
buğdayı alıp aç kalan ailelerinize
götürün.
Yar.42: 34 Küçük kardeşinizi de bana getirin. O zaman casus
olmadığınızı,
dürüst insanlar olduğunuzu anlar, kardeşinizi size
geri veririm. Ülkede ticaret
yapabilirsiniz.'"
Yar.42: 35 Torbalarını boşaltınca, hepsi para kesesini torbasında buldu. Para keselerini görünce hem kendileri hem babaları korkuya kapıldı.
Yar.42:
36 Yakup, "Beni çocuklarımdan yoksun bırakıyorsunuz" dedi,
"Yusuf
yok, Şimon yok. Şimdi de Benyamin'i götürmek istiyorsunuz.
Sıkıntıyı çeken
hep benim."
Yar.42: 37 Ruben babasına, "Benyamin'i geri getirmezsem,
iki oğlumu
öldür" dedi, "Onu bana teslim et, ben sana geri getireceğim."
Yar.42:
38 Ama Yakup, "Oğlumu sizinle göndermeyeceğim" dedi, "Çünkü
kardeşi
öldü, yalnız o kaldı. Yolda ona bir zarar gelirse, bu
acıyla ak saçlı başımı
ölüler diyarına götürürsünüz."
Mısır'a İkinci Yolculuk
BÖLÜM 43
Yar.43: 1 Kenan ülkesinde kıtlık şiddetlenmişti.
Yar.43: 2 Mısır'dan
getirilen buğday tükenince Yakup, oğullarına,
"Yine gidin, bize biraz
yiyecek alın" dedi.
Yar.43: 3 Yahuda, "Adam bizi sıkı sıkı uyardı"
diye karşılık verdi,
"'Kardeşiniz sizinle birlikte gelmezse, yüzümü göremezsiniz'
dedi.
Yar.43: 4 Kardeşimizi bizimle gönderirsen, gider sana yiyecek alırız.
Yar.43:
5 Göndermezsen gitmeyiz. Çünkü o adam, 'Kardeşinizi birlikte
getirmezseniz,
yüzümü göremezsiniz' dedi."
Yar.43: 6 İsrail, "Niçin adama bir
kardeşiniz daha olduğunu söyleyerek
bana bu kötülüğü yaptınız?" dedi.
Yar.43:
7 Şöyle yanıtladılar: "Adam, 'Babanız hâlâ yaşıyor mu? Başka
kardeşiniz
var mı?' diye sordu. Bizimle ve akrabalarımızla ilgili
öyle sorular sordu ki,
yanıt vermek zorunda kaldık. Kardeşinizi
getirin diyeceğini nereden bilebilirdik?"
Yar.43:
8 Yahuda, babası İsrail'e, "Çocuğu benimle gönder, gidelim"
dedi,
"Sen de biz de yavrularımız da ölmez, yaşarız.
Yar.43: 9 Ona ben kefil
oluyorum. Beni sorumlu say. Eğer onu geri
getirmez, önüne çıkarmazsam, ömrümce
sana karşı suçlu sayılayım.
Yar.43: 10 Çünkü gecikmeseydik, şimdiye dek iki kez gidip gelmiş olurduk."
Yar.43: 11 Bunun üzerine İsrail, "Öyleyse gidin" dedi, "Yalnız, torbalarınıza bu ülkenin en iyi ürünlerinden biraz pelesenk, biraz bal, kitre, laden, fıstık, badem koyun, Mısır'ın yöneticisine armağan olarak götürün.
Yar.43: 12 Yanınıza iki kat para alın. Torbalarınızın
ağzına konan
parayı geri götürün. Belki bir yanlışlık olmuştur.
Yar.43: 13 Kardeşinizi alıp gidin, o adamın yanına dönün.
Yar.43: 14 Her Şeye Gücü
Yeten Tanrı, adamın yüreğine size karşı
merhamet koysun da, adam öbür kardeşinizle
Benyamin'i size geri
versin. Bana gelince, çocuklarımdan yoksun kalacaksam
kalayım."
Yar.43: 15 Böylece kardeşler yanlarına armağanlar, iki kat
para ve
Benyamin'i alarak hemen Mısır'a gidip Yusuf'un huzuruna çıktılar.
Yar.43:
16 Yusuf Benyamin'i yanlarında görünce, kâhyasına, "Bu
adamları eve götür"
dedi, "Bir hayvan kesip hazırla. Çünkü öğlen
benimle birlikte yemek yiyecekler."
Yar.43:
17 Kâhya Yusuf'un buyurduğu gibi onları Yusuf'un evine
götürdü.
Yar.43:
18 Ne var ki kardeşleri Yusuf'un evine götürüldükleri için
korktular. "İlk
gelişimizde torbalarımıza konan para yüzünden
götürülüyoruz galiba!" dediler,
"Bize saldırıp egemen olmak, bizi
köle edip eşeklerimizi almak istiyor."
Yar.43: 19 Yusuf'un kâhyasına yaklaşıp evin kapısında onunla konuştular:
Yar.43:
20 "Aman, efendim!" dediler, "Buraya ilk kez yiyecek satın
almaya
gelmiştik.
Yar.43: 21 Konakladığımız yerde torbalarımızı açınca, bir de
baktık
ki, paramız eksiksiz olarak torbalarımızın ağzına konmuş. Onu size geri
getirdik.
Yar.43: 22 Ayrıca yeniden yiyecek almak için yanımıza başka para
da
aldık. Paraları torbalarımıza kimin koyduğunu bilmiyoruz."
Yar.43:
23 Kâhya, "Merak etmeyin" dedi, "Korkmanıza gerek yok. Parayı
Tanrınız,
babanızın Tanrısı torbalarınıza koydurmuş. Ben paranızı
aldım." Sonra
Şimon'u onlara getirdi.
Yar.43: 24 Kâhya onları Yusuf'un evine götürüp ayaklarını
yıkamaları
için su getirdi, eşeklerine yem verdi.
Yar.43: 25 Kardeşler öğlene, Yusuf'un geleceği saate kadar armağanlarını hazırladılar. Çünkü orada yemek yiyeceklerini duymuşlardı.
Yar.43: 26 Yusuf eve gelince, getirdikleri
armağanları kendisine sunup
önünde yere kapandılar.
Yar.43: 27 Yusuf
hatırlarını sorduktan sonra, "Bana sözünü ettiğiniz
yaşlı babanız iyi
mi?" dedi, "Hâlâ yaşıyor mu?"
Yar.43: 28 Kardeşleri, "Babamız
kulun iyi" diye yanıtladılar, "Hâlâ
yaşıyor." Sonra saygıyla
eğilip yere kapandılar.
Yar.43: 29 Yusuf göz gezdirirken kendisiyle aynı
anneden olan kardeşi
Benyamin'i gördü. "Bana sözünü ettiğiniz küçük kardeşiniz
bu mu?"
dedi, "Tanrı sana lütfetsin, oğlum."
Yar.43: 30
Sonra hemen oradan ayrıldı, çünkü kardeşini görünce yüreği
sızlamıştı. Ağlayacak
bir yer aradı. Odasına girip orada ağladı.
Yar.43: 31 Yüzünü yıkadıktan
sonra dışarı çıktı. Kendisini
toparlayarak, "Yemeği getirin" dedi.
Yar.43:
32 Yusuf'a ayrı, kardeşlerine ayrı, Yusuf'la yemek yiyen
Mısırlılar'a ayrı
hizmet edildi. Çünkü Mısırlılar İbraniler'le
birlikte yemek yemez, bunu iğrenç
sayarlardı.
Yar.43: 33 Kardeşleri Yusuf'un önünde büyükten küçüğe doğru
yaş
sırasına göre oturdular. Şaşkın şaşkın birbirlerine baktılar.
Yar.43:
34 Yusuf'un masasından onlara yemek dağıtıldı. Benyamin'in
payı ötekilerden
beş kat fazlaydı. İçtiler, birlikte hoş vakit geçirdiler.
Kaybolan Kâse
BÖLÜM 44
Yar.44: 1 Yusuf kâhyasına, "Bu adamların torbalarına taşıyabilecekleri kadar yiyecek doldur" diye buyurdu, "Her birinin parasını torbasının ağzına koy.
Yar.44: 2 En küçüğünün torbasına benim gümüş kâsemi ve buğdayının
parasını
koy." Kâhya Yusuf'un buyruğunu yerine getirdi.
Yar.44: 3 Sabah erkenden adamlar eşekleriyle yolcu edildi.
Yar.44: 4 Onlar kentten pek uzaklaşmamıştı
ki Yusuf kâhyasına, "Hemen
o adamların peşine düş" dedi, "Onlara
yetişince, 'Niçin iyiliğe karşı kötülük yaptınız?' de,
Yar.44: 5 'Efendimin
şarap içmek, fala bakmak için kullandığı kâse
değil mi bu? Bunu yapmakla kötülük
ettiniz.'"
Yar.44: 6 Kâhya onlara yetişip bu sözleri yineledi.
Yar.44:
7 Adamlar, "Efendim, neden böyle konuşuyorsun?" dediler,
"Bizden
uzak olsun, biz kulların böyle şey yapmayız.
Yar.44: 8 Torbalarımızın ağzında
bulduğumuz paraları Kenan ülkesinden
sana geri getirdik. Nasıl efendinin evinden
altın ya da gümüş çalarız?
Yar.44: 9 Kullarından birinde çıkarsa öldürülsün,
geri kalanlar
efendimin kölesi olsun."
Yar.44: 10 Kâhya, "Peki,
dediğiniz gibi olsun" dedi, "Kimde çıkarsa
kölem olacak, geri kalanlar
suçsuz sayılacak."
Yar.44: 11 Hemen torbalarını indirip açtılar.
Yar.44:
12 Kâhya büyükten küçüğe doğru hepsinin torbasını aradı. Kâse
Benyamin'in torbasında
çıktı.
Yar.44: 13 Kardeşleri üzüntüden giysilerini yırttılar. Sonra
torbalarını
eşeklerine yükleyip kente geri döndüler.
Yar.44: 14 Yahuda'yla kardeşleri
Yusuf'un evine geldiğinde, Yusuf daha
evdeydi. Önünde yere kapandılar.
Yar.44:
15 Yusuf, "Nedir bu yaptığınız?" dedi, "Benim gibi birinin
fala
bakabileceği aklınıza gelmedi mi?"
Yar.44: 16 Yahuda, "Ne diyelim,
efendim?" diye karşılık verdi, "Nasıl
anlatalım? Kendimizi nasıl
temize çıkaralım? Tanrı suçumuzu
ortaya çıkardı. Hepimiz köleniz artık, efendim;
hem biz hem de
kendisinde kâse bulunan kardeşimiz."
Yar.44: 17 Yusuf,
"Benden uzak olsun!" dedi, "Yalnız kendisinde kâse
bulunan kölem
olacak. Siz esenlikle babanızın yanına dönün."
Yahuda Benyamin için Yalvarıyor
Yar.44: 18 Yahuda yaklaşıp, "Efendim, lütfen izin ver konuşayım"
dedi,
"Kuluna öfkelenme. Sen firavunla aynı yetkiye sahipsin.
Yar.44:
19 Efendim, biz kullarına sormuştun: 'Babanız ya da başka
kardeşiniz var mı?'
diye.
Yar.44: 20 Biz de, 'Yaşlı bir babamız ve onun yaşlılığında doğan küçük
bir
kardeşimiz var' demiştik, 'O çocuğun kardeşi öldü, kendisi
annesinin tek oğlu.
Babamız onu çok sever.'
Yar.44: 21 "Sen de biz kullarına, 'O çocuğu
bana getirin, gözümle
göreyim' demiştin.
Yar.44: 22 Biz de, 'Çocuk babasından
ayrılamaz, ayrılırsa babası ölür'
diye karşılık vermiştik.
Yar.44: 23
Sen de biz kullarına, 'Eğer küçük kardeşiniz sizinle
gelmezse, yüzümü bir daha
göremezsiniz' demiştin.
Yar.44: 24 "Kulun babamızın yanına döndüğümüzde,
söylediklerini ona
anlattık.
Yar.44: 25 Babamız, 'Yine gidin, bize biraz yiyecek alın' dedi.
Yar.44: 26 Ama biz, 'Gidemeyiz' dedik, 'Ancak küçük
kardeşimiz bizimle
gelirse gideriz. Küçük kardeşimiz bizimle olmazsa o adamın
yüzünü göremeyiz.'
Yar.44: 27 "Babam, biz kullarına, 'Biliyorsunuz,
karım bana iki erkek
çocuk doğurdu' dedi,
Yar.44: 28 'Biri yanımdan ayrıldı.
Besbelli bir hayvan parçaladı, bir
daha göremedim onu.
Yar.44: 29 Bunu
da götürürseniz ve ona bir zarar gelirse, bu acıyla
ak saçlı başımı ölüler
diyarına götürürsünüz.'
Yar.44: 30-31 "Efendim, şimdi babam kulunun
yanına döndüğümde çocuk
yanımızda olmazsa, babam onu görmeyince ölür. Çünkü
onu yaşama
bağlayan bu çocuktur. Biz kulların da acı içinde babamızın ak
saçlı
başını ölüler diyarına indiririz.
Yar.44: 32 Ben kulun bu çocuğa kefil oldum.
Babama, 'Onu sana geri
getirmezsem, ömrümce kendimi sana karşı suçlu sayarım'
dedim.
Yar.44: 33 "Lütfen şimdi çocuğun yerine beni kölen kabul et.
Çocuk
kardeşleriyle birlikte geri dönsün.
Yar.44: 34 O yanımda olmadan
babamın yanına nasıl dönerim? Babamın
başına gelecek kötülüğe dayanamam."
Yusuf Kardeşlerine Kim Olduğunu Açıklıyor
BÖLÜM 45
Yar.45: 1 Yusuf adamlarının
önünde kendini tutamayıp, "Herkesi çıkarın
buradan!" diye bağırdı.
Kendini kardeşlerine tanıttığında yanında
kimse olmasın istiyordu.
Yar.45:
2 O kadar yüksek sesle ağladı ki, Mısırlılar ağlayışını
işitti. Bu haber firavunun
ev halkına da ulaştı.
Yar.45: 3 Yusuf kardeşlerine, "Ben Yusuf'um!"
dedi, "Babam yaşıyor
mu?" Kardeşleri donup kaldı, yanıt veremediler.
Yar.45:
4 Yusuf, "Lütfen bana yaklaşın" dedi. Onlar yaklaşınca Yusuf
şöyle
devam etti: "Mısır'a sattığınız kardeşiniz Yusuf benim.
Yar.45: 5 Beni
buraya sattığınız için üzülmeyin. Kendinizi suçlamayın.
Tanrı insanlığı korumak
için beni önden gönderdi.
Yar.45: 6 Çünkü iki yıldır ülkede kıtlık var,
beş yıl daha sürecek.
Kimse çift süremeyecek, ekin biçemeyecek.
Yar.45:
7 Tanrı yeryüzünde soyunuzu korumak ve harika biçimde canınızı
kurtarmak için
beni önünüzden gönderdi.
Yar.45: 8 Beni buraya gönderen siz değilsiniz, Tanrı'dır. Beni firavunun başdanışmanı, sarayının efendisi, bütün Mısır ülkesinin yöneticisi yaptı.
Yar.45: 9 Hemen babamın yanına gidin, ona oğlun Yusuf
şöyle diyor
deyin: 'Tanrı beni Mısır ülkesine yönetici yaptı. Durma, yanıma
gel.
Yar.45: 10 Goşen bölgesine yerleşirsin; çocukların, torunların, davarların, sığırların ve sahip olduğun her şeyle birlikte yakınımda olursun.
Yar.45:
11 Orada sana bakarım, çünkü kıtlık beş yıl daha sürecek.
Yoksa sen de ailen
ve sana bağlı olan herkes de perişan olursunuz.'
Yar.45: 12 "Hepiniz
gözlerinizle görüyorsunuz, kardeşim Benyamin, sen
de görüyorsun konuşanın gerçekten
ben olduğumu.
Yar.45: 13 Mısır'da ne denli güçlü olduğumu ve bütün gördüklerinizi
babama
anlatın. Babamı hemen buraya getirin."
Yar.45: 14 Sonra kardeşi Benyamin'in
boynuna sarılıp ağladı. Benyamin
de ağlayarak ona sarıldı.
Yar.45: 15
Yusuf ağlayarak bütün kardeşlerini öptü. Sonra kardeşleri
onunla konuşmaya
başladı.
Yar.45: 16 Yusuf'un kardeşlerinin geldiği haberi firavunun sarayına
ulaşınca,
firavunla görevlileri hoşnut oldu.
Yar.45: 17 Firavun Yusuf'a şöyle dedi:
"Kardeşlerine de ki,
'Hayvanlarınızı yükleyip Kenan ülkesine gidin.
Yar.45:
18 Babanızı ve ailelerinizi buraya getirin. Size Mısır'ın en
iyi topraklarını
vereceğim. Ülkenin kaymağını yiyeceksiniz.'
Yar.45: 19 Onlara ayrıca şöyle
demeni de buyuruyorum: 'Çocuklarınızla
karılarınız için Mısır'dan arabalar
alın, babanızla birlikte buraya gelin.
Yar.45: 20 Gözünüz arkada kalmasın,
çünkü Mısır'da en iyi ne varsa
sizin olacak.'"
Yar.45: 21 İsrail'in
oğulları söyleneni yaptı. Firavunun buyruğu
üzerine Yusuf onlara araba ve yol
için azık verdi.
Yar.45: 22 Hepsine birer kat yedek giysi, Benyamin'e ise
üç yüz parça
gümüşle beş kat yedek giysi verdi.
Yar.45: 23 Böylece babasına
Mısır'da en iyi ne varsa hepsiyle yüklü
on eşek, yolculuk için buğday, ekmek
ve azık yüklü on dişi eşek gönderdi.
Yar.45: 24 Kardeşlerini yolcu ederken
onlara, "Yolda kavga etmeyin"
dedi.
Yar.45: 25 Yusuf'un kardeşleri
Mısır'dan ayrılıp Kenan ülkesine,
babaları Yakup'un yanına döndüler.
Yar.45:
26 Ona, "Yusuf yaşıyor!" dediler, "Üstelik Mısır'ın yöneticisi
olmuş."
Babaları donup kaldı, onlara inanmadı.
Yar.45: 27 Yusuf'un kendilerine bütün
söylediklerini anlattılar.
Kendisini Mısır'a götürmek için Yusuf'un gönderdiği
arabaları
görünce, Yakup'un keyfi yerine geldi.
Yar.45: 28 "Tamam!"
dedi, "Oğlum Yusuf yaşıyor. Ölmeden önce gidip onu
göreceğim."
Yakup Mısır'a Gidiyor
BÖLÜM 46
Yar.46: 1 İsrail sahip olduğu her şeyle birlikte yola çıktı. Beer-Şeva'ya varınca, orada babası İshak'ın Tanrısı'na kurbanlar kesti.
Yar.46:
2 O gece Tanrı bir görümde İsrail'e, "Yakup, Yakup!" diye
Seslendi.
Yakup, "Buradayım" diye yanıtladı.
Yar.46: 3 Tanrı, "Ben
Tanrı'yım, babanın Tanrısı" dedi, "Mısır'a
gitmekten çekinme. Soyunu
orada büyük bir ulus yapacağım.
Yar.46: 4 Seninle birlikte Mısır'a gelecek,
soyunu bu ülkeye geri
getireceğim. Senin gözlerini Yusuf'un elleri kapayacak."
Yar.46:
5 Yakup Beer-Şeva'dan ayrıldı. Oğulları Yakup'u -İsrail'i-
götürmek üzere firavunun
gönderdiği arabalara onu, kendi
çocuklarıyla karılarını bindirdiler.
Yar.46: 6-7 Yakup, bütün ailesini -oğullarını, kızlarını, torunlarını- hayvanlarını ve Kenan ülkesinde kazandığı malları yanına alarak Mısır'a gitti.
Yar.46: 8 İsrail'in Mısır'a giden oğullarının -Yakup'la oğullarının- adları şunlardır: Yakup'un ilk oğlu Ruben.
Yar.46: 9 Ruben'in oğulları:
Hanok, Pallu, Hesron, Karmi.
Yar.46:
10 Şimon'un oğulları:
Yemuel, Yamin, Ohat, Yakin, Sohar ve Kenanlı bir kadının
oğlu Şaul.
Yar.46: 11 Levi'nin oğulları:
Gerşon, Kehat, Merari.
Yar.46:
12 Yahuda'nın oğulları:
Er, Onan, Şela, Peres, Zerah.
Ancak Er'le Onan Kenan
ülkesinde ölmüştü.
Peres'in oğulları:
Hesron, Hamul.
Yar.46: 13 İssakar'ın
oğulları:
Tola, Puvva, Yov, Şimron.
Yar.46: 14 Zevulun'un oğulları:
Seret,
Elon, Yahleel.
Yar.46: 15 Bunlar Lea'nın Yakup'a doğurduğu oğullardır. Lea
onları ve
kızı Dina'yı Paddan-Aram'da doğurmuştu. Yakup'un bu oğullarıyla
kızları
toplam otuz üç kişiydi.
Yar.46: 16 Gad'ın oğulları:
Sifyon, Hagi, Şuni,
Esbon, Eri, Arodi, Areli.
Yar.46: 17 Aşer'in çocukları:
Yimna, Yişva,
Yişvi, Beria; kızkardeşleri Serah.
Beria'nın oğulları:
Hever, Malkiel.
Yar.46:
18 Bunlar Lavan'ın kızı Lea'ya verdiği Zilpa'nın Yakup'a
doğurduğu çocuklardır.
Toplam on altı kişiydiler.
Yar.46: 19 Yakup'un karısı Rahel'in oğulları:
Yusuf,
Benyamin.
Yar.46: 20 Yusuf'un Mısır'da On Kenti*fç* kâhini Potifera'nın
kızı
Asenat'tan Manaşşe ve Efrayim adında iki oğlu oldu.
D Not 46:20 "On
Kenti": Heliopolis diye de bilinir.
Yar.46: 21 Benyamin'in oğulları:
Bala,
Beker, Aşbel, Gera, Naaman, Ehi, Roş, Muppim, Huppim, Ard.
Yar.46: 22 Bunlar
Rahel'in Yakup'a doğurduğu çocuklardır. Toplam on
dört kişiydiler.
Yar.46:
23 Dan'ın oğlu:
Huşim.
Yar.46: 24 Naftali'nin oğulları:
Yahseel, Guni,
Yeser, Şillem.
Yar.46: 25 Bunlar Lavan'ın, kızı Rahel'e verdiği Bilha'nın
Yakup'a
doğurduğu çocuklardır. Toplam yedi kişiydiler.
Yakupoğulları Goşen'e Yerleşiyor
Yar.46: 26 Oğullarının karıları dışında Yakup'un soyundan gelen ve onunla birlikte Mısır'a gidenler toplam altmış altı kişiydi. Bunların hepsi Yakup'tan olmuştu.
Yar.46: 27 Yusuf'un Mısır'da doğan iki oğluyla
birlikte Mısır'a göçen
Yakup ailesi toplam yetmiş kişiydi.
Yar.46: 28
Yakup Goşen yolunu göstermesi için Yahuda'yı önden Yusuf'a
gönderdi. Onlar
Goşen'e varınca,
Yar.46: 29 Yusuf arabasını hazırlayıp babası İsrail'i karşılamak
üzere
Goşen'e gitti. Babasını görür görmez boynuna sarılıp uzun uzun ağladı.
Yar.46:
30 İsrail Yusuf'a, "Yüzünü gördüm ya, artık ölsem de gam
yemem" dedi,
"Yaşıyorsun!"
Yar.46: 31 Yusuf kardeşleriyle babasının ev halkına
şöyle dedi: "Gidip
firavuna haber vereyim, 'Kenan ülkesinde yaşayan kardeşlerimle
babamın
ev halkı yanıma geldi' diyeyim.
Yar.46: 32 Çoban olduğunuzu, hayvancılık
yaptığınızı, bu yüzden
davarlarınızla sığırlarınızı ve her şeyinizi birlikte
getirdiğinizi anlatayım.
Yar.46: 33 Firavun sizi çağırıp da, 'Ne iş yaparsınız?' diye sorarsa,
Yar.46: 34 'Atalarımız gibi biz de çocukluktan beri hayvancılık
yapıyoruz'
dersiniz. Öyle deyin ki, sizi Goşen bölgesine
yerleştirsin. Çünkü Mısırlılar
çobanlardan iğrenir."
BÖLÜM 47
Yar.47: 1 Yusuf gidip firavuna,
"Babamla kardeşlerim davarları,
sığırları ve bütün eşyalarıyla Kenan ülkesinden
geldiler" diye
haber verdi, "Şu anda Goşen bölgesindeler."
Yar.47: 2 Sonra kardeşlerinden beşini seçerek firavunun huzuruna çıkardı.
Yar.47:
3 Firavun Yusuf'un kardeşlerine, "Ne iş yapıyorsunuz?" diye
sordu.
"Biz kulların atalarımız gibi çobanız" diye yanıtladılar,
Yar.47:
4 "Bu ülkeye geçici bir süre için geldik. Çünkü Kenan
ülkesinde şiddetli
kıtlık var. Davarlarımız için otlak
bulamıyoruz. İzin ver, Goşen bölgesine
yerleşelim."
Yar.47: 5 Firavun Yusuf'a, "Babanla kardeşlerin yanına geldiler" dedi,
Yar.47: 6 "Mısır ülkesi senin sayılır. Onları
ülkenin en iyi yerine
yerleştir. Goşen bölgesine yerleşsinler. Sence aralarında
becerikli
olanlar varsa, davarlarıma bakmakla görevlendir."
Yar.47: 7 Yusuf babası
Yakup'u getirip firavunun huzuruna çıkardı.
Yakup firavunu kutsadı.
Yar.47: 8 Firavun, Yakup'a, "Kaç yaşındasın?" diye sordu.
Yar.47: 9 Yakup,
"Gurbet yıllarım yüz otuz yılı buldu" diye yanıtladı,
"Ama yıllar
çabuk ve zorlu geçti. Atalarımın gurbet yılları kadar uzun sürmedi."
Yar.47: 10 Sonra firavunu kutsayıp huzurundan ayrıldı.
Yar.47: 11 Yusuf babasıyla
kardeşlerini Mısır'a yerleştirdi; firavunun
buyruğu uyarınca onlara ülkenin
en iyi yerinde, Ramses bölgesinde mülk verdi.
Yar.47: 12 Ayrıca babasıyla
kardeşlerine ve babasının ev halkına,
sahip oldukları çocukların sayısına göre
yiyecek sağladı.
Kıtlık Şiddetleniyor
Yar.47: 13 Kıtlık öyle şiddetlendi
ki, hiçbir ülkede yiyecek bulunmaz
oldu. Mısır ve Kenan ülkeleri kıtlıktan
kırılıyordu.
Yar.47: 14 Yusuf sattığı buğdaya karşılık Mısır ve Kenan'daki
bütün
paraları toplayıp firavunun sarayına götürdü.
Yar.47: 15 Mısır ve Kenan'da para tükenince Mısırlılar Yusuf'a giderek, "Bize yiyecek ver" dediler, "Gözünün önünde ölelim mi? Paramız bitti."
Yar.47: 16
Yusuf, "Paranız bittiyse, davarlarınızı getirin" dedi,
"Onlara
karşılık size yiyecek vereyim."
Yar.47: 17 Böylece davarlarını Yusuf'a
getirdiler. Yusuf atlara, davar
ve sığır sürülerine, eşeklere karşılık onlara
yiyecek verdi. Bir
yıl boyunca hayvanlarına karşılık onlara yiyecek sağladı.
Yar.47:
18 O yıl geçince, ikinci yıl yine geldiler. Yusuf'a, "Efendim,
gerçeği
senden saklayacak değiliz" dediler, "Paramız tükendi,
davarlarımızı
da sana verdik. Canımızdan ve toprağımızdan başka
verecek bir şeyimiz kalmadı.
Yar.47:
19 Gözünün önünde ölelim mi? Toprağımız çöle mi dönsün?
Canımıza ve toprağımıza
karşılık bize yiyecek sat. Toprağımızla
birlikte firavunun kölesi olalım. Bize
tohum ver ki ölmeyelim,
yaşayalım; toprak da çöle dönmesin."
Yar.47:
20 Böylece Yusuf Mısır'daki bütün toprakları firavun için
satın aldı. Mısırlılar'ın
hepsi tarlalarını sattılar, çünkü
kıtlık onları buna zorluyordu. Toprakların
tümü firavunun oldu.
Yar.47: 21 Yusuf Mısır'ın bir ucundan öbür ucuna kadar
bütün halkı
köleleştirdi*fd*.
D Not 47:21 Septuaginta, Samiriye Tevratı
"Köleleştirdi",
Masoretik metin "Kentlere göçtürdü".
Yar.47: 22 Yalnız kâhinlerin toprağını satın almadı. Çünkü onlar firavundan aylık alıyor, firavunun bağladığı aylıkla geçiniyorlardı. Bu yüzden topraklarını satmadılar.
Yar.47:
23 Yusuf halka, "Sizi de toprağınızı da firavun için satın
aldım"
dedi, "İşte size tohum, toprağı ekin.
Yar.47: 24 Ürün devşirdiğinizde,
beşte birini firavuna vereceksiniz.
Beşte dördünü ise tohumluk olarak kullanacak
ve ailelerinizle,
çocuklarınızla yiyeceksiniz."
Yar.47: 25 "Canımızı
kurtardın" diye karşılık verdiler, "Efendimizin
gözünde lütuf bulalım.
Firavunun kölesi oluruz."
Yar.47: 26 Yusuf ürünün beşte birinin firavuna
verilmesini Mısır'da
toprak yasası yaptı. Bu yasa bugün de yürürlüktedir. Yalnız
kâhinlerin
toprağı firavuna verilmedi.
Yar.47: 27 İsrail Mısır'da Goşen bölgesine yerleşti.
Orada mülk sahibi
oldular, çoğalıp arttılar.
Yar.47: 28 Yakup Mısır'da
on yedi yıl yaşadı. Ömrü toplam yüz kırk
yedi yıl sürdü.
Yar.47: 29 Ölümü
yaklaşınca, oğlu Yusuf'u çağırıp, "Eğer benden hoşnut
kaldınsa, lütfen
elini uyluğumun altına koy" dedi, "Bana sevgi
ve sadakat göstereceğine
söz ver. Lütfen beni Mısır'da gömme.
Yar.47: 30 Atalarıma kavuştuğum zaman
beni Mısır'dan çıkarıp onların
yanına göm." Yusuf, "Dediğin gibi
yapacağım" diye karşılık verdi.
Yar.47: 31 İsrail, "Ant iç"
dedi. Yusuf ant içti. İsrail yatağının
başı ucunda eğilip*fe* RAB'be tapındı.
D
Not 47:31 "Yatağının başı ucunda eğilip" ya da "Değneğinin
ucuna
yaslanıp".
Yakup Efrayim'le Manaşşe'yi Kutsuyor
BÖLÜM 48
Yar.48:
1 Bir süre sonra, "Baban hasta" diye Yusuf'a haber geldi.
Yusuf iki
oğlu Manaşşe'yle Efrayim'i yanına alıp yola çıktı.
Yar.48: 2 Yakup'a, "Oğlun
Yusuf geliyor" diye haber verdiler. İsrail
kendini toparlayıp yatağında
oturdu.
Yar.48: 3 Yusuf'a, "Her Şeye Gücü Yeten Tanrı Kenan ülkesinde,
Luz'da
bana görünerek beni kutsadı" dedi,
Yar.48: 4 "Bana,
'Seni verimli kılacak, çoğaltacağım' dedi, 'Soyundan
birçok ulus doğuracağım.
Senden sonra bu ülkeyi sonsuza dek mülk
olarak senin soyuna vereceğim.'
Yar.48:
5 "Ben Mısır'a gelmeden önce burada doğan iki oğlun benim
sayılır. Efrayim'le
Manaşşe benim için Ruben'le Şimon gibidir.
Yar.48: 6 Onlardan sonra doğacak
çocuklar senin olsun. Efrayim'le
Manaşşe'den onlara miras geçecek.
Yar.48:
7 Ben Paddan'dan dönerken Rahel Kenan ülkesinde, Efrat'a
varmadan yolda yanımda
öldü. Çok üzüldüm, onu orada Efrat'a
-Beytlehem'e- giden yolun kenarına gömdüm."
Yar.48: 8 İsrail, Yusuf'un oğullarını görünce, "Bunlar kim?" diye sordu.
Yar.48:
9 Yusuf, "Oğullarım" diye yanıtladı, "Tanrı onları bana
Mısır'da
verdi." İsrail, "Lütfen onları yanıma getir, kutsayayım" dedi.
Yar.48: 10 İsrail'in gözleri yaşlılıktan zayıflamıştı, göremiyordu. Yusuf oğullarını onun yanına götürdü. Babası onları öpüp kucakladı.
Yar.48: 11 Sonra Yusuf'a,
"Senin yüzünü göreceğimi hiç sanmıyordum"
dedi, "Ama işte Tanrı
bana soyunu bile gösterdi."
Yar.48: 12 Yusuf oğullarını babasının kucağından
alıp onun önünde yere
kapandı.
Yar.48: 13 Sonra Efrayim'i sağına alarak
İsrail'in sol eline,
Manaşşe'yi soluna alarak İsrail'in sağ eline yaklaştırdı.
Yar.48:
14 İsrail ellerini çapraz olarak uzattı, sağ elini küçük olan
Efrayim'in, sol
elini Manaşşe'nin başına koydu. Oysa ilkin Manaşşe doğmuştu.
Yar.48: 15
Sonra Yusuf'u kutsayarak şöyle dedi:
"Atalarım İbrahim'in, İshak'ın hizmet
ettiği,
Bugüne dek yaşamım boyunca bana çobanlık eden Tanrı,
Yar.48:
16 Beni bütün kötülüklerden kurtaran melek bu gençleri
kutsasın! Adım ve atalarım
İbrahim'le İshak'ın adları bu gençlerle
yaşasın! Yeryüzünde çoğaldıkça çoğalsınlar."
Yar.48:
17 Yusuf, babasının sağ elini Efrayim'in başına koyduğunu
görünce, bundan hoşlanmadı.
Babasının elini Efrayim'in başından
kaldırıp Manaşşe'nin başına koymak istedi.
Yar.48:
18 "Baba, öyle değil" dedi, "İlkin Manaşşe doğdu. Sağ elini
onun
başına koy."
Yar.48: 19 Ancak babası bunu istemedi. "Biliyorum
oğlum, biliyorum"
dedi, "Manaşşe de büyük bir halk olacak. Ama küçük
kardeşi daha
büyük bir halk olacak, soyundan birçok ulus doğacak."
Yar.48:
20 O gün onları kutsayarak şöyle dedi:
"İsrailliler, 'Tanrı seni Efrayim
ve Manaşşe gibi yapsın'
Diyerek sizin adınızla kutsayacaklar."
Böylece
Yakup Efrayim'i Manaşşe'nin önüne geçirdi.
Yar.48: 21 İsrail Yusuf'a, "Ben
ölmek üzereyim" dedi, "Tanrı sizinle
olacak. Sizi atalarınızın toprağına
geri götürecek.
Yar.48: 22 Sana kardeşlerinden bir pay fazla veriyorum;
onu
Amorlular'dan kılıcımla, yayımla aldım."
Yakup'un Son Sözleri
BÖLÜM 49
Yar.49: 1 Yakup oğullarını çağırarak, "Yanıma toplanın" dedi,
"Gelecekte
size neler olacağını anlatayım.
Yar.49: 2 "Yakupoğulları, toplanın
ve dinleyin,
Babanız İsrail'e kulak verin.
Yar.49: 3 "Ruben, sen
benim ilk oğlum, gücümsün,
Kudretimin ilk ürünüsün, Saygı ve güç bakımından
en üstünsün.
Yar.49: 4 Ama su gibi oynaksın,
Üstün olmayacaksın artık.
Çünkü
babanın yatağına girip
Onu kirlettin.
Döşeğimi rezil ettin.
Yar.49:
5 "Şimon'la Levi kardeştir,
Kılıçları şiddet kusar.
Yar.49: 6 Gizli
tasarılarına ortak olmam,
Toplantılarına katılmam.
Çünkü öfkelenince adam
öldürdüler,
Canları istedikçe sığırları sakatladılar.
Yar.49: 7 Lanet
olsun öfkelerine,
Çünkü şiddetlidir.
Lanet olsun gazaplarına,
Çünkü zalimcedir.
Onları
Yakup'ta bölecek
Ve İsrail'de dağıtacağım.
Yar.49: 8 "Yahuda, kardeşlerin
seni övecek,
Düşmanlarının ensesinde olacak elin.
Kardeşlerin önünde eğilecek.
Yar.49:
9 Yahuda bir aslan yavrusudur.
Oğlum benim! Avından dönüp yere çömelir,
Aslan
gibi, dişi bir aslan gibi yatarsın.
Kim onu uyandırmaya cesaret edebilir?
Yar.49:
10 Sahibi*ff* gelene kadar
Krallık asası Yahuda'nın elinden çıkmayacak,
Yönetim
hep onun soyunda kalacak,
Uluslar onun sözünü dinleyecek.
D Not 49:10 "Sahibi"
ya da "Şilo" veya "Şilo'ya".
Yar.49: 11 Eşeğini bir
asmaya,
Sıpasını seçme bir dala bağlayacak;
Giysilerini şarapta,
Kaftanını
üzümün kızıl kanında yıkayacak.
Yar.49: 12 Gözleri şaraptan kızıl,
Dişleri
sütten beyaz olacak.
Yar.49: 13 "Zevulun deniz kıyısında yaşayacak,
Liman
olacak gemilere,
Sınırı Sayda'ya dek uzanacak.
Yar.49: 14 "İssakar semerler arasında yatan güçlü eşek gibidir;
Yar.49: 15 Ne zaman dinlenecek
iyi bir yer,
Hoşuna giden bir ülke görse,
Yüklenmek için sırtını eğer,
Angaryaya
katlanır.
Yar.49: 16 "Dan kendi halkını yönetecek,
Bir İsrail oymağı
gibi.
Yar.49: 17 Yol kenarında bir yılan,
Toprak yolda bir engerek olacak;
Atın
topuklarını ısırıp
Atlıyı sırtüstü düşüren bir engerek.
Yar.49: 18 "Ben senin kurtarışını bekliyorum, ya RAB.
Yar.49: 19 "Gad akıncıların saldırısına
uğrayacak,
Ama onların topuklarına saldıracak.
Yar.49: 20 "Zengin
yemekler olacak Aşer'de,
Krallara yaraşır lezzetli yiyecekler yetiştirecek
Aşer.
Yar.49: 21 "Naftali salıverilmiş geyiğe benzer,
Sevimli yavrular
doğurur.
Yar.49: 22 "Yusuf meyveli bir dal gibidir,
Kaynak kıyısında
verimli bir dal gibi,
Filizleri duvarların üzerinden aşar.
Yar.49: 23
Okçular acımadan saldırdı ona.
Düşmanca savurdular oklarını üzerine.
Yar.49:
24 Ama onun yayı sağlam,
Kolları esnek çıktı;
Yakup'un güçlü Tanrısı,
İsrail'in
Kayası, Çobanı olan Tanrı sayesinde.
Yar.49: 25 Sana yardım eden babanın
Tanrısı'dır,
Her Şeye Gücü Yeten Tanrı'dır seni kutsayan.
Yukarıdaki göklerin
Ve
aşağıdaki denizlerin bereketiyle,
Memelerin, rahimlerin bereketiyle O'dur seni
kutsayan.
Yar.49: 26 Babanın kutsamaları ebedi dağların nimetlerinden,
Ebedi
tepelerin bolluğundan daha yücedir;
Yusuf'un başı üzerinde,
Kardeşleri arasında
önder olanın üstünde olacak.
Yar.49: 27 "Benyamin aç kurda benzer;
Sabah
avını yer,
Akşam ganimeti paylaşır."
Yar.49: 28 İsrail'in on iki
oymağı bunlardır. Babaları onları
kutsarken bunları söyledi. Her birini uygun
biçimde kutsadı.
Yakup'un Ölümü
Yar.49: 29-30 Sonra Yakup oğullarına şu buyrukları verdi: "Ben ölmek, halkıma kavuşmak üzereyim. Beni Kenan ülkesinde atalarımın yanına, Mamre yakınlarında Hititli* Efron'un tarlasındaki mağaraya, Makpela Tarlası'ndaki mağaraya gömün. İbrahim o mağarayı mezar yapmak üzere Hititli Efron'dan tarlasıyla birlikte satın almıştı.
Yar.49: 31 İbrahim'le karısı Sara, İshak'la karısı Rebeka oraya gömüldüler. Lea'yı da ben oraya gömdüm.
Yar.49: 32 Tarla ile içindeki mağara Hititler'den satın alındı."
Yar.49: 33
Yakup oğullarına verdiği buyrukları bitirince, ayaklarını
yatağın içine çekti,
son soluğunu vererek halkına kavuştu.
Yakup'un Gömülüşü
BÖLÜM 50
Yar.50: 1 Yusuf kendini babasının üzerine attı, ağlayarak onu öptü.
Yar.50: 2 Babasının
cesedini mumyalamaları için özel hekimlerine
buyruk verdi. Hekimler İsrail'i
mumyaladılar.
Yar.50: 3 Bu iş kırk gün sürdü. Mumyalama için bu süre gerekliydi.
Mısırlılar
İsrail için yetmiş gün yas tuttu.
Yar.50: 4 Yas günleri geçince, Yusuf firavunun
ev halkına, "Eğer
benden hoşnut kaldınızsa, lütfen firavunla konuşun"
dedi,
Yar.50: 5 "Babam bana ant içirdi: 'Ölmek üzereyim. Beni Kenan
ülkesinde
kendim için kazdırdığım mezara gömeceksin' dedi. Şimdi
lütfen firavuna bildirin,
izin versin gideyim, babamı gömüp geleyim."
Yar.50: 6 Firavun, "Git, babanı göm, andını yerine getir" dedi.
Yar.50: 7 Böylece Yusuf babasını
gömmeye gitti. Firavunun bütün
görevlileri, sarayın ve Mısır'ın ileri gelenleri
ona eşlik etti.
Yar.50: 8 Yusuf'un bütün ailesi, kardeşleri, babasının ev halkı da onunla birlikteydi. Yalnız çocukları, davarlarla sığırları Goşen'de bıraktılar.
Yar.50: 9 Arabalarla atlılar da onları izledi. Büyük bir alay oluşturdular.
Yar.50:
10 Şeria Irmağı'nın doğusunda Atat Harmanı'na varınca, yüksek
sesle, acı acı
ağıt yaktılar. Yusuf babası için yedi gün yas tuttu.
Yar.50: 11 O bölgede
yaşayan Kenanlılar, Atat Harmanı'ndaki yası görünce, "Mısırlılar ne kadar
hüzünlü yas tutuyor!" dediler. Bu yüzden, Şeria Irmağı'nın doğusundaki bu
yere Avel-Misrayim*fg* adı verildi.
D Not 50:11 "Avel-Misrayim":
"Mısırlılar'ın yası" ya da "Mısırlılar'ın çayırı" anlamına
gelir.
Yar.50: 12 Yakup'un oğulları, babalarının vermiş olduğu buyruğu tam
tamına
yerine getirdiler.
Yar.50: 13 Onu Kenan ülkesine götürüp Mamre yakınlarında
Makpela
Tarlası'ndaki mağaraya gömdüler. O mağarayı mezar yapmak üzere
tarlayla
birlikte Hititli* Efron'dan İbrahim satın almıştı.
Yar.50: 14 Yusuf babasını
gömdükten sonra, kendisi, kardeşleri ve
onunla birlikte babasını gömmeye gelenlerin
hepsi Mısır'a döndüler.
Yusuf Kardeşlerine Güven Veriyor
Yar.50: 15
Babalarının ölümünden sonra Yusuf'un kardeşleri, "Belki
Yusuf bize kin
besliyordur" dediler, "Ya ona yaptığımız kötülüğe
karşılık bizden
öç almaya kalkarsa?"
Yar.50: 16-17 Böylece Yusuf'a haber gönderdiler:
"Babamız ölmeden önce
Yusuf'a şöyle deyin diye buyurmuştu: 'Kardeşlerin
sana kötülük yaptılar, lütfen onların suçunu, günahını bağışla.' Ne olur şimdi
günahımızı bağışla. Biz babanın Tanrısı'nın kullarıyız." Yusuf bu haberi
alınca ağladı.
Yar.50: 18 Bunun üzerine kardeşleri gidip onun önünde yere
kapanarak,
"Senin köleniz" dediler.
Yar.50: 19 Yusuf, "Korkmayın" dedi, "Ben Tanrı mıyım?
Yar.50: 20 Siz bana kötülük düşündünüz, ama
Tanrı bugün olduğu gibi
birçok halkın yaşamını korumak için o kötülüğü iyiliğe
çevirdi.
Yar.50: 21 Korkmanıza gerek yok, size de çocuklarınıza da bakacağım."
Yüreklerine
dokunacak güzel sözlerle onlara güven verdi.
Yusuf'un Ölümü
Yar.50:
22 Yusuf'la babasının ev halkı Mısır'a yerleştiler. Yusuf yüz
on yıl yaşadı.
Yar.50:
23 Efrayim'in üç göbek çocuklarını gördü. Manaşşe'nin oğlu
Makir'in çocukları
onun elinde doğdu.
Yar.50: 24 Yusuf yakınlarına, "Ben ölmek üzereyim"
dedi, "Ama Tanrı
kesinlikle size yardım edecek; sizi İbrahim'e, İshak'a,
Yakup'a
ant içerek söz verdiği topraklara götürecek."
Yar.50: 25
Sonra onlara ant içirerek, "Tanrı kesinlikle size yardım
edecek"
dedi, "O zaman kemiklerimi buradan götürürsünüz."
Yar.50: 26 Yusuf
yüz on yaşında öldü. Onu mumyalayıp Mısır'da bir
tabuta koydular.